Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Bitlis’te Gezilecek Yerler

Birbirinden etkileyici krater gölleri, volkanik taşlardan yapılma tarihî eserleri ve benzersiz Van Gölü’yle Bitlis eşsiz bir gezi vadediyor. Bambaşka bir tatil için haydi gel, rotamızı Bitlis’e çevirelim. Bitlis gezilecek yerleri detaylarıyla incelediğimizde sen de bu büyüleyici şehri görmem gerek diyeceksin.

Nemrut Krater Gölü

Geziye başlamak için daha etkileyici bir nokta olabilir mi? Nemrut Krater Gölü yaklaşık 30 bin yıl önce aktif olan Nemrut Volkanı’nın patlamasıyla oluşuyor. Adını bölgede hüküm sürdüğü düşünülen Kral Nemrut’tan alan göl, Türkiye’nin en büyük krater gölü ve dünyanın sayılı kalderalarından biri. Kalderada hem sıcak hem soğuk göller bulunuyor, bu da yine Nemrut Gölü’nü jeolojik açıdan az rastlanan kıymetli bir yere çeviriyor.

Osmanlı Dönemi’nde bile “harikalar diyarı” olarak adlandırılan bölgede yapılacak aktiviteyse bol:

  • Özellikle yazın gölün etrafında yürüyüşler yapıp manzaranın tadını çıkarabilirsin.
  • Gölün çevresinde çadır kurup kamp yapabilirsin.
  • Sıcak su gölünde yüzebilirsin.
  • Dikkuyruk ördekleri ve başka pek çok su kuşuna ev sahipliği yapan gölde kuş gözlemi yapabilirsin.
  • Karavanla maceraya atılabilirsin.
  • Bu efsanevi yeri bol bol fotoğraflayabilirsin.

Yerel halk yazın burada balık bile tutuyor! Dilersen sen de göldeki aynalı sazan ve kırmızı benekli alabalıkları tutmayı deneyebilir ya da yüzüşlerini keyifle izleyebilirsin. Kışın burada sıcaklık -30 derecelere düşüyor ve gölün büyük bir kısmı donuyor. Kışın geleceksen bu manzarayı fotoğraflamayı ihmal etmemelisin.

Ahlat Selçuklu Mezarlığı

Geçmişi 10. yüzyıla dek uzanan Ahlat Selçuklu Mezarlığı büyük ölçüde Selçuklu ve İlhanlı dönemlerinde kullanılıyor. Anadolu’daki en büyük Türk-İslam mezarlığı olan Ahlat Selçuklu, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alacak kadar da önemli. Selçuklu taş işçiliğiyle göreni etkileyen mezarlıkta birbirinden farklı mezar taşları görülüyor: şahide, sanduka ve koç heykelli mezar taşları dikkat çekiyor.

İstersen içinde 8 binden fazla mezar taşı olduğu düşünülen bu mezarlığı inceleyebilir, sanat eserini andıran taşların detaylarına bakabilirsin. Selçuklu Mezarlığı Müzesi’ni gezip burada sergilenen mezar taşlarına da göz atabilirsin. Rehber eşliğinde dolaşıp taşların üzerindeki sembollerin hikâyesini tek tek öğrenebilirsin. Motifler nasıl bu kadar detaylı olabilir, diye merak edersen de cevabı basit: Ahlat taşları volkanik tüften yapıldığı için hem dayanıklı hem işlemesi kolay. Buraya gelmişken 3 metreye dek uzanan ve dünyanın en büyük dikili mezar taşlarının arasında yer alan taşları da görmeyi unutma deriz.

Bitlis Kalesi

Büyük İskender’in emriyle Komutan Badlis tarafından yaptırılan kalenin şehir için anlamı bambaşka çünkü kaleyi yaptıran komutan şehre de ismini veriyor. Tarih boyunca Persler, Romalılar, Bizans, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlı gibi birçok devlete hizmet eden kale

Bitlis’in tam ortasında yer aldığından stratejik olarak büyük avantaj sağlıyor. Bitlis’teki pek çok yer gibi buranın da volkanlarla bir ilgisi var: Kale tamamen insan yapımı değil! Volkanik arazinin doğal bir yükseltisinin üzerine inşa edilmiş.

