Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Hindistan Gezilecek Yerler

Hindistan Hindistan

Bollywood filmlerinde gördüğün o rengârenk, müzikli ve büyülü dünyayı ekranlarda izlemek yerine bu dünyaya hızlı bir giriş yapmaya ne dersin? Sınırlarından içeri girdiğin anda tüm duyularının harekete geçeceği, her sokağında ayrı bir hikâye taşıyan Hindistan, pek çok gezginin listesinde yer alan bir ülke. Baharat kokulu ve kaos dolu pazarları, huzurlu bir atmosfere sahip olan Ganj Nehri, aşk dolu mimarisiyle kendine hayran bırakan Tac Mahal…

Her adımında bambaşka bir keşif yapabileceğin Hindistan, tarihî ve turistik yerleriyle seni bekliyor. Muhteşem bir maceraya atılmak istiyorsan Hindistan sana yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda bambaşka bir kültür vadediyor. Hazırsan senin için hazırladığımız ve seyahatin öncesinde mutlaka okuman gereken Hindistan Gezilecek Yerler listemiz başlıyor.

Tac Mahal

Tac Mahal

Hindistan’ın meşhur yerleri denildiğinde akla gelen ilk simgelerden ve görmeden dönülmemesi gereken yapılardan biri: Tac Mahal. Hindistan’ın Uttar Pradesh eyaletinde bulunan ve ülkenin en önemli şehirlerinden olan Agra’daki Tac Mahal, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından eşi Mümtaz Mahal anısına yaptırılmış bir aşk anıtı. Aynı zamanda Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Tac Mahal, bembeyaz mermerlerle bezeli büyüleyici mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

Günün farklı saatlerinde bu beyaz mermerlere vuran gün ışığı bambaşka renklerin ortaya çıkmasını sağlıyor ve bu da Tac Mahal’in güzelliğine güzellik katıyor. Yapımı yaklaşık 22 senede tamamlanan Tac Mahal yalnızca bir türbe değil; cami, konukevi ve bahçelerden oluşan geniş bir kompleks. Tac Mahal’i cuma günleri hariç haftanın her günü gün doğumundan gün batımına kadar ziyaret edebilirsin. Cuma günleriyse Tac Mahal’in yalnızca cami kısmı, öğleden sonra ibadet için açık hâle geliyor. Tac Mahal’e giriş ücretiyse 2026 yılı için 1100 Rupi olarak belirlenmiş. Aynı zamanda farklı biletlerle tüm gün Agra’yı gezebileceğin turları da satın alabilirsin.

Delhi

Şimdi de oldukça enerjik bir şehre gidelim! Hindistan’ın başkenti, aynı zamanda kültür merkezi olan Delhi, ülkeyi yakından deneyimlemek için mutlaka ziyaret etmen gereken yerlerden. Şehir, Eski Delhi ve Yeni Delhi olmak üzere ikiye ayrılmış. Bu iki kısım birbirinden oldukça farklı bir dokuya sahip. Delhi, yüzyıllar boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapmasının etkisiyle oldukça zengin bir tarihî çeşitlilik barındırıyor.

Şehrin her bir köşesinde hayranlıkla izleyeceğin birçok şeyi de bulabilirsin. Şehirde UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Kızıl Kale, Humayun Türbesi ve Kutub Minar gibi yapıları ziyaret etmeni öneririz. Hindistan’ın en büyük camisi olan Jama Masjid ve nilüfer çiçeği şeklindeki mimarisiyle dikkat çeken Lotus Tapınağı gibi önemli dinî yapıları da görmeyi ihmal etme, bizden söylemesi.

Delhi, konumu itibarıyla subtropikal iklim kuşağında olduğu için yaz mevsimi burada oldukça sıcak geçiyor. Temmuz ve ağustos aylarında Muson yağmurları görüldüğü için Delhi’yi ziyaret etmek için en ideal dönemin ekim-kasım ayları olduğunu söyleyebiliriz.

Jaipur

Hindistan’ın kuzeybatısında yer alan ve binalarının özgün rengi nedeniyle “Pembe Şehir” olarak nam salmış Jaipur, Rajasthan eyaletinin de başkenti. 1727 yılında II. Jai Singh tarafından başkenti taşımak amacıyla kurulmuş olan şehir, Mihrace’nin mimariye çok önem vermesi nedeniyle Hindu mimarisi özelliklerine göre inşa edilmiş.

