Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

İncirliin Mağarası Gezi Rehberi

İncirliin Mağarası İncirliin Mağarası

Binlerce yıllık arkeolojik geçmişe sahip bir fosil mağara olan İncirliin, Muğla’nın Milas ilçesindeki Gökçeler Kanyonu’nda yer alıyor. Sarkıt, dikit ve damlataş oluşumlarıyla maceraperestlerin ve doğa severlerin keşif duraklarından olan İncirliin Mağarası, tarih ve arkeoloji meraklılarına hitap eden çok sayıda buluntuya ev sahipliği yapıyor. Bodrum’a yakınlığı sayesinde aynı zamanda günübirlik geziler için de gözde destinasyonlardan biri.

Barındırdığı eşsiz miras nedeniyle 2008 yılında 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınan İncirliin Mağarası, Muğla turizmi açısından önemli bir kültürel varlık kabul ediliyor. Türkiye’nin etkileyici mağaraları arasında bulunan İncirliin Mağarası’nın geçmişini, ziyaret bilgilerini ve çevresinde gezilecek yerleri keşfetmek için rehberimizden yararlanabilirsin.

İncirliin Mağarası Nerede?

İncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası Muğla’nın Milas ilçesinde yer alıyor. Gökçeler Köyü’nün sınırlarının içindeki mağara, Manastır Dağı’nın doğa harikası Gökçeler Kanyonu’na bakan kuzey yamacında bulunuyor. Kuzey Kıbrıs’ta aynı isme sahip bir oluşum bulunması sebebiyle Milas İncirliin Mağarası olarak da biliniyor.

Mağaranın Milas ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 20 kilometre. Ege Bölgesi’nin popüler turistik merkezlerinden Bodrum’a yakın olan İncirliin Mağarası’na bu ilçeden günübirlik seyahat etmen mümkün. Ancak kanyonun ve mağaranın keyfini tam anlamıyla çıkarmak istersen bölgeye yakın konumdaki Milas otelleri arasından seçim yaparak konaklamalı bir rota oluşturabilirsin. Bütün şehri kapsayan geniş bir tur planlıyorsan Muğla otelleri listesine göz atabilirsin.

İncirliin Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Ulaşım için kullanacağın rota yolculuğa başladığın ilçeye göre değişiyor. İster Bodrum’dan istersen Milas’tan yola çıkmış ol, İncirliin Mağarası’na gitmek için Milas-Bodrum kara yolunu takip etmen gerekiyor. Milas istikametinden geliyorsan kara yolunun 6. kilometresindeki Ağaçlıhöyük Mahallesi kavşağından sola dönüyorsun. Ağaçlıhöyük ve Gökçeler mahallelerini geçtikten sonra Alaçam istikametine doğru ilerlerken tabelalar seni İncirliin Mağarası’na yönlendiriyor.

Bodrum’dan yola çıktıysan Milas-Bodrum Havalimanı’nın çıkışından Milas istikametine girdikten sonra sağa dönmen gerekiyor. Akyol ve Gökçeler üzerinden devam eden güzergâh seni İncirliin Mağarası’na ulaştırıyor. Muğla’nın dışından gelip bölgeyi keşfetmek istiyorsan pratik yöntem olan hava yolu ulaşımını kullanabilirsin. Bodrum uçak bileti fırsatlarını değerlendirerek havalimanından mağaraya kısa sürede ulaşabilirsin.

Gökçeler Köyü’ne giden yol asfalt olup binek araçla seyahat için uygun. Aracını bıraktıktan sonra ağaçlıklı patika yolda yaklaşık 600 metre yürüdükten sonra mağaraya varabilirsin.

Bölgeye toplu taşımayla gelmeyi planlıyorsan Muttaş’ın Milas ilçe merkezinden kalkan 4-42 numaralı otobüs hattını kullanabilirsin. Gökçeler Kanyonu sapağında indikten sonra birkaç yüz metre yürüyerek İncirliin Mağarası’na ulaşabilirsin. Hafta içi 8.00’den 18.30’a kadar otobüs seferleri mevcut. Hafta sonları ilk hareket saatiyse 8.30. Dönüş için son otobüsler 17.30’da hareket ediyor. Seyahat planı yaparken otobüs seferlerinin saatlerini hesaba katmanda yarar var. Otobüslerde kredi kartıyla ödeme yapabilirsin. Ayrıca araçlar engellilerin erişimine uygun. Eğer şehir dışından gelerek bölgeyi keşfetmek istiyorsan ilçe otogarına ulaşmak için Milas otobüs bileti seçeneklerine göz atarak seyahatini planlayabilirsin.

