Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Polonya’da Gezilecek Yerler

polonya gezilecek yerler popüler rotalar polonya gezilecek yerler popüler rotalar

Rotanı Orta Avrupa’ya çevirmeye hazır mısın? Rehber niteliğindeki bu yazımızda Polonya’da mutlaka görmen gereken yerleri senin için bir araya getirdik.

Her köşesinde ayrı bir deneyim sunan Polonya seni bekliyor! Polonya tatilinde ihtiyacın olabilecek pek çok bilgiyi burada bulabilirsin. Hadi gel; hangi şehirleri görmek gerekir, nerede ne yenir gibi daha birçok sorunun cevabını birlikte bulalım.

Varşova

varşova polonya gezilecek yerler

Listemizin ilk sırasında Polonya’nın başkenti Varşova var. Polonya’nın en büyük şehri olan Varşova, Vistül Nehri’nin kıyısında yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda büyük hasar alan şehir, her şeye rağmen Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğmuş. Varşova’yı şöyle bir incelediğinde şehrin geleneksel ve modern dokuyu bir arada sunduğunu görebiliyorsun.

Varşova’nın en eski yerleşim bölgesi olan Eski Şehir, 76 hektarlık devasa bir alanı olan Lazienki Parkı ile Kültür ve Bilim Sarayı şehrin turistik noktaları. Ünlü besteci Frederic Chopin de bu şehirde doğmuş. Hatta ünlü sanatçının adının verildiği bir de müze mevcut. Varşova, Polonya’ya özgü olan meşhur Pierogi’yi tatmak için de ideal!

Varşova Eski Şehir Bölgesi (Stare Miasto)

İkinci Dünya Savaşı’nın tamamen yok ettiği Stare Miasto; eski resimlerine, fotoğraflarına ve planlarına sadık kalınarak yeniden inşa edilmesiyle bilinen tarihî bir bölge. Polonya halkının azminin bir sembolü hâline gelen bu bölge, rengârenk evlerle çevrili Pazar Meydanı, Kraliyet Kalesi ve şehrin simgesi hâline gelen Deniz Kızı Heykeli gibi turistlerin ana durak noktaları olan yerlere de ev sahipliği yapıyor. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında o tarihî atmosferi yaşayarak dolaşmanın inanılmaz keyifli olduğu Stare Miasto, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.

Lazienki Parkı

Doğayla iç içe yürüyüş yapmak, güzel bir gölde gezintiye çıkmak veya sadece dinlenmek istediğinde Lazienki Parkı sana tam da aradığın atmosferi sunacak. Şehrin içindeki karmaşadan kaçanların uğrak noktası olan bu park Varşova’nın en büyük ve en güzel parkı.

Lazienki Parkı’nda yer alan ve “Su Üzerindeki Saray” olarak da bilinen Lazienki Sarayı, parkta göreceğin en ünlü yapı. Üstelik parkın içinde bir de Chopin adına dikilmiş bir anıt bulunuyor. Yaz aylarında buraya gelirsen ücretsiz piyano resitallerine katılma fırsatı da yakalayabilirsin.

Wilanow Sarayı

“Polonya’nın Versailles’ı” olarak anılan Wilanow Sarayı, İkinci Dünya Savaşı’nda hasar görmeden kurtarılabilen nadir yapılardan. Barok mimarisinin bir şaheseri olan bu saray, Varşova’nın en önemli tarihî yapıları arasında bulunuyor. Dışarıdan baktığında muhteşem bahçelerinin etkisi altında kalacak, sarayın içerisinde yer alan sanat koleksiyonlarını ve tarihî odalarını gördüğündeyse buraya büsbütün hayran olacaksın!

Kültür ve Bilim Sarayı

Sovyet döneminden kalan ve Stalin’in Polonya halkına hediyesi olarak inşa edilen Kültür ve Bilim Sarayı; tiyatro, sinema ve müze gibi birçok kültürel mekâna da ev sahipliği yapıyor. Buraya gelen ziyaretçilerin sarayda en çok ilgisini çeken kısım 30. katta bulunan gözlem terası. Saray, Varşova’nın silüetine hâkim olduğundan terastan bakıldığında panoramik Varşova manzarası görülebiliyor. Buraya giriş için herhangi bir ücret ödemen de gerekmiyor.

