Önceki yazımda da bahsettiğim gibi kendini keşfetmeye ve bilmediği her türlü bilgiye ulaşmaya adayan gezginlerin en iyi bildiği şey, gördüklerimizin apaçık gerçeği yansıtmadığıdır. Birazdan bahsedeceğim yapılar belki de daha önce gidip gördüğünüz, önünde poz verdiğiniz, görkemli görünüşleriyle uzun süre hafızanızdan silinmemiş yerlerdir. İşte tam da oraların bilinmeyen hikayelerini ve haklarında pek yaygın olmayan bilgileri yazdım.

Ünlü yapılar ve bilinmeyen hikayeleri konulu yazılarımın ilkine şuradan ulaşabilirsiniz; ama bu yazılardan sonra sevdiğiniz yapılara bakış açınız birazcık değişebilir.

Atina – Akropolis

Şehrin en yüksek noktası anlamına gelen Akropolis, olası bir savaş durumunda en az hasarla geri çekilebilmek için yüksek bir tepe üzerinde, surlarla çevrilerek inşa edilmiş.

Neden Önemli? Klasik dönemde tapınaklar, hazineler ve çeşitli önemli yapılar bu bölgede yer alırdı. Akropolis’in en büyük önemi ise binlerce yıldır dini bir anlam taşımasıdır. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan antik kentteki kalıntılar, klasik Yunan mimarisinin önemli örneklerinden oluşuyor.

Akropolis’i ziyaret edeceğiniz günü ve saati dikkatli seçmenizde fayda var. Kaşif ruhlu birçok insanın meraklı bakışlarla ziyaret ettiği Akropolis’e, sabah erkenden veya geç bir saatte gidebilirsiniz.

Bir diğer önerim ise yüzyıllar öncesine dayanan yolların zamanla aşınıp kayganlaşmasından dolayı zemine uygun, rahat bir ayakkabı tercih etmeniz yönünde.

acropolis

Akropolis Hakkında Dipnotlar:

  • 1980 yılından bu yana, sanayilerin yarattığı çevre kirliliğinden korunmak amaçlı hazırlanan, kapsamlı bir restorasyon çalışması uygulanıyor.
  • Akropolis’te yer alan yapıtlar arasında, Athena Promakhos heykeli de bulunuyormuş. Pheidias tarafından yapılan 9 metre büyüklüğündeki bu devasa Athena heykeli artık yok. Söylentilere göre 1203 yılında haçlı seferleri sırasında bir grup batıl inançlı insan, heykelin kendilerini çağırdığını düşünüp parçalamış.

Aziz Stefan Katedrali

Diğer adı Stephansdom olan ve 1147 yılında inşasına başlanan, Viyana’nın önemli simgelerinden biri konumundaki Aziz Stefan Katedrali, şehrin merkezinde yer alıyor. Gotik mimari tarzındaki yapı, 136 m yüksekliğe ulaşıyor.

Neden Önemli? Viyana’nın tam merkezinde yer alan katedral, şehrin her yanından görülebiliyor. Ayrıca kulelerden birine çıktığınızda tüm şehir ayaklarınızın altındaymış gibi hissediyorsunuz.

Bu görkemli katedrali gerçekten hakkını vererek gezmek istiyorsanız, günün erken saatlerinde gitmenizi öneririm. Böylece Viyana’nın en kalabalık mekanlarından biri olan kulenin dar merdivenlerini daha rahat tırmanabilir ve rahatça fotoğraf çekebilirsiniz.

Stephansdom

Aziz Stefan Katedrali’nin Perde Arkası:

  • Katedralin altında, kara veba sırasında ölen insanların gömüldüğü toplu bir mezar bulunuyor. Katakomp adı verilen bu yeraltı mezarını ziyaret edebilme şansı bulabilirseniz çok şaşıracağınız manzaralarla karşılaşabilirsiniz.
  • 18. yüzyılın askeri dehası Prens Eugen’in mezarı da katedralin içerisinde yer alıyor. II. Viyana Kuşatması’nda Osmanlıları püskürtmüş olan general, Osmanlılara mağlubiyet tattıran tek Avusturyalı olarak nam salmış.
  • Avusturyalılar II. Viyana Kuşatması sonrasında ele geçirdikleri Türk toplarını ve demir silahları eritip, katedralde devasa bir çan olarak kullanmaya başlamış. Çanın adı ise manidar: Pummerin. (İngilizce’de boomer deniyor. Top ateşi anlamına geliyor.)
  • Söylentilere göre klasik müziğin dehası Beethoven, işitme yeteneğini tamamen kaybettiğini Stephan Katedrali’nin 23 adet çanı çaldığı sırada etrafa uçuşan kuşları gördüğünde anlamış.

Küçük Denizkızı Heykeli

Langelinie Limanı üzerindeki bir taşta oturan Küçük Denizkızı Heykeli, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın simgesi haline gelmiş.

Hikayesi: Carl Jacobsen tarafından 23 Ağustos 1913’te yapılan heykel, Jacobsen’in Kopenhag şehrine bir hediyesi.

Carl Jacobsen, Andersen’in “Küçük Denizkızı” masalından ilham alarak sahnelenen bale gösterisini izlerken denizkızından çok etkilenir ve heykeltıraş Edvard Eriksen’den denizkızının heykelini yapmasını ister.

Eriksen ilk önce balede denizkızını canlandıran balerinin kendisine model olmasını teklif eder, model ise nü pozlar vermeyi reddettiği için Erikson kendi eşini model olarak kullanmaya karar verir.

kucuk deniz kizi

“Sanata Saygı” Başlıklı Bilgiler:

  • 1.25 m uzunluğunda, 175 kilo ağırlığında olan heykel, 4 yılda yontuldu.
  • Heykel yapıldığı günden beri başına gelmeyen kalmadı. Üzerine boya döküldü, sağ kolu kesildi, oturduğu taştan söküldü, hatta orijinal kafası gövdesinden ayrıldı ve hiçbir zaman bulunamadı. Şayet bir gün ziyarete giderseniz, Küçük Denizkızı Heykeli’nin orijinal kafası yerine yeni kafasıyla karşılaşacaksınız.
  • Geçtiğimiz aylarda Danimarkalı bir politikacı, Facebook hesabından heykelin fotoğrafını paylaşmak istediğinde paylaşımın ‘uygunsuz’ olduğu uyarısıyla karşılaşmış.

Cansu Yıldız

Yorumlar