Doğu Anadolu’nun saklı cenneti Tunceli, sakin havasıyla ve yemyeşil ormanlarıyla keşfedilmeyi bekliyor. Munzur Vadisi manzaralarıyla ve temiz dereleriyle de benzersiz bir doğa atmosferi sunuyor. Tunceli’nin kendine özgü dokusunu hissetmek içinse sokaklarında gezmen yeterli. Munzur Vadisi’nin kıyısında yürürken suyun sesiyle şehrin dinginliğini hissedebilir, tarihî köprülerini ve samimi mahallelerini gezebilirsin. Hazırsan bu sakin ama bir o kadar da huzurlu şehri birlikte keşfedelim.
Munzur Vadisi Millî Parkı

Munzur Vadisi Millî Parkı 1971 yılında koruma altına alınıyor ve yaklaşık 42 bin hektarlık geniş bir alanı kapsıyor. Bölgenin en dikkat çekici unsurlarından biri olan Munzur Çayı, vadinin içinden akarak şelalelerle, göletlerle ve huş ağaçlarıyla çevrili zengin bir ekosistem oluşturuyor. Endemik bitki türleriyle beraber ayı, dağ keçisi ve yaban domuzu gibi koruma altındaki birçok canlıya da ev sahipliği yapıyor.
Doğa yürüyüşü, trekking, fotoğrafçılık, rafting, yüzme ve kamp gibi aktiviteler için oldukça uygun olan park, yıl boyunca doğaseverler tarafından tercih ediliyor. Özellikle uzun parkurlarda güvenli ve keyifli bir deneyim için yerel rehberle ilerlemek avantaj sağlıyor. Parkın 2025 yılı kişi başı giriş ücreti 40 TL ve 7/24 giriş yapılabiliyor.
Munzur Gözeleri
Munzur Nehri’nin kaynağı olan bu gözeler, bölgenin sakin noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Etrafı berrak sularla ve yemyeşil ağaçlarla çevrili bu yerde, yaklaşık 200-300 metrelik irili ufaklı 40 göze ve şelale mevcut. Munzur’un suları soğuk olduğundan burayı terlik veya ıslanmaya uygun ayakkabılarla ziyaret etmeni tavsiye ediyoruz. Bölgede yöresel alabalık sunan restoranlarda yemek yiyebilir, gölgelik alanlarda piknik yapabilirsin. Dilersen gözelerin girişinde kurulan tezgâhlarda bölgeye özgü lezzetleri tatmak da mümkün.
Pertek Kalesi
Tunceli’nin tarihî miraslarından Pertek Kalesi, Keban Baraj Gölü’nün üzerindeki adacıkta yer alıyor. Osmanlı Devleti’nden önce Abbasiler, Selçuklular ve Karakoyunlular Dönemlerinde de stratejik bir önem taşıyan kale, günümüzdeyse mistik görüntüsüyle ziyaretçilerini büyülüyor. İç içe iki surdan oluşan kalede mavi çini kalıntıları da görülmeye değer. Kaleye tekneyle veya feribotla ulaşım mümkün. Özellikle gün batımında sunduğu manzara oldukça etkileyici. Güncel feribot ücretleriyse 2025 yılı için kişi başı 100 TL’den satılıyor.
Ana Fatma Ziyareti
Yöre halkı için özel bir önemi olan ziyaretgâh, Tunceli’nin doğal ortamıyla iç içe konumlanıyor. Yemyeşil doğasıyla ve sessiz atmosferiyle de ziyaretçilere huzurlu bir deneyim sunuyor. Ziyaretçiler buraya genellikle dua etmek, dilek tutmak ya da manevi bir bağ kurmak amacıyla geliyor.
Ana Fatma Ziyareti halk tarafından saygıyla ve bağlılıkla korunuyor. Bölge halkı burada yapılan anma törenlerini devam ettiriyor. Burası yalnızca manevi bir durak değil, kültürel bir deneyim alanı olarak da öne çıkıyor. Ana Fatma Ziyareti Tunceli’de inanç turizmi açısından önemli bir noktayı temsil ediyor ve bölgenin hem tarihî hem dinî mirasını tanımak isteyenler için değerli bir rota.
