Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Hakkari’de Gezilecek Yerler

Birbirinden eşsiz güzellikleriyle Türkiye’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal zenginliklerine doğru bir yolculuğa ne dersin? Millî parkları, buzul gölleri, engin dağları, hayvancılıkla uğraşan halkın gözü gibi baktığı yaylaları ve derin vadileriyle benzersiz bir tatil vadeden Hakkari, âdeta bir cazibe merkezi.

Hakkari’yi keşfederken rotana ekleyebileceğin en özel durakları bu yazıda bir araya getirdik. Geriye sadece valizini hazırlayıp yola çıkmak kalıyor!

Cilo ve Sat Dağları Millî Parkı

Doğasıyla insanı büyüleyen Cilo ve Sat Dağları’nın içinde bulunduğu alan 2020 yılında millî park ilan edildi. Yaklaşık 27 bin 500 hektarlık bir alana yayılan parkta derin buzul vadileri, madenler ve göller bulunuyor. Bazı buzullar erime sürecinde olsa da görülmeye değer bir manzara vadediyor. Türkiye’nin en yüksek zirvelerinden Uludoruk da Cilo Dağı’nda bulunuyor. Dilersen sen de rehber eşliğinde dağa tırmanmayı deneyip bu harika rotanın tadını yükseklerde çıkarabilirsin.

Mergan Yaylası’na yürüyebilir ya da at üzerinde gidebilir, sonra buzul göllerini seyrederek mola verebilirsin. Zaman zaman coşkulu etkinliklere de sahne olan millî parkta belki sen de bir halaya denk gelir, yöre halkıyla birlikte eğlenmenin tadına varabilirsin.

Fotoğraf makineni yanına aldıysan buzulları, dağ göllerini ve o eşsiz dağ manzaralarını kaydetme zamanı! Bir de kuşlar var ki… Bu bölgede altın kartal, akbaba gibi kuşları fotoğraflayabilirsin. Endemik türlerden benekli mavi kelebekleri bile görmen mümkün. Parkta kilise kalıntıları ve kaya resimleri de bulunuyor. Dikkatli olursan bu güzelim doğanın içinde tarihe de şahit olabilirsin.

Cilo Buzulları

Türkiye’nin en büyük buzul alanlarından sayılan Cilo Buzulları’na genelde Cilo Sat Dağları Millî Parkı’ndan geçiş yapılıyor. Burada yaz aylarında doğa yürüyüşü yapabilir, göllerin çevresinde kamp kurabilirsin. Buzul göllerinin ve derin vadilerin fotoğraflarını çekebilirsin. Buzulların bugün görülüp görülemediğine gelirsek evet, görülebiliyor. 20-30 yıl öncesine göre küçülmüş olsalar da yazın bile bu buzulları görebilmen mümkün. Özellikle İkiyaka Buzulları’nı görmeden dönme deriz.

Sat Dağları ve Gölleri

Sat Dağları, Cilo-Sat Dağları’nın bir parçası. 3000 metrenin üzerinde pek çok zirveye sahip olan dağlarda buzul gölleri de mevcut. Yaklaşık 22 adet buzul gölü olduğu bilinen dağlarda özellikle Samdi Gölü ve Kırmızıtaş Gölü dikkat çekiyor. Bu göller çok yüksek rakımlarda bulunuyor. Buralarda pek çok doğa sporu festivali düzenleniyor. Denk gelirsen sen de kano, yürüyüş veya dağ bisikleti etkinliklerine katılabilirsin. Adrenalin tutkunuysan İkiyaka Dağları’na tırmanabilir, kayak yapabilirsin.

Seyithan Gölü

Hakkari’nin doğal güzellikleri arasında dikkat çeken ve masmavi rengiyle görenleri kendine hayran bırakan Seyithan Gölü, Berçelan Yaylası’nın sınırlarında yer alıyor. Kar ve pınar sularının birikmesiyle oluşan bu göl de aslında bir buzul gölü ve rakımı yaklaşık 3300 metre. Doğa yürüyüşü için sık sık tercih edilen gölün çevresinde dilersen kamp da kurabilirsin. Yaz veya ilkbahar mevsimlerindeyse çevresindeki çiçeklerle muhteşem bir manzara oluşturan göl, tam kartpostallık manzaralar sunuyor.

