Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Kos Adası Gezilecek Yerler

kos adası gezilecek yerler en popüler yerler yunanistan kos adası gezilecek yerler en popüler yerler yunanistan

Eski adıyla İstanköy olarak bilinen Kos Adası’nın güzelliklerini saymakla bitiremiyoruz ama sen keşfetmeye bir yerden başlamalısın! Doğal güzelliklerinin yanında tarihî mekânlara da ev sahipliği yapan Kos Adası’nda sıkılmak neredeyse imkânsız.

Sen de her sene aynı bölgelerde tatil yapmaktan sıkıldıysan bu rehberimiz tam sana göre. Kos Adası’nda nereleri gezebileceğini rehberimizde detaylıca anlattık. Hazırsan başlayalım!

Asklepion

kos adası gezilecek yerler asklepion yunanistan

İlk durağımız Asklepion. Kos merkezine yakın bir tepede yer alan Asklepion, tıp tanrısı Asklepios’a adanmış antik bir şifa merkezi. Kulağa ne kadar garip geliyor, değil mi? Üstelik tıbbın babası olarak dünyaya nam salmış Hipokrat’ın da burada eğitim aldığı biliniyor. Tıp temellerinin atıldığı bu önemli tıp okulunu görmeden dönmemelisin.

Üç teras üzerine kurulu olan yapının içerisinde tapınak, Roma hamamı ve Apollon sunağı gibi kalıntılar bulunuyor. Konumu sayesinde buradan panoramik olarak Kos ve Ege Denizi manzarasını izlemek de mümkün. Ancak bu alana salı günleri girişler kapalı. Diğer günlerde saat 08.30-15.30 aralığında dilediğin zaman ziyaret edebilirsin.

Hipokrat Ağacı

Neratzia Kalesi’nin önüne geldiğinde Hipokrat ağacını görünce şaşırabilirsin. Adanın en önemli simgelerinden biri de bu ağaç. Hatta efsaneye göre tıbbın babası Hipokrat, bu ağacın altında öğrencilerine ders vermiş. Hipokrat ağacı tam 500 yaşına gelmiş, zamana meydan okuyan bir ağaç. Aklında şu soru oluşabilir: Hipokrat 2400 yıl önce yaşamadı mı? Evet. Kendisinin çok uzun yıllar önce yaşadığı doğru. Hipokrat ağacı da muhtemelen orijinal ağacın bir devamı. Yaşı ne olursa olsun bu ağaç, 12 metrelik devasa gölgelik alanıyla Avrupa’nın en büyük çınarı olarak geçiyor. Ağacın yanında Osmanlı döneminden kalma bir de çeşme bulunuyor.

Neratzia Kalesi (Şövalyeler Kalesi)

Şövalyeler Kalesi olarak da bilinen bu kaleyi Kos limanının girişinde bulabilirsin. Kale, aslında 15. yüzyılda Rodos şövalyeleri tarafından Osmanlı saldırılarından korunmak amacıyla inşa edilmesiyle biliniyor. Bir köprüyle karaya bağlanan Neratzia Kalesi, palmiyeli caddesiyle birlikte çok fotojenik manzaralara imza atıyor.

Yeşil limon ve acı portakal ağaçlarıyla çevrili bu muhteşem yapı Hospitalier mimarisinin de en iyi korunmuş örneklerinden. İki surdan oluşan kalenin içteki suru dört yuvarlak köşe kulesiyle çevriliyken dış suruysa daha büyük ve devasa burçlarla, mazgallarla ve topçu mevzileriyle donatılmış durumda.

Geniş bir hendekle birbirinden ayrılan surlar şimdilerde hendeğin kapatılmasıyla Palmiye Ağacı Bulvarı olarak hizmet veriyor. 2017’deki depremde hasar gördüğü için uzun zamandır restorasyon çalışmaları devam eden Neratzia Kalesi artık ziyaretlere açık.