Krakow

krakow polonya gezilecek yerler

Vistül Nehri’nin kıyısında yer alan Krakow, Polonya’nın eski başkenti olmasıyla biliniyor. Krakow Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden. Bu özelliğinden dolayı da tarihî merkezi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Krakow için Polonya’nın kültürel kalbi diyebiliriz.

Krakow’a geldiğinde Ana Pazar Meydanı, Wawel Kalesi, Kazimierz ve Meryem Ana Bazilikası gibi turistik noktaları ziyaret edebilirsin. Hatta buraya kadar gelmişken Krakow’a hayli yakın mesafede olan Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı ve Wieliczka Tuz Madeni’ne de uğrayabilirsin. Bu bölgelere yapacağın günlük geziler için Krakow’un bir merkez görevi üstlendiğini söyleyebiliriz.

Krakow Eski Şehir Meydanı (Rynek Glowny)

Burası Krakow’un nabzının attığı popüler bir yer. Aslında bu bölgenin popüler olmasının nedeni meydanı çevreleyen ikonik yapılar. Meydanın tam ortasında yer alan Kumaş Pazarı, dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri kabul ediliyor.

Meryem Ana Bazilikası farklı yükseklikteki iki kulesiyle dikkat çekiyor. Buradaki efsaneyse şöyle: Tatar istilası sırasında bir nöbetçi, Krakow halkını uyarmak için borazanı çalarken hayatını kaybediyor. Bu olaydan sonra nöbetçinin anısını yaşatmak için her saat başı trompet melodisi çalınıyor.

Meydandaki Eski Belediye Binası Kulesi 19. yüzyılda yıkılan eski belediye binasından geriye kalan tek şey. Kule bu özelliğini perçinlercesine hafif eğik bir yapıya sahip. 70 metre uzunluğundaki kuleye tırmanıp meydanın ve Eski Şehir’in göz alıcı görünen panoramik manzarasını izleyebilirsin.

Wawel Kalesi

Wawel Tepesi’nde konumlanan bu kompleks yüzyıllar boyunca Polonya krallarının ikametgâhı ve taç giyme yeri olmuş. Dolayısıyla Polonya’nın ulusal kimliği için büyük öneme sahip. Komplekse girdiğinde seni Wawel Katedrali, Kraliyet Daireleri ve Hazine Dairesi bölümleri karşılıyor. Kale, çeşitli kalıcı sergilere ve mevsimsel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Hatta bazı sergilere girişler ücretsiz.

Efsaneye göre kalede yaşayan bir ejderha kasabadaki köylülerin huzurunu kaçırıyor. Günlerden bir gün genç ayakkabıcı Skuba bu ejderhaya zehirli bir kükürtlü et yediriyor ve ejderha bu acıdan kurtulmak için nehirdeki suyu içiyor. Ne kadar su içse de ateşi sönmeyen ejderha patlayarak ölüyor. Köylü de ejderhanın bu yenilgisini anmak için nehir kenarına alev püskürten bir heykel yaptırıyor. Wawel Kalesi’ni ziyaret edip bu heykeli görmeye ne dersin?

Schindler’in Fabrikası

İkinci Dünya Savaşı sırasında 1200’den fazla Yahudi’yi Holokost’tan kurtaran Oskar Schindler’in eski emaye fabrikası şimdilerde müze olarak hizmet veriyor. Hatta bu fabrika bir zamanlar Steven Spielberg’in “Schindler’in Listesi” filmine konu oldu. Bu müze Nazi işgali altındaki Krakow’da yaşananları ve Schindler’in hikâyesini ziyaretçilerine etkili bir şekilde anlatıyor. Buraya gelenler duygusal olarak yoğun bir deneyim yaşama fırsatı buluyor.

Seni zaman yolculuğuna çıkaracak bu müzeyi sıra beklemeden gezmek için biletini önceden internet üzerinden alabilirsin. Müzeye girişler 120 Polonya zlotisinden başlıyor. Müze her ayın ilk salı günü ziyarete kapalı oluyor. Pazartesi günü saat 10.00-14.00 arasında, salı ve pazar günleriyse saat 09.00-19.00 arasında ziyaret edebilirsin.

Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı

auschwitz birkenau toplama kampı polonya gezilecek yerler

Şimdi Nazi Almanyası’nın en büyük toplama kampına gidiyoruz. Burada duygulanmamak elde değil. Krakow’a yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Oswiecim kasabasında yer alan Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı, insanlık tarihinin en karanlık dönemine tanıklık ediyor.