Meydan Medresesi

Giriş kapısındaki kitabeye göre 1700 yılında inşa edilmiş olan medrese iki katlı ve iki kanatlı. Başta eğitim kurumu olarak hizmet veren medrese bir dönem cezaevi olarak da kullanılmış. Medrese düzgün kesme taş işçiliğiyle, planıyla, iki katlı revaklı avlusuyla, mescidiyle ve odalarıyla dikkat çekiyor. Kapısındaki süslemelerle misafirlerini içeri davet eden medrese orijinal yapısını büyük ölçüde korumuş ve bu özelliğiyle de Hakkari’nin tek sağlam anıtsal yapısı olarak biliniyor.

Cennet Cehennem Vadisi

Cennet Cehennem Vadisi’nin ününü mutlaka duymuşsundur! Bu vadi ikiye ayrılıyor: Yemyeşil yaylaları, rengârenk çiçekleriyle insanın içini açan kısma Cennet deniyor. Cehennem kısmıysa buzullardan, kar sularının meydana getirdiği akarsulardan ve derin vadilerden oluşuyor. Bazı kaynaklara göre vadideki buzulların bir kısmı 20 bin yıllık. Kışla yazı âdeta aynı anda yaşatan vadide kendini doğayla iç içe hissedeceksin. Dilersen o tezatı fotoğraflayıp sevdiklerine de gösterebilirsin.

Merga Bütan Kayak Merkezi

Şehir merkezine yaklaşık 12 kilometre mesafedeki kayak merkezinin rakımı 2800 metre. Karın uzun süre şehri terk etmediği Hakkari, kış sporları için oldukça avantajlı. 5 pistin bulunduğu kayak merkezinde kar kalınlığı yer yer 136 santimetreye kadar çıkıyor. Kayak sezonu genelde kasımdan nisana kadar sürebiliyor. Kar festivali gibi etkinliklere de sahne olan kayak merkezinde ister başlangıç seviyesinde ister ileri düzeyde kayak tutkunu ol, eğlenmen mümkün. Burada kayak ve snowboard yapabileceğin gibi kızakla da kayabilirsin.

Durankaya Yaylası

Kampçılar ve doğaseverler için ideal bir rota olan Durankaya Yaylası’nın rakımı yaklaşık 2500 metre. Yemyeşil doğası ve tertemiz havasıyla misafirlerine ferah bir gün vadeden yayla, yöre halkı tarafından hayvancılık için kullanılıyor. Turistlerse burayı doğada bir kaçamak için tercih ediyor. Burada yürüyüş yapabilir, kamp kurabilirsin. Dağ bisikletiyle egzersiz yaparken tertemiz havayı ciğerlerine çekmeyi unutma! Yaylalar biraz serin olduğundan üzerine seni sıcak tutacak bir şeyler almanı tavsiye ederiz.

Berçelan Yaylası

Yaklaşık 3300 metre rakıma sahip Berçelan Yaylası’nda geleneksel bir göçer yaşama şahit olman mümkün. Yaz aylarında göçerler hayvanlarını otlatmak için buraya getirip çadırlarda konaklıyor. Çevresinde buzul gölleri, dağ bitkileri, temiz su kaynakları bulunan yayla her daim serin. Yaylada yapabileceğin aktivitelerse oldukça zengin:

  • Trekking yapıp manzaranın tadını çıkarabilir,
  • Çevredeki zirvelere tırmanarak dağcılık yapabilir,
  • Civarda yer alan Lis Gölü gibi göllerde kano yapabilir,
  • Atla gezebilir,
  • Göl manzarasını gören bir noktada kamp yapabilir,
  • Off-road araçlarıyla maceraya atılabilir,
  • Göçer yaşamı gözlemleyip bu geleneksel hayata dair fikir edinebilirsin.

Şemdinli Taş Köprüsü

Hakkari’nin tarihî yerleri düşünüldüğünde akla gelen noktalardan biri Şemdinli Taş Köprüsü. Şemdinli’de 1898 yılında inşa edilen köprü derin bir vadide konumlanıyor. Tek gözlü olmasıyla ve kayalıklara oturarak elde ettiği doğal görünümle dikkat çekiyor. Oyma taş işçiliğiyle yapılan köprü dolgu duvarları ve nişlerle süslenmiş kesimleriyle mimari açıdan oldukça kıymetli. Nehri Taş Köprü olarak da anılan Şemdinli Taş Köprüsü fotoğrafçılar için muazzam kareler vadediyor.