İçinde yer altı odaları olduğu düşünülen kalede bu odaların bir kısmı toprakla kapanmış. Günümüzde yapılan restorasyonlarda kalenin altında tünel olabileceğine dair bazı işaretler de bulunuyor fakat henüz net bir bilgiye ulaşılabilmiş değil. Dilersen Bizans kaynaklarında Badlis’in Kalesi olarak anılan kalenin tepesine çıkıp Bitlis’in muhteşem şehir manzarasını izleyebilirsin. Dilersen de kalenin surlarında yürüyüp mağara ve eski depolama alanlarının kalıntılarını seyredebilirsin.

Süphan Dağı

4058 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan Dağı da tıpkı Nemrut gibi bir stratovolkan. Son büyük aktivitesi Buzul Çağı’nda yaşanmış olsa ve bugün aktif sayılmasa da volkanın tamamen öldüğü de düşünülmüyor. Zirvesinin ihtişamından etkilenenler tarafından “süphânallah” ifadesinden yola çıkılarak adlandırıldığı varsayılıyor.

Temmuz ve eylül ayları arasında burada en popüler aktivite zirveye tırmanmak. Çıkış Nemrut’a çıkmaktan daha zorlu fakat çok keyifli. Tam tepeye çıkmasan da dağın pek çok noktasından Van Gölü’nün o nefis manzarasını seyredebilirsin. İstersen 2800-3000 metre civarında kamp kuranlara katılabilir, geceleri yıldızlar tarafından örtülmenin tadını çıkarabilirsin.

Van Gölü

Yaklaşık 600 bin yıl önce Nemrut Volkanı’nın patlamasıyla ve lav akıntılarıyla meydana gelen göl, Türkiye’nin en büyük gölü. Dünya’nın da en büyük sodalı gölü olan Van Gölü yüksek sodyum karbonat ve tuz içeriyor. Tarih boyunca pek çok medeniyetin etrafında yerleşim yeri kurduğu göl, zaman zaman tarımda ve ulaşımda da büyük rol oynamış. Gölün suyu bakterilere karşı koruyucu olduğundan gölde pek canlı türüne rastlayamayabilirsin. Hatta göldeki tek balık türü de üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefali!

Van Gölü’ne geleceksen en ünlü noktası Akdamar Adası’nı ve freskleriyle nefes kesen Akdamar Kilisesi’ni mutlaka ziyaret etmelisin. Bitlis’te deniz var mı, sorusunun cevabına yok ama Van Gölü var, deniyor. Sen de gölde yüzmeyi denemeli, denk gelirsen tekne turlarına katılmalısın. Gölün çevresindeki yürüyüş yollarında yürüyüş yapman ya da bisiklet sürmen de mümkün. Başka hiçbir yerde denk gelemeyeceğin bu muhteşem manzara sana kuş gözlemi için de fırsat sunuyor. Ahlat ve Erciş deltalarındaki zengin kuş çeşitliliğini ya da gölün o turkuaz-lacivert geçişlerini fotoğraflayabilirsin. Bir de arkaya volkanik dağları aldın mı…

Unutmadan söyleyelim: Gölün suyu öyle sodalı ki yöre halkı eskiden çamaşırlarını burada yıkıyormuş! Bitlis’in meşhur yerleri dediğimizde başı çeken Van Gölü’nün şaşırtıcı başka özellikleri de var. Yepyeni bir keşifle ortaya çıkan bir gerçek ilgi uyandırıyor: Gölün altında batık bir Urartu şehri bulunuyor! Bir de tabii ünlü Van Gölü canavarı var. 1990’larda pek çok kişi bu gölde dev bir canavara rastladığını iddia ediyor. Kanıtlanmış bir şey olmasa da gözlerini açık tut deriz, belki efsaneyi fotoğraflayan sen olursun.