Jaipur, Rajasthan eyaletinin en büyük şehri ve bu nedenle gezip görebileceğin birçok yeri mevcut. Amber Kalesi, Hawa Mahal (Rüzgar Sarayı) ve Şehir Sarayı gibi Rajput mimarisinin görkemli örnekleri mutlaka görmen gereken yapılardan bazıları. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan astronomik gözlem evi olan Jantar Mantar ise Jaipur’un en önemli simgelerinden.

Şehir merkezindeki renkli pazarlarda alışveriş yapmak da keyifli bir deneyim olabilir. Jaipur’un önemli simgelerinden olan Raj Mandir sinemasıysa yerel film kültürünü en iyi yaşatan yerlerden. Jaipur’da temmuz-eylül ayları arasında şiddetli Muson yağmurları görülürken sıcaklıklar da oldukça yüksektir. Bu nedenle Jaipur ziyaretini ılıman bir iklimin yaşandığı kasım-şubat döneminde planlayabilirsin.

Varanasi

Varanasi

İşte karşında dünyanın en eski şehirlerinden ve Hindistan’ın önemli yerlerinden olan Varanasi. Ganj Nehri kıyısında, Hindular için yaşam ve ebedi huzura geçiş döngüsünün tam merkezi olan Varanasi, Hindistan gezisinde seni kültürel derinliğiyle en çok etkileyecek yerlerden biri olabilir.

Tanrı Şiva’nın şehri olarak da bilinen Varanasi, Hinduizme inanan kişiler için oldukça kutsal bir bölge. Şehrin alışılmışın dışındaki yanlarından biri, Ganj Nehri’nin kıyısında göreceğin, yaşamın geçiciliğini hatırlatan geleneksel defin törenleri.

Varanasi’yi gezmek için mutlaka bir rehber edinmeni öneririz. Gün doğumunda veya gün batımında Ganj Nehri’nde tekne turuna çıkabilirsin. Tekne turunun ardından şehrin dar ve labirent gibi sokaklarına kendini bırakabilirsin.

Agra

Delhi’nin yaklaşık 200 kilometre güneyinde, Yamuna Nehri kıyısında yer alan Agra, dünyaca ünlü Tac Mahal’e ev sahipliği yapmasıyla bilinen meşhur yerlerden. Tac Mahal’in dışında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan görkemli Agra Kalesi ve “Hayalet Şehir” olarak bilinen Fatehpur Sikri gibi önemli tarihî yerler de Agra’da görülmesi gereken mekânlar arasında. Bu üç önemli yapı Hindistan’ın Babür İmparatorluğu dönemindeki zenginliğini ve mimari dehasını yansıtıyor.

Mumbai

Sıra Hindistan’ın en güzel şehirlerinden birine geldi. Yaklaşık 12 milyonluk nüfusuyla ülkenin en kalabalık şehirlerinden biri olan Mumbai, aynı zamanda Hindistan’ın ticari merkezi ve finansal kalbi. Tüm bunların yanı sıra Mumbai’nin en önemli özelliği Bollywood film endüstrisinin de merkezi olması. Yani o dünyaca ünlü, bol renkli ve danslı filmlerin merkezi. Mumbai kelimenin tam anlamıyla kaos. Şehirde her sınıftan, her dinden ve her sektörden insana rastlamak mümkün.

Mumbai’de sömürge döneminden kalma etkileyici mimariye sahip Chhatrapati Shivaji Terminali ve Hindistan Kapısı gibi simgesel yapılar görülmesi gereken yerlerden. Dünyanın en büyük çamaşırhanesi olarak nam salmış olan Dhobi Ghat’ı da görmeden dönme deriz. “Ben kültürel aktivitelerde bulunmak istiyorum.” diyorsan o hâlde şehrin kültürel merkezi olan Kala Ghoda bölgesindeki müze ve sanat galerilerini ziyaret edebilirsin. Burada Kolonyal mimarisine ait yapılar, kafeler ve müzelerle farklı bir atmosfer yakalayabilirsin.

Colaba Bölgesi’ndeki hareketli pazarlarsa şehre büyük bir dinamizm katıyor ve sen de bu enerjiye kendini kaptırabilirsin. Mumbai’ye gelmişken Hindistan’ın meşhur sokak lezzetlerini deneyimlemeyi de unutma deriz.

Goa

Hindistan’ın güneybatısında kalan Goa, aynı zamanda ülkenin en küçük eyaleti. Altın kumlu plajları ve gece hayatıyla ünlü bir tatil bölgesi olan Goa, eski bir Portekiz kolonisi olması nedeniyle de mimarisinde ve kültüründe Avrupa etkilerinin görüldüğü bir bölge.

