Antalya’nın batısında, doğanın tüm cömertliğini sergilediği bir noktada yer alan Kumluca; kristal berraklığındaki koyları ve binlerce yıllık antik kentleriyle ziyaretçilerini büyüleyen bir rota. Gezi planlarına başlamadan önce pek çok gezginin merak ettiği “Kumluca neresi?” sorusunun cevabı oldukça basit: Şehir merkezinin yaklaşık 90 kilometre batısında, Adrasan ve Olympos gibi dünya çapında ünlü duraklara ev sahipliği yapan eşsiz bir kıyı şeridi.
Peki, “Kumluca nasıl bir yer?” dersen burası kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için huzur, macera arayanlar içinse tarih ve doğayla iç içe bir durak. Çam ormanlarının masmavi sularla kucaklaştığı bu bölgede günün her saati farklı bir keşif yapman mümkün. Eğer rotanı bu büyüleyici coğrafyaya çevirmeye hazırsan Kumluca’da görmen gereken popüler noktaları birlikte inceleyelim.
Olympos Antik Kenti

Likya Medeniyeti’nin önemli bir liman kenti olarak kurulan Olympos Antik Kenti, Kumluca’nın tarihî yerlerinden ve en ünlü uğrak noktalarından. Burası Beydağları Millî Parkı sınırları içinde ve Likya Yolu güzergâhında yer alıyor. Antik kentte yaşam enerjini yükseltecek yemyeşil doğanın muhteşem atmosferi ve ona eşlik eden tarihî kalıntılar birbiriyle harmanlanıyor. Antik kentin tiyatrosu, hamamları, agorası ve asırlık lahitleri geçmişin ruhunu günümüze taşıyan en etkileyici yapılar arasında.
Olympos Antik Kenti’nin içindeki dere boyunca yürüyerek Olympos Plajı’na ulaşabilirsin. Sahil burayı kendilerine güvenli bir yuva olarak seçmiş Caretta carettaların yumurtlama alanı olduğu için koruma altında. Mevsiminde geldiysen doğanın yeniden canlandığı anlara, yumurtalarından çıkan kaplumbağaların deniz yolculuğuna şahit olabilirsin.
Antik kente ziyaretlerini haftanın her günü sabah 08.00 ile akşam 17.00 saatleri arasında yapabilirsin. MüzeKart’ınla ziyaret edebileceğin antik kente girişin 16.30 itibarıyla sona erdiğini de hatırlatalım.
Adrasan Koyu

Bölgenin kalbinde, mis kokulu çam ormanlarıyla çevrili bir koy keşfetmeye hazır mısın? Likya Yolu üzerindeki 2 kilometrelik altın rengi kumsalı ve tertemiz deniziyle Kumluca’nın popüler cennet köşelerinden biri olan Adrasan Koyu.
Suyunun sığ ve dalgasız olması çocuklu aileler için güvenli bir ortam sunuyor. Yüzme, kamp, yamaç paraşütü, su sporları ve doğa yürüyüşü gibi aktiviteler yapmak istersen burası çok uygun bir yer. Yerde, gökte veya denizin altında, nerede olursan ol eğlenmen için sebebin çok. Girişin ücretsiz olduğu koyda Suluada ve Ceneviz Koyu için tekne turları da düzenleniyor.
Bu kadar temiz hava ve eğlence acıktırmaz mı? Hem de nasıl! Peki, Adrasan’da ne yenir? Akdeniz’in davetlisiysen sofrasında çeşit çeşit balık bulabilirsin. Burada zeytinyağlı yemekler ve enfes mezelerle sunulan lezzetli ızgara balıklarının tadını çıkarabilirsin.
Suluada

Bölgenin Maldivleri olarak bilinse de Maldivler’e taş çıkartan bembeyaz kumları ve turkuaz renginde deniziyle nam salmış bir huzur adası: Suluada. İsmini içilebilen tatlı su kaynağından alan ada, üzerinde yapılaşma olmaması nedeniyle el değmemiş güzelliğini koruyor.
Berrak deniziyse su altı yaşamını keşfetmek ve doyasıya yüzmenin yolunu açıyor. Su altında keşfe çıktığında şnorkelle dalış yapabilir, sadece senin fotoğraf arşivinde olacak güzel kareler yakalayabilirsin. Adaya Adrasan’dan kalkan tekne turlarıyla ulaşabilirsin.
Çıralı Plajı

