Tarihin, doğanın ve şehir yaşamının iç içe geçtiği bir ilçe düşün… Binlerce yıllık izlerin modern hayatla yan yana durduğu, sokaklarında geçmişten bugüne uzanan farklı hikâyelerin hissedildiği bir yer. Bornova canlı yapısı, kültürel katmanları ve keşfedildikçe zenginleşen atmosferiyle İzmir’de gezilecek rotalar arasında özel bir konuma sahip. Her adımda başka bir dönemle, başka bir detayla karşılaşmak mümkün.
İlçenin geçmişi günümüzden 8500 yıl öncesine dayanıyor. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Bornova’nın geçmiş dönemlerdeki ismiyle ilgili birden fazla bilgi mevcut. Çeşitli tarihsel kaynaklara göre Bornova; Prinobaris, Bîrunâbat ile Burunova isimleriyle biliniyor. Günümüzde Bornova olarak anılan bu ilçe, İzmir merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta. Aynı zamanda İzmir-Ankara, İzmir-Çanakkale ile İzmir-Aydın kara yolu ağının da merkezinde yer alıyor.
Yazımızda Bornova’nın kendine özgü ruhunu yansıtan gezilecek noktaları senin için listeledik. Şimdi gel, bu çok katmanlı ilçeyi birlikte keşfedelim!
Homeros Vadisi

İlk durağımız Homeros Vadisi! Çamiçi mevkiinde yer alan ve Bornova merkeze yaklaşık 8-10 kilometre uzaklıkta bulunan bu vadi, adını burada yaşadığı rivayet edilen Antik Yunan ozanı Homeros’tan almış. Şehrin kalabalığından uzaklaşmak ve doğayla iç içe olmak istiyorsan burası senin için harika bir rota… Bu vadinin içerisinde yok yok!
Zengin bitki örtüsü ve göletleriyle kartpostal niteliğinde manzara sunarken yürüyüş ve bisiklet parkurlarıyla da fiziksel aktivitede bulunma imkânı tanıyor. Üstelik bu vadiye giriş için herhangi bir ücret ödemene gerek yok. Buraya yapacağın ziyareti özellikle bahar aylarına ve hafta içine denk getirmeni öneririz. Böylece ılık bir havada, sakinlik içerisinde bu eşsiz doğanın tadını çıkarabilirsin.
Yeşilova Höyüğü

İzmir’in bilinen en eski yerleşim yeri olan bu höyük, Karacaoğlan Mahallesi’nde yer alıyor. Neolitik Çağ’a uzanan geçmişiyle dikkat çeken höyükte 2005 yılında yapılan çalışmalar sonucunda çiftçilik, avcılık ve toplayıcılıkla geçinen bir toplumun izlerine rastlandı. Çalışmalar sonucunda çakmak taşından yapılmış çeşitli aletler, ok uçları, bıçaklar, mühürler ve kil parçaları; ayrıca balta atölyesi, çeşitli hayvan kemikleriyle çanak çömlekler gibi dönemin yaşamına ışık tutan birçok bulgu ortaya çıkarılmış.
Ziyaretçilerine interaktif bir müze deneyimi sunan Yeşilova Höyüğü’nü herhangi bir ücret ödemeden gezebilirsin. Eğer müzeyi ailenle birlikte ziyaret edeceksen özellikle çocukların ilgi odağı olan Taş Devri Köyü’ne uğramanı tavsiye ederiz. Tarihe merak duyanların hayran kalacağı bu höyük her mevsim ziyarete açık.
Peterson (Paterson) Köşkü
Osmanlı ve Avrupa mimarisinin izlerini taşıyan köşk, göz alıcı tasarımıyla Bornova’nın tarihî yapısını keşfetmek isteyenler için önemli bir durak.
Levanten mirasının en göz alıcı örneklerinden olan Paterson Köşkü, Bornova’nın önemli simgelerden. Görenleri büyüleyen mimarisi ve tarihî hikâyesiyle dikkatleri üzerine çeken bu köşkün ilk sahibi John Paterson isimli bir hububat taciri. 1859 yılında yapımına başlanan bu köşk, 38 odalı büyük bir yapı. Köşk, 1963 yılında Paterson ailesinin köşkü terk ederek İngiltere’ye gitmesi üzerine yaklaşık 5 sene NATO birliğinin ofisi olarak kullanılmış.