Bir zamanlar hippilerin uğrak yeri olan ve günümüzde de bohem bir atmosfere sahip Goa; çılgın partileri, plajları, su sporları ve huzurlu ortamıyla hem eğlenmek hem dinlenmek isteyenler için ideal bir destinasyon.

Amritsar

Pencap eyaletinde yer alan Amritsar, Sih dininin de manevi merkezi. Hindistan’ın en önemli yapılarından olan ve Sihlerin en kutsal mabedi olarak bilinen Altın Tapınak (Harmandir Sahib), İslam ve Hindu mimarisi özelliklerini bünyesinde barındırmasıyla mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

Şehirden ayrılmadan önce meşhur Amritsari Kulcha’nın tadına bakmanı ve yerel çarşılarda geleneksel el işi nakışlarını keşfetmeni tavsiye ederiz.

Kızıl Kale

Kızıl Kale, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından 17. yüzyılda yaptırılmış görkemli bir yapı. Delhi’de yer alan ve aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilen kale adını inşasında kullanılan kırmızı kum taşından alıyor.

Bir dönem Babür imparatorlarının ikametgâhı olan ve günümüzde Hindistan Bağımsızlık Günü kutlamalarının yapıldığı Kızıl Kale; içerisindeki saraylar, müzeler ve geniş avlularla ziyaretçilerine tarihî bir yolculuk sunuyor. Gün doğumunda açılan Kızıl Kale gün batımına kadar ziyaret edilebiliyor. Giriş ücretiyse 2026 yılı için 550 Rupi olarak belirlenmiş.

Amber Kalesi

Jaipur’un en önemli yapılarından olan Amber Kalesi, şöyle bir uzaktan bakanları bile kendisine hayran bırakırıyor. Bir tepe üzerine kurulan Amber Kalesi, görkemli bir saray-kale. Adını içerisinde yer alan Şiva Heykeli’nin amberden yapılmasından alan bu muhteşem kale, Hindistan’da görebileceğin en enteresan yapılardan.

Hindu ve Rajput mimarisinin etkileyici bir birleşimi olan Amber Kalesi, 1592 yılında inşa edilmiş ve inşasında ağırlıklı olarak açık sarı renkler kullanılmış. Yüzlerce odası, bahçeleri, salonları ve tapınakları olan bu kaleden şehri izlemek kelimenin tam anlamıyla büyüleyici bir deneyim.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Amber Kalesi’ne çıkma deneyimini fillerin sırtında da yaşayabileceğini belirtelim.

Amber Kalesi 07.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Kaleye giriş ücretleriyse 2026 yılı için yaklaşık 550 Rupi. Kale ziyaretinde mutlaka görmen gerekenlerden biriyse ışık gösterileri. Ancak bu ışık gösterilerinin de ekstra ücretlendirildiğini hatırlatalım.

Hawa Mahal

Hawa Mahal

Jaipur’un en ikonik yapılarından olan ve “Rüzgâr Sarayı” anlamına gelen Hawa Mahal, 1799 yılında Şehir Sarayı’nın kadınlara ait bölümü olarak inşa edilmiş. Rajput mimarisiyle yapılan Hawa Mahal, cephesindeki yüzlerce küçük pencereyle, yani “jharokha” ile ünlü. Bu pencereler kraliyet ailesindeki kadınların sokağı ve şenlikleri halk tarafından görülmeden izleyebilmeleri için tasarlanmış.

Hawa Mahal’in pembe kum taşından yapılmış 5 katlı eşsiz cephesiyse fotoğraf meraklıları için biçilmiş kaftan!

Altın Tapınak

Hindistan’da birçok farklı inanç var. Hâl böyle olunca bu inanç sistemlerine ait farklı mabetler görmek de mümkün. Amritsar şehrinin göz bebeği olan Altın Tapınak da bu mabetlerden biri ve en önemlisi.

Sihlerin en kutsal ibadet yeri olan ve Harmandir Sahib olarak da bilinen Altın Tapınak, büyükçe bir gölün ortasında kurulmuş son derece etkileyici bir yapı. Güneş ışığının geliş açısına göre farklı ışık oyunlarıyla büyüleyici manzaralar sunan Altın Tapınak, her mevsim ayrı güzel.

Hindistan’da Tac Mahal’den sonra en çok ziyaret edilen yerlerden olan ve manevi atmosferiyle her dinden binlerce kişiyi ağırlayan Altın Tapınak’ta “langar” denilen ilginç bir gelenek var. Bu gelenekte tüm ziyaretçilere ücretsiz yemek veriliyor. Langar herkesin ortak bir yemeği paylaşması üzerine kurulu. Tüm katılımcılar yerde eşit seviyede oturup aynı kaplarda hazırlanan aynı yemeği yiyor. Yani langar tüm insanların eşitliğinin bir ifadesi.