Zia Köyü

kos adası gezilecek yerler zia köyü

Gün batımının o kızıllığını sen de seviyorsan haydi Zia köyüne! Dikeos Dağı’nın eteklerine kurulan köy Kos Adası’nın en popüler dağ köyü. Begonvillerle süslü taş sokaklarının güzelliği yetmezmiş gibi gün batımıyla da insanı büyülüyor. Özellikle panoramik gün batımı manzaralarıyla ünlü olan bu köy, geleneksel tavernalarıyla ve hediyelik eşya dükkânlarıyla da keyif alacağın bir gezi noktası. Güneşin battığı saatlerde ziyarete gelenlerin sayısında ciddi bir artış olduğundan bu saatlerde restoranlarda yer bulabilmek için önceden rezervasyon yaptırman gerektiğini hatırlatalım.

Eleftherias Meydanı

Kos Adası’nın en hareketli meydanı olan Eleftherias Meydanı’na kesinlikle gitmeni öneriyoruz. Adanın en merkezî yeri burası. Meydanın çevresini şöyle bir dolaşırsan Kos Arkeoloji Müzesi, Defterdar İbrahim Paşa Camii ve Belediye Pazarı gibi önemli yapıları görebilirsin.

Meydana açılan ara sokaklardaysa kafeler ve restoranlar mevcut. Acıktığında burada dilediğin gibi karnını doyurabilirsin. Ada ziyaretçileri akşam gezmeleri, arkadaş buluşmaları gibi aktiviteler için çoğunlukla meydanı tercih ediyor. Adanın sosyal hayatı Eleftherias Meydanı’nda yaşanıyor diyebiliriz.

Antik Agora

İşte gün batımı manzarasının harika olduğu bir yer daha: Antik Agora. Liman yakınında bulunan Antik Agora, o dönemlerde adanın ticari ve sosyal merkezi olarak hizmet veriyorken şimdilerde gün batımını izlemek isteyenlerin akın ettiği arkeolojik bir alan. Hem de bu alana girişler tamamen ücretsiz.

Antik dünyanın en büyük agoralarından olan bu alana geldiğinde MÖ 4. yüzyıla dayanan tarihe tanıklık edebilirsin. Bu arkeolojik alanın içerisinde tapınaklar, hamamlar ve pazar yeri kalıntısı bulunuyor. Sosyal medya hesapların için harika gün batımı fotoğrafları çekmek istersen Antik Agora iyi bir seçenek olabilir.

Roman Odeon

Rotamıza biraz da sanat ekleyelim mi? Cevabın “Evet.” ise seni Roman Odeon’a götürüyoruz. Burası MS 2. yüzyıldan kalma, 750 kişilik restore edilmiş dev bir antik tiyatro. Bu bölge tarihte müzik etkinlikleri ve festivaller için kullanılmasıyla biliniyor. Bu antik tiyatronun en ilginç tarafı protokol için ayrılan ilk dokuz sıranın tamamen mermerden yapılmış olması. Daha önce böyle bir yer görmediysen bu ilgini çekebilir. Girişlerin ücretsiz olduğu Roman Odeon Antik Tiyatrosu’nu gezi listene eklemek istersen salı günleri hariç diğer günler saat 08.30-15.30 arasında dilediğin zaman gidebilirsin.

Casa Romana

Sırada Roma döneminden kalma harika bir villa var. Casa Romana, zengin bir aileye ait 36 odalı lüks Pompeii tipi bir villanın restore edilmiş hâli. Bu yapının tarihinin MS 2. yüzyıla dayandığı söyleniyor. Bu villayı ziyaret ettiğinde Roma dönemi yaşam tarzı hakkında fikir sahibi olabilirsin. Binanın kuzey tarafına doğru ilerlersen Helenistik döneme ait taş işçiliklerini kendi gözlerinle görme şansını elde edersin.

Villayı inceleyenler heykellerden ve özellikle mitolojik sahneleri betimleyen göz alıcı zemin mozaiklerinden söz etmeden geçmiyor. Casa Romana salı günleri ziyarete kapalı. Mozaikleri yerinde görmek istersen diğer günlerde saat 08.00-19.30 arasında burayı ziyaret edebilirsin. Giriş için 2026 yılında 10 avro ücret alınıyor.