Tunceli Müzesi
Müze eski Hükümet Konağı binasında yer alıyor ve 2019 yılında ziyarete açılmış. Müzede bölgenin tarihine ışık tutan arkeolojik eserler, Kalkolitik Çağ’dan günümüze kadar uzanıyor. Bölgenin kültürüne ait etnografik ögeler ve geleneksel el sanatlarına dair objeler de sergileniyor. Ziyaretçiler müzede Tunceli’nin eski dönemlerinden kalan eşyayı, geleneksel giysileri ve el işçiliğini yakından inceleme fırsatı bulabiliyor. Müzeyi haftanın her günü 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin ve Müzekart’la girebilirsin.
Çemişgezek Kalesi
Şehrin tarihî dokusunu hissetmek isteyenler için Çemişgezek Kalesi önemli bir durak. Kale Tahar Çayı’nın kenarında ve küçük bir tepenin üzerinde yer alıyor, bölgeye hâkim bir konumda bulunuyor. Kalenin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmese de Tunç Çağı’na ait kalıntılar mevcut. Bununla beraber stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca farklı medeniyetler tarafından kullanılmış.
Kaleye çıktığında kalıntıların arasında dolaşırken bölgenin zengin tarihine tanıklık edebilirsin. Yakınındaki İn Delikleri yani Derviş Hücreleri’ni de ziyaret edebilirsin. Tarihi keşfetmenin yanı sıra Çemişgezek’in meşhur dutunu, pekmezini ve pestilini de tadarak geziyi hem gözüne hem damağına hitap edecek hâle getirebilirsin. Tunceli’de ne yenir diye düşünüyorsan ve Tunceli hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsan seni hem doğasıyla hem mutfağıyla zengin bir keşfe davet eden bir rota bekliyor.
Mazgirt Kalesi

Mazgirt Kalesi Urartu Dönemi’ne kadar uzanan geçmişiyle Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde yer alıyor. Kayalıkların üzerinde yer alan bu yapı, bölgenin en eski ve etkileyici tarihî eserlerinden biri. Burası tarih meraklıları ve doğa tutkunları için eşsiz ve ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon.
Kaleye çıktığında seni Tunceli’nin dağ manzaraları karşılıyor. Kalenin içinde eski sarnıç kalıntılarına ve bazı çivi yazılarına rastlamak da mümkün. Tarihle doğanın iç içe geçtiği bu nokta, Mazgirt’in geçmişine kısa ama etkileyici bir yolculuk sunuyor.
Tahar Köprüsü
Çemişgezek’teki Tahar Köprüsü, Yusuf Ziya Paşa Köprüsü olarak da biliniyor. Tunceli’nin tarihî atmosferini yansıtan bu önemli yapı, 1807’de yapılmış ve 1902’de onarılmış. Kesme taş kemerleri dönemin mühendislik başarısını gösteriyor. Yaklaşık 9 metre yüksekliğinde ve 55 metre uzunluğunda olan köprü, araç ve yaya geçişine açık. Bununla beraber Tahar Çayı’nın serinliği eşliğinde yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmek için ideal bir yer. İçindeki İn Delikleri’yse keşif meraklıları için ayrı bir deneyim sunuyor.
Tahar Köprüsü’nün çevresi hem doğal hem kültürel dokusuyla ziyaretçilere keyifli bir atmosfer sunuyor. Köprünün konumu sayesinde Tahar Çayı boyunca uzanan yürüyüş rotalarında sakin bir gezinti yapabilir, çevredeki manzarayı farklı açılardan izleyebilirsin. Bölge özellikle gün batımında taş kemerlerin suya yansımasıyla etkileyici fotoğraf kareleri sunuyor.
Köprüye yakın noktalarda yöre halkının kullandığı küçük mesire alanları ve dinlenme noktaları da yer alıyor. Tarih, doğa ve mimarinin bir arada bulunduğu Tahar Köprüsü, Çemişgezek gezinde kültürel açıdan zengin ve huzurlu bir durak.