Holokost’un simgesi hâline gelen bu yerde ziyaretler Auschwitz I ve Auschwitz II-Birkenau olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Buraya yapılan ziyaretler turistik bir geziden çok burada yaşanan zorlu mücadeleyi hatırlamak ve tarihten ders almak için yapılan bir anma. Toplama kampında yoğun ziyaretçi trafiği olduğu için buraya düzenlenen rehberli turlar günler öncesinden bile dolabiliyor. Bu nedenle gitmeden önce biletini internetten alman gerekiyor.

Wieliczka Tuz Madeni

wieliczka tuz madeni polonya gezilecek yerler

Daha önce hiç tuz madeni görmüş müydün? Listemizdeki sıradaki yer dünyanın en eski tuz madenlerinden olan Wieliczka Tuz Madeni. Krakow yakınlarında bulunan bu maden yerin yüzlerce metre altında tamamen tuzdan oyulmuş şapeller, heykeller ve hatta bir yer altı gölü barındırıyor. Sahip olduğu bu büyüleyici güzellikler sayesinde UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak korunuyor.

Madene gelen ziyaretçilerin en etkilendiği bölüm Aziz Kinga Şapeli. Burası avizelerinden sunaklarına kadar her detayı tuzdan oyulmuş bambaşka bir dünya. Bu madene yapılan ziyaretler yalnızca rehberli turlar eşliğinde sağlanıyor. Madende yer altına inebilmek için çok sayıda merdiven bulunduğundan buraya gelirken yürüyüş ayakkabılarını giymende fayda var.

Gdansk

Burası Polonya’nın Baltık Denizi kıyısındaki en önemli liman kentlerinden. Şehir, Orta Çağ’dan kalma mimarisiyle Hansa şehri kimliğini günümüzde de güçlü bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca burası dayanışma hareketinin doğum yeri olduğundan Polonya’nın yakın tarihinde de önemli bir rol oynuyor. Şehre geldiğinde rengârenk cepheli binalarıyla ünlü Uzun Pazar’ı, 17. yüzyıldan kalma bronz heykeliyle Gdansk şehrinin denizle olan bağını temsil eden Neptün Çeşmesi’ni ve Orta Çağ Avrupası’nın en büyük ve eski ahşap liman vinci olan Zuraw’ı görme şansını elde edebilirsin. Dünyanın en büyük tuğla kilisesi olan ihtişamlı Aziz Meryem Kilisesi’nin de bu şehirde olduğunu hatırlatalım. 25 bin kişiyi ağırlayabilen katedral çalkantılı geçmişine rağmen tarihî formunu koruyarak bugünlere gelmeyi başarmış.

Sopot

sopot polonya gezilecek yerler

Sopot, Polonya’nın Baltık Denizi kıyılarında “Üç Şehir” olarak anılan Gdansk-Sopot ve Gdynia arasındaki en küçük ve sevimli olan şehir. Sopot’a geldiğinde gezmeye nereden başlayacağını bilemiyorsan Avrupa’nın en uzun ahşap iskelesi ve Sopot’un en önemli simgesi olan Sopot Molo’sundan başlayabilirsin.

Sonrasında canlı plajları olan ve hareketli yaya caddesiyle bilinen Monciak’ı, ardından ilginç mimarisiyle dikkat çeken eğri ev Krzywy Domek’i ziyaret edebilirsin. Buraya geleceksen özellikle yaz aylarında gelmeni öneriyoruz. Çünkü Sopot özellikle yaz aylarında popüler olan bir tatil ve eğlence merkezi.

Gdynia

Şehir üçlemesinin sonuncusuna geldik. Üç Şehir bölgesinin en genç ve modern üyesi olan Gdynia, 20. yüzyılda küçük bir balıkçı köyünden modern bir liman kentine dönüşmesiyle daha da ilgi çekici hâle gelmiş. Şehri kuş bakışı incelediğimizde modernist mimarinin en güzel örneklerini barındırdığını söyleyebiliriz. Limanı ziyaret ettiğinde burada demirlemiş olan Dar Pomorza yelkenlisini ve ORP Blyskawica savaş gemisini yakından inceleme fırsatı bulabileceksin.