Olympos Antik Kenti’nin hemen yanı başında uzanan Çıralı Plajı, bozulmamış doğal yapısıyla Akdeniz’in en özel duraklarından. Burada bir sahil şeridinden çok daha fazlasını bulabilirsin. Plajın bir ucunda Olympos’un tarihî kalıntıları yükselirken diğer ucunda Yanartaş’ın mistik atmosferi bu eşsiz coğrafyayı âdeta bir yeryüzü mirasına dönüştürüyor.
Çıralı aynı zamanda Caretta carettaların en önemli yuvalama alanlarından biri olduğu için ekolojik olarak büyük bir titizlikle korunuyor. Bu büyüleyici yaşam döngüsüne tanıklık etmek doğanın bir mucizesi olsa da beraberinde sorumluluklar getiriyor. Eğer yumurtlama döneminde buradaysan bu hassas canlıları korumak adına plajda ışık yakmaman, şezlongunu ve şemsiyeni yalnızca belirlenen alanlarda kullanman çok önemli. Ayrıca bastığın yerlere dikkat etmen de elzem!
Gelidonya Feneri
Tarihî Likya Yolu’nun en ikonik duraklarından olan Gelidonya Feneri, deniz seviyesinden yaklaşık 227 metre yüksekliğiyle Türkiye kıyılarının en yüksek konumlu feneri olarak biliniyor. Fenerin hemen önünde bir gerdanlık gibi dizilen Beş Adalar, masmavi deniz ve uçsuz bucaksız yeşille birleşerek nefes kesici bir panorama sunuyor.
Tüm bunlara masmavi denizin ve yeşilin kusursuz uyumu da eklenince Gelidonya Feneri macera ve keşif tutkunlarının gözde durağı hâline geliyor. Burada gün doğumunda ve gün batımında oluşan kızılın her tonunda, görülmeye değer muhteşem panoramik manzara fotoğrafları çekebilirsin.
Gelidonya Feneri’ne ulaşım için koyu yeşil çam ormanlarından geçerek yaklaşık 6 kilometre, bol oksijenli bir doğa yürüyüşü yapman gerekiyor. Fenere ziyaretlerse ücretsiz.
Yanartaş (Çıralı)