Elti Hatun Türbesi ve Camii
Mazgirt’teki Elti Hatun Türbesi ve Camii 14. yüzyılda Akkoyunlu döneminde inşa edilmiş. Sekizgen kümbetiyle ve kesme taş işçiliğiyle dönemin mimarisini yansıtıyor. Rivayetlere göre türbe Uzun Hasan’ın kız kardeşi Elti Hatun ve ailesinin mezarlarını barındırıyor. 1252’de inşa edilen bu yer hem dinî hem kültürel açıdan ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve Tunceli’nin meşhur yerleri arasında bulunuyor.
Dereova Şelalesi

Nazımiye ilçesinde yer alan Dereova Şelalesi, Tunceli’nin doğal güzelliklerinden biri. Yaklaşık 20 metre yükseklikten dökülen su, kayaların üzerinde köpüklü bir perde oluşturuyor ve bu su halk arasında Gelin Pınarı olarak da biliniyor.
Şelaleden akan suyun sesi, doğayla baş başa kalmak isteyenler için oldukça huzurlu bir ortam sağlıyor. Şelalenin çevresi yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı. Burada hafif ve orta zorluktaki rotaları değerlendirerek keyifli bir yürüyüş yapabilirsin. Bunun yanı sıra piknik için de uygun alanlar bulunuyor.
Kış aylarında sular donarak sarkıt ve dikitler oluştururken yazın serin suların ve yeşilin her tonunu görmek mümkün. Burayı gezerken yanına mutlaka hırka almanı öneririz. Özellikle suyun serinliği ve gölgelik alanlar yaz aylarında bile ferahlatıcı bir etki sunuyor.
Halbori Gözeleri
Halbori Gözeleri Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunuyor ve bölgenin en huzurlu noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Yeraltından çıkan kaynak sularıyla beslenen gözeler, yaz aylarında serinlemek ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için de ideal bir destinasyon. Gözelerin çevresindeki ağaçların gölgesinde oturabilir, doğanın sessizliğini dinleyebilir ve serin sulara kendini bırakabilirsin. Halbori Gözeleri, Tunceli-Ovacık yolu üzerinde konumlandığı için ulaşımı da oldukça kolay.
Halbori Gözeleri’nin çevresi doğal peyzajıyla ziyaretçilerine hem dinlendirici hem ferah bir ortam sunuyor. Kaynak sularının oluşturduğu küçük akıntılar ve gölcükler özellikle sıcak havalarda bölgeyi daha da çekici hâle getiriyor. Çevrede piknik yapmaya uygun alanlar bulunduğu için aileler ve doğaseverler tarafından ziyaret edilebiliyor.
Bölgenin temiz havası ve sessiz atmosferi fotoğraf çekmek isteyenlere de güzel fırsatlar sunuyor. Gözelerin yakınında yer alan yürüyüş yollarıysa kısa doğa yürüyüşleri yapmak isteyenler için keyifli rotalar oluşturuyor. Halbori Gözeleri Ovacık’a yakın konumu sayesinde hem yerel halkın şehri ziyaret edenlerin günü değerlendirmek için tercih ettiği bir nokta.
Bağın Kaplıcası
Peri Suyu’nun kenarında yer alan Bağın Kaplıcası, Mazgirt ilçesinin yakınlarında bulunuyor. Şifalı sularıyla sağlık turizmi bakımından öne çıkan noktalarından biri. Kaplıca suyu; kalsiyum sülfatlı, sodyum sülfatlı ve klorür bikarbonatlı mineraller açısından zengin ve sıcaklığı 35 dereceye kadar ulaşıyor. Halk arasında romatizmaya, cilt hastalıklarına ve eklem rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Ayrıca ziyaretçilerin rahatlaması için ideal bir ortam sunuyor.
Dik bir yamacın üzerine kurulan kaplıca muhteşem bir manzaraya sahip. Kaplıca alanlarında konaklama tesisleri, kafe ve restoranlar var. Bu sayede yılın her döneminde ziyaretçiler dinlenebiliyor ve doğal güzelliklerin tadını çıkarabiliyor.