Kos Arkeoloji Müzesi

Her köşesi ayrı bir güzellikle çevrili olan adada sıradaki ziyaret noktamız Kos Arkeoloji Müzesi. Tarihe biraz merakın varsa ve müze gezmeyi seviyorsan buraya rahatlıkla gelebilirsin. Üstelik müze İtalyan döneminden kalma harika bir binada yer alıyor. Müzede sergilenen objeler arasında adada yapılan kazılardan çıkarılan Helenistik ve Roma dönemlerine ait heykeller, mozaikler ve seramikler bulunuyor.

Sergilenen eserlerden söz ederken Hipokrat Heykeli’ni de es geçmemek gerekiyor. Müze ziyaretçilerinin en çok fotoğrafladığı eserlerin başında bu heykel geliyor. Eleftherias Meydanı’nda yer alan müzeyi saat 08.00-19.30 arasında dolaşabilirsin. Salı günü kapalı olan müzeye girişlerin 2026 yılına göre 10 avro olduğunu söyleyelim.

Paradise Plajı

kos adası gezilecek yerler paradise plajı

Adanın plajlarından bahsetmeden bu listeyi tamamlayamazdık. Kos Adası’nın en ünlü ve popüler plajlarından biri olan Paradise, ince beyaz kumlarıyla ve turkuaz deniziyle adından sıkça söz ettiriyor. Kos’a ayak basanlar bu plajı görmeden dönmek istemiyor. Deniz burada yavaşça derinleştiğinden çocuklu ailelere de hitap ediyor.

Sen de deniz-kum-güneş üçlüsünden vazgeçemeyenlerdensen mutlaka Paradise Plajı’nı ziyaret etmelisin. Hatta gelmişken plajın sunduğu imkânlar sayesinde su sporlarıyla da eğlenceli vakit geçirebilirsin. Plaja gelirken sadece güneş kremini ve mayonu alsan yeter. Burada şezlong ve şemsiye gibi olanaklar da mevcut.

Agios Stefanos Plajı

İşte tarihî ve doğal güzelliği bir arada sunan muazzam bir yer! Kefalos bölgesine gidersen mutlaka Agios Stefanos plajına uğramalısın. Bu plajı diğerlerinden ayıran en güzel özelliği, sahilde bulunan 5. ve 6. yüzyıllardan kalma erken dönem Hristiyan bazilikası kalıntıları. Bu kalıntılar plaja eşsiz bir atmosfer katıyor.

Plajın tam karşısındaysa üzerinde mavi-beyaz bir şapel bulunan Kastri Adası’nın manzarası yer alıyor. Bu adanın da ayrı ikonik bir manzarası olması ziyaretçilere bambaşka bir keyif veriyor. Agios Stefaos plajına geldiğinde istersen yüzerek veya tekneleri kullanarak Kastri Adası’na ulaşabilirsin.

Kefalos bölgesinde kalıp plajı ve Kastri Adası’nı dolu dolu yaşamak istersen Etstur üzerinden Kos Adası otellerini inceleyebilir, bütçene ve beklentilerine uygun olan bir otelde konaklayabilirsin.

Therma Plajı (Therma Kaplıcaları)

Denizin içinde kaplıca keyfini deneyimlemediysen çok şey kaçırıyorsun demektir! Kos Limanı’na 10 kilometre uzaklıkta bulunan Therma Plajı, ziyaretçilerine doğal bir açık hava SPA deneyimi sunuyor. Bu plajı diğerlerinden farklı kılan özelliği, kayalıklardan denize karışan sıcak termal sularının olması. Volkanik bir plaj olduğundan mineral bakımından son derece zengin olan suyunun şifa verdiğine inanılıyor.