El Aman Hanı

16. yüzyılda inşa edilen El Aman Hanı bir kervansaraydır. El Aman, “Aman ver, sığınak ol.” demektir ve bu isim yolculara güvenli bir sığınak sunmasını işaret eder. Bölgedeki en büyük Osmanlı kervansaraylarından olan hanı gezebilir; devasa kapı, avlu, ahır ve taş kemerleri görebilirsin. Kesme taş işçiliğiyle dikkat çeken mimari detayları inceleyebilirsin. Bölgenin en iyi korunmuş hanlarından olan bu hanın çevresindeki küçük oturma alanlarında dinlenip çay içmen de mümkün. Bu arada hanı gezerken içerisini iyice incelemeni tavsiye ederiz çünkü bazı odalarda duvar yazıları ve yolculardan kalmış işaretler hâlâ görülebiliyor.

İhlasiye Medresesi

Bitlis hükümdarı İhlasiye Bey tarafından 1200’lerin başında yapılan medrese şehirdeki en önemli Artuklu eserlerinden. Taş süslemeleri, sivri kemerleri ve geniş avlusuyla dönemin mimarisini mükemmel bir şekilde yansıtan medrese uzun yıllar hem dinî hem bilimsel eğitim için kullanılmış. Dönemin âlimlerinin uğrak noktası olan medrese de yine volkanik tüf taşından yapılma. Taşın dokusu ve rengiyle sımsıcak bir görüntüye bürünen medresenin avlusunu ve çevresindeki revakları gezebilirsin. Yine bu avluda huzur içinde oturabilir, esintinin getirdiği temiz havayı içine çekebilirsin. Akustiğiyle büyülen avlunun tam ortasında fısıldarsan revaklardan duyulabileceğini de söyleyelim.

Kapı ve pencerelerdeki geometrik Artuklu motiflerini gözden kaçırmamanı tavsiye ederiz. Bitlis’in üniversitesi olarak da anılan medresenin içerisinde bazı odalarda bulunan eski ders çizimleri ve kazınmış semboller de fotoğraf karelerine girmeyi bekliyor.

Bitlis Etnografya Müzesi

19. yüzyılda yörenin ileri gelen ailelerinden birine konut olarak yapıldığı düşünülen bir konakta yer alan Bitlis Etnografya Müzesi, restorasyondan sonra müze kimliğine kavuşmuş. İçerisinde günlük yaşama dair eşya, el sanatları ve kıyafetler bulunduran müzede geleneksel Bitlis evinin odalarını gezebilirsin. Geleneksel kıyafetleri inceleyebilirsin; işlemeler ve gümüş takılar seni etkileyecek, bundan eminiz. Kadın takılarının arasında yer alan gümüş kemerler ve başlıkların Bitlis’te bir zamanlar kadınların sosyal statüsünü gösterdiğini de belirtelim. Yine burada demircilik, semercilik, taş işçiliği ve dokuma ustalığına ait aletleri görmen de mümkün. Nişan bohçaları, çeyiz sandıkları, eski ev eşyası, kılıçlar, tarım aletleri sana Bitlis’in kültürünü ve geçmişini yakından tanıma fırsatı sunacak.

Tatvan Sahili

Osmanlı Dönemi’nde özellikle Bitlis-Van hattındaki ticaret için önemli bir geçit noktası olan Tatvan Sahili bir liman-kervan durağı olarak da hizmet vermiş. Daha sonrasında bir dinlenme alanı hâlini alan sahil günümüzde hem yerli halk hem turistler açısından oldukça popüler. Dilersen uzun ve düzenli yürüyüş yoluna sahip bu sahilde bir tur atabilirsin. Bölge halkı tarafından “Doğu’nun en güzel gün batımı” olarak bilinen Tatvan gün batımını seyredebilir ya da fotoğraflayıp anılarına katabilirsin. Sahil boyunca uzanan bisiklet yolunda egzersiz yapabilirsin. Van Gölü manzaralı kafelerde çay kahve molası vermek peki? İşte böylesi başka hiçbir yerde mümkün değil.

Dilersen bir sabah atıştırmalıklarını yanına alıp göl kenarında kahvaltı edebilirsin. Daha sonra bir tekne turuna katılıp Akdamar Adası’na ya da çevredeki kıyılara geçip gezine camgöbeği, turkuaz tonlarındaki suyun üzerinde devam edebilirsin. Tuz-soda dengesi neticesinde havası yumuşayan göl kenarında kışın dahi yürüyüş yapanlar olur. Kış döneminde Bitlis’i ziyaret edeceksen sen de bu havayı deneyimlemeye gidebilirsin.