Araçlardan indikten sonra takip edeceğin yürüyüş rotası merdivenlerden oluşan bir iniş parkuru şeklinde. Giderken rahatlık sağlayan bu yol, dönüşte yukarı doğru dik bir eğime sahip olduğu için yorabilir. Parkur boyunca sıralanan bankları kullanarak dinlenebilirsin.

İncirliin Mağarası Giriş Ücretleri ve Çalışma Saatleri

İncirliin Mağarası salı ve çarşamba günleri haricinde her gün 08.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık. Yaz aylarında yoğunluğa bağlı olarak çalışma saatleri uzatılabilir. Ziyaret planı yapmadan önce güncel saatleri Kanyon Teras Kafe’den teyit etmende yarar var.

Mağaraya giriş ücretli. Biletini Kanyon Teras Kafe’den satın alabilirsin. 2026 yılının kış döneminde tek kişi için İncirliin Mağarası giriş ücreti 150 Türk lirası. Bununla beraber alanın özel işletme tarafından idare edilmesi sebebiyle gitmeden güncel fiyatları kontrol etmeni tavsiye ediyoruz. Bölgede internet bağlantısı zayıf olduğundan ödemelerin nakit yapıldığını aklında tutmanda fayda var. İncirliin Mağarası T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olmadığı için girişlerde Müzekart geçerli değil.

İncirliin Mağarası’nı ziyaret etmek için ideal dönemler ilkbahar ve sonbahar ayları. Bahar aylarında özellikle kanyon yürüyüşü keyifli bir hâl alıyor. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklar sebebiyle yürüyüş parkurları zorlayıcı olabilir. Bu yüzden ziyaret planını iklimin ılıman olduğu zamanlar için yapabilirsin.

İncirliin Mağarası’nın Oluşumu ve Jeolojik Özellikleri

İncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası, Muğla yöresindeki karstik jeolojik yapının üzerindeki yer altı sularının kireçtaşı kayalarını milyonlarca yıl boyunca aşındırmasıyla şekillenmiş. Kireç taşı katmanları, bölgedeki köklü fay hatlarının ve tektonik çatlaklar boyunca sızan asidik yağmur sularının zamanla kayaların zayıf noktalarını eritip genişletmesiyle büyüleyici bir dönüşüm geçirmiş. Doğal aşınma süreciyle yer altında önce küçük boşluklar, ardından yüzyıllar içinde birbirine bağlı uzun galeriler ve geniş salonlar meydana gelmiş.

Mağaranın kanyona açılan giriş ağzı deniz yüzeyinden tam 110 metre yüksekte yer alırken ana tünel milyonlarca yıllık jeomorfolojik süreçlerin somut izlerini taşıyan eğimli bir hat boyunca yerin derinliklerine doğru uzanıyor.

İncirliin, içinde aktif su akıntısı bulunmayan kuru bir fosil mağara. Geçmişte mağarayı besleyen yer altı suları, bölgedeki tektonik hareketler ve jeomorfolojik değişimler sonucunda farklı güzergâhlara yönelmiş. Geriye oluşumlarını tamamlayan taş yapılar kalmış. Karstik oluşum sürecinin etkileyici kanıtlarıysa mağaranın içindeki yapılar. Tavandan aşağıya doğru süzülen sarkıtlar, tabandan yukarıya uzanan dikitler, ikisinin birleşmesiyle oluşan sütunlar ve ince kireç taşı perdeler… Her biri mineral açısından zengin suların damla damla birikimiyle yüzyıllar içinde şekillenmiş.

Mağaranın toplam uzunluğu 345 metre olmakla birlikte can güvenliği ve doğal yapının korunması amacıyla 155 metrelik bölümü turistler tarafından gezilebiliyor. Geniş bir girişe sahip olan mağara, 3-10 metre genişliğinde ve 2 ila 20 metre yüksekliğinde değişen boyutlarıyla birbirine bağlı beş ana salonu kapsıyor. Salonlar arasındaki geçişler yer yer 6-7 metreyi bulan dik inişlerle sağlanıyor. Yatay yapıda olan mağara yer kabuğuna paralel ilerliyor. Yatay gelişimi sayesinde içeride ekipmana ihtiyaç duymadan yürüme olanağı tanıyor.

