Havası, doğası, yaylaları, insanları ve ötesiyle Karadeniz, benim gibi kalabalıktan uzaklaşma ve doğaya kaçma aşkıyla yanıp tutuşan tüm şehir insanlarının gözünde tüten, gönlünü çalan yerler. Bu yaz, tatilimi oldukça güzel ve elverişli planladığımı düşünüyorum. Bir hafta Çeşme ve Alaçatı; deniz, kum, güneş, eğlence… Bir hafta Karadeniz, Rize, Trabzon, Artvin, Ayder, Uzungöl, Karagöl; yeşil, yeşil, yeşil…

karadeniz

Karadeniz Turu Başlıyor!

Trabzon Havalimanı’na indik ve Rize’de kalacağımız köye doğru yolculuğumuz başladı. Yuvamız Kendirli tarafında yer alan Beştepe Köyü’nde. Hep hikayelerini dinlediğim bu köye ilk gelişim. Ben buraların hikayelerini dinlerken burayı hep Kofin olarak tanıdım. Kofin, eski dilde çay yaprağı gibi ürünleri taşımak için kullanılan büyük sepet manasına geliyormuş. Kaldığımız ev de sepetin dip taraflarına yakın yamaçlarda yer alıyor. Burası gerçekten çaylıklarla kaplı bir sepet görünümünde…

Yüksek tepelerin ortasında kaldığımız için burada gün biraz erken batıyor, sevgili güneş tepelerin ardında kayboluveriyor. Gündüz yemyeşil tepeleri seyretmenin keyfi, gece olunca yerini karanlıkta gökyüzünü kaplayan yıldızların seyrine bırakıyor. Dağ tepe gezmece, derede yüzmece, Karadeniz lezzetlerinin tadına bakmaca, muhlama, minci, koliva derken her anın tadını doyasıya çıkarıyoruz.

karadeniz-rize-kofin-yuruyus

Unutamayacağım manzaralardan biri de Kofin’den Derepazarı ilçesine bağlı Çukurlu, namı diğer Çakli (güzel yer anlamına geliyormuş) Köyü’ne giderken geçtiğimiz yollar. Yolun iki tarafında sıralanan ağaçlar yol boyu harika bir tünel oluşturmuş durumda ve bu yolda doğanın sesiyle beraber ilerlemek gerçekten çok keyifli… Görmek isteyenler için şuraya bir video linki bırakıyorum: www.instagram.com/p/BJhonayB8hl/

karadeniz-rize-kofin-dere-yolu

Karadeniz’in Çaylıkları

Şehir bölgesinde Karadeniz’in o eşsiz yeşilliği pek kucaklayamıyor sizi tabi ama varış noktamıza yaklaştıkça doğa iyiden iyiye canlanıyor ve sizinle konuşmaya başlıyor adeta. Sağım, solum, önüm, arkam her yer gitgide çaylıklarla dolup taşmaya başlıyor. Pofuduk ve göz alabildiğine yeşil çaylıklar, yol boyu izlerken çok şirin geliyorlar gözüme. Karadeniz’e ilk gelişimde mevsim kıştı ve ben buraların yeşilinden önce beyazıyla tanışmıştım. Tüm bu çaylıklar karlarla kaplıydı, pofuduk görüntüleri ikiye katlanmış durumdaydı; o zaman da bayılmıştım buraların manzarasına ama Karadeniz’in o meşhur köyleri, yaylaları ve yeşiliyle tanışmak da oldukça mutluluk verici oldu. Ben uzaktan bu manzaranın sefasını yaşarken cefasını çeken, dik yamaçlarda kolay kolay yorulmadan, yorulsa da vazgeçmeden çay toplayan güçlü Karadeniz kadınına saygı duymadan edemiyorum. Sağlık olsun, şifa olsun, kolaylık olsun diliyorum. Dileklerim burada çay toplayarak geçimini sağlamaya gelmiş Gürcü çalışanlar için de geçerli tabi, bu kadar alanda çay toplama işi oldukça zahmetli görünüyor.

karadeniz-rize-kofin
Karadeniz Havası Solumayan Kalmasın İstiyorum!

Çağla Açıkgöz

Yorumlar