Türkiye dört mevsimin güzelliğini dolu dolu yaşayabileceğin ender ülkelerden biri. Yazın sahillerde deniz ve güneş eşliğinde tatilin keyfini çıkarabilir, kışın beyaz örtüye bürünen şehirlerde unutulmaz anılar biriktirebilirsin. Soğuk havayı fırsata çevirmek, sömestir tatili ya da hafta sonu için güzel bir plan yapmak istiyorsan Türkiye’nin kışın gezilecek en güzel yerlerinden bazılarını keşfetmeye hazırsın demektir. İşte kış mevsiminde görülmeye değer birbirinden özel duraklar!
Kayak Merkezlerinin Gözdesi: Uludağ ve Palandöken
Türkiye’de kış turizmi dendiğinde akla gelen iki nokta: Uludağ ve Palandöken. Antik Çağ’da Mysia Olymposu olarak bilinen Uludağ, bu ismini Yunan mitolojisindeki Olimpos Dağı’ndan alıyor. Bizans döneminde keşişler için inziva yeri görevi görmüş Uludağ’da bazı manastır kalıntıları hâlâ görülebiliyor. Cumhuriyet ile birlikte bambaşka bir hâle bürünen Uludağ, Türkiye’nin ilk kayak merkezi ünvanını alıyor ve 1930’lardan itibaren kayak sporuna açılıyor. Bölgedeki ilk otellerin yapılmasıysa 1960’ları buluyor.
Bursa’ya 36 kilometre mesafedeki Uludağ’ın zirvesi tam olarak 2.543 metre yüksekliğinde. Kayak sezonu aralık ayında başlayıp mart ayına dek sürüyor. Toplamda 20’nin üzerinde pistin bulunduğu dağda kış sporlarına yeni başlayanlar da profesyoneller de karın tadını çıkarabiliyor.
Pistlerin uzunlukları 300 ile 2.200 metre arasında değişiyor. Kayak dışında snowboard, snowtube, teleferik, kar motoru turları ve après-ski partileri de yapılıyor. Uludağ’a arabayla ulaşım sağlanabildiği gibi Bursa’dan zirveye teleferikle de ulaşmak mümkün.
Erzurum’un güneyinde yer alan Palandöken Dağı ise tam 3.185 metre. Bu dağ adını “palandökme” yani kayaların yuvarlanması teriminden alıyor. 1990’ların başında kayak merkezi olan Palandöken Dağı, 2011’de uluslararası bir etkinlik olan Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’na sahne oldu. Bu etkinlik dolayısıyla pistler modernize edildi ve tesisler yenilendi.
Palandöken’de kayak sezonu kasım sonunda başlayıp nisan ortasına kadar sürüyor. 28’in üstünde pist bulunan kayak merkezinde pistlerin bazıları Federation Internationale de Ski (Uluslararası Kayak Federasyonu) onayına sahip.
12 kilometreyle Türkiye’deki en uzun pist de yine Palandöken’de. Burası da hem başlangıç seviyesindeki sporculara hem profesyonellere uygun pistler sunuyor. Kar kalitesiyle snowboard açısından ilgi çeken Palandöken’de snowtube, dağ yürüyüşü, kar motoru kullanımı ve kros kayağı da yapılabiliyor. Ayrıca gece kayağı da misafirlerin ilgisini çeken etkinliklerden.

Karla Kaplı Masalsı Diyar: Kapadokya
Benzersiz güzelliğiyle dünyaca ünlü Kapadokya ve peribacaları, karın da yağmasıyla masalsı bir havaya bürünüyor. Sıcaklığın düşmesiyle turist yoğunluğu azaldığından bölge çok daha romantik bir görüntüye kavuşuyor. Merak etme, sıcak hava balonu turları yaza özel değil. Kışın da bu balonlarla havalanabilir, karla kaplı tepeleri seyredip fotoğraflayabilirsin.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göreme Açık Hava Müzesi de görebileceğin bir başka yer. Mağara kiliselerindeki freskler kar altında harika görünür. Kışın sessiz ve dingin bir gezi istiyorsan Zelve ve Paşabağ vadilerini ziyaret edip manzaranın tadını çıkarabilirsin.