Rajasthan

Hindistan’ın kuzeybatısında, en büyük eyaleti olan ve “Krallar Ülkesi” olarak anılan Rajasthan; geniş Thar Çölü, renkli kültürü, görkemli sarayları, heybetli kaleleri ve develeriyle masalsı bir atmosfere sahip. Rajasthan eyaleti, “Pembe Şehir” Jaipur, “Mavi Şehir” Jodhpur, “Altın Şehir” Jaisalmer ve “Göller Şehri” Udaipur gibi ikonik destinasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Zengin tarihi ve mimari mirasıyla Hindistan’da kesinlikle ziyaret edilmesi gereken yerlerden Rajasthan’a vakit ayırmanı öneririz.

Udaipur

“Doğu’nun Venedik’i” olarak bilinen büyülü bir yere gitmeye ne dersin? Cevabın “Evet!” ise seni Rajasthan eyaletinde yer alan ve “Göller Şehri” olarak da anılan Udaipur’a götürelim. Romantik bir şehir olan Udaipur, Pichola Gölü ve gölün ortasında yer alan ikonik Göl Sarayı (Lake Palace) ile ünlü bir şehir.

James Bond’un “Octopussy” filminin bazı sahnelerinin de burada çekilmiş olmasıyla farklı bir üne kavuşan Udaipur’da aynalı kubbeleri ve cam mozaikleriyle göz kamaştıran Şehir Sarayı gibi mimari harikaları da görmeyi ihmal etmemeni tavsiye ederiz.

Jodhpur

Jodhpur

Gelelim “Mavi Şehir” olarak bilinen Jodhpur’a! Gökyüzünün yeryüzüne indiği hissini veren bu şehir, adını labirentleri andıran sokaklarındaki evlerin huzur verici mavi renginden alıyor. Bu maviliğin sırrı tam olarak çözülebilmiş değil; kimilerine göre yüksek kasttan gelen Brahmanları simgeliyor, kimilerine göreyse kavurucu çöl sıcağında evleri serin tutmanın en estetik yolu.

Jodhpur’da şehre hâkim bir tepede yükselen, Hindistan’ın en büyük ve görkemli kalelerinden olan Mehrangarh Kalesi’ni görmeni öneririz. Bu eski şehrin dar ve hareketli sokaklarındaki pazar yerleriyse şehrin atmosferini doyasıya yaşamak için harika birer seçenek.

Jaisalmer

Rajasthan’daki Thar Çölü’nün kalbinde, kum tepelerinin arasından bir serap gibi yükselen bir şehir var: Jaisalmer. Sarı kum taşından inşa edilmiş mimarisi güneş ışığıyla birleştiğinde tüm şehir altına boyandığı için burası “Altın Şehir” olarak anılıyor. Şehrin en büyüleyici noktasıysa içinde hâlâ yaşamın filizlendiği, dar sokaklarında çocukların koşturduğu ve zanaatkârların çalıştığı Jaisalmer Kalesi.

Jaisalmer’de uçsuz buçaksız kum tepeleri arasında deve safarisine çıkabilir ve çölün o meşhur gün batımını hayranlıkla izleyebilirsin. Şehirde köklü bir geçmişi olan dericilik, gümüş takı işçiliği, ipek ve pamuktan yapılan nakışlar gibi göz alıcı el işlerini keşfetmek de bir o kadar keyifli. Bu özel ürünleri kalenin dar ve tarih kokan sokaklarındaki dükkânlarda kolaylıkla bulabilirsin.

Gezini noktalamadan önceyse yine kale içerisinde yer alan yerel restoran ve lokantalarda Rajasthan mutfağının eşsiz lezzetlerini deneyimleyebilirsin.

Kerala

Hindistan’ın doğal güzelliklerine ev sahipliği yapan bir yerle tanışmaya hazır mısın? Hindistan’ın güneybatı ucunda yer alan Kerala, yemyeşil tropikal doğası nedeniyle “Tanrı’nın Kendi Ülkesi” olarak anılıyor. Ülkenin hem en turistik hem en güzel eyaletlerinden biri olan bölge, Hindistan genelindeki Hindistan cevizi üretiminin de büyük bir kısmını karşılıyor.