İncirliin Mağarası’nın İçerisinde Görülecek Yerler

İncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası’ndan içeri adımını atar atmaz serin havayla ve nem kokusuyla harmanlanmış gizemli bir yer altı atmosferine giriyorsun. Loş ve estetik bir ışıklandırmayla aydınlatılan bu devasa boşlukta asırlardır insan gözünden saklanmış eşsiz büyüklükteki sarkıt, dikit, sütun ve perde oluşumları mimari sütunlar gibi görkemle uzanıyor. Tavandan kristal birer avize gibi sarkan sivri uçlu sarkıtların, tabandan onlara doğru heybetle uzanan kalın gövdeli dikitlerin ve ikisinin zamanı durdururcasına birleştiği devasa taş sütunların yarattığı görsel şölen tam anlamıyla nefes kesici… Gezin boyunca göreceğin bu etkileyici görüntü birbirine bağlı özel galerilerden oluşuyor.

Damlataş Galerisi ve Gösteri Salonu

Mağaranın görsel açıdan dikkat çekici bölümü olan Gösteri Salonu giriş seviyesinin 7 metre altında yer alıyor. Binlerce yıl boyunca damla damla biriken minerallerin oluşturduğu dev sütunlar zeminden tavana kadar uzanarak doğal bir yer altı katedrali görünümü yaratıyor. Özel ışıklandırma sistemi bu yapıları farklı açılardan aydınlatarak kireç taşının mineral içeriğine göre değişen sarı, krem ve kahverengi tonlarını ön plana çıkarıyor.

Gösteri Salonu’nun devamında giriş seviyesinden 12 metre yüksekte konumlanan Damlataş Galerisi başlıyor. Bu bölümde mineral açısından zengin suların yüzyıllar boyunca damlamasıyla oluşan estetik taş havuzları bulunuyor. Damlataş havuzlarının içinde biriken sular zamanla kristalleşerek özgün şekiller almış. Damlataş Galerisi estetik değeri sebebiyle fotoğrafçılar, oluşumu nedeniyle doğa meraklıları tarafından yoğun bir ilgiyle gözlemleniyor.

Yarasa Galerisi ve Havuzlu Salon

Yürüyüş parkurunun derinliklerinde seni Havuzlu Salon karşılıyor. İçinde hâlâ doğal su birikintileri bulunan salon, mağaranın hidrolojik geçmişinin canlı bir hatırlatıcısı niteliğinde. Sığ gölcüklerin yansıttığı ışık oyunları bu bölümü mağaranın atmosferik köşelerinden biri hâline getiriyor.

Havuzlu Salon’un devamında Yarasa Galerisi yer alıyor. Cüce yarasalar mağaranın ekolojik dengesinin vazgeçilmez bir parçası. Onların varlığı hem böcek popülasyonunu düzenliyor hem dışkılarıyla mağaranın içindeki besin döngüsüne katkı sağlıyor. Ekosistemin bozulmaması adına ziyaretçilerin sessizce geçmesi gereken galeride tavan çatlaklarına tutunarak yaşamlarını sürdüren cüce yarasaları ve doğal yaşam alanlarını gözlemleme şansı bulabilirsin.

İncirliin Mağarası’nın Tarihçesi ve Arkeolojik Buluntular

İncirliin Mağarası tarih öncesi dönemde insanlar için doğal sığınak işlevi görmüş bir yaşam alanı. Yıl boyunca büyük ölçüde sabit kalan sıcaklığı ve güvenli ortamı sayesinde farklı topluluklar tarafından barınak olarak kullanılmış.

Mağarada yapılan arkeolojik kazı çalışmaları, yerleşim geçmişinin yaklaşık 8000 yıl öncesine, MÖ 6000’li yıllara kadar uzandığını ortaya koyuyor. Elde edilen bulgular mağaranın Neolitik ve Kalkolitik Çağ boyunca farklı topluluklar tarafından kullanıldığını gösteriyor. Avcı-toplayıcı toplulukların tarımı keşfedip yerleşik hayata geçiş evrelerine tanıklık eden mağara, kanyon tabanındaki zengin su kaynaklarına ve av sahalarına yakınlığıyla asırlar boyunca önemli bir merkez olmuş.

