Çoğunlukla su ikram ettiğimiz bir büyüğümüzden duymuşuzdur şu sözcükleri: “Su gibi aziz olasın!”

Peki, ne demektir su gibi aziz olmak? Suyun çok güçlü bir doğası, derin bir felsefesi var. Bilinçli zihnimizle suyun önemini çok düşünmesek bile bilinçdışı ve içgüdülerimiz doğa ile bağlantıdadır. Tam da bu sebepten bir göl ya da deniz kıyısında veya akan bir derenin kenarında huzurlu hissetmeyenimiz yoktur. Şimdi sakin bir tatil için su kıyılarına doğru yola çıkmaya hazır mısın?

Su Gibi Olalım!

Su kıyısında tatil yoluna koyulmadan önce yukarıdaki sorunun cevabına gelelim. Ne demektir su gibi olmak? Dikkatle bakarsak suyun var oluşundan alacağımız pek çok ders olduğunu görürüz. Büyüklerimiz de suyun bilgeliğinden yola çıkarak birbirlerine “Su gibi ol azizim.” derlermiş.

Suyun derslerinden birkaçını saymak bile içimizdeki su gibi olma isteğini uyandırır diye düşünüyorum. Suyun direnç göstermeden yoluna koyulması, mücadelesiz akışı, yoluna çıkan engelleri damla damla birikerek istikrar ve sabırla aşması, aktıkça yenilenmesi, her şeye can vermesi, uyumla bulunduğu kabın şeklini bulması, buharken yağmur ya da karken buz oluşu ile gösterdiği değişim; ortalama %60’ı sudan oluşan bizlere örnek olsun dilerim.

Şimdi, suya bir de bu gözle bakmışken su kenarında sakin ve dingin bir tatil planı yapmaya ne dersin?

Göl Kıyısı veya Dere Kenarı… Hayalinde Hangisi Var?

Durgun bir gölün yansıması eşliğinde doğanın seslerini dinlediğin bir an mı seni daha mutlu eder, yoksa şırıl şırıl akan bir derenin kenarında durup doğanın coşkusuna ortak olmak mı? İkisinin de yeri başka tabii… Yanında sevdiklerin de varsa unutulmaz tatil günlerine yenileri eklenecek demektir.

Özellikle İstanbul’a yakın tatil yerleri arayanların kıyısına sıklıkla uğradığı Sapanca Gölü, Abant Gölü ve Ağva doğayla iç içe olunabilecek güzel ortamlar sunuyor. İznik Gölü’nden gün batımı muhteşem görünüyor. Karadeniz’in deli akan Fırtına Deresi’nin kıyısında birkaç gün geçirmenin keyfi ise anlatılmaz yaşanır!

Peki, sen ilk önce hangisine gitmeyi tercih edersin?

1. Sapanca Gölü

Şehrin karmaşasından uzakta, yeşilliklerle çevrili bir ortamda, bir yandan göl manzarasını izlerken bir yandan Türk kahveni yudumladığın o anı hayal et… Nasıl güzel bir an, öyle değil mi? Sapanca Gölü kıyısında kahvaltı ile güne başlayabilir, tertemiz havada güzel bir yürüyüşe çıkarak kendini ödüllendirebilirsin.

Sapanca Gölü kıyısındaki otellerden birinde yerini ayırtmanın tam sırasıdır belki de… Uyanır uyanmaz pencereni muhteşem bir manzaraya açmak ve mis gibi havayı içine çekerek güne başlamak harika olmaz mı?

Burada geçirdiğin günlerde Maşukiye, Kartepe ve Kırkpınar Sahili gibi Sapanca’ya yakın yerleri de gezip dolaşmayı ihmal etme. Ayrıca dilersen Sapanca Gölü’nde kano turu yapabilir, göl kıyısında bisiklete binebilir, civardaki ATV turlarına katılabilirsin.

2. İznik Gölü

Etrafındaki yemyeşil ormanlar ile tam bir oksijen deposu olan İznik Gölü, Marmara Bölgesi’nin en büyük gölü. İznik, Bursa’da yerleşimin en eskiye dayandığı yerlerden biri. Hem bu doğa harikası gölün varlığı hem de tarihten getirdiği değerler ile bu ilçe, bolca dinlenip çokça gezebileceğiniz bir tatil için oldukça davetkar.

