Etrafını sarmalamış denizlerin etkisi ve adalı olmanın verdiği rahatlıkla günlerini yumuşak bir akışta geçiren Sicilyalılar, boşuna dünyanın kıskanılan insanları arasında değil. Akdeniz’in stratejik noktasında bulunan ada, güzel kumsalları, dağları ve ovalarıyla, özellikle de Avrupa’nın en büyük yanardağına sahip olması ile doğal güzellikler açısından çok zengin. Bu stratejik konumu sayesinde yüzyıllar boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış ve zengin bir kültür hazinesi bırakmış.
Bu toprakların adı mafya ile anılsa da, aslında mafya artık yalnızca hatıralarda kalmış durumda. Bir de sokaklarda satılan mafya şapkalarında tabii ki… İtalya Turu’na çıkıp Sicilya’nın nadide güzelliklerine yakından tanık olduğunuzda göreceksiniz ki, buranın aslında mafyayla pek de işi olamaz.
Palermo

Adanın eski yerleşimlerinden olan şehir, gelip geçen tüm uygarlıklardan kuvvetli izler taşıyor. Uzun yıllar Araplarda kaldıktan sonra zengin bir emirlik haline gelen, ardından da Norman istilası ile tam bir kültür kargaşası yaşayan bölgede, bu zıt kültürlerin buluşması, kendine has mimarisiyle bir dünya mirası meydana getirmiş. Roma kalıntıları üzerine Araplar tarafından inşa edilen, sonrasında bazı Norman kralları tarafından da kullanılan Normanni Sarayı’na gittiğinizde, bu eklektik karşılaşmanın en etkileyici haline tanık olacaksınız.
Katanya

Etna Yanardağı’nın eteklerinde, İyon Denizi kıyılarında, sayısız koya sahip bu liman kenti, Sicilya’nın ikinci büyük şehri. Aktif bir yanardağ eteğinde konuşlanmanın doğal güzellikler açısından avantajını hissederken, zaman zaman da şehir Etna’nın püskürttüğü lavlardan nasibini almış. Şehrin tarihi zenginliğini gün gibi yansıtan Piazza Republica’da yer alan Duomo di Catania Katedrali ve katedralin bulunduğu meydanda bulunan Fontana dell’Elephante ziyaretlerinizi tamamladınız mı, Katanya’nın en önemli sembollerini de yakından tanımış olacaksınız.
Taormina

İyon Denizi’nin kıyılarını şenlendiren Sicilya’nın en güzel kıyı kenti Taormina… Tauro Dağı’nın eteklerinde, denizin ve dağın müthiş buluşmasını sergiliyor. Her biri denize bakan şirin sokakları, kafeleri, hediyelik eşya dükkanları, güler yüzlü sevimli insanları ile Sicilya’nın mafya sayfasını çoktan kapattığına dair güçlü bir kanıt niteliğinde.
Messina

İtalya anakarasına en yakın nokta olan Messina, tam da bu sebepten Sicilya’nın en önemli şehri olmuştur. Savaş ve depremlerden çok fazla etkilenmiş olmasına rağmen güzel bir liman şehri olmayı ve uçsuz bucaksız plajları ile turistleri çekmeyi her daim başarmış. Altın kumlu plajlarının tadını çıkarmak dışında katedralleri ve tarihi görkemli yapılarıyla da Messina’da görülecek çok şey var.
Cefalu

Şu her zaman İtalyan filmlerinde gördüğünüz sevimli evler ve dar sokaklar var ya… İşte onun “en İtalyan” hallerinden birine Cefalu’da şahit olacaksınız. Cefalu, Palermo yakınlarında yer alan küçük evler, dar sokaklar ve Arap mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan tarihi yapılarıyla gezmeye doyulamayan şirin bir balıkçı kasabası. En güzel Norman katedralleri arasında bulunan Cefalu Katedrali’nin Arap ve Bizans mozaikleriyle süslenmiş olması, Sicilya’nın çok kültürlülüğünün estetik bir şekilde kaynaşmasının tipik bir örneği.