İncirliin Mağarası Anadolu’nun tarih öncesi yerleşim kültürünü anlamaya katkı sağlayan merkezlerden biri konumunda. Araştırmalar sırasında ortaya çıkarılan Neolitik ve Kalkolitik Çağ iskan izleri bölgedeki toplulukların yaşam biçimlerine dair bilgiler sunuyor. Neolitik Dönem’de henüz tarıma ve hayvancılığa yeni adım atan toplulukların mağarayı hem barınak hem işleme ve depolama alanı olarak kullandığı düşünülüyor. Kalkolitik Çağ’a gelindiğindeyse yerleşimin organize bir hâl aldığı, bakır kullanımının başlamasıyla birlikte toplulukların maddi kültürünün zenginleştiği görülüyor.

Arkeolojik kazılar sonucunda gün yüzüne çıkarılan taş aletler dönemin insanlarının gündelik yaşamında kullandığı araçları gösteriyor. Kesici ve kazıyıcı işlevlere sahip olan bu aletler avcılık faaliyetlerinden gıda hazırlığına kadar farklı amaçlarla kullanılmış olabilir. Kazılarda bulunan pişmiş topraktan seramik parçalarıysa toplulukların üretim teknikleri ve günlük yaşam alışkanlıkları hakkında önemli veriler sunuyor.

Mağarada tespit edilen insan ve hayvan kemiği kalıntıları da bölgenin tarih öncesi yaşamına ışık tutan buluntular arasında. Bulgular İncirliin’in uzun yıllar boyunca insanların yaşamlarını şekillendiren bir merkez olduğunu ortaya koyuyor. Hayvan kemiklerinin türleri ve üzerlerindeki kesik izleri o dönemde hangi hayvanların avlandığını anlamamıza yardımcı oluyor.

Jeolojik mirası ve tarih öncesi buluntuları bir arada barındırması mağarayı Muğla’nın dikkat çekici kültürel ve doğal miras alanlarından biri hâline getiriyor. Sahip olduğu arkeolojik değer nedeniyle 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı statüsünde koruma altında bulunan İncirliin Mağarası araştırmacılar açısından önemini sürdürüyor.

Mağara Ziyareti İçin Önemli İpuçları ve Tavsiyeler

İncirliin Mağarası’nın yer altı dünyasına adım atmadan önce seyahatinin keyifli geçmesini sağlayacak bazı pratik detayları bilmende fayda var. Doğanın milyonlarca yılda şekillendirdiği bu özel oluşumun iklim şartları ve coğrafyası alışılmış turistik açık hava gezilerinden farklı dinamikler barındırıyor. Öncelikle mağaranın sıcaklığının yıl boyunca 17-20 derece aralığında neredeyse sabit kaldığını bilmelisin. Yaz aylarında bir ziyaret planlıyorsan yanına ince bir hırka veya sweatshirt almayı unutma.

Nem oranının yüksek olması nedeniyle mağaranın içindeki zeminler kaygan bir hâl alabilir. Kaymaz tabanlı, bağcıklı spor ayakkabısı veya trekking ayakkabısı giymen bu ziyaret için doğru bir tercih olur. Yürüyüş parkuru yer yer eğimli bir yapıya sahip. Çocuklar için parkur genel itibarıyla gezilebilir olmakla birlikte dar geçişlerde ve basamaklı iniş noktalarında dikkatli olmak gerekiyor. Yaşlı ziyaretçiler veya diz ve bel rahatsızlığı olanlar için dönüşte mağaradan otoparka uzanan yokuş yukarı yürüyüş yorucu olabilir.

Kapalı alanlarda bulunmaktan rahatsız oluyorsan gezmeye başlamadan önce mağaranın yapısını göz önünde bulundurmanda fayda var. İncirliin Mağarası’nın girişi geniş olsa da bazı geçiş noktalarında tavan yüksekliği azalıyor ve koridorlar daralıyor. Klostrofobi veya panik atak rahatsızlığın varsa dikkatli olman tavsiye ediliyor. Mağaranın içindeki nem oranının yüksekliği de solunum yolu hassasiyeti bulunanlar için göz önünde bulundurulması gereken bir faktör.

Mağaradaki sarkıt, dikit ve kireç taşı perdelere kesinlikle dokunmamalı, doğal süreci bozacak müdahalelerden kaçınmalısın. Binlerce yıllık mineral birikimlerinin insanın elindeki asit ve yağ yüzünden kararması tehlikesi mevcut. Ayrıca tarih öncesi katmanların korunması adına yürüyüş platformunun dışına çıkmamalı, mağaranın içine çöp bırakmamalısın. Deneyiminin kalitesini artırmak için mağarayı uzman bir rehber eşliğinde gezmeyi tercih edebilirsin.