İznik otelleri arasından seçim yaparken özellikle göl kıyısına yakın tesisleri tercih edebilirsin. Böyle güne harika bir manzara ile başlamayı garantilemiş olursun. Üstelik İznik Gölü’nde gün batımı manzarası da şahane oluyor, mutlaka izlemelisin. İznik Gölü kıyısında yürüyüş yapabilir, dilersen göl çevresini bisikletle gezebilirsin.

Dört mevsim huzurlu bir atmosfer sunan İznik Gölü kıyısında yer alan restoranlara uğramayı ve yerel lezzetlerin tadına bakmayı ihmal etme. Yayın balığı şiş ya da tava, kerevit ve sazan balığı çorbası yiyebileceğin enfes lezzetlerden birkaçı. Bu civardan kendin ve sevdiklerin için hediyelik bir şeyler almak istersen dünya çapında ünlü İznik çini sanatı ile hazırlanmış ürünleri tercih edebilirsin.

3. Abant Gölü

Yılın her dönemi büründüğü farklı renkler ile muhteşem manzaralar sunan Abant Gölü ve çevresi, doğanın kucağında huzurlu birkaç gün geçirmek isteyen herkesi mutlu etmeye yeter. Çam ve köknar ağaçları ile çevrelenen Abant Gölü ve Tabiat Parkı oldukça popüler bir bölge. Ancak Abant’ta göl kıyısındaki otellerde konaklarken kalabalıktan uzaklaşma imkanı bulabilirsin.

İmkanımız varsa doğada yapacağımız uzun yürüyüşler bedenimizi ve bizi mutlu eder. Göl kıyıları da bu mutluluğu perçinlemek için mükemmel yerler. Abant otellerinde konaklarken göl kıyısında uzun yürüyüşler yapmak harika olabilir. Yürürken doğada çok güzel fotoğraflar da çekebilirsin. Yorgunluğunu atmak içinse göl manzarasına karşı şöyle demli bir çay içmeye ne dersin?

4. Fırtına Deresi

Hırçın Karadeniz’in coşkun deresi Fırtına… Büyüleyici manzaralar eşliğinde gürül gürül akan, üzerindeki kemer köprülerle daha da etkileyici hale gelen bir dere. Doğu Karadeniz’deki en büyük akarsu havzalarından birine sahip olan Fırtına Deresi’nin kıyısına geldiğinde, sanki suyun sesi Karadeniz ezgilerine karışır ve akan suyun coşkusu seni de sarar.

Karadeniz yaylaları, eşsiz manzaralar ve yöresel lezzetler öyle güzel ki buraları mutlaka gezmelisin. Keyifli bir Karadeniz turu yapmak ve Fırtına Deresi’ne karşı taze demlenmiş çayını yudumladığın o anın tadını çıkarmak istiyorsan özellikle Çamlıhemşin otelleri ya da Ardeşen otelleri arasından dere kenarına yakın olanları tercih edebilirsin. Fırtına Vadisi’nin sunduğu eşsiz manzaralar eşliğinde Fırtına Deresi’nde rafting yaparak seyahatine biraz heyecan katman da mümkün!

5. Ağva Nehirleri

İki dere arasında yer alan Ağva, Göksu Nehri ve Yeşilçay Nehri arasında kalıyor ve kafa dinlemek, bolca dinlenmek isteyenler için oldukça güzel bir ortam sunuyor. İstanbul’a yakın tatil yerlerinden biri olan Ağva, Karadeniz kıyılarına açılıyor.

Nehirlerin kıyılarında sıralanan butik Ağva otellerinde güzel bir tatil için yerini şimdiden ayırtabilirsin. Nehir kıyısına açılan odalardan manzarayı izlemenin tadı bir başka. Ağva’da güne nehir kıyısında kahvaltı ile başlayabilir, Göksu Nehri’nde tekne turuna çıkarak hoşça zaman geçirebilirsin. Daha sakin bir nehir gezintisi içinse deniz bisikleti tercih edilebilir.

Şimdiden iyi tatiller!

Çağla Açıkgöz Köhserli

Yorumlar