Sıcaklıkları her daim sabit kaldığından Derinkuyu ve Kaymaklı yer altı şehirlerini de bu dönemde ziyaret edebilirsin. Bir zamanlar sığınak olarak kullanılan bu şehirler âdeta labirent gibi. Bütün bu keşiflerden sonra otelde şöminenin karşısında keyif yapmak da ayrı bir tat verebilir. Dilersen Kapadokya’da yer alan mağara otellerde konaklayabilir, farklı bir deneyim yaşayabilirsin.
Doğanın Kış Güzelliği: Abant ve Yedigöller
Volkanik bir krater gölü olan Abant Gölü, Bolu’da dağların içinde gizli bir doğal güzellik. Çevresi tabiat parkı ilan edilen göl kışın kısmen donduğundan kartpostallara has bir görüntü oluşturuyor. Burada atlı kızak veya fayton turlarına katılabilirsin. Sıkı giyinerek doğa yürüyüşlerine dâhil olabilir, nefis manzaraları fotoğraf makinenle kayda alabilirsin. Gölün çevresinde bisiklet sürebilirsin.
Yedigöller Millî Parkı heyelan sonucunda meydana gelmiş, farklı boyutlarda göllerden oluşuyor. 1965’te millî park ilan edilen göllerin çevresinde kışın oluşan bembeyaz atmosfer fotoğraflanmak için birebir. Burada kar yürüyüşüne çıkabilir, gerekli hazırlıklara sahipsen kamp yapabilirsin. Şelale ve göllerin çevresinde gezinip manzaraları seyre dalabilirsin.
Bolu’ya gelmişken sucuk ekmek yiyebilir, lezzetli bir alabalık deneyebilirsin. Kışın yollar zaman zaman kar nedeniyle kapanabileceğinden arabayla geliyorsan kış lastiklerini takman ve yola çıkmadan önce yol durumunu kontrol etmen gerekebilir.

Termal Tatilin Sevilen Adresleri: Afyon ve Karacasu Kaplıcaları
Kışın denize girilecek yerler arayışındaysan deniz yerine termal suları önerebiliriz. Türkiye’nin termal başkenti de diyebileceğimiz Afyon pek çok sıcak su kaynağına ev sahipliği yapıyor. Sıcaklıkları genelde 43-85 derece arasında değişen kaplıcalar bol miktarda karbonat, kalsiyum ve sülfat içeriyor. Roma ve Bizans dönemlerinde şifa merkezi olarak kullanılan kaplıcaların kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına, romatizmaya, cilt hastalıklarına ve kireçlenmeye iyi geldiği söyleniyor. Kaplıcaların içilebilen sularınınsa mide ve karaciğeri desteklediği düşünülüyor. Dilersen burada yer alan termal otellerde SPA’ya gidebilir ve çamur banyosu yapabilirsin. Bazı otellerin odalarında doğrudan termal musluklar yer aldığından özel alanındayken de kaplıca sularından faydalanman mümkün olabiliyor. Yorgunluğunu atmak için masaj yaptırabilir, mineralli buhar banyolarıyla tazelenebilirsin.
Aydın’ın Karacasu ilçesinde yer alan Karacasu Kaplıcaları 42-60 derece arasında değişen su sıcaklıkları ve sodyum, kalsiyum, bikarbonat ve radon içeriğiyle misafirlerine rahatlama fırsatı sunuyor. Osmanlı döneminde şifalı su olarak kaydedilen kaynakların metabolizmayı desteklediği düşünülüyor. Buraya gelmişken kaplıcaların yakınında konumlanan Aphrodisias Antik Kenti’ni gezebilir, akabinde mineralli havuz keyfi yapabilirsin.
Karadeniz’in Kış Hali: Ayder Yaylası ve Uzungöl
Yazın bile serin olan Ayder Yaylası’nda kış turları kapsamında ne yapılabileceğini merak ediyor olabilirsin. Deniz seviyesinden 1.350 metre yükseklikte yer alan yaylanın çevresinde güzel şelaleler bulunuyor. Ahşap evlerde Karadeniz kültürüne tanıklık edebileceğin yaylada yürüyüş yapabilir, fotoğraflar çekebilirsin. Termal tesislerde sıcacık suyun keyfini çıkarabilir, Karadeniz’in meşhur mıhlamasını, karalahana sarmasını ve Laz böreğini tadabilirsin.