Nemrut Kayak Merkezi

Bitlis turistik yerler dendiğinde akla ilk olarak burası geliyor. Nemrut Dağı’nın eteklerinde yer alan kayak merkezi başta yerel halk tarafından kullanılırken 1990’lardan sonra tesisleşiyor. Yoğun kar alması sebebiyle Türkiye’de kayak sezonu en uzun süren noktalardan biri olarak biliniyor. Burada neler mi yapabilirsin?

  • Hem yeni başlayanlar hem orta seviye sporcular için uygun pistlerde kayak ve snowboard yapabilirsin.
  • Dilersen kızak alanlarında bambaşka bir sporu deneyebilirsin.
  • Pistlerin zirvesinden Van Gölü’nü izleyebilirsin.
  • Tesisin çevresindeki yürüyüş alanlarında karın büyüsü içinde gezebilirsin.
  • Kafeteryalarda şöyle sıcacık bir salep içip kayakla yorulan kaslarını dinlendirebilirsin.

Bitlis’in meşhur toz karına sahip bölge kar kalitesiyle büyük övgü alıyor. Aralıktan nisan sonuna dek süren sezonuyla misafirlerini bekleyen kayak merkezi rüzgârdan da çok etkilenmediğinden çoğu zaman kayak yapmak mümkün. Bitlis’te kar öyle yoğun ki eskiden Nemrut, “Karın Anası” olarak biliniyormuş. Peki, yazın yapılacak bir şey yok mu? Elbette var. Teleferik kapalı olabilir fakat trekking için burayı tercih edip harika vakit geçirebilirsin.

Emir Bayındır Köprüsü

15. yüzyılda Akkoyunlular döneminde Emir Bayındır Bey tarafından yapılan köprü bölgedeki en önemli tarihî geçiş yollarından biri. Kesme taşları dolayısıyla dayanıklılığıyla dikkat çeken köprü, dar bir vadiyi bağlıyor ve bu görüntü fotoğraflarda harika çıkıyor. Dilersen sen de burada fotoğraf çekebilir, geçmişteki ticaret yollarını gözünde canlandırabilirsin. Tek kemerli oluşuyla yapıldığı dönemdeki mühendislik zekâsını gösteren köprünün etrafında kısa yürüyüşler yapabilirsin.

Aygır Gölü

Nemrut Volkanı kalderasında yer alan küçük bir krater gölü olan Aygır Gölü binlerce yıl önce oluşmuş. Nemrut’tan daha küçük ve izole olduğundan genelde turist akınına uğramayan bu gölü sakin bir gezi için tercih edebilirsin. Burada doğa yürüyüşü yapabilir, gölün kenarında çadır kurarak gününü yıldızların altında sonlandırabilirsin. Ah bir de yaz aylarında enfes bir görüntü sunan o alpin çiçekleri yok mu! İşte onlar tam fotoğraflık. Elbette burası kışın da güzel. Yüksek rakım yürüyüşü zorlaştırsa da çevresi tamamen karla kaplanan ve bembeyaz olan gölün manzarası görmeye değer.

Nazik Gölü

Volkanik bir göl olan Nazik Gölü bir tatlı su gölüdür. Tarih boyunca yerel halkın balıkçılık ve tarım faaliyetlerine hizmet eden gölde yapılacak şeylerse saymakla bitmez. Çevresinde yürüyüş yolları bulunan gölün etrafında kuş sesleri eşliğinde sabah egzersizini yapabilirsin, göç döneminde gittiysen göreceğin kuş çeşitliliği de gününü iyice tatlandırır. İstersen tekne turuyla gölde güzel bir gezintiye de çıkabilirsin.

Ulu Kümbet

Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nda yer alan ve 12. yüzyıl dolaylarında inşa edilmiş bir türbe olan Ulu Kümbet en önemli Selçuklu anıt mezarlarından biri kabul ediliyor. Selçuklu taş işçiliği, geometrik motifler ve yazılarıyla seni etkileyecek olan kümbet Selçuklu mimarisinin şaheseri sayılıyor. Burası yer yer yöre halkı tarafından da ziyaret edilen ve kültürel önemini koruyan bir nokta.