Kerala’daki sakin ve labirenti andıran su kanalları “backwaters” üzerinde bulunan tekne evlerde, yani houseboat’larda konaklama deneyimi, buraya gelen turistler için oldukça ilgi çekici. Bunların dışında geniş çay tarlaları, baharat bahçeleri ve uzun kumsallarıyla ünlü olan Kerala aynı zamanda geleneksel Ayurveda tedavileri için de popüler bir destinasyon.

Ayrıca Kerala’ya geldiğinde Periyar Millî Parkı’nda tekne turuna katılabilir, başkent Trivandrum’u gezebilir veya Jatayu Doğa Parkı’nda dünyanın en büyük kuş heykelini görebilirsin.

Rishikesh

Rishikesh

Rishikesh; Kuzey Hindistan’da, Himalayaların eteklerinde ve kutsal Ganj Nehri’nin kıyısında yer alan bir şehir. Dünyanın “Yoga Başkenti” olarak kabul edilen ve sayısız yoga-meditasyon merkezine ev sahipliği yapan Rishikesh, 1968 yılında ünlü müzik grubu The Beatles’ın ziyaretiyle daha popüler bir hâle gelmiş.

Rafting gibi macera sporları için de bir merkez olan Rishikesh’de her yıl mart ayının bir haftası boyunca Uluslararası Yoga Festivali düzenleniyor.

Kutub Minar

Delhi’ye gittiğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Kutub Minar’ı görmeni tavsiye ederiz. 73 metre yüksekliğindeki bu minare, Hindistan’daki Hint-İslam mimarisinin en önemli ve en eski örneklerinden. Hindistan’daki en yüksek anıtlardan olan Kutub Minar, 1192 yılında inşa edilmiş. Minarenin yapımındaysa Afganistan’daki Minaret of Jam’dan etkilenilmiş.

Kırmızı kum taşı ve beyaz mermerden yapılan minarenin katmanları üzerindeki ince işçilikse oldukça ilgi çekici. Minarenin her katı büyüleyici bir görsellik sunsa da güvenlik nedeniyle günümüzde minarenin o meşhur 379 basamağını tırmanmak artık mümkün değil. Minarenin hemen yanındaysa Hindistan’da inşa edilen ilk cami olan Quwwat-ül-İslam Camii’nin kalıntıları yer alıyor.

Kutub Minar’ı haftanın her günü 07.00 ile 19.00 saatleri arasında girişte 550 Rupi ödeyerek ziyaret edebilirsin.

Hümayun Türbesi

Delhi’de yer alan Hümayun Türbesi, Tac Mahal’in ilham kaynağı olarak kabul ediliyor. Babür mimarisinin en güzel örneklerinden olan ve 1993 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Hümayun Türbesi, Babür İmparatoru Hümayun’un eşi tarafından 16. yüzyılda yaptırılmış.

Kırmızı kum taşı ve beyaz mermerin muhteşem uyumu ve simetrik tasarımıyla hayranlık uyandıran Hümayun Türbesi’nin giriş ücretleriyse 2026 yılı için yaklaşık 500 Rupi. Ziyaret saati aralığıysa güneşin doğuşundan batışına kadar.

Agra Kalesi

Agra kentinde, Tac Mahal’e yakın bir konumda yer alan Agra Kalesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Babür İmparatorlarının ana ikametgâhı olarak hizmet veren ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Agra Kalesi aynı zamanda Kızıl Kale olarak da biliniyor.

Tac Mahal’i tam karşıdan gören kale, rivayete göre Şah Cihan’ın oğlu tarafından hapsedildiği yer. Öyle ki Şah Cihan ömrünü Tac Mahal’i izleyerek geçirmiş.

Kale içerisinde saraylar, camiler ve görkemli divan salonları gibi Babür mimarisinin en güzel örneklerini keşfedebilirsin. Agra Kalesi her gün 06.00 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kaleye giriş ücretleriyse 2026 yılı için yaklaşık 550 Rupi. Eğer Agra Kalesi’ni Tac Mahal ile birlikte gezmek istersen indirimli bilet de alabilirsin. İkili biletler için yerel rehberlerden yardım alabilirsin.

Ellora ve Ajanta Mağaraları

Maharashtra eyaletinde, devasa kayalara oyularak inşa edilen Ellora ve Ajanta Mağaraları, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin en değerli hazineleri arasında yer alıyor. Ajanta Mağaraları MÖ 2. yüzyıla uzanan Budist heykelleriyle, Ellora Mağaraları’ysa Hinduizm, Budizm ve Jainizm’e ait tapınak ve manastırlarıyla ünlü.