Deniz suyuyla karışan termal suyun sıcaklığı 40 dereceye kadar çıkabiliyor. Buraya geldiğinde sıcak ve mineralli suyun seni gevşettiğini hissedebilirsin. Bu plajın tek zorlayan yönü, ulaşımının dik bir yoldan yapılıyor olması. Herhangi bir tesise de sahip olmadığından buraya gelecek olanların gelmeden önce hazırlık yapması gerekiyor. Sen de bu termal plajı ziyaret edeceksen kendine mayo, havlu, yiyecek gibi ihtiyaçlarını karşılayacak küçük bir çanta hazırlamalısın. Plaja geldiğinde deniz keyfine kısa bir mola verip plajın yakınındaki antik kalıntıları da dolaşabilirsin.

Kefalos Köyü

Kefalos köyü masmavi suları, renkli sokakları ve güneşli havasıyla insanı bambaşka bir dünyaya götürüyor. Adanın güneybatı tarafında bir tepe üzerinde konumlanan bu köy, Kos Adası’nın en güzel plajlarına ev sahipliği yapıyor. Ege Denizi’nin muhteşem manzarasına doymak istiyorsan rotan kesinlikle bu köy olmalı.

Geleneksel bir köy olsa da sahil kesimi daha modern ve turistik. Bölgedeki birçok popüler plaja gitmek için bu köyden geçmek gerekiyor. Köye gittiğinde acıkırsan buradaki restoranlarda deniz ürünlerini mutlaka denemelisin. Hatta geleneksel Yunan mezelerinden feta saganaki ve dakos da yemeğinin yanında harika birer eşlikçi olabilir.

Platani Köyü

platani köyü kos adası gezilecek yerler

“Kos Adası’nda bir Türk köyü göreceksin!” desek ne dersin? Gezimize Kos’un merkezine yaklaşık 3 ila 4 kilometre uzaklıkta bulunan ve bir Türk köyü olan Platani köyü ile devam ediyoruz. 1923 yılındaki Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nden etkilenmeyen ve varlığını sürdürmeye devam eden Türk nüfusu sayesinde bu köyde Türk restoranlarını ve bir camiyi de görmen mümkün.

“Nereye gidersem gideyim Türk yemeklerinden vazgeçemiyorum.” diyorsan bu köyü ve restoranlarını çok seveceksin. Burada yalnızca Türk mutfağını değil, Yunan mutfağını da deneyebilirsin. Platani köyü her ikisini de deneyebileceğin en ideal durak.

Kardamena

Biraz da adanın güney kıyısına uzanalım! Eski bir balıkçı köyüyken şimdilerde hareketli bir tatil beldesine dönüşen Kardamena, özellikle plajlarıyla adından söz ettiriyor. Tatilde biraz hareket ve eğlence arıyorsan restoranların ve barların yoğun olduğu Kardamena, bunun için harika bir yer.

Gençlerin ve eğlence arayanların toplandığı bu alan, canlı gece hayatıyla adanın nabzını yükseltiyor. Kos Adası’ndan dönüşte kendine ve sevdiklerine hediye bakmak istersen bölgede alışveriş olanakları da mevcut.

Tigaki Plajı

“Kos Adası nasıl bir yer?” diye soracak olursan muhtemelen en çok alacağın cevap, “mavinin ve yeşilin buluştuğu yer” olacaktır. İşte, yine o maviliğin ve dinginlik veren yeşilliğin buluştuğu bir plaj: Tigaki Plajı. Burası Kos merkezine yakın, adanın en popüler plajlarından biri olmasıyla yerli ve yabancı çok sayıda kişi tarafından ziyaret ediliyor.

10 kilometre uzunluğundaki Tigaki Plajı’nın ince beyaz kumu ve sığ suları hem yalnız seyahat edenler için hem de aileleriyle gelenler için oldukça ideal. Sığ sulara sahip olması özellikle çocuklu aileler için tercih sebebi. Bu plaja gelirken güneş kremini ve gözlüğünü alsan yeter. Çünkü plaj boyunca çok sayıda taverna, kafe ve tesis yer alıyor. İhtiyaçlarını buradan kolayca karşılayabilirsin. Her şey tamam olduğuna göre geriye sadece güneşin ve suyun tadını çıkarmak kalıyor!