İn Delikleri
Tahar Çayı Vadisi’nin yüksek tepelerinde yer alan İn Delikleri, halk arasında Derviş Hücreleri olarak da adlandırılıyor. Yaklaşık 20 odadan oluşuyor. Üç katlı ve büyük pencerelerle uzun koridorlara sahip.
Ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi bulunmasa da bazı araştırmalar, geçmişinin Urartular Dönemi’ne dayandığını ve burada manevi eğitimlerin verildiğini öne sürüyor. Bunun dışında su ihtiyacının karşılanması için kayalardan sızan suların odalara ulaşmasını sağlayan merdivenler ve galeriler de mevcut.
Çemişgezek’in tarihî açıdan öne çıkan duraklarından biri olan İn Delikleri hem tarih meraklıları hem farklı bir keşif deneyimi arayanlar için oldukça ideal.
Rabat Vadisi
Pülümür Vadisi’nde yer alan Rabat Vadisi, yeşilin her tonunu görebileceğiniz bir alan. Dağlar, şelaleler ve köklü geçmişi olan köprüler birbirine âdeta harmanlanmış.
Burası özellikle doğa yürüyüşü ve dağcılık gibi turizm aktiviteleri için sıkça tercih ediliyor. Rabat Vadisi Şelalesi gibi öne çıkan doğal oluşumlar vadiyi daha özel kılıyor. Doğaseverler için hem huzurlu hem keşif dolu bir rota olan Rabat Vadisi, Tunceli gezinizde uğramanız gereken duraklardan biri.
Kutu Deresi
Tunceli-Erzincan yolunun üzerinde yer alan Kutu Deresi, yörede “Tunceli’nin Bodrum’u” olarak biliniyor. Yaz aylarında serinlemek için ideal olan dere, yüzme imkânı ve çevresindeki restoranlarda yöresel lezzetleri tatma fırsatı sunuyor. Tarihî köprüsüyle ve manzarasıyla fotoğraf meraklılarını cezbeden Kutu Deresi canlı sosyal yaşamıyla da gençler ve aileler için keyifli bir durak. Burası doğayla iç içe bir deneyim arayanların Tunceli’de mutlaka uğraması gereken yerlerden.
Mercan Vadisi
Munzur Vadisi Millî Parkı’nda bulunan Mercan Vadisi, Avcı Dağları’ndan doğan Mercan Deresi’nin aktığı derin ve dik yamaçlarıyla dikkat çeken, bitki örtüsü açısından zengin bir bölge. Doğa yürüyüşü, kamp ve piknik için de ideal bir alan. Yaz aylarında dahi dağlardaki buzlar tamamen erimediği için yaklaşık üç saatlik bir yürüyüşle dört buzul gölüne ulaşabilirsin. Mercan Deresi boyunca ilerlerken basamak basamak inen sularıyla ünlü Kırk Merdiven Şelalelerini görebilir, bölgenin meşhur taze alabalıklarının tadına bakabilirsin.
Vadiye kendi aracınla ulaşmak istiyorsan dereye inen yolun bazı kısımlarının bozuk olabileceğini göz önünde bulundurmanı tavsiye ederiz.
Ağlayan Kayalar
Tunceli-Erzincan kara yolu üzerindeki Ağlayan Kayalar, araçla seyahat ederken mola vermek için uygun bir durak. Kayaların arasından sızan sular yüzeyde farklı desenler oluşturduğu için kayalar sanki ağlıyormuş gibi gözüküyor. Bu çağrışım nedeniyle buraya Ağlayan Kayalar adı veriliyor.
Çevrede kısa yürüyüşler yapabileceğiniz rotalar da mevcut. Ağlayan Kayalar ziyaretçilere hem görsel bir şölen sunuyor hem benzersiz bir atmosfer yaşatıyor. Bununla beraber fotoğraf çekmeyi sevenler için de oldukça etkileyici bir nokta.
Pülümür Vadisi
Tunceli’nin doğayla iç içe bölgelerinden biri olan Pülümür Vadisi, yemyeşil vadileriyle ve berrak sularıyla dikkat çekiyor. Avcı Dağları’ndan inen dar ve dik vadilerde çağlayanlar, kanyonlar bulunuyor.