Ellora’daki en etkileyici yapıysa tek bir kayadan oyulmuş dünyanın en büyük monolitik yapısı olan Kailasa Tapınağı. İnsan eliyle yapılmış bu mühendislik harikalarını ve antik sanatın zirvesini görmek için rotanı bu mağaralara çevirebilirsin.

Khajuraho

Madhya Pradesh eyaletinde yer alan Khajuraho, Orta Çağ Hint mimarisinin ve heykeltıraşlık sanatının zirvesi olarak kabul edilen büyüleyici bir tapınak grubu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Khajuraho, tapınakların dış cephelerini süsleyen karmaşık ve detaylı heykelleriyle ünlü. Bu heykeller arasında bulunan ve döneminin yaşamını betimleyen figürler tapınakların dünya çapında ünlenmesini sağlamış.

Lotus Tapınağı

Delhi’deki Lotus Tapınağı, Bahai inancına ait modern bir ibadethane. Mimarisiyle bir nilüfer çiçeğini andıran ve 27 adet beyaz mermer yapraktan oluşan tapınak, her dinden ve inançtan insanın sessizlik içinde meditasyon yapabilmesi ya da ibadet edebilmesi için tasarlanmış.

Tamamı beyaz mermerden inşa edilen tapınağın tabanı 34, yüksekliğiyse 70 metre. 1986 yılında inşası tamamlanan tapınakta kullanılan mermerlerse Yunanistan’dan getirilmiş. Dünyanın tüm Bahai tapınaklarında aynı mermerin kullanıldığını da ekleyelim.

Etkileyici ve huzur dolu atmosferiyle şehrin en çok ziyaret edilen modern yapılarından olan Lotus Tapınağı pazartesi günleri hariç her gün ücretsiz şekilde ziyaret edilebiliyor.

Fatehpur Sikri

Fatehpur Sikri

Agra yakınlarında, 16. yüzyılda Babür İmparatoru Ekber tarafından kurulan bu şehir sadece 14 yıl boyunca imparatorluğun başkenti olmuş. Su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle hızla terk edilen ve bu hüzünlü hikâyesiyle “Hayalet Şehir” olarak anılan bu yerleşim; kırmızı kum taşından yapılmış büyüleyici sarayları, geniş avluları ve heybetli Jama Masjid camisiyle bugün bir UNESCO Dünya Mirası alanı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Zamanın durduğu hissini veren bu iyi korunmuş yapılar, Babür İmparatorluğu’nun zirve dönemindeki zarafetini günümüze taşıyor.

Munnar

Munnar, Kerala eyaletinin dağlık bölgesinde, yemyeşil çay tarlalarıyla kaplı bir tepe istasyonu. İngiliz sömürge döneminde bir yazlık dinlenme alanı olarak kullanılan serin iklimli Munnar’da manzaralı çay tarlalarında yürüyüş yapabilir, çay müzelerini gezebilir ve taze çay tatma imkânını değerlendirebilirsin.

Eravikulam Ulusal Parkı gibi doğal alanlara da yakın olan Munnar, ziyaretçilerine doğa fotoğrafçılığı için harika fırsatlar sunuyor.

Hindistan Kapısı

Hindistan Kapısı; Delhi’nin merkezinde, Rajpath Bulvarı’nın doğu ucunda yer alan 42 metrelik bir zafer takı. Hint askerlerinin anısına inşa edilmiş bir anıt olan Hindistan Kapısı’nın üzerinde binlerce askerin ismi yazılı. Kapının altındaki Amar Jawan Jyoti olarak bilinen sönmeyen ateşse şehit askerleri anmak için var. Özellikle akşam aydınlatıldığında popüler bir buluşma mekânı olan Hindistan Kapısı kesinlikle görülmesi gereken yerlerden.

Jantar Mantar

Jantar Mantar; Jaipur’da bulunan, 18. yüzyılda inşa edilmiş bir astronomik gözlemevi kompleksi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve döneminin en gelişmiş gözlemevlerinden olan Jantar Mantar, taştan yapılmış çeşitli astronomik aletlere ev sahipliği yapıyor.

Dünyanın en büyük taş güneş saati olan Samrat Yantra ise bu kompleksin en dikkat çekici parçası. Burada saati tam vaktinde ölçebilen düzenekleri, yıldızların konumlarını gösteren şemaları, enlem ve boylamların yerlerini belirleyen aletleri de inceleyebilirsin.

Chhatrapati Shivaji Terminali

Mumbai’nin kalbi sayılan ve bir mimari şaheser olarak kabul edilen Chhatrapati Shivaji Terminali, Viktorya Dönemi Gotik mimarisi ile geleneksel Hint saray unsurlarını birleştiren eşsiz bir tarza sahip. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve eski adı Victoria Terminus olan bu görkemli yapı, hâlâ her gün milyonlarca insanın geçtiği yaşayan bir merkez olma özelliğini koruyor.