Eğer sen de denizcilikle veya okyanus bilimiyle ilgiliysen Gdynia Akvaryumu senin için harika bir nokta olabilir. Akvaryum pazartesi-pazar günleri 10.00 ile 17.00 arası açık ancak bilet gişesi ve girişler 16.30’da kapanıyor. Burada 8 sergi salonu bulunuyor. Amazon’un yoğun tropik bölgelerinden Pasifik’in açık okyanusuna, Baltık Denizi’nden Kuzey Atlantik’in soğuk sularına kadar çeşitli biyotopların sakinlerini burada görme şansın var. Su altı dünyasının güzelliğini tam anlamıyla keşfedebilmek için onu olabildiğince iyi tanımanın önemli olduğunu belirtelim. Bu akvaryum bu dünyayı tanımanın ilk adımı olabilir!

Wroclaw

Oder Nehri’nin üzerinde yer alan Wroclaw, çok sayıda ada ve yüzlerce köprüye sahip. Hatta bu özelliğinden dolayı yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından “Polonya’nın Venedik’i” olarak anılıyor. Wroclaw şehrinin en heyecan verici yanı, sayısı 400’den fazla olan ve şehrin dört bir yanına gizlenmiş küçük bronz cüce heykelleri! Bu heykelleri aramak, şehri keşfetmenin en eğlenceli hâli olabilir.

Burada Avrupa’nın en büyük ve güzel meydanlarından biri olan Pazar Meydanı ve Gotik Belediye Binası görülmeye değer noktaların başında geliyor. Şehirdeki en eski bölüm olan Katedral Adası ise şehre hayli romantik bir atmosfer katıyor. Gaz lambalarıyla aydınlatılan ada, akşam vakitlerinde ışıl ışıl görüntüsüyle seni kendine hayran bırakabilir.

Poznan

poznan polonya gezi rehberi

Şimdi seni Polonya’nın en eski ve en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Poznan’a götürüyoruz! Burası Warta Nehri’nin kıyısında bulunuyor. Şehir; Rönesans tarzında inşa edilmiş, üç kuleyle taçlandırılmış Belediye Binası Ratusz ve Eski Pazar Meydanı ile ünlü. Hatta bu iki yer için şehrin can damarı desek yanlış olmaz. Burada muhtemelen hayatında daha önce görmediğin detaylarla karşılaşman çok olası.

Efsaneye göre belediye binasındaki büyük bir ziyafet sırasında meydanda iki keçi birbirine girmiş. Kavgaya tanıklık eden belediye başkanı da kuledeki saate guguk eklemek yerine bu iki keçiyi anımsatması için keçi figürü ekletmiş. Saat geldiğinde keçiler çıkıp boynuzlarını tam 12 kez birbirine vuruyor.

Poznan’a geldiğinde Polonya’nın ilk katedralinin yer aldığı Katedral Adası’nı ziyaret etmeden dönmemelisin. Burası Hristiyanlığın doğduğu yer olarak kabul ediliyor. Ayrıca görmen gereken bir diğer yerse şu an bir kültür merkezi olarak hizmet veren İmparatorluk Kalesi. Burada sinema, sergi salonları ve kafeler yer alıyor.

Zakopane ve Tatra Dağları

Rotamızı Polonya’nın en güneyine çeviriyoruz. Tatra Dağları’nın eteklerinde konumlanan Zakopane, Polonya’nın kış başkenti olarak bilinen popüler bir tatil beldesi. Eğer kış sporlarını seviyorsan burası kayak ve snowboard için oldukça ideal bir destinasyon.

Yazın gitmek istersen dağ yürüyüşü veya tırmanış yapabilirsin. Şehirde ahşap mimarisi ve yerel Goral kültürünün öne çıktığını söyleyebiliriz. Krupowki Caddesi; mağazalar, restoranlar, hediyelik eşya dükkânları bulunduran hareketli bir yürüyüş yolu. Buradan kendine veya sevdiklerine birer hediye alabilirsin. Tatra Dağları manzarasını izlemek istersen cam tavanlı modern vagonları olan Gubalowka tepesine çıkan füniküleri kullanabilirsin. Hazır buraya gitmişken buranın meşhur yöresel lezzeti olan oscypek peynirini de mutlaka denemeni öneriyoruz.