Mağaradaki anlarını ölümsüzleştirmek isteyenlerin dikkat etmesi gereken bir kural var: flaşlı fotoğraf çekimi yasak. Bu yasak hem mağara içindeki cüce yarasa kolonilerinin yaşam alanını korumak hem hassas jeolojik yapıların ışık reaksiyonundan zarar görmesini engellemek amacıyla katı biçimde uygulanıyor. Net fotoğraflar çekmek istiyorsan akıllı telefonunun veya kameranın gece modunu/düşük ışık performansını önceden ayarlamayı düşünebilirsin.

İncirliin Mağarası Çevresinde Gezilecek Yerler ve Aktiviteler

İncirliin Mağarası’nın büyüleyici dünyasını keşfettikten sonra seyahatini noktalamak yerine çevredeki muazzam zenginlikleri de içine alan çok yönlü bir gezi rotası çizebilirsin. Gökçeler Kanyonu ve çevresi bir güne pek çok deneyim sığdırmak için ideal bir bölge. Dilersen Milas’ta gezilecek yerler rotana dâhil edebileceğin noktalara yakından bakalım.

Gökçeler Kanyonu Seyir Terası

Seyir terası fotoğraf meraklıları için harika manzaralar sunuyor. Vadiye hâkim konumdaki bu terasta kanyonun derinliklerini ve çevresindeki yemyeşil orman örtüsünü kuş bakışı seyretme fırsatı bulabilirsin. Dilersen seyir terasında bulunan ve vadi manzarasına karşı konumlanan kafede kahveni yudumlayabilirsin.

Trekking (Doğa Yürüyüşü)

Manzaranın tadını çıkardıktan sonra kanyon yürüyüş parkurlarında trekking yaparak bölgenin doğal güzelliklerini yakından keşfedebilirsin. Çam ağaçlarının ve kayalık yamaçların arasından geçen parkurlar doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için keyifli bir deneyim vadediyor. Gökçeler Kanyonu’nun el değmemiş ekosistemi, zengin flora ve fauna çeşitliliğiyle kuş gözlemcileri ve yaban hayatı meraklıları için de ayrı bir cazibe merkezi.

Uyku Vadisi

Uyku Vadisi

İncirliin Mağarası’ndan yürüyerek ulaşmanın mümkün olduğu vadi, sakin atmosferiyle bölgenin saklı kalmış bir diğer cenneti. Uyku Vadisi’nin hemen yakınında akan Hamzabey Çayı ya da diğer adıyla Değirmen Deresi ve Şelaleleri ise buz gibi akan suları ve tarihî değirmen kalıntılarıyla doğa yürüyüşçüleri için bir hazine niteliğinde.

Çatal Mağara

Mağaracılığa ve jeolojiye ilgi duyanlar için Çatal Mağara rotaya eklenebilecek duraklardan biri. İsmini girişinden itibaren iki farklı kola/galeriye ayrılan çatal şeklindeki yapısından alıyor. Çatal Mağara, İncirliin’le aynı karstik sistemin içinde değerlendiriliyor. İncirliin’in aksine turizmden çok bilimsel amaçlarla kullanılan mağaradaki bilimsel çalışmalar devam ediyor.

Beçin Kalesi ve Orta Çağ Türk Kenti

Beçin Kalesi

Kanyonun doğal atmosferinden çıkıp yönünü tarihe çevirmek istersen ilk durağın Beçin Kalesi ve Orta Çağ Türk Kenti olmalı. Burası Menteşe Beyliği döneminden kalma bir açık hava müzesi niteliğinde. Camileriyle, hamamlarıyla ve kervansaraylarıyla Anadolu Beylikleri döneminin izlerini taşıyan bölge Orta Çağ’daki Türk şehir yapısının mümtaz bir örneğini sunuyor. Yüksek bir tepe üzerine kurulu kalenin sunduğu panoramik manzaraysa başlı başına görülmeye değer.

Euromos Antik Kenti (Zeus Lepsynos Tapınağı)

Milas-Bodrum yolu üzerinden kolayca ulaşabileceğin Euromos Antik Kenti, bünyesinde barındırdığı Zeus Lepsynos Tapınağı’yla dünya çapında bir şöhrete sahip. Anadolu’nun iyi korunmuş Roma Dönemi tapınaklarından biri olan yapı, zeytin ağaçlarının yeşilliğinin arasında göğe yükselen büyük sütunlarıyla etkileyici bir silüet meydana getiriyor. Kent sınırlarında yapacağın yürüyüşte antik tiyatro, agora ve sur kalıntılarını inceleyip asırlara meydan okuyan bir tarihin ihtişamına tanıklık edebilirsin.