Zap Vadisi

Hakkari’nin en büyük akarsularından biri olan Zap Suyu yaklaşık 189 kilometre boyunca uzanıyor. Suyun yer aldığı Zap Vadisi’yse ekolojik zenginliğiyle dikkat çekiyor. Yüksek dağlarla çevrili vadi yer yer tarımsal olarak da kullanılıyor. Burada nar ve susam gibi ürünler yetiştiriliyor. Zap Vadisi’nde su debisini dikkate alarak nehir kayağı, kano veya rafting yapabilirsin.

Sarp olması dolayısıyla bir rehber eşliğinde doğa yürüyüşüne çıkabilirsin. Bisiklet turlarına denk gelirsen sen de katılabilir, doğanın içinde yol almanın tadını çıkarabilirsin. Bol bol fotoğraf çekebilir, vadide keşfedilen mağaralara gidebilirsin. Görmen gereken bir yer daha var: “Şeytan Köprüleri” olarak adlandırılan kaya oluşumları.

Hakkari Kilim Müzesi

2008 yılında kurulan müzede çeşit çeşit kilimler sergileniyor. Yöredeki yün ve bitkisel boyalarla dokunan birbirinden güzel kilimlerin üzerlerindeki motifler de farklı anlamlar taşıyor. Dilersen birbirinden farklı duyguları simgeleyen motifleri detaylıca inceleyebilir, en popüler kilim türlerini görebilirsin. Üç atölyesi bulunan müzede atölyeleri ziyaret edip dokuma sürecine dair bilgi alabilirsin. Hatta beğendiğin kilimler olursa burada alışveriş yapman da mümkün!

Sümbül Dağı

3487 metre rakıma sahip Sümbül Dağı, dağ tırmanışı için oldukça popüler noktalardan. Deneyimli dağcılar için oldukça zorlu olan bu rotada yer yer kamp alanları ve doğal geçitler bulunuyor. Kamp kurarak 1-2 günde tırmanmak mümkün. Bir de Sümbül Dağı’nda keşfedilmiş bir mağara mevcut. Mağara dağcılar ve doğaseverler tarafından büyük ilgi görüyor.

Yaklaşık 500 metre uzunluğundaki mağarada dağcılar iple iniş, yer yer sürünme gibi zorlu geçiş faaliyetlerinde bulunabiliyor. Her yıl burada tırmanış etkinlikleri de düzenleniyor! Dilersen sen de bu etkinliklere katılabilir ya da mağarayı ziyaret edip içindeki sarkıt, dikit ve sütunları o ışık kontrastıyla birlikte fotoğraflayabilirsin.

Peribacaları

Peribacaları yalnızca Kapadokya’da var sanıyorsan yanılıyorsun. Hakkari de benzer bir doğal güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki volkanik kayaçların binlerce yıl boyunca rüzgâr ve su tarafından aşındırılmasıyla meydana gelen peribacaları, Hakkari Kapadokyası olarak da anılıyor. Kışın karlarla örtülüp masalsı bir atmosfere kavuşan peribacaları fotoğrafçılar arasında oldukça popüler. Özellikle gün doğumunda ve gün batımında muhteşem kareler vadeden peribacaları, zaman zaman tanıtım ve etkinliklere de sahne oluyor. Denk gelirsen sen de bu etkinliklere katılabilirsin. Dilersen bu doğal kaya oluşumlarını yürüyerek keşfedebilirsin. Peribacalarının arasında küçük mağara veya sığınak şeklinde boşluklara denk gelebilirsin. Bunların erken dönem yerleşimlerin izi olduğu düşünülüyor.