Adını Yunan mitolojisindeki Khimaira efsanesinden alan Yanartaş, kayaların arasından süzülen ve binlerce yıldır sönmeden yanan doğal alevleriyle mitolojik bir miras olarak biliniyor. Sonsuz ateşin en büyüleyici göründüğü zamanlar ise kuşkusuz gün batımı saatleri. Alevler özellikle gece ziyaret edildiğinde gizemli ve etkileyici bir atmosfer sunuyor.
Bu mistik alana 1 kilometrelik, biraz zorlu bir tırmanışla ulaşabilirsin. Yolculuğa gece çıkmaya karar verdiysen yanına fener almayı unutmamanı tavsiye ederiz.
Rhodiapolis Antik Kenti
Likya dönemine ait bu antik kent, Kumluca’nın merkezine yakın bir tepenin üzerine konumlanmış. Bu tepe Kumluca’nın sera alanlarının oluşturduğu muhteşem manzaraları izlemeye imkân sağlıyor. Antik kentin iyi korunmuş tiyatrosu, agorası, hamam kalıntıları ve kentteki zamanın zengin hayırseveri olan Opramoas’ın anıt mezarı tarih tünelinden geçerek günümüze ulaşmış görülmeye değer yapılardan.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne adını yazdırmış Rhodiapolis Antik Kenti’ni ücretsiz ziyaret edebilirsin.
Korsan Koyu
Yeşil çam ormanlarının sarıp süslediği küçük ama etkileyici olan Korsan Koyu, Karaöz mevkiyle Gelidonya Feneri yolunun üzerinde bulunuyor. Ormanın yeşiliyle denizin turkuaz tonlarının iç içe geçtiği koy, kampseverlerin ve tekne turu yapmak isteyenlerin cazibe noktası hâline gelmiş.
Dingin denizli bu harika koyda dalış yapmaya, gün boyu güneşlenmeye ve yüzmeye doyamayacağın huzur dolu bir deneyim yaşamaya hazır mısın?
Ceneviz Koyu
Turkuaz ve berrak sularıyla bilinen bu bakir koy, Adrasan ve Olympos’un arasında gizlenerek Akdeniz’in saklı cenneti tabirini hak ediyor. Ceneviz Koyu, Beydağları Sahil Millî Parkı’nda doğal sit alanı içinde olması sayesinde doğal yapısını korumuş.
Burada dalga sesleri eşliğinde günün yorgunluğunu atabilir, tatiline kısa bir mola verebilirsin. Koya karadan ulaşım sağlanamadığı için tekne turlarına katılabilirsin.
Papaz Koyu
Kumluca Belediyesi’nin düzenlediği popüler bir mesire alanı olan Papaz Koyu, Mavikent Mahallesi’nde geniş bir alana yayılıyor. Özellikle hafta sonları mangalını kapıp gelen piknikçilerle kamp çadırı kuranların uğrak noktası olmuş durumda.
İçinde bulunan mangal ve oturma alanlarıyla aileler için de uygun bir dinlenme noktası. Sen de bol bol yüzüp eğlendikten sonra burada mangal keyfi yapabilirsin.
Alakır Vadisi
Kumluca’nın iç kesimlerindeki Alakır Çayı ve çevresindeki vadinin göz alıcı güzelliğiyle büyülenmeye hazır mısın? Alakır Barajı’nın çevresiyse kampçılar ve doğa tutkunları için vakit geçirilebilecek favori rotalardan. Alakır Vadisi, zengin endemik bitki çeşitliliğiyle farklı türdeki binlerce ağaca kucak açmış doğal bir hazine. Vadi boyunca Rhodiapolis Antik Kenti’nin kalıntılarının bulunması sayesinde de tarihe tanıklık edebilirsin.
Karaöz Sahili
Adrasan’a oldukça yakın konumdaki Karaöz Sahili, zeytin ve çam ağaçlarının çevrelediği sığ ve durgun sularıyla görülmeye değer bir manzara sunuyor. Sakin ve ferah bir atmosferi olan bu sahil, Akdeniz’in meşhur deniz, kum, güneş üçlüsüyle baş başa kalmak isteyenler için Kumluca’daki en ideal duraklardan.
Çevredeki sevimli küçük pansiyonlar ve doğayla iç içe kamp alanları konaklama için seçenekler sağlıyor. Kalabalıktan uzak, huzurlu bir mola vermek istersen Karaöz’ün durgun suları seni bekliyor.
Sazak Koyu
Mavinin en saf hâli olan Sazak Koyu, duru güzelliğiyle büyülüyor. Sırtını heybetli Musa Dağı’na dayayan ve geniş kumsalını yemyeşil bir ormanın kucağına açan bu koy, izlemeye doyulmayacak bir manzara sunuyor. Kalabalıktan uzakta denizin tadını çıkarmak istersen burası harika bir seçim. Koya Adrasan’dan kalkan tekne turlarıyla ulaşabilirsin.
Mavikent Plajı

Bunca güzelliğin yanında bir tane de halk plajı olmasın mı? Mavikent Plajı Kumluca merkezine yakınlığı ve kolay ulaşılabilirliğiyle tercih sebebi. Uzun ve geniş kumsalı, kadifemsi yumuşacık ince kumları ve dalgasız deniziyle özellikle aileler tarafından sevilen bir plaj.
Plajın gün batımı manzarasıyla harika kareler çekmek isteyenler için biçilmiş kaftan! Plajın çevresinde duş ve kafe gibi imkânlar da sunulduğu için gün boyu keyifle vakit geçirebilirsin.
Anadolu’nun bereketli topraklarında turkuaz bir kolyeyi andıran Kumluca nadide koyları, sahilleri ve tarihiyle seni davet ediyor! Güneşin turuncu ışıklarını teninde hissetmeye, narenciye kokulu Kumluca sokaklarında dolaşmaya, antik kentlerin gizemli taşlarına dokunmaya ve Kumluca çarşısını keşfetmeye hazırsan seyahat planın için Kumluca otellerine göz atmaya başlayabilirsin.
Kumluca şehrin dinamizminden uzaklaşıp doğanın huzuruyla kucaklaşman ve gününü güzelleştirip anılarına değer katman için Antalya’nın gezilecek yerleri seni bekliyor!