Marmari Plajı

Sırada ruhuna iyi gelecek bir harika bir nokta var! Tigaki’nin devamında yer alan, yine uzun ve kumlu bir plaj olan Marmari Plajı seni huzurlu saatlere davet ediyor. Rüzgârlı olmasından ötürü özellikle rüzgâr ve kite sörfü gibi su sporları için adanın en elverişli noktalarından biri olduğunu belirtelim. Daha önce rüzgâr sörfü yapmayı denemediysen şimdi tam sırası! Bu aktivite bedenine ve zihnine iyi gelebilir. Üstelik bu plaj, Tigaki ile karşılaştırıldığında daha sakin bir atmosfer sunuyor.

Mastichari Köyü ve Plajı

Deniz ürünlerini seven biriysen Mastichari köyünü de çok seveceksin. Çünkü bu köy, taze deniz ürünleri sunan balık restoranlarıyla ünlenmiş durumda. Mastichari köyüne gitmek istersen adanın kuzeybatısına doğru ilerlemen gerekiyor.

Beyaz kumlu plajıyla ve sakin atmosferiyle bilinen bu sahil köyünde taze ahtapot, kalamar ve Yunan salatasını kesinlikle tatmalısın. Buraya gelmişken gün içinde istersen bu köye komşu olan Kalimnos Adası’na da gidebilirsin. Köyden adaya ulaşım feribotlarla sağlanıyor.

Plaka Ormanı

Adanın iç kesimlerine doğru ilerlediğinde Plaka Ormanı’nı görebilirsin. Burası çam ağaçlarıyla kaplı serin ve gölgelik bir alan olduğundan doğayla iç içe, huzurlu anlar yaşamak isteyenler için ideal. Burada kendi başına yürüyüşe çıkabilir, ormandaki tavus kuşlarını yakından inceleyebilirsin. Bu ormanda kediler ve tavus kuşları serbestçe dolaşabiliyor. Kuş sesleri, tavus kuşunun muhteşem görüntüsü ve ormanın huzurlu atmosferi sana dinginlik verebilir. Plaka Ormanı yaz sıcaklarından kaçmak ve piknik yapmak için ideal bir konum.

Antimachia Kalesi

antimachia kalesi yunanistan adaları

Adından da anlaşılacağı üzere Antimachia Kalesi, Antimachia köyü yakınlarında bulunuyor. Kale, 14. yüzyılda St. Jean Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş etkileyici bir Orta Çağ kalesi. Geniş surların içinde bulunan ve günümüze kadar sağlam kalmayı başarmış Agia Paraskevi ve Agios Nikolaos kiliseleri keşfedebileceğin noktalar. Antimachia Kalesi, stratejik bir konuma sahip. Bundan ötürü adanın ve Ege Denizi’nin nefes kesen manzarasını görmek istersen kaleye çıkabilirsin. Kaleye girişler de tamamen ücretsiz. Kaleyi dilediğin zaman görebilirsin.

Gazi Hasan Paşa Camii

Hipokrat Ağacı’nın tam karşısında yer alan ve 1786’da Cezayirli Hasan Paşa tarafından yaptırılan Gazi Hasan Camii, kesme taş mimarisi ve iki katlı yapısıyla öne çıkıyor. 2017 yılında yaşanan depremden ötürü büyük hasar gören caminin 2026 itibarıyla ziyaretlere kapalı olduğunu belirtelim.

Lambi Plajı

Kos’un merkezinde gidebileceğin en yakın plajlardan biri Lambi Plajı. Öyle ki buraya yürüyerek veya bisikletle çok kısa bir sürede ulaşabilirsin. Lambi Plajı’nın uzun sahil şeridi boyunca çok sayıda plaj işletmesi, kafe ve restoran mevcut. Bu dükkânlardan birinde soğuk bir şeyler içerek serinleyebilirsin.