Bafa Gölü Millî Parkı ve Herakleia Antik Kenti

Bafa Gölü Millî Parkı ve Herakleia Antik Kenti

Bölgedeki tarihî ve doğal rotayı tamamlamak isteyenler için Bafa Gölü Millî Parkı ve göl kıyısındaki Herakleia Antik Kenti görülmesi gereken yerlerden. Eşsiz doğasıyla Bafa Gölü hem kuş gözlemciliği hem antik kent keşfi açısından bölgenin zengin duraklarından biri. Kapıkırı Köyü’nün yakınlarındaki Herakleia kalıntılarıysa göl manzarasıyla bütünleşen atmosferiyle unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Sıkça Sorulan Sorular

İncirliin Mağarası turu ortalama ne kadar sürer?

Mağara turu normal yürüyüş hızıyla ortalama 30-45 dakika kadar sürüyor. Bu süreye mağaranın içindeki sarkıt, dikit ve diğer oluşumların önünde verilen fotoğraf molalarıyla rehber bilgilendirmeleri de dâhil. Ancak otopark alanından mağaranın girişine uzanan yaklaşık 600 metrelik dik ve basamaklı kanyon yolunu inip çıkma süresi ilave edildiğinde İncirliin Mağarası için 1,5-2 saatlik bir zaman dilimi ayırman mantıklı olur.

Uyku Vadisi ve İncirliin Mağarası aynı gün içerisinde gezilebilir mi?

İki destinasyon da Gökçeler Kanyonu’nun sınırları içinde olduğundan bir günde rahatlıkla gezilebilir. Bu yakınlık ziyaretçilere zaman açısından avantaj sunuyor. Sabah saatlerinde mağara gezisini tamamlayıp öğleden sonra Uyku Vadisi’ndeki doğa yürüyüşü rotalarına zaman ayırarak harika bir günlük plan oluşturabilirsin.

İncirliin Mağarası’nda fotoğraf ve flaşlı çekim yapmak serbest mi?

İncirliin’in içinde akıllı telefonunla veya kameranla fotoğraf çekebilirsin. Ancak mağaranın içindeki cüce yarasa kolonilerinin yaşam alanını korumak ve hassas jeolojik yapıların zarar görmesini engellemek amacıyla flaşlı çekim yapmak yasak.

İncirliin Mağarası’nda yeme içme alanı veya kafe var mı?

Mağaranın içinde herhangi bir yeme-içme tesisi bulunmuyor. Fakat mağaraya ulaşım sağlayan patikanın başlangıcında hizmet alabileceğin bir kafe mevcut. Şahsî aracınla geldiysen aracını kafenin bulunduğu noktadaki otoparka da park edebilirsin.

İncirliin Mağarası’nda yaban hayatı veya kuş gözlemciliği yapılabilir mi?

Mağaranın içinde cüce yarasaları izlemek dışında yaban hayatı gözlemi yapma imkânın bulunmuyor. Ancak mağarayı çevreleyen Gökçeler Kanyonu, kuş gözlemcileri ve yaban hayatı meraklıları için tam bir cennet. Kanyonun el değmemiş ekosistemi ve zengin flora-fauna çeşitliliği pek çok ötücü ve yırtıcı kuş türüyle endemik canlıya ev sahipliği yapıyor. Yanına dürbün veya teleobjektifli kamera alarak kanyon patikalarında kuş gözlemciliği ve yaban hayatı fotoğrafçılığı yapabilirsin.

Çatal Mağara ile İncirliin Mağarası birbirine bağlı mı?

Çatal Mağara’yla İncirliin Mağarası’nı birbirine bağlayan bir tünel veya yol bulunmuyor. Bununla birlikte iki mağara da aynı karstik sistemde ve benzer jeolojik süreçlerin sonucunda oluşmuş. Çatal Mağara’daki bilimsel araştırmalar devam ettiği için bu alanın içi şimdilik turistlerin ziyaretine kapalı.

Önceki Yazı
Fethiye Kayaköy

Fethiye Kayaköy Rehberi

Sonraki Yazı
Öğrenci Pasaportu

Öğrenci Pasaportu Nedir, Nasıl Alınır?