Pülümür Çayı boyunca kamp alanları ve mesire yerleri mevcut. Ağlayan Kayalar ve Zenginpınar Şelalesi vadinin öne çıkan noktalarından. Trekking yapmayı sevenlerin tercih edebileceği rotalardan biri. Dilersen bölgenin yöresel lezzetleri olan Pülümür balını ve cevizini de tadabilirsin.
Bağırpaşa Dağı ve Krater Gölü
3.200 metre yüksekliğindeki Bağırpaşa Dağı ve çevresindeki krater gölü, bölgenin etkileyici doğal oluşumlarından biri. Yılın büyük bir kısmında karla kaplı olan dağ yalnızca doğal güzelliğiyle değil, Alevilik inancında kutsal sayılmasıyla da dikkat çekiyor. Ziyaretçiler buraya dua etmek, ritüellerini yerine getirmek ve kurban kesmek için geliyor. Aynı zamanda bölge, eşsiz Tunceli manzaraları sunarak fotoğraf meraklılarını da cezbediyor. Dağcılık ve doğa sporlarına ilgi duyanlar için zorlu bir rota sunan Bağırpaşa Dağı hem ruhu hem bedeni besleyen bir deneyim vadediyor.
Koç-Koyun Biçimli Mezar Taşları
Türkiye’nin kültürel mirası açısından oldukça özel yapılar olan Koç-Koyun Biçimli Mezar Taşları, Tunceli’nin farklı köylerinde bulunuyor. Bu taşların Akkoyunlular Dönemi’nde yapıldığı ve yaklaşık 250-300 yıllık geçmişe sahip olduğu düşünülüyor. Üzerlerindeki dinî ve mitolojik figürler, ölen kişinin cinsiyeti ve toplumdaki konumu hakkında ipuçları veriyor. Hozat ilçesindeki Ergen Köyü gibi yerlerde görülebilen bu mezar taşları, tarihî bir dokuyu gözler önüne seriyor.
Gelin Odaları
Gelin Odaları Tunceli’nin Pülümür ilçesinde bulunuyor ve kayalara oyulmuş esrarengiz mağaralardan oluşuyor. Urartular Dönemi’nde hayatta kalma amacıyla yapıldığı düşünülen bu odalar, içerisinde bir kral tahtı ve hapishane bölümlerini barındırıyor. Anlatılan bir rivayete göre bu mağaralardan Hanım Köprüsü’ne kadar uzanan gizli bir geçit varmış. Kimisi gerçekten vardı diyor kimisi tamamen bir efsane olduğunu düşünüyor. Yine de Gelin Odaları’nın gizemli havası insanı âdeta kendine çekiyor.
Salördek Ormanları
Salördek Ormanları’na adım attığın anda seni ilk karşılayacak olan yoğun bir çam kokusu. Burası öyle kalabalık bir yer değil. Dolayısıyla ağaçların arasında yürürken huzurlu bir deneyim yaşaman mümkün. Salördek Ormanları’nda ilerledikçe farklı yüksekliklerdeki çam, meşe ve ardıç ağaçlarının oluşturduğu doğal dokuyu daha da iyi hissedebilirsin. Kuş seslerinin hâkim olduğu bu sakin rota, özellikle doğa yürüyüşü yapmak, temiz hava almak ve kısa bir mola vermek isteyenler için ideal. Ormanın bazı noktalarında küçük açıklıklar bulunuyor. Bu alanlar hem dinlenmek hem manzarayı izlemek için güzel duraklar sunuyor.
Tunceli’de gezilecek yerleri öğrendiğine göre kendine uygun pek çok alternatifi bulabileceğin Tunceli otobüs bileti sayfasını ziyaret edebilir, Etstur’un sunduğu fırsatlardan yararlanabilirsin. Konaklama için de Tunceli otellerini değerlendirerek beklentilerine uygun seçeneği bulabilirsin. Hazırsan Tunceli’nin eşsiz doğası ve kültürü seni bekliyor. Şimdi yola çıkma zamanı!