2017 yılından itibaren 49 yıllığına İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kiralanan köşkün bir kısmı bugün yarış atlarının yetiştirildiği ahırlara çevrilmiş durumda. Böylece yapı, tarihî dokusunun yanı sıra atçılıkla da anılan bir mekân hâlini aldı.
Bornova Kent Arşivi ve Müzesi
19. yüzyıldaki Levanten yaşamına ışık tutan bir koleksiyona sahip bu müze, tarihî bir konağın içerisinde hizmet veriyor. Arşivde yer alan eski fotoğraf, belge ve gündelik eşya ziyaretçilerini Bornova’nın sosyal ve kültürel geçmişine götürüyor. Üstelik müzeye giriş için hiçbir ücret ödemene gerek yok!
Arkas Deniz Tarihi Merkezi
Bornova’nın en güzel mahallesini arıyorsan Erzene Mahallesi’ne mutlaka uğramalısın. Mahallenin güzelliğinin yanı sıra bir de denizciliğe merakın varsa burada bulunan bu tarihî merkezi beğeneceğine eminiz. Denizcilik ve tarihin iç içe geçtiği merkez; gemi maketlerinden, seyir aletlerinden ve denizcilikle ilgili objelerden oluşan zengin bir koleksiyona sahip. Pazartesi günü hariç haftanın diğer günleri 10.00-18.00 arasında ziyarete açık olan bu tarihî merkeze giriş ücretsiz.
Deniz tarihini keşfe çıktığın bu gezi sonrasında Ege’nin meşhur zeytinyağlılarını da keşfetmen gezini taçlandıracak. Dilersen bu lezzetlerden birkaç tanesinden bahsedelim. Bunlardan ilki halk arasında eşek dikeni ya da ak dikeni olarak da bilinen şevketibostan. Bu bitki özellikle dikenli yapraklara sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Restoranlarda kuzu etinin yanında sıcak ya da soğuk olarak servis ediliyor. Bir başka popüler lezzet ise deniz börülcesi. Ege’nin deniz kenarında yetişen tuzlu ve hafif ekşi bir bitki olan bu lezzeti balık restoranlarında tüketebilirsin. Son olarak enginar dolmasıyla menüyü taçlandırabilirsin.
Murat Evi (Edwards Köşkü)
19. yüzyıl mimarisinin zarif bir örneği olan ve dönemin yaşam tarzını net biçimde yansıtan Murat Evi, Bornova’nın tarihî Levanten köşkleri arasında yer alıyor. 1880 yılında İngiliz Edwards ailesi tarafından yaptırılması sebebiyle Edwards Köşkü olarak da bilinen bu yapının günümüzde Murat Evi olarak anılmasının sebebi Edwards ailesinin köşkü terk etmesi üzerine Murat ailesinin evi teslim almış olması. Bu güzide köşkü Bornova’nın tarih kokan sokaklarında gezdiğin sırada dışarıdan da olsa görmeni öneririz.
Âşık Veysel Rekreasyon Alanı

Kızılay Mahallesi’nde yer alan bu alan, 245 dönümlük epey geniş bir bölgeye yayılıyor. Adını büyük halk ozanı Âşık Veysel’den alan bu alanda sanat ve doğa iç içe! Bu geniş alanın içerisinde buz sporları salonu, amfi tiyatro, gölet, yürüyüş yolları ve spor sahaları bulunuyor. Spor ve eğlence aktivitelerinin keyifli bir durağı olmasının yanı sıra dinlenmek isteyenler için de birebir. Âşık Veysel’i yâd ederken çeşitli aktivitelerden de geri kalmak istemiyorsan burayı ziyaret edebilirsin.
Küçük Park
“Bornova parkları nerede?” diyorsan Ege Üniversitesine oldukça yakın bir konumda olan Bornova Küçükpark’ı ziyaret edebilirsin. Bu park özellikle üniversiteli gençlerin uğrak yeri. Gündüzleri arkadaşlarınla oturup sakince kahve molası verebileceğin, geceleriyse tüm canlılığıyla sosyalleşebileceğin eğlence mekânları seni bekliyor. Araç trafiğine kapalı sokakları boyunca sıralanan kafe, restoran, bar ve mağazalarıyla hem açlığını giderebilir hem sevdiklerine bol bol hediye alabilirsin. Bornova’nın nabzı burada atıyor!