Şehir kalabalığından ve araç trafiğinden uzaklaşmak için sığ ve genellikle de dalgasız denizi olan Lambi Plajı nokta atışı bir konum. Çocuğu olan biriysen hiç endişelenme. Bu plaj çocuklu aileler için de oldukça ideal. Plaja geldiğindeyse sahildeki değirmende fotoğraf çekinip bu keyifli gezintiyi ölümsüzleştirebilirsin. Buranın sahildeki en popüler fotoğraf noktası olduğunu söyleyebiliriz.

Camel Plajı

Kefalos bölgesinde adanın geneline kıyasla daha sakin ve korunaklı bir yere gidelim. Tatildeyken daha sakin ve huzurlu alternatifleri değerlendirmek isteyenler için Camel Plajı tüm bu istekleri yerine getiriyor. İki küçük koydan oluşan plaja dik ve toprak bir yoldan iniliyor. Bu yüzden yürüyüş ayakkabılarını giymek daha iyi olabilir. Açık ayakkabılar topraklı yolda seni zorlayabilir. Yolun bu kadar meşakkatli olması nedeniyle ziyaretçi sayısı hayli az. Eğer “Ben üşenmem, bu yola çıkarım.” diyorsan hiç durma! Yolculuğun sonunda muhteşem bir deniz seni karşılayacak. Hatta plajın tepesine çıkarsan güzel manzaralı harika bir restoranda yemek yeme fırsatı da bulabilirsin.

Ne yiyeceğine henüz karar vermediysen “Yunan Adalarında Ne Yenir” başlıklı yazımızı inceleyebilirsin. Yunan mutfağına dair her şeyi bu rehberde!

Kastri Adası

kastri adası

Berrak suları seviyorsan Kastri Adası seni beklentilerinin çok ötesiyle karşılayacak! Agios Stefanos Plajı’nın karşısında yer alan, Kos’un en ikonik manzaralarından birini oluşturan küçük ve kayalık ada, ziyaretçilerinin doğayla bütünleşmesini sağlıyor.

Adanın üzerinde bulunan mavi ve beyaz renkli St. Nicolas Şapeli adayı bir kartpostal güzelliğine kavuşturuyor. Üstelik bu adaya sahilden yüzerek ulaşmak bile mümkün. Yine istersen kano veya deniz bisikleti kullanarak da adaya ulaşabilirsin. Girişlerin tamamen ücretsiz olduğu bu bölgeye gün içerisinde dilediğin kadar gelebilirsin.

Kos Belediye Pazarı

Kos Adası sadece plajlardan ibaret değil. Kos Belediye Pazarı, İtalyan döneminden kalma tarihî bir binanın içinde yer alan kapalı bir çarşı. Eleftherias Meydanı’nda bulunan bu pazarın içerisine girdiğinde adaya özgü yerel ürünler, baharatlar, zeytinyağı, bal ve hediyelik eşyanın satıldığını görebilirsin. İstersen buradaki baharatlar ve yerel ürünlerden alarak kendi evinde Yunan mutfağına özgü yemekleri deneyebilirsin. Turistik bir nokta olmasına rağmen adaya ait yerel lezzetleri bulabileceğin en iyi yerlerden biri bu pazar.

Pyli Köyü

Şimdi de geleneksel taş evleriyle ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerini bambaşka bir dünyaya götüren otantik bir yere gidiyoruz! Pyli köyü adanın iç taraflarında konumlanıyor. Daha önce hiç Yunan köyünde kalmadıysan muhteşem anılar biriktireceğin bu köyü es geçme deriz.

Köyün yakınlarında bir de terk edilmiş Bizans köyü olan Paleo Pyli kalıntıları var. Tarih meraklıları için bu kalıntılar görülmeye değer. Pyli köyünün aslan başlı antik çeşmelerini de unutmamak gerekiyor. Bu köyün meşhur olmasının diğer bir sebebi de çeşmelerden akan doğal kaynak suyu.

