“Başka türlü bir şey benim istediğim

Ne ağaca benzer, ne de buluta

Burası gibi değil gideceğim memleket

Denizi ayrı deniz,

Havası ayrı hava…”

Can Yücel

Can Yücel’i sever misiniz? Peki denizi? Yosunu, tuzu? Kabak çiçeği dolmasını, balı, bademi? Cevabınız “evet” ise en kısa zamanda yolunuzu Datça’ya düşürmenin bir yolunu bulun. Aradığınız her şey fazlasıyla Datça’da karşılayacak çünkü sizi…

Cunda’da verdiğimiz moladan sonra Marmaris’te harika bir tatil yaptığımızdan bahsetmiştim bir önceki yazımda. O harika Marmaris tatilinin en güzel anlarını Datça’da geçirdik diyebilirim. Son yıllarda adını o kadar sık duyuyoruz ki ne yalan söyleyeyim eskiyi bu kadar güzel yaşattığını, ününe rağmen bu kadar bakir kalabildiğini tahmin etmiyordum. Ama Datça beklediğimden çok daha fazlasıyla karşıladı beni…
datca (1)

Can Yücel’in Anısına Saygıyla…

Marmaris’e yaklaşık 70 km uzaklıkta Datça. Ulaşımı da biraz zor, yollar virajlı ve dar. Ama yolun sonunda tüm güzelliğiyle sizi karşılayan Datça’yı gördüğünüzde, fazlasıyla değiyor çektiniz zahmete… Biz yol boyu biraz söylensek de Datça’ya girdiğimiz an her şeyi unuttuk diyebilirim. O nasıl deniz, o nasıl hava… İlçe merkezinde bile denize girebiliyorsun bir kere! Üstelik pırıl pırıl bir deniz… Özellikle bizim gibi Marmaris’te ya da Bodrum’da tatil yapıp Datça’yı sadece ziyaret ediyorsanız, ilçe merkezinde denize girip Eski Datça’ya daha fazla zaman ayırabilirsiniz mesela.

datca (3)

Eski Datça merkeze birkaç km uzaklıkta… Dar sokakları, incir ağaçları ve yerel halkıyla bambaşka bir dünya… Kasabaya girer girmez Can Yücel ve kadim dostu Orhan Amca’nın yeri selamlıyor ziyaretçileri. Can Yücel’in masası, yarım kalan içkisi, fotoğrafları, şiirleri Orhan’ın Yeri’nde başköşede duruyor. Orhan Amca, Can Yücel’in anısına duyduğu saygıyla ondan kalan her şeyi başköşeye oturtmuş. Özellikle Can Yücel severler Orhan Amca’yı yakalayıp mutlaka sohbet ediyor. Sağ olsun, o da kimseyi kırmıyor. Biz sokakları arşınladıktan ve bol bol fotoğraf çektikten sonra uğradığımızdan kahvenin sakin haline denk geldik. Bademli kabak çiçeği dolmasıyla gözlemesini kaçırmadık tabii. Siz de Datça’ya yolunuz düşerse soluklanmak için mutlaka uğrayın, hazır uğramışken Orhan Amca’yla sohbet edin, Can Yücel’den kalanlara selam verin.
kabak cicegi dolmasi

Datça’da hangi köşeyi dönerseniz dönün, Can Yücel’in bir parçası var sanki… Ünlü şairin adını yaşatan sokak ise onun evine gidiyor. Can Yücel’in evi kasabanın ünlüsü ama giriş yapılamıyor, çünkü eşi ve kızı tarafından hala ev olarak kullanılıyor. İçeri girmek isterseniz şairin doğum gününü, yani 12 Ağustos’u beklemeniz gerekli, benden söylemesi.
datca (7)

Datçalılar geçimlerini balıkçılık, bahçe işleri ve turizm ile sağlıyor olsa da Datçalı kadınların el emeği takıları, ev ekonomisine fazlaca fayda sağlıyor. Her sokakta Datça’ya özgü oyalarla yapılan takılara rastlamak mümkün. Tezgahın başında ise bu takıların emekçisi Datçalı kadınlar duruyor. Hepsi hoş sohbet, bir şeyler satmak için kimseyi zorlamıyorlar. Sadece bu yüzden bile birkaç parça takı alabilirsiniz. Üstelik sevdikleriniz için de ilginç bir hediye olabilir. Hediye demişken Datça’nın bir de bademi meşhur. Taze badem mevsimine denk gelirseniz kaçırmayın sakın.
datca (5)

Denizi Başka Havası Bambaşka…

Datça’da gezilecek yer çok ama maalesef bizim vaktimiz kısıtlı olduğundan koyları ziyaret edemedik. Özellikle Palamutbükü’ne gidemediğimiz için epey üzüldüm. Bu da bir daha gitmek için bahanemiz olsun diyerek kendimi avutuyorum. Siz zamanınız varsa başta Palamutbükü olmak üzere tüm bükleri mutlaka gezin. Ege Denizi’nin sonsuz bir mavilik sunduğu sahillere hayran kalacağınıza eminim. Kızılbük, Ovabükü ve Hayıtbükü bunlardan sadece birkaçı… Bu arada Palamutbükü Datça’ya yalnızca 25 km uzaklıkta!
datca (6)

Datça’da görülmesi gerekenler listesinin olmazsa olmazlarından biri de Knidos Antik Kenti. Datça’nın en ucunda bulunan kentin, tarihi kadar manzarası da ilgi görüyor. Akdeniz’le Ege’nin bir araya geldiği noktanın manzarasına bayılacaksınız. Buraya uğramadan Datça’dan dönmeyin derim.
datca (2)

“Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava!” Ne doğru söylemiş Can Yücel Datça’dan aldığı ilhamla… Datça’yı anımsatacak daha iyi cümleler kurulamazdı sanırım. Her köşesi apayrı bir dünyanın parçası sanki… Can Yücel’in bu güzeller güzeli kasabaya aşık olmasına şaşmamak gerek!
datca (8)

Ne diyelim; Datça’yla bir daha buluşana dek yeni tatillerin hayali kurulsun, Datça’nın ününe ün katan şaire de selam olsun!

Nilay Kaya Gülcan

Yorumlar