Bornova’nın cıvıl cıvıl sokaklarında gezinirken karnının acıktığını tahmin ediyoruz. Endişelenme, senin için en güzel yiyeceklerin listesini çıkardık! Meşhur İzmir lokması, kokoreç ve söğüş farklı damak zevklerine hitap etmelerinin yanı sıra en meşhur lezzetler listesinde ilk üçü göğüslüyor.
“Ben ayaküstü yiyip gitmek istemiyorum.” diyorsan esnaf lokantalarında oturup yöresel lezzetlerin tadına da varabilirsin. Neler neler yok ki! İzmir köfte, Tire kebabı, ekmek arası sıcacık döner, fırından yeni çıkmış dumanı üstünde lahmacun, çöp şiş… Tüm bu lezzetler bu satırları okurken ağzını sulandırmış olabilir!
Çiçekli Köy
Bornova merkeze yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan bu köy yemyeşil doğası ve tertemiz havasıyla meşhur. Üstelik bu köyü ziyaret ettiğin zaman tarihî Fatih Sultan Köprüsü’nü de görebilirsin. Huzurun adresi olan bu köyde ailenle birlikte piknik yapabilir, rengârenk ve mis kokulu çiçekler eşliğinde yürüyüşe çıkabilirsin.
İzmir’in meşhur köy kahvaltıları ve yöresel lezzetlerinin tadına bakmak istersen ziyaretini hafta sonlarına denk getirmeni tavsiye ederiz. Baştan uyarıyoruz, Bornova’nın sokak lezzetleri karşısında parmaklarını ısıracaksın! Özellikle kahvaltı sofralarını süsleyen boyozu ve kumruyu tatmadan buradan ayrılmamalısın.
Bel Kahve Ata Anı Evi
Mustafa Kemal Atatürk, millî tarihimiz açısından son derece önemli bir yere sahip olan bu evde İzmir’in kurtuluşundan hemen önce kahve içmiş. Günümüzdeyse Kurtuluş Savaşı’na ait eserlerin sergilendiği bir anı evi olarak hizmet veriyor. Manevi değeri oldukça yüksek olan bu anı evini ziyaret ederken başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere millî mücadelemizde canlarını ortaya koyan atalarımızı yâd edebilirsin.
Bornova sahil hattına sahip olmasa da doğayla baş başa kalmak isteyenler için bu anı evinin çevresi oldukça güçlü alternatifler sunuyor.
Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi
Ege Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan bu müze, Türkiye’nin en zengin doğa tarihi koleksiyonlarından birine sahip. Bilime ilgi duyan çocuklar ve yetişkinler için eğitici bir durak olan bu müzenin içerisinde yok yok! Jeolojik devirlerden kalma fosiller başta olmak üzere mineral örnekleriyle nesli tükenen canlıların maketlerinden oluşan sergileri inceleyebilirsin.
Müze hafta sonları ziyarete kapalı. Ziyaretini hafta içi 09.00-11.30 ile 13.00-16.00 saatleri arasında yapabilirsin. Müzeye yapacağın ziyaret esnasında girişte ücret ödemen gerekiyor. 2026 yılı itibarıyla resmî sitede yer alan güncel bir fiyat tarifesi bulunmuyor. Ziyaret etmeden önce ilgili sitede yer alan numarayı arayarak güncel fiyatı öğrenebilirsin.
Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi
Ege Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan bu doğa harikası, Türkiye’nin ilk botanik bahçesi olma özelliğine sahip. 5000’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan bu bahçe; tropik seralar, kaktüs koleksiyonu ve Japon bahçesi gibi özel bölümlerden oluşuyor. Doğaseverler, fotoğrafçılar ve kuş gözlemcileri için âdeta bir cennet olan bu bahçe harika bir gezi noktası. Üstelik ziyaret için herhangi bir ücret ödemene gerek yok.
Bornova Büyük Park
Fevzi Çakmak Caddesi’nde bulunan park, geçmişte mezarlık olan bir alanın dönüştürülmesi sonucunda günümüzdeki hâlini almış. Bornovalıların buluşma merkezi olan bu park; geniş çim alanları, yapay göleti, yürüyüş parkları, çocuk oyun alanları ve kafeleriyle görenlere Amerika’daki Central Park’ı anımsatıyor. Girişi ücretsiz olan bu parkta yürüyüş yapabilir, dinlenebilir ya da sosyalleşebilirsin.