Morskie Oko Gölü

morskie oko gölü polonyada gezilecek yerler

İsmi “denizin gözü” anlamına gelen ve kristal berraklığındaki sularını çevreleyen sarp dağ zirveleriyle masalsı bir manzarası olan bu göl, Tatra Dağları Millî Parkı sınırları içerisinde bulunuyor. Bu göl, güzelliğinin yanı sıra Polonya’nın en büyük ve en ünlü buzul gölü olmasıyla da öne çıkıyor.

Göle ulaşım parkın girişinden başlıyor. Yaklaşık 2 saat civarı süren keyifli bir yürüyüşle veya at arabası yolculuğuyla göle ulaşabiliyorsun. Gölü ziyaret edenlerin arasında doğa fotoğrafçıları ilk sırada geliyor. Bu muhteşem manzarasıyla göl, Polonya’ya giden herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer.

Malbork Kalesi

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Malbork Kalesi’ni diğer kalelerden ayıran özelliği dünyanın yüz ölçümü bakımından en büyük kalesi ve en büyük tuğla yapısı olması. 13. yüzyılda Töton Şövalyeleri tarafından inşa edilen bu devasa gotik yapı, Nogat Nehri’nin kıyısında konumlanıyor.

Kalenin Yüksek Kale, Orta Kale ve Alt Kale olmak üzere üç ayrı bölümden oluşan karmaşık bir yapısı var. Tarih meraklılarının yoğun ilgisine maruz kalan kaleyi sen de mutlaka gezmelisin. Orta Çağ askerî mimarisinin bu başyapıtını tümüyle gezmek sadece birkaç saatini alacak.

Torun

Vistül Nehri’nin kıyısındaki bir Orta Çağ kenti olan Torun şehri, ünlü gökbilimci Nicolaus Copernicus’un doğum yeri olarak biliniyor. İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinden kurtulmayı başarmış ve hasar görmeden günümüze ulaşmış olan bu tarihî merkez, gotik tuğla mimarisinin de en iyi örneklerinden. Sağlam kalmayı başarmış bu güzel şehir UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alıyor.

Torun’a gittiğinde biraz da mutfağına şans vermeye ne dersin? Bu bölge pierniki adını verdikleri geleneksel zencefilli kurabiyelerle ünlenmiş durumda. Bunun yanı sıra Zencefilli Kurabiye Müzesi’ne gidersen kendi kurabiyeni yapma deneyimini de yaşayabilirsin. Bu kısa ve eğlenceli deneyimden sonra şehri keşfetmeye Eğik Kule ve Eski Belediye Binası gibi önemli yapılarla devam edebilirsin.

Lodz

Eski fabrika binalarının restore edilerek modern sanat merkezlerine, alışveriş merkezlerine ve restoranlara dönüştürüldüğü Lodz, Polonya’nın en büyük üçüncü şehri. 19. yüzyılda bir tekstil endüstrisi merkezi olarak büyüyen bölgede dönüşümün en iyi örneğiyse kesinlikle devasa bir sanat, eğlence ve ticaret kompleksi olan Manufaktura.

Manufaktura, alışveriş merkezi tarihî dokuyu modernizmle harmanlamayı başarmış diyebiliriz. Öyle ki bu özelliğiyle Lodz’un simgelerinden biri olarak anılıyor. Buraya gittiğinde dilediğin gibi alışveriş yapabilir, eğlence alanlarında vakit geçirebilirsin. Bu komplekste Polonya mutfağını ya da dünya mutfaklarını deneyebileceğin restoranlar mevcut. Lodz şehrini ziyaret ettiğinde Avrupa’nın en uzun yaya caddelerinden biri olmasıyla ünlenen Piotrkowska Caddesi’ne de uğramalısın. Bu cadde için şehrin ana arteri ve sosyal yaşam merkezi dememizde hiçbir sakınca yok!

Lublin

lublin polonya gezi rehberi

Şimdi gözlerimizi Polonya’nın doğusuna çevirelim! Lublin şehri, Polonya’nın doğusundaki başlıca metropollerden. Polonya’nın 8. büyük bölgesi olan Lublin, önemli bir akademik ve kültürel merkez olmasıyla da fark yaratıyor. Şehrin dikkatleri üzerine çeken yapısının Lublin Kalesi olduğunu söyleyebiliriz. Kalede Gotik Kule ile Kutsal Üçlü Şapeli’ndeki değerli Bizans freskleri gibi farklı dönemlerden yapılar mevcut.

