Eğer aşık olduğunuz manzaraları doya doya içinize çekmiş, anı doyasıya yaşamışsanız o yerlere tekrar dönmek bir göz kırpması kadar yakın… Daha geçenlerde Çeşme’deydik, ne de güzeldi gezmekten yorgun düşmek… Tatil hiç bitmeseydi, hep tatil olsaydı mesela… Güzel olurdu ama şimdilik anılarımızda harika bir tatil olarak yer etmiş bu maceranın hikayeleri ile canlandıracağız ruhumuzu. Çeşme’de geçirdiğimiz tatilin bir kısmını ilk yazıda anlattım. Şimdi tekrar kapatıyorum gözlerimi ve kaldığım yerden hafızamda canlananları yazmaya devam ediyorum. Umarım siz de bu yolculuktan benim kadar keyif alırsınız.

alacati

Unutulmaz Koyları ve Yolları ile Karaburun

Çeşme’nin koylarını, civarındaki güzellikleri gezip keşfetmeden olmaz dedik ve tatilin bir gününü Karaburun’a doğru yolculuk yaparak geçirdik. Kıyı kesimden Karaburun Yarımadası’na giderken Balıklıova, Mordoğan civarlarından geçtik, bölgedeki köylere girip çıktık, hoşumuza giden birkaç koyda deniz keyfi yaptık. Balıklıova ve Mordoğan arasında yer alan Manal Koyu ve ardından Mimoza Koyu sakin ve keyifli ortamlardı. Deniz berrak, sakin, huzurlu… Son olarak Karaburun’da Akvaryum plajı olarak da bilinen İncirli Koy Plajı’na gittik. Mavi bayrak sahibi olan bu plajın girişinde çimenlik bir alan bulunuyor. Buradaki şezlonglarda uzanabilir denizin sesiyle rüzgarın tadını çıkarabilirsiniz.

balikliova-sahil

Karaburun’un merkezine geldiğimizde artık acıkmıştık. Zaten çok da geniş bir alan olmayan Karaburun sahilinde sıra sıra birkaç restoran yer alıyor. Biz sahilin bir ucundaki Number One Restoran’a gittik. İnternetten buraya gelenlerin yorumlarına hızlıca bir göz attıktan sonra herkesin deneyip sevdiğinden bahsettiği ama adı bize fazla yabancı olan bir yemeği denemeye karar verdik; Sübye! Mürekkep balığı oluyormuş kendisi ve güveci pek bir lezzetliydi.

subye

Çeşme Plajları ve Birbirinden Güzel Çeşme Koyları

Çeşme koyları birbirinden güzel, insan yüzmeye de uzun uzun manzara izlemeye de doyamıyor. Alaçatı plajlarına sörf yapmak için gidebilir, gün boyu esen rüzgar sayesinde sıcaktan bunalmadan güneşlenmenin tadını çıkarabilirsiniz.

alacati-sorf

Ilıca Plajı, dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan bir özelliğe sahipmiş, denizin dibinde suya karışan yer altı kaynakları bulunuyormuş. Sarı kumları ile uzun bir şeridi kaplayan bu güzel plaj, bu özelliği ile daha da dikkat çekiyor.

ilica-plaji

Altınkum Plajı, benim Çeşme plajları arasındaki favorim. Altın sarısı incecik kumlar, berrak mı berrak bir deniz… En ufak bir bulanıklık yok ve denizin dibindeki estetik görüntü usta bir sanatçının ellerinden çıkmış gibi. Buz gibi suyuyla da beni benden alan bu plajda çeşitli işletmeler mevcut.

altinkum

Çeşmenin en popüler beach club’ları Ayayorgi Koyu’nda bulunuyor. Burası aynı zamanda akşamları sosyetik bir eğlence merkezine dönüşüyor. Babylon, Sole & Mare, KafePi, Paparazzi gibi işletmeler, Çeşme’de tatil yapmaya gelenlerin vazgeçilmezi olmuş durumda. İşletmeleri bir kenara bırakıyorum ve koyun sakinliğine dikkat çekmek istiyorum. Burada deniz oldukça sakin ve Çeşme’de yüzdüğüm diğer yerlere göre de sıcak. Ayayorgi Koyu’nda gece, gündüz demeden eğlencenin tadını çıkarabilirsiniz.

ayayorgi-koyu

Rüzgarın Efendisi Çiftlikköy ve Istakozcu Canbaba Lezzeti

Çeşme Marina’ya gitmeye çalışırken muhabbete dalıp yolu kaçırınca yolumuz Çiftlikköy’e düştü. İyi ki düşmüş, rüzgar aşığı biri olarak çok mutlu oldum. Çiftlikköy’ün merkezinde denizin kıyısına sıralanmış peş peşe restoranlar bulunuyor, kalabalık yok, ortam sakin. Yalnız Çiftlikköy’de rüzgar buraların sakinliğinden çok uzak, deli gibi esiyor. Öyle esiyor ki insan rüzgarı iç organlarında hissediyor, konuştuğu anlaşılmıyor…  Bu rüzgarı anlatmak yetmez!

Rüzgar acıktırınca soluğu buraların ünlüsü Istakozcu Canbaba’da aldık. Hizmeti, muhabbeti ve lezzeti ile güzel bir deneyim oldu bizim için. Girerken de çıkarken de evlerine gelen bir tanıdıklarıymışız gibi muamele ettiler sağ olsunlar, bu samimiyeti seviyorum.

ciftlikkoy-sahil

Çeşme Geceleri’nde Neler Oluyor?

Magazin programlarındaki Çeşme gecelerini bilmem ama bizim Çeşme gecelerimiz de hiç fena değildi. Alaçatı mekanlarında bol bol takıldık. Gidemediğim için içimde kalan tek yer Göz Lounge oldu. Bir yerlerde okuyup merak etmiştim ancak rezervasyonumuz olmadığı için kapısından dönmek zorunda kaldık. Alaçatı Port’ta Zilly, Öküz, Tren gibi, Tarkan’ın da tabiriyle “cuppa, cuppa” mekanlar bulunuyor dediler; çok tarzımız değil ama neden olmasın dedik ve gittik. Az da eğlenmedik. Demek herkesin içinde gizli bir clubber mevcutmuş. Çeşme Reggae Festival’de çimenlere yayılıp Komik Günler ve Luxus eşliğinde dans etmek, Çeşme Marina Hayal Kahvesi’nde Birsen Tezer’in güzelim şarkılarına eşlik etmek en güzeliydi elbette… Sanırım Çeşme’nin tüm plajları geceleri kulübe dönüşüyor. Babylon, KafePi, Sole Mare… Zevkinize göre seçin, beğenin, eğlenin!

cesme-gece

Çeşme’de Balayı Keyfi – I

Çağla Açıkgöz

Yorumlar