Hint felsefeleri, efsaneleri, inanışları, dansları… Şu ana kadar Hindistan’ın her şeyi dikkatimizi çekti. Bize çok uzak olan coğrafya, belki de bu yüzden bize yakın geldi. Zenginin çok zengin olduğu Hindistan’ın bu özelliği kökenlerinden geliyor. Babür ve Rajpu Hanedanları sayesinde oluşturulan görkemli saraylar, bu tezin en iyi kanıtı.

İşte bize uzak fakat bir yandan da çok yakın bu coğrafyada karşılaşacağınız, dudak uçuklatacak muazzam saraylar!

Leh Sarayı

Ladakhi Himalaya şehir manzaralı, görkemli Leh Sarayı, 17. yüzyılda Kral Sengge Namgyal tarafından inşa edildi. Sarayın alt katında ahırlar, orta katlarda manzara odaları ve en üst katında kraliyet salonları bulunuyordu. 19. yüzyılda saray terk edildi ve kraliyet Stok Sarayı’na taşındı. Şimdilerde halka açık olan sarayda, eski zamanlara dayanan tablolar, süs eşyaları ve muhteşem bir manzara izleme alanı bulunuyor. Manzara odaları önemli çünkü sarayın ihtişamının yanında mükemmel manzarası da dikkat çekiyor.

Kral Sengge Namgyal tarafından inşa edilen Leh Sarayı, eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor.

Kral Sengge Namgyal tarafından inşa edilen Leh Sarayı, eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor.

Kolhapur Yeni Saray

Babür mimari tarzı ile inşa edilmiş iki katlı saray, günümüzde Shahaji Chhatrapati Müzesi olarak geçiyor. Yani eskiden Kolhapur kralına hizmet veren bu saray, şimdilerde büyük bir müze olarak halka hizmet veriyor. Yükseltilmiş taht, gümüş filler, silahlar, takılar ve nakış gereçlerinin sergilendiği müzenin değerli koleksiyonları bulunsa da asıl öne çıkan unsur, muhteşem mimari. Loblu kemerler, oyulmuş sütunlar, dökme demir balkonlar sarayda dikkat çeken mimari özellikler arasında bulunuyor.

İnşa edildiği yıllarda Kolhapur kralına hizmet veren bu saray, şimdilerde büyük bir müze olarak hayatına devam ediyor.

İnşa edildiği yıllarda Kolhapur kralına hizmet veren bu saray, şimdilerde büyük bir müze olarak hayatına devam ediyor.

Gajner Sarayı

“Thar çölünde eşsiz bir mücevher!” olarak tanımlanan Gajner Sarayı,  Bikaner Mihrace Ganga Singh Ji tarafından yaptırıldı. Saray lüks eğlenceler için kullanıldı. Hem Hintli hem de diğer ulusların devlet erkanları uzun süre boyunca burada ağırlandı. Girift oyma sütunlar ve kırmızı kumtaşı ile inşa edilen saray, şimdilerde bir otel olarak kullanılıyor.

Jai Vilas Sarayı

Tam bir ihtişam örneği olan Jai Vilas, 1874’te Jayajirao Scindia tarafından kuruldu. Hala Maratha Scindia Hanedanı’nın ikamet ettiği 400 odalı dev sarayın 30 odası Jiwaji Rao Scindia Müzesi olarak kullanılıyor. Zamanında masrafı bol olan bu sarayın her köşesinde ilginç bir şeyler bulunuyor. En çok dikkat çeken şey ise, her biri 7 ton ağırlığında olan avizeler. Dünyanın en büyük avizelerinin burada olduğuna inanılıyor.

Jai Vilas Sarayı'nda en çok dikkat çeken detay, her biri 7 ton ağırlığında olan avizeler...

Jai Vilas Sarayı’nda en çok dikkat çeken şeyler, her biri 7 ton ağırlığında olan avizeler…

Thirumalai Nayak Sarayı

“Güney harikası” olarak bilinen görkemli Nayak Sarayı, 1636 yılında Kral Thirumalai Nayak tarafından inşa edildi. Kral Thirumalai Nayak döneminin altın çağ olduğunu kanıtlayan saray, İtalyan bir mimar tarafından tasarlandı ve uzun süre kral konutu olarak kullanıldı. Sarayda bir tapınak, tiyatro salonu ve cephanelik bulunuyordu. Günümüzde saray, avlusu ve dans salonu ile ünlü. Büyük tablolar ve heykeller ile süslenen saray, ziyaretçilerini ihtişamıyla büyülüyor. Bağımsızlıktan sonra Nayak, ulusal bir anıt olarak ilan edildi. Haftanın her günü saat 09.00-17.00 arası sarayı ziyaret edebilirsiniz. Tabii ki giriş ücretli.

Büyük tablolar ve heykeller ile süslenen Thirumalai Nayak Sarayı, ziyaretçilerini ihtişamıyla büyülüyor.

Büyük tablolar ve heykeller ile süslenen Thirumalai Nayak Sarayı, ziyaretçilerini ihtişamıyla büyülüyor.

Yorumlar