Nasturi Kilisesi

Hakkari’de uzun süre yaşamlarını sürdüren Nasturiler, Doğu Süryani geleneğinden gelen Hristiyan bir cemaat. Koçanis (Konak) Nasturi Kilisesi mezhebin bölgedeki kutsal mekânlarından biri. Kesme taşlardan yapılan ve duvarlarında özel desenler barındıran kilise bir ormanın içerisinde yer alıyor. Dinî önemiyle inanç turizmi rotalarında da kendine yer bulan kilisede hem Nasturi topluluğunu tanıyabilir hem büyüleyici manzarayla kiliseyi birlikte fotoğraflayabilirsin. Yerel rehberlerle konuşarak bu mezhebin kültürünü ve geleneklerini yakından tanıman da mümkün.

Ore Şelalesi (Ava Ore)

Hakkari’nin en önemli şelalelerinden olan Ore Şelalesi merkeze yaklaşık 15 kilometrelik bir mesafede konumlanıyor. Kış aylarında donan şelalede buz sarkıtları oluşuyor. İşte bu donmuş hâl fotoğrafçılar ve doğa tutkunları için görsel bir şölen vadediyor. Yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüş rotasıyla ulaşılan şelaleye giderken rotadaki etkileyici manzaraları fotoğraflayabilirsin. Yemyeşil ormanda yürürken su sesine kulak kabartabilir, alt kısmındaki küçük göletleri ve doğal havuzları inceleyebilirsin.

Mergan Vadisi

Cilo-Sat Dağları Millî Parkı’na yakın konumlanan vadi geleneksel olarak hayvancılık için kullanılıyor. Serin ve berrak suyuyla dikkat çeken vadi yeşilin çeşit çeşit tonlarına sahne oluyor. Baharda açan çiçeklerle bambaşka bir manzaraya dönüşen Mergan Vadisi’nde kamp yapabilirsin. Yüksek rakımlı vadiden gökyüzünü izleyebilir, yıldızları bütün parlaklıklarıyla görmenin keyfini çıkarabilirsin. Yaban hayatı gözlemleyebilir, eşsiz bitkilerin fotoğraflarını çekebilirsin. Yürüyüş ve kamp için gelmeyi düşünüyorsan yaz aylarını tercih etmeni tavsiye ederiz. Yanına güneş koruyucu, su ve atıştırmalık almayı da unutmamalısın.

Kayme Sarayı

1909-1911 yılları arasında inşa edildiği düşünülen Kayme Sarayı iki katlı bir yapı. Günümüzde çatısı tamamen yıkılmış olan sarayın kuzey ve batı duvarları iyi korunmuş olsa da doğu ve güney duvarlarında yıpranmalar söz konusu. Bazı kaynaklarda dergâh/tekke olarak da geçen Kayme Sarayı, taş işçiliği, kemerli kapı açıklığı ve kitabeleriyle dikkat çekiyor. İçerisinde haremlik, selamlık, servis gibi klasik saray bölümleri bulunmuyor. Bu nedenle yerel bir konak olarak değerlendiriliyor.

Mar Abdişo Manastırı

Hakkari’nin Oğul Vadisi’nde yer alan manastır yaklaşık 82 metre uzunluğunda. Mar Abdişo, Süryani Hristiyan geleneğinde bir aziz olarak biliniyor. Manastırın tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmiyor fakat 13. ve 15. yüzyıl civarında inşa edildiği düşünülüyor. Süryani Hristiyan keşişler tarafından ibadet, eğitim ve inziva yeri olarak kullanılan manastır, manevi ve kültürel açıdan önem taşıyor.

Doğal kaya girintilerinin kullanılmasıyla yapılan manastırda sıralı moloz taş ve kireç harcı kullanılmış. Duvarlar sağlamlığıyla dikkat çekiyor. İçerisinde bir kutsal su kaynağı da bulunuyor. Sen de mistik bir atmosfer sunan manastırın büyüleyici mimarisini görmeye gelebilir, benzersiz mimari detaylarını inceleyebilirsin.

Çukurca Emir Şaban Camii

Medrese üniteleriyle birlikte kompleks bir yapı oluşturan Çukurca Emir Şaban Camii’ne adını veren Emir Şaban’ın kim olduğu tam olarak bilinmiyor. 18. yüzyılda yapılmış olabileceği düşünülen caminin doğu tarafındaki mezarlıkta onun adına bir türbe bulunuyor. Hem ibadet yeri hem medrese olarak kullanılan caminin işçiliğini inceleyebilirsin. Medrese bölümünü görüp eğitim tarihine dair bilgi edinebilirsin.