Lublin’in Batı ve Doğu kültürlerinin bir kesişim noktasında yer alan, iyi korunmuş bir Eski Şehir merkezi olması da öne çıkan özelliklerinden. Bu bölgeyi dolaştıktan sonra merkeze yakın bir konumda bulunan Majdanek Toplama Kampı Müzesi’ni ziyaret ederek şehrin trajik geçmişine tanıklık edebilirsin.

Czestochowa ve Jasna Gora Manastırı

Şimdi seni biraz daha mistik bir atmosfere, Polonya’nın ruhani başkentine götürüyoruz. Czestochowa şehri, Polonya’nın önemli hac merkezi olarak herkesin ilgisini çekiyor. Bu şöhretini her yıl milyonlarca hacıyı çeken Jasna Góra Manastırı’na borçlu olduğunu söyleyebiliriz. Manastır, mucizevi olduğuna inanılan ve Polonya’nın ulusal ve dinî simgesi hâline gelen Kara Madonna ikonasına da ev sahipliği yapıyor. Manastır dinî öneminin yanı sıra son derece etkileyici bir kale kompleksi. Buraya gelirken fotoğraf makineni yanına almayı unutmamalısın!

Bialowieza Ormanı

bialowieza ormanı polonya gezi rehberi

Bialowieza Ormanı, Polonya ve Belarus sınırlarında bulunuyor. Avrupa’nın son ama oldukça büyük olan bu ilkel ormanı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de girmeyi başarmış. Ormanın ünlü olmasındaki temel etken Avrupa bizonuna ev sahipliği yapması.

Devasa bir kara memelisi olan Avrupa bizonunu doğal ortamında görmek, senin için unutulmaz bir deneyim olabilir. Orman çok sıkı korunduğu için buraya yapılacak ziyaretlerde yalnızca lisanslı rehberler tarafından gerçekleştirilen gezilere izin veriliyor. El değmemiş doğası, zengin biyoçeşitliliği ve vahşi yaşamı gözlemleme imkânıyla doğa tutkunları için eşsiz bir destinasyon.

Slowinski Millî Parkı

Hareketli kum tepeleriyle ünlü Slowinski Millî Parkı, Baltık Denizi’nin kıyısında yer alıyor. Eşsiz güzellikteki bu park, rüzgârlarla sürekli yer değiştiren devasa kumullarının âdeta bir çöl manzarası oluşturmasından dolayı Polonya sahrası olarak da anılıyor. Lacka Duna parkın en yüksek kum tepesi. Buraya tırmandığında bir tarafta deniz, diğer tarafta göl manzarasıyla karşılaşıyorsun. Doğa yürüyüşü, kuş gözlemciliği ve farklı bir coğrafi oluşumu görmek istersen bu park senin için harika bir nokta!

Mazury Göller Bölgesi

Yelken, kano ve balıkçılık gibi aktivitelere ilgin varsa burası tam sana göre! Burası Polonya’nın kuzeydoğusunda bulunuyor ve Bin Göller Ülkesi olarak biliniyor. İçerisinde iki binden fazla göl bulunan Mazury Göller Bölgesi, doğa turizmi için popüler bir destinasyon. Gölleri birbirine bağlayan nehirler ve kanallar sayesinde uzun tekne gezileri yapmak da mümkün. Gür ormanlar, sakin kasabalar ve bolca yaban hayatıyla şehirden kaçmak isteyenler için huzurlu bir nokta.

Wolf’s Lair (Kurt İni)

Mazury Göller Bölgesi’nde gür ormanların olduğundan bahsetmiştik. Burada Adolf Hitler’in İkinci Dünya Savaşı’ndaki Doğu Cephesi karargâhı Wolf’s Lair var. Hitler’e karşı 20 Temmuz 1944’te yapılan başarısız suikast girişimi de bu noktada gerçekleşmiş. Bugünse bu yer Nazilerin geri çekilirken patlattığı devasa beton sığınakların ve binaların kalıntılarından oluşan tarihî bir kompleks. Siyasi tarihe ve özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın önemli mekânlarına ilgi duyuyorsan senin için ilgi çekici ve düşündürücü bir ziyaret noktası olabilir.