Mumbai’nin o meşhur ve dinamik kaosunu en saf hâliyle hissedebileceğin bu terminal hem tarih meraklıları hem şehrin ritmini yakalamak isteyenler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir durak.

Gurudwara Bangla Sahib

Delhi’nin merkezinde yer alan Gurudwara Bangla Sahib, şehrin en önemli ve en çok ziyaret edilen Sih tapınaklarından. Göz alıcı altın kubbesi ve içerisinde bulunan, şifalı olduğuna inanılan kutsal havuzu (Sarovar) ile dikkat çeken bu yapı, kapılarını her inançtan ziyaretçiye sonuna kadar açıyor. Tapınağın en etkileyici yanlarından biri de “Langar” geleneği sayesinde günde on binlerce kişiye hiçbir ayrım gözetmeksizin ücretsiz yemek sunan devasa mutfağı.

Ziyaretçilerin girişte Sih geleneklerine saygı göstererek başlarını örtmesi ve ayakkabılarını teslim etmesi gereken bu mekân, Delhi’nin kargaşası ortasında paha biçilemez bir huzur durağı. Tapınağın bu eşsiz manevi atmosferini ve toplumsal dayanışma ruhunu yerinde görmen kesinlikle unutulmaz bir deneyim olacak.

Jama Masjid

Eski Delhi’de bulunan Jama Masjid, Hindistan’ın en büyük camilerinden. Aynı anda 25.000 kişinin ibadet edebildiği Jama Masjid, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından 17. yüzyılda yaptırılmış ve Babür mimarisinin son büyük eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Kırmızı kum taşı ve beyaz mermerden inşa edilen caminin üç büyük kapısı ve 40 metre yüksekliğindeki iki minaresiyse en dikkat çekici özellikleri arasında yer alıyor. Jama Masjid’in minarelerinden birine çıkarak Eski Delhi’nin panoramik manzarasını doyasıya izleyebilirsin.

Kalküta

Batı Bengal eyaletinin başkenti olan Kalküta aynı zamanda Hindistan’ın “kültürel başkenti” olarak da anılıyor. Sömürge döneminden kalma etkileyici İngiliz mimarisi ile hayatın tüm çıplaklığını sunan sosyal zıtlıkları bir arada barındıran bu metropol; görkemli Victoria Anıtı, devasa Howrah Köprüsü ve kriket tutkusunun kalbi Eden Gardens gibi ikonik yapılara ev sahipliği yapıyor.

Rahibe Teresa’nın da içinde çalışmalarını yaptığı; ülkenin edebiyat ve sanat merkezi olarak bilinen Kalküta, her köşesinde bir hikâye saklıyor.

Chennai

Tamil Nadu eyaletinin başkenti olan Chennai, Güney Hindistan’ın en büyük kültür, ekonomi ve eğitim merkezlerinden. Sıcak iklimi ve yoğun trafiğiyle bilinse de canlı sanat ortamı, “Bharatanatyam” gibi klasik dansları ve rengârenk tapınaklarıyla öne çıkan Chennai’de sömürge döneminden kalma St. George Kalesi gibi tarihî yapıları da görebilirsin.

Gökyüzüne yükselen, detaylı heykelleriyle süslü tapınak kapıları olan “gopuramlar” ise şehrin silüetinde önemli bir yer tutuyor.

Meenakshi Amman Tapınağı

Tamil Nadu eyaletinin Madurai şehrinde bulunan Meenakshi Amman Tapınağı, Güney Hindistan’ın en önemli ve en görkemli Hindu tapınaklarından. Tanrıça Meenakshi’ye (Parvati) ve eşi Sundareshwar’a (Shiva) adanmış olan tapınak, her biri binlerce renkli ve detaylı heykelle süslenmiş 14 devasa kapı kulesi (gopuram) ile ünlü. Bu kuleler tapınağı bir şehir gibi gösteriyor.

Her gün binlerce hacıyı ve turisti ağırlayan, hareketli bir dinî kompleks olan Meenakshi Amman Tapınağı, Hindistan gezisinde görülmesi gereken yerlerden.

Bangalore (Bengaluru)

Karnataka eyaletinin başkenti olan ve Hindistan’ın “Silikon Vadisi” olarak bilinen Bangalore, ülkenin önde gelen teknoloji ve bilişim merkezi. Bu nedenle genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan Bangalore, “Bahçe Şehir” olarak da anılıyor.