Zeynel Bey Medresesi

Hakkari Beyi Zeynel Bey tarafından yaptırılan medresenin inşasında moloz taş ve kaba yonu taş kullanılmış. 1480 yılında yaptırıldığı düşünülen medrese bölgedeki en eski ve tarihî öneme sahip yapılar arasında yer alıyor. İçerisinde Zeynel Bey’in mezarının da bulunduğu düşünülen medrese keşfedildiğinde büyük ölçüde yıkılmış durumdaymış. Kalıntılarının gün yüzüne çıkarılmasıyla tanınan ve Hakkari’nin en eski eğitim kurumlarından biri ünvanını kazanan medrese restorasyon sürecinde.

Kavalköy Şelalesi

Kato Dağı eteğinde konumlanan Kavalköy Şelalesi yaklaşık 20 metre yükseklikten akıyor. Şelalenin çevresi yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı. Berrak suyuyla dikkat çeken şelalede yazın yüzülebiliyor! Dilersen şelale kenarında piknik de yapabilir, gölgede serinlerken suyun sesine kulak verebilirsin. Özellikle ilkbaharda suyun o coşkulu akışını dinleyebilir, şelaleyi ve çevresindeki muhteşem manzaraları seyre dalabilirsin.

Kelat Sarayı

Üç katlı olan Kelat Sarayı ne yazık ki günümüze ancak iki kemer ve bir duvar kalıntısıyla ulaşabilmiş. Kim tarafından yapıldığı bilinmeyen saray, kapı kemerleriyle dikkat çekiyor. 1990’da koruma altına alınan yapının taş işçiliği de görenleri etkiliyor. Bazı kaynaklara göre bir zamanlar içerisinde medrese, aşevi ve şifahane gibi bölümler bulunduran Kelat Sarayı’nın restorasyonu için çalışmalar sürüyor. Sen de gelip yapının bugünkü hâlini fotoğraflayabilir, kalıntılara bakarak geçmişteki görkemini hayal edebilirsin.

Tarihî Taş Evler

Hakkari’nin neyi meşhur, diye soruyorsan tarihî taş evlerinden söz etme vakti gelmiş demektir! Hakkari’nin şehir merkezinde ve özellikle Eski Hakkari Mahallesi’nde yoğunlaşan taş evler genelde 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş. Aralarında daha eskilerinin de olması muhtemel bu evlerin yapımında yerel taş ve moloz taş kullanılmış. Kalın ve sağlam duvarlarıyla dikkat çeken evler köy yaşamını başarıyla yansıtıyor. Avlu ve ahır gibi alanları da olan evlerin bazıları sırlı taş işçiliği ve taş oyma motifleriyle görenleri etkiliyor. Bazı kaynaklara göre bu evler “savunma amaçlı küçük kaleler” şeklinde planlanmış. Bu sebeple duvarları yüksek ve pencereleri dar. Yerel aileler tarafından nesiller boyunca korunan bu güzel evleri fotoğraflayabilirsin. Köyleri gezerek yöre halkı ile tanışabilir, evlerin tarihine dair ilk elden bilgi edinebilirsin.

Hakkari hâlâ keşfedilmekte olan tarihî noktaları ve insanı büyüleyen doğal güzellikleriyle muhteşem bir rota vadediyor. Dilersen Etstur’dan Hakkari uçak biletini alıp gezine hızla başlayabilirsin. Manzaraları seyrederek yolculuk etmeyi seviyorsan Hakkari otobüs biletini de yine Etstur üzerinden alabilirsin.

Hakkari otelleri arasından sana uygun olanı seçip yerini ayırtabilirsin. Dilersen Hakkari Yüksekova otellerinden birinde yer ayırtıp seyahatine hemen başlayabilirsin. Etstur’un kullanıcı dostu arayüzünden konaklama ve ulaşım planlamanı yaptıysan gezi için artık hazırsın. Hakkari tüm güzellikleri ile keşfedilmeyi bekliyor!

Önceki Yazı

Hollanda Vize Rehberi

Sonraki Yazı

Türkiye'de Kışın Gezilecek Yerler