Uzungöl taşkınlarla oluşmuş doğal bir göl. Fotoğrafçılar için yılın her dönemi popüler olan Uzungöl’de yürüyüş yapabilirsin. Bisiklet turuna çıkıp hem spor yapabilir hem manzara seyredebilirsin. Yamaç paraşütü yaparak bambaşka bir maceraya atılabilirsin. Uzungöl’de ATV turlarına çıkman da mümkün. Uzungöl’e gelince alabalık restoranlarını es geçmemeni tavsiye ederiz.

İstanbul’a Yakın Kış Kaçamakları: Sapanca ve Kartepe
İstanbul’a yakın yerlerde kısa bir seyahate çıkma veya kar tatili yaparak sömestiri değerlendirme niyetindeysen Sapanca bunun için ideal noktalardan. Son yıllarda bungalovlarıyla popülerlik kazanan Sapanca’ya İstanbul’dan arabayla yaklaşık 1,5 saatte ulaşabilirsin. Kamp ekipmanlarını yanına alıp kamp yapabilir, bungalovlar veya tiny house tipi yerlerde kalıp bambaşka bir konaklama biçimini deneyimleyebilirsin. Gölün çevresinde yürüyüş yapıp sakinliğin tadını çıkarabilirsin. Maşukiye’ye gidip dere üstünde kahvaltı yapabilir, üzerine doğa yürüyüşüne çıkarak temiz havayı içine çekebilirsin. Sapanca da termal su kaplıcalarına ev sahipliği yapıyor. Kışın SPA otellerini ziyaret ederek kendini şımartabilirsin.
Kartepe, Sapanca’ya yaklaşık 20 dakikalık bir mesafede yer alıyor. Kış sporlarıyla ilgileniyorsan hızlı bir tur için Kartepe’yi ziyaret edebilirsin. Aralık ortasından marta kadar sezonu devam eden Kartepe’de kayak, snowboard, kızak veya kar motosikleti kullanabilir, telesiyejle manzaraya bir de tepeden bakabilirsin. 12’ye yakın pisti bulunan dağın en uzun pisti 400 metre. Kartepe’ye geldiğinde sucuk ekmek yemeyi ve dağda sıcacık salep içmeyi ihmal etme.
Tarihî Dokusuyla İç Isıtan Yerler: Safranbolu ve Trilye
Safranbolu UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve Osmanlı’dan beri varlığını sürdürüyor. Taş konakları ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla tarihe ışık tutuyor. Pencere düzeni “komşunun manzarasını kapatmasın” diye özenle planlanan Safranbolu evleri, Osmanlı komşuluk kültürünü de gözler önüne seriyor. Burada Hıdırlık Tepesi’ne çıkıp şehri panoramik olarak seyredebilirsin. 17. yüzyıldan kalma Köprülü Mehmet Paşa Camii ve Cinci Han’la mimari güzelliklere tanık olabilirsin. Safranbolu ev yaşamına yakından tanıklık etmek istiyorsan Kaymakamlar Evi Müzesi’ni ziyaret edebilirsin. Kışın Safranbolu çevresinde doğa yürüyüşü yapmak çok popüler bir aktivite. Bu arada Tokatlı Kanyonu üzerinde yer alan Kristal Cam Teras’ı da ziyaret edebilirsin. Cinci Hamamı gibi tarihî Türk hamamlarına giderek kışın soğuğunu üzerinden atabilirsin.
Trilye Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı. Marmara’da yer alan bu tarihî Rum köyü âdeta bir Ege kasabasına benziyor. Kışın da denizden uzak kalmak istemeyenler burada sahilde yürüyüşe çıkabilir, deniz kenarında kahve molası verebilir. Taş evleriyle nostaljik bir havaya sahip olan Trilye’de köyün en görkemli yapısı Taş Mektep, misafirlerin gözde noktalarından. Sen de bu eski Rum okulunu ziyaret edebilir, sonrasında Kemerli Kilise’de ünlü duvar resimlerinin detaylarını inceleyebilirsin. Renkli ahşap evlerin fotoğraflarını çekebilir, zeytinyağı tadımlarıyla turuna gastronomik bir dokunuş katabilirsin. Osmanlı döneminde saray mutfağına gönderilecek kadar meşhur olan zeytinleri yerinde deneyebilirsin. Dilersen burayı gezdikten sonra Mudanya’dan teleferikle Uludağ’a geçip biraz da kayak yapabilirsin.