Cubbon Parkı, Lalbagh Botanik Bahçesi gibi geniş yeşil alanlara, modern alışveriş merkezlerine ve canlı bir restoran kültürüne sahip olan Bangalore tam bir kozmopolit şehir hayatı sunuyor.

Haydarabad

Telangana eyaletinin başkenti olan ve zengin tarihi ile modern teknoloji endüstrisini bir arada barındıran Haydarabad; İkonik Charminar anıtı, Mekke Mescidi ve hareketli Laad Pazarı ile ünlü olan tarihî bir eski şehir bölgesi.

“İnciler Şehri” olarak da bilinen ve “Hyderabadi Biryani” gibi lezzetleriyle gurme turizmi için de önemli bir merkez olan Haydarabad, yüksek teknoloji bölgesi olan Cyberabad ile şehrin modern yüzünü de ortaya koyuyor.

Pondicherry

Eski bir Fransız kolonisi olan Pondicherry, kendine özgü bohem ve huzurlu bir atmosfere sahip bir sahil kasabası. Fransız Mahallesi’ndeki sarı boyalı villalar, Arnavut kaldırımlı sokaklar ve Fransız esintili kafelerle “Hindistan’daki Küçük Fransa” olarak anılan Pondicherry, Sri Aurobindo Aşramı ve uluslararası topluluk Auroville ile manevi bir merkez olarak da biliniyor.

Pondicherry’de sahil şeridinde yürüyüş yapmak ve sakin plajlarının keyfini çıkarmak, en popüler aktiviteler arasında.

Mysore

Karnataka eyaletindeki “Saraylar Şehri” olarak bilinen Mysore, kültürel zenginliğiyle ünlü bir kent. En önemli cazibe merkezi özellikle pazar günleri ve festivallerde aydınlatılan, Hint-Gotik tarzındaki görkemli Mysore Sarayı olan Mysore; on gün süren görkemli Dasara Festivali ile dünyaca ünlü hâle gelmiş.

“Hindistan’dan ne alınır?” diye sorarsan ipek sarileri, sandal ağacı ürünleri ve kendine özgü tatlısı olan Mysore Pak ile de tanınan Mysore’yi ziyaret ettiğinde cevabı görüp büyüleneceğinden emin olabilirsin.

Akshardham Tapınağı

Delhi’de Yamuna Nehri kıyısında yükselen Akshardham Tapınağı, modern zamanlarda inşa edilmiş en büyük ve en görkemli Hindu komplekslerinden. Geleneksel Hint mimarisine sadık kalınarak binlerce usta zanaatkâr tarafından pembe kum taşı ve beyaz mermere hayat verilerek inşa edilen bu yapı; sadece bir tapınak değil, aynı zamanda devasa bir kültür merkezi.

İçerisindeki büyüleyici heykelleri, Hint tarihini ve felsefesini anlatan sergileri, öğretici tekne gezisi ve akşamları ziyaretçileri büyüleyen müzikli fıskiye gösterisiyle Akshardham, Hindistan’ın binlerce yıllık mirasını modern bir vizyonla sunuyor.

Sikkim

Hindistan’ın kuzeydoğusunda, Himalayaların kucağında yer alan Sikkim, ülkenin en küçük ama doğası en görkemli eyaletlerinden. Dünyanın en yüksek üçüncü zirvesi olan Kangchenjunga’nın heybetli gölgesinde uzanan bu bölge; el değmemiş doğası, kristal berraklığındaki gölleri ve huzur veren Budist manastırlarıyla tanınıyor.

Özellikle trekking ve dağcılık tutkunları için birebir olan Sikkim, aynı zamanda zengin biyoçeşitliliği ve kendine özgü kültürel dokusuyla Hindistan’ın keşfedilmeyi bekleyen en saf köşelerinden.

Hindistan’ın güzel yerleri saymakla bitmez ama biz Hindistan gezi rehberimizin sonuna geldik. Sen de Hindistan’a gitmeye karar verdiysen ulaşım sürecini planlamak için Hindistan vize rehberi yazımızı inceleyebilir, Hindistan otelleri ve otel rezervasyonlarıyla ilgili tüm süreçleri kolaylıkla yönetebilirsin. Kapsamlı Hindistan turlarına göz atabilir, detaylıca hazırlanmış programlar arasından planına uygun olanı seçebilirsin. Hindistan gezisi maliyetini merak ediyorsan turların detaylarını inceleyebilirsin.

Önceki Yazı
Cape Town

Cape Town Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı
Rusya

Rusya Gezilecek Yerler