Pandespanian Köşkü
1880 yılında Pandespanian ailesi tarafından inşa edilen köşk, Yeşil Köşk olarak da biliniyor. Geçmişte ev olarak kullanılan köşk, günümüzde Ege Üniversitesi öğrencilerinin ve çalışanlarının vakit geçirdiği bir sosyal tesise dönüşmüş. Zaten yapının restorasyonu da üniversite tarafından yapılmış. Bornova’nın dikkatleri üzerine çeken Levanten köşklerinden olan Pandespanian Köşkü, olağanüstü ve özgün mimarisi sayesinde ziyaretçileri kendisine hayran bırakıyor. Bornova’nın zengin mimari yapısının nadide yansımalarından biri olan bu köşkü mutlaka görmelisin!
Belhomme Evi
Bornova’nın zarif Levanten köşklerinden bir diğeri olan bu ev, Fevzi Çakmak Caddesi’nde bulunuyor. Hem iç hem dış tasarımındaki göz alıcı detaylarla 19. yüzyıl sivil mimarisinin güzel bir örneği olan ev, Bornova’nın tarihî yapısını yansıtmaya devam ediyor.
Bu ev aynı zamanda Bornova manzaralı yerler listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Gördüğün her güzel şeyin fotoğrafını çekmek isteyen biriysen kameranın şarjını kontrol etmeyi unutmamalısın!
Bu tarihî yapıyı ziyaret edip geçmişteki kültürlerin izlerini takip ettikten sonra nerede konaklayacağını düşünüyorsan bu soruna da cevabımız hazır: Bornova otellerini Etstur’da inceleyebilir, fiyat karşılaştırması yaparak bütçene uygun oteli seçebilirsin.
Mary Magdalene Anglikan Kilisesi
1857’de İzmir’de yaşayan Charlton Whittall tarafından eşinin anısına inşa ettirilen kilise, Bornova’nın köklü tarihinin kanıtı niteliğinde. 20. yüzyıl itibarıyla cemaati azalan kilise, günümüzde Aziz Yuhanna Kilisesi papazı ve cemaati tarafından özel törenler için kullanılıyor.
Yüzyıllardır pek çok kültüre ve inanca ev sahipliği yapmış Bornova’nın zengin tarihini anlamak için görmen gereken yerlerden biri de burası!
Santa Maria Katolik Kilisesi
1689 yılında inşa edilen ve ibadete açılan bu kilise 1889’da harap olmuş, 1890’da ise yeniden inşa edilmiş. Kemerli taşlardan oluşan ve etkileyici mimariye sahip kilise Bornova’nın Levanten döneminden günümüze gelmiş. Dinî miras olma özelliğinin yanı sıra mimari açıdan da büyük öneme sahip.
Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi
Ege Üniversitesi bünyesinde yer alan müze, bölgenin kültürel yaşamıyla geleneklerini gözler önüne seren zengin bir koleksiyona sahip. 19. yüzyıldan günümüze uzanan müze içerisinde yer alan eserler, ziyaretçilerine kültürel bir keşif imkânı sunuyor. Tüm bunların yanı sıra geleneksel el sanatları, giysiler ve günlük hayatta kullanılan eşya aracılığıyla da yöre halkının yaşayışına ışık tutuyor.
2026 yılı itibarıyla güncel ziyaret ücretleri oldukça uygun! Ege Üniversitesine giriş öğrenci, mezun ve öğretmenleri için 10 TL, üniversite dışından gelen öğrenci ve öğretmenler için 15 TL, yetişkinler için ise 25 TL. Hafta sonları kapalı olan müzeyi hafta içi 09.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin.
Bornova’da ne yapılır, diyenler için rehber niteliğinde olan bu yazımızda Bornova’da yapılacak aktivitelerden, Bornova’da gezilecek yerlerden bahsettik. “İzmir Bornova nasıl bir yer?” sorusunun cevabını detaylıca ele aldığımız yazımızda, bu ilçenin kültürel geçmişiyle çok kültürlü yapısına özellikle değindik. Senin için hazırladığımız bu yazıyla artık İzmir Bornova’da nereleri gezmen gerektiğini biliyorsun!
NOT: Bu yazıda yer alan ücret ve saat bilgileri, içeriğin hazırlandığı tarih için geçerli. Güncel bilgi için resmi kaynakları inceleyebilirsin.
Ocak, 2026