Limnionas Plajı

Masmavi bir dünya fikri sana hoş geliyorsa yönümüzü Linmionas Plajı’na çevirebiliriz. Kefalos’un batı ucunda yer alan bu plaj daha çok rüzgârdan korunaklı, küçük ve sakin bir koy olması nedeniyle tercih ediliyor. Huzurlu bir yüzme deneyimi sunduğu için yerli yabancı çoğu kişi bu plaja akın ediyor. Daha sakin bir anda gitmek istersen insan kalabalığının daha az olduğu sabahın erken saatlerini tercih edebilirsin. Koyun hemen üzerinde bir de balık tavernası var. Acıktığında buradaki taze deniz ürünlerinden tüketebilirsin.

Agios Stefanos Bazilikası

agios stefanos bazilikası

Agios Stefanos Plajı’na gittiğinde hemen denizin kenarında bulunan ve tarihi 5. ve 6. yüzyıllara kadar dayanan Agios Stefanos Bazilikası’nı fotoğraflamalısın. Üç katlı, iki adet erken Hristiyan bazilikasından oluşan kompleks, 1932 yılında İtalyan arkeolog Luciano Lorenz tarafından keşfedilmiş. Günümüze ulaşan sütunları ve yer yer görülebilen mozaik zeminleriyle tarihi ve denizin eşsiz maviliğini iç içe sunan etkileyici bir arkeolojik alan. Bu kompleks, karşısında duran Kastri adacığı ve büyüleyici Agios Nikolaos şapeliyle bütünleşerek muazzam bir şölen sunuyor.

Antik Gymnasium

Rotamızı girişlerin ücretsiz olduğu harika bir alana çeviriyoruz. Antik Gymnasium, içerisinde Afrodit ve Herakles tapınaklarının kalıntıları, antik stadyum ve hamamlar gibi yapıları bulundurduğundan bölge, Batı Arkeolojik Alanı olarak da biliniyor. Burası Antik Yunan’da atletlerin eğitim yaptığı bir merkezmiş. Kompleksin tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar dayanıyor. Bu alana istediğin zaman gidebileceğini de hatırlatalım.

Defterdar İbrahim Paşa Camii

Eleftherias Meydanı’nın ne denli eşsiz yapılara ev sahipliği yaptığından bahsetmiştik. Burada bir de Osmanlı camisi mevcut. Defterdar İbrahim Paşa Camii, 1724 yılında inşa edilmiş. Camiye baktığında klasik Osmanlı mimarisinin bir örneği olduğunu görebilirsin.

Tek şerefesi bulunan cami, 2017 yılında yaşanan depremden dolayı maalesef ciddi bir hasar almış. Minaresinin yıkılmasından dolayı şimdilerde ziyarete kapalı. Yunanistan Kültür Bakanlığı, caminin restore edilmesi için çalışmaları sürdürüyor.

Agia Paraskevi Kilisesi

Listemizin son sırasında hayli dikkat çekici bir yapı var. Kos Adası’nın simge yapılarından olan Agia Paraskevi, bir Ortodoks kilisesi. Eleftherias Meydanı’nın hemen arkasında bu kiliseyi görebilirsin. Neobizans tarzındaki kiliseye bakıldığında ilk dikkat çeken şey, mavi kubbesi ve mimarisi. Bu yapı ilk bakıldığı zaman büyük mavi kubbesi ve yanındaki diğer küçük kubbelerle İstanbul’daki Ayasofya Camii’ni anımsatıyor. Duvarlarındaki kemerli pencereler ve sarımsı taş işçiliğiyse yapımında Bizans yapılarından esinlenildiği düşüncesini pekiştiriyor. Kilise, 2017 yılında yaşanan bir depremden ağır hasar aldığından dolayı gitmeden önce güncel ziyaret durumunu kontrol etmelisin.

Kos Adası gezi rehberimizin sonuna geldik. Kos Adası’na gitmeden önce nereleri görmen gerektiğini detaylarıyla birlikte öğrendin. Şimdi tüm bu eşsiz destinasyonları keşfetme zamanı!

Önceki Yazı

Umreye Gitmek Ne Kadar? Uçak Bileti, Otel ve Ek Masraflar