Hikaye bundan yaklaşık 2600 yıl öncesine dayanıyor ve son yılların gözde aşk adası Santorini, o zamanlarda büyük bir patlamaya sahne oluyor. Aslında hikayenin bu kısmı biraz hüzünlü. Ancak yıllar içinde Minos Patlaması’nın yaralarını güzelliğiyle saran Santorini, şimdilerde kartpostal karelerini süsleyen muhteşemliğiyle çıkıyorsa karşımıza sizce de başından geçen onca şeye değmez mi?
santorini (6)

Santorini’yle hiç tanışmamış olsaydım böyle başlardım cümlelerime… Ancak geçtiğimiz yıl Etstur Gemisi ile yola çıkıp saatler süren yolculuğun sonunda, beni büyüleyen güzelliğiyle karşılayan Santorini hakkında çok daha fazlasını anlatmazsam haksızlık yapmış olurum.

santorini (2)

Benim Santorini’yle karşılaşmam pırıl pırıl bir ilkyaz gününe denk geldiği için fazlasıyla şanslıydım. Hem çok sıcaktan hem de çok soğuk havalardan hoşlanmayan biri olarak enfes bir havayla karşılaştım çünkü. Eğer siz Santorini’ye yaz ortasında gitmeyi planlıyorsanız şimdiden uyarmalıyım: Adanın eski bir lav ağzındaki konumu sebebiyle kıyılarındaki kumun siyah olması, Santorini’de hava sıcaklıklarını biraz yükseltiyor. Bu yüzden Santorini seyahatiniz kabusa dönüşsün istemiyorsanız hafif kıyafetler tercih etmeyi ihmal etmeyin.

santorini (5)

Santorini, ne Mikonos gibi haylaz ne de Rodos kadar ağırbaşlı… Mavi-beyaz romantik köylerde huzur yaşanırken eğlenceli plajlarda zamana meydan okunuyor mesela. Eğer benim gibi Santorini yolculuğunu gemi ile yapacaksanız şanslısınız. Çünkü adayı keşfe çıkmak isteyenler için birkaç farklı alternatifte tur paketleri sunuluyor. Biz deniz sefası hakkımızı Mikonos’a sakladığımız için Ilias Tepesi, Oia Köyü ve Fira’yı kapsayan Romantik Turu seçtik. Gezimiz bittiğinde ise kısacık zamana sığdırılmış eşsiz anlarla geri döndük.

Peki, Neler mi Yaptık Bu Birkaç Saat İçerisinde?

Öncelikle limandan hareketle otobüsümüze binip soluğu Profitis Ilias Tepesi’nde aldık. Burası Santorini’nin göz alıcı manzarasını izleyebileceğiniz en yüksek tepesi… Ne yazık ki zamanımız kısıtlı olduğundan burada çok uzun zaman geçirmedik. Kısa bir fotoğraf molasının ardından Oia Köyü’ne doğru yola düştük. Ve gerçek Santorini hikayesi, benim için bu an itibariyle başladı. Santorini denildiğinde akla gelen mavi-beyaz karelerin neredeyse hepsi burada çekilmiş. Dar sokaklar, o sokaklarda sırtını birbirine yaslayan dükkanlar, Yunan mutfağını ağırlayan kafe-restoranlar ve hepsinin güzelliklere açılan kapısı Ege mavilikleri… Üstelik gün boyu yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlamasına rağmen Oia’da geleneksel köy hayatı hala devam ediyor. Özellikle Santorini dönüşünde sevdikleriniz için hediyelik eşya alma telaşına girdiğinizde bana hak vereceksiniz. El yapımı sabunlar, zeytinyağları ve kremler Santorini halkının ticaret hayatını henüz fabrikalara kaptırmadığının en güzel kanıtı mesela.

santorini (3)
Keyifli bir Oia keşfi sonrası tur kapsamında bir-iki saat serbest zamanımız olunca biz de yakın kafede bulduk kendimizi. Bizden izler taşıyan Yunan mutfağının zeytinyağlı sarmaları da hiç fena değilmiş aslında! Günü atıştırmalıklarla kapatmak istediğimizden hafif şeyler yemek için otursak da biz sipariş etmeden küçük bir sarma tabağı bırakıldı önümüze. Tadı gerçekten enfesti! Bu arada Yunan Adaları’nın en pahalısı Mikonos, en uygunu da Santorini ve Rodos diyebiliriz. Dört kişilik kızartma tabağı, içecekler ve sandviçler için ortalama 10-12 Euro’luk bir hesap ödedik çünkü.

santorini (1)

Yemekten Sonra Rotamızda Gün Batımı ve Fira Var!

Eğer gün batımının en güzel hallerine tanık olmak istiyorsanız Santorini’ye mutlaka uğramalısınız. Aslında bana sorarsanız güneşin son ışıklarını izleyebileceğiniz en güzel yer Nemrut zirvesi! Ancak Tanrıların Tahtı tabii ki Santorini kadar romantik bir havayı solumuyor. Bu yüzden Santorini’ye sevdiğinizle beraber gittiyseniz Nemrut fikri size çok cazip gelmeyebilir.

santorini (4)

Etkileyici bir güneş şovundan sonra ise tepe boyunca yolumuza devam edip Fira’ya ulaştık. Burası Santorini’nin merkezi sayılıyor. Ve ne yazık ki Oia Köyü kadar etkileyici değil. Tabii bu durum Santorini’nin tadını çıkarmanıza da engel değil. Örneğin geleneksel hayatın bir parçası olan şeyler bulabileceğiniz sayısız mağaza bulabilirsiniz burada. Üstelik limana inmek için harika bir teleferik yolculuğu da var işin sonunda!

Siz de Santorini’nin güzelliğini yakından görmek için Etstur ile Yunan Adaları Turu’nda yerinizi hemen ayırtın!

Yunan Adaları’nı Etstur Gemisi ile Keşfetmek İsteyenlere Tavsiyeler;

– Yunan Adaları Turları, Etstur Gemisi için vizesiz! Ancak pasaportunuzun 6 aydan fazla kullanım süresi olup olmadığına dikkat etmeyi unutmayın.
Etstur Gemisi, Çeşme Limanı’ndan demir alıyor. Etstur’un ise Adnan Menderes Havalimanı’ndan Çeşme’ye transfer hizmeti bulunuyor. Çeşme’ye uçakla gelmeyi planlıyorsanız rezervasyon yaptırırken transfer ekletmeyi unutmayın.
– Özel aracıyla seyahat edecekler içinse yine Etstur’un indirimli otopark hizmeti bulunuyor. Tatil sonuna kadar aracınızı Çeşme’de güvenle bırakabilirsiniz.
– Yunan Adaları’nda, her limanda Freeshop bulabilirsiniz elbette… Ancak en uygun fiyatlı ürünler, gemi içerisindeki Freeshop’ta! Benden söylemesi…
– Gemiyle seyahat ederken konaklamalarınız gemide olduğundan ve genellikle gece seyahat edildiğinden gemi güvertelerinde keyif yapmak için yanınıza şal ya da hırka almayı ihmal etmeyin.
– Adaları tek başınıza keşfetmek yerine Etstur’un rehberlerinden yardım alabilir, özel turlar hakkında bilgi alarak size en uygun rotayı seçebilirsiniz.

Nilay Kaya 

Yorumlar