Buz Tutan Göllerin Büyüsü: Çıldır Gölü
Ardahan-Kars sınırında yer alan Çıldır Gölü kışın tamamen donuyor. Donmuş gölün üzerinde tur atmak mümkün! Donmuş göl manzarası, fotoğraf çekmek için de müthiş bir fırsat sunuyor. Gölün ortasında verilen fotoğraf molasında büyüleyici manzaralar kayda alınıyor.
Kars’ta kış denince akla buz balıkçılığı geliyor. Bölge halkı gölün buzunu kırarak sazan ve kaya balığı avlıyor. Senin de dâhil olabileceğin bu etkinlikte buz tabakasını delmek profesyonel balıkçılara düşüyor. Sonrasında şansını deneyebiliyorsun. Kim bilir, belki şansın yaver gider!

Ege ve Akdeniz’de Ilık Kış: Fethiye ve Şirince
Kışın gidilecek Türkiye’nin en sıcak şehirleri neresi? Gezerken üşümeyeyim diyorsan rotanı Ege ve Akdeniz’e çevirebilirsin. Ülkenin kalanına kıyasla bu bölgede daha ılıman seyreden kış mevsiminde sezon yoğunluğu olmadan gezmenin tadını çıkarabilirsin. Fethiye’de Ölüdeniz ve Kelebekler Vadisi’ni kalabalıklar olmadan dolaşabilir, rahatça fotoğraf çekilebilirsin. Bir rehber eşliğinde ünlü Likya Yolu’nda yürüyüşe çıkabilir, dünyanın en uzun parkurlarından birini deneyimleyebilirsin. Kayaköy’e gidip bu terk edilmiş Rum köyünde sessizlikte tarihin izini sürebilirsin.
Kışın romantik bir havaya bürünen Şirince, İzmir’de yer alıyor. Burası sakin atmosferi ve taş evleriyle biliniyor. Burada leziz bir köy kahvaltısının ardından eski Rum evlerini görebilirsin. Günübirlik gezilerle Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebilirsin. Günü otel odanda şömine karşısında keyif yaparak bitirebilirsin. Kışın balayı yapılacak yerler arayışındaysan bu romantik noktayı listeye ekleyebilirsin.
Dilersen Türkiye’yi gezdikten sonra kışın tadını bir de yurt dışında çıkarabilirsin. Kışın gidilecek sıcak ülkeleri değerlendirebilir, yazı ayağına getirebilirsin.
İstanbul’da Kışın Gezilecek Tarihî ve Kültürel Yerler
İstanbul her mevsim etkileyici fakat kışın turist yoğunluğunun azalmasıyla büründüğü sakinlikte gezinmek çok daha keyifli bir hâl alıyor. İstanbul’da görülmesi gereken başlıca nokta Tarihî Yarımada. İçerisinde Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı gibi önemli mekânların yer aldığı yarımada benzersiz bir deneyim sunuyor.
Burada tarihin derinliklerine indikten sonra kültürel bir gezi için rotanı Beyoğlu’na çevirebilirsin. Kültür ve sanat etkinliklerine sık sık yuva olan Beyoğlu, Pera Müzesi ve Atlas Sineması’yla ilgi çekiyor. Gezini düzenlediğin dönemdeki etkinlik takvimlerine göz atıp sergileri ziyaret edebilir, tarihî salonlarda film seyredebilirsin. Beyoğlu’nda aşağı doğru yürüdükçe nostaljik duraklardan Çiçek Pasajı’yla karşılayacaksın. Yemeğini burada yiyip Galata Kulesi’ne inebilirsin. Yoğun dönemlerde önünde uzun kuyrukların oluştuğu kuleyi kışın ziyaret etmek çok daha kolay olabiliyor.
Dilersen Eyüp’e gidip teleferikle Pierre Loti Tepesi’ne çıkarak çay kahve eşliğinde Boğaz’ı seyredebilirsin. Vefa’ya gidip tarçın ve leblebiyle doldurduğun bardakta bozanın keyfine varabilirsin. Balat’a gidip renkli küçük kafelerde tatlını atıştırırken sokaktan geçenleri izleyebilirsin. İstersen Anadolu Yakası’na geçip Moda Sahili’nde yürüyüş yapabilir, Adile Sultan Kasrı’nda karın örttüğü manzaranın tadını çıkarabilirsin.
Kış tatiline çıkmaya bizce hazırsın! Etstur ile konaklama, tur ve ulaşım seçeneklerini inceleyerek ilk adımı atabilir, hayalindeki kış tatilini deneyimlemeye biraz daha yaklaşabilirsin!