Emir Bayındır Kümbeti

15. yüzyıl Osmanlı eserlerinden olan bu kümbet, Emir Bayındır Bey adına yapılmış. Hem mezar hem simge olması amaçlanan kümbet, önemli bir tarihî yapı olarak kabul ediliyor. Rivayete göre bölgedeki en iyi taş ustalarının emeğiyle yapılan kümbetin taş malzemesi de özenle seçilmiş. Dilersen sen de bu kümbeti ziyaret edip diğer Selçuklu ve Osmanlı kümbetleriyle kıyaslayabilirsin.

Şerefiye Külliyesi

Bitlis’teki önemli dinî ve sosyal komplekslerden olan külliye Osmanlı mimarisinin klasik özelliklerini taşıyor. Taş işçiliği ve kubbe detaylarıyla dikkat çeken külliyedeki işlemeler dönemin hat ve geometrik motiflerini yansıtıyor. Cami ve bazı diğer kısımları ziyarete açık olan külliyeyi inceleyerek dönemin ibadet ve eğitim hayatına ilişkin fikir edinebilirsin. Dilersen avlusunda dinlenip sessizliğin tadını çıkarabilirsin.

Tarihî Bitlis Çarşısı

Bitlis çarşısı, Bitlis merkezde gezilecek yerlerin arasında kesinlikle ilk sıralarda yer alıyor. Osmanlı’dan günümüze gelmiş bu ticaret merkezi, taş kemerleri ve dar sokaklarıyla dikkat çekiyor. Burası alışveriş için ideal nokta! İstersen yöresel el sanatları ürünleri, halı, kilim, bakır ve ahşap işçilikleri, baharat ve kuru yemiş alabilirsin. Taş kemerleri ve orijinal taş duvarlarıyla ayakta duran dükkânları fotoğraflayabilirsin. Esnaf ve halkın günlük yaşamına yakından şahit olabilirsin.

Rahva Kervansarayı

Osmanlı Dönemi’nde inşa edilen kervansaray taş duvarlara, tonozlu odalara ve geniş bir avluya sahip. Volkanik taşlardan yapılma bu kervansarayın avlusunu ve tonozlu odalarını gezebilirsin. Yer yer taşlarda eski işaretlere veya kazınmış sembollere rastlayabilir, bunların üzerinden geçmişle temasa geçtiğini hissedebilirsin. Estetik kareler yakalayıp sevdiklerine gösterebilirsin.

Adilcevaz Kef Kalesi

Bizans Dönemi’nde ve sonrasında stratejik bir savunma noktası olarak kullanılan kale, Van Gölü ve çevresinin kontrolünde fayda sağlamış. Özellikle tarihî ticaret yollarını koruma amacıyla hizmet veren kalenin duvarlarını, surlarını ve bazı gözetleme kulelerini bugün de görebilirsin. Van Gölü manzarasını bir de geçmişte surlardan bakanların gözünden izleyebilirsin.

Bitlis Ulu Camii

Selçuklu Dönemi’nde ve sonrasında Bitlis’in dinî ve sosyal yaşamında merkezî bir rol oynayan cami günümüzde de sıkça kullanılıyor. Selçuklu taş işçiliği ve Osmanlı dokunuşlarıyla zenginleşen caminin bazı bölümleri restorasyon geçirmiş fakat özgün taş ve kubbe detayları korunuyor. Burada tarihî Bitlis atmosferini iliklerine dek hissedebilirsin.

Gök Meydan Camii

Osmanlı Dönemi’nde inşa edilen cami, şehrin buluşma noktalarından biri. Hâlâ aktif olarak kullanılan camide bazı küçük taş süslemeler ve kitabeler bulunuyor. Dilersen bunları inceleyerek geçmişle bağ kurabilir; avlusunu, minaresini ve ahşap detaylarını fotoğraflayabilirsin.

Bitlis bölgesinde yapılacakları öğrendiğine göre şehri gezmeye can attığına eminiz. Dilersen Etstur üzerinden Bitlis otobüs biletini hemen satın alabilir, Bitlis otelleri arasından da tercihini yapıp şehrin tadını çıkarmaya başlayabilirsin!

Önceki Yazı

Iğdır'da Gezilecek Yerler