Zamosc

zamosc polonya seyahat rehberi

“Rönesans’ın incisi” olarak anılan Zamosc şehri, UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak geçiyor. 16. yüzyılda ideal şehir planına göre sıfırdan inşa edilen ve kusursuz bir mimarisi olan bu bölge, Polonya’nın doğusunda yer alıyor. Bölgedeki renkli ve süslü binalarla çevrili Büyük Pazar Meydanı ve görkemli Belediye Binası şehirde gezebileceğin önemli noktalardan. Zamosc, iyi korunmuş surları ve tarihî kapılarıyla Rönesans dönemi şehir planlamasını mükemmel bir şekilde gözlerinin önüne serecek.

Szczecin

Listemize Polonya’nın kuzeybatısındaki Oder Nehri’nin üzerinde ve Baltık Denizi’ne yakın bir konumda olan Szczecin şehriyle devam edelim. Önemli bir liman şehri olan bu bölgede, modern mimarisiyle dikkat çeken ve buzdan bir saraya benzetilen Mieczyslaw Karlowicz Filarmoni Binası ve şehrin simgelerinden biri olan Pomeranya Dükleri Kalesi var. Waly Chrobrego olarak bilinen nehir kenarındaki anıtsal teras, yürüyüş yapmak ve manzarayı izlemek için popüler bir yer. Şehrin kalabalığından uzaklaşmak istediğinde bu terasa kaçabilirsin.

Katowice

katowice polonya gezilecek yerler

Güney Polonya’daki Silezya bölgesinin başkenti olan Katowice bölgesi, kömür madenciliğiyle şekillenmiş zengin bir endüstriyel geçmişe sahip. Eski maden sahaları ve endüstriyel binalar, Silezya Müzesi gibi modern kültür ve sanat merkezlerine dönüştürülerek turizm sektörüne kazandırılmış. Uçan daire şeklindeki ikonik Spodek Arena, en çok fotoğraflanan yapılar arasında. Katowice kentinin endüstriyel mirasını daha yakından hissetmek istersen Nikiszowiec Mahallesi’ne uğramalısın. Bu mahalle, benzersiz kırmızı tuğlalı mimarisiyle tarihî işçi mahallesi olarak geçiyor. Şehre geldiğinde sen de mutlaka buraya uğramalısın.

Ojcow Millî Parkı

Ojcow Millî Parkı, Krakow’a çok yakın bir konumda bulunuyor. Jura döneminden kalma kireç taşı kayalıkları, derin vadileri, çok sayıda mağara ve Herkül’ün Sopası (Maczuga Herkulesa) gibi ilginç kaya oluşumlarıyla ünlü olan bu park, aynı zamanda Polonya’nın da en küçük millî parkı. Parkta dolaşırken bir kayanın üzerine kurulmuş vaziyette duran Ojcow Kalesi’nin kalıntılarıyla iyi korunmuş Pieskowa Skala Kalesi’ni görebilirsin. Krakow’da konakladığın zaman doğada günübirlik bir tatil yapmak istersen bu park ideal noktalardan.

Bieszczady Dağları

Bieszczady Dağları; Polonya’nın güneydoğu ucunda, Slovakya ve Ukrayna sınırında bulunuyor. Bu bölge ülkenin en vahşi ve en az insan etkisine maruz kalmış bölgelerinden. Geniş, ağaçsız dağ çayırlarıyla kaplı yumuşak zirveleri olduğundan burada yürüyüş yapmaktan keyif alabilirsin. Manzarasından bahsetmiyoruz bile! Hatta tatiline biraz macera katmak istersen burada yaban hayatını gözlemleyebilir, kamp yaparak doğayla baş başa kalabilirsin.

Polonya gezi rehberimizin sonuna geldik. Etstur üzerinden seyahatinin konaklama, tur ve ulaşım adımlarını kolayca planlayabilirsin. Hatta Polonya tatilini daha keyifli bir hâle dönüştürmek istersen rehber eşliğinde düzenlenen Polonya turlarına  katılabilirsin. Polonya seyahatini tamamladıktan sonra “Euro Kullanmadan Gezilebilecek Avrupa Ülkeleri” yazımızı inceleyerek sıradaki ülkeni seçebilirsin.

NOT: Bu yazıda yer alan ücret ve saat bilgileri, içeriğin hazırlandığı tarih için geçerli. Güncel bilgi için resmi kaynakları inceleyebilirsin.

Mart, 2026

Önceki Yazı
el hamra sarayı gezi rehberi nerede giriş ücreti bölümleri

El Hamra Sarayı Gezi Rehberi

Sonraki Yazı
umman gezilecek yerler popüler rotalar

Umman'da Gezilecek Yerler