“Sevecek olan ilk bakışta sever.’’ demiş İngiliz Edebiyatı’nın krallarından William Shakespeare. Yazdığı her satırın üzerinden yüzyıllar geçse de haklılık payı hala var ve öyle gözüküyor ki olacak da. İngiltere’ye gidip de ilk bakışta vurulmayan, her daim var olan sonbaharımsı gökyüzünün altında tarihin kokusuna sarılmak istemeyen var mı? Doğrusu biz hiç rastlamadık. Haydi lordlara, prenseslere yakışır bir tatil sizi bekliyor. İşte “Üzerinde Güneş Batmayan Krallık’’ın en büyük ülkesi İngiltere’de mutlaka görmeniz gerekenler!

İngiltere’nin Sembolü: Big Ben

Londra’da bulunan Big Ben’in İngiltere’nin en büyük simgesi sayılması gayet normal. 1834 yılında inşa edilmiş Big Ben, dünyanın en büyük ikinci dört taraflı saat kulesi olma özelliğine sahip. Eğer Victoria Gotik stilinde inşa edilen Big Ben’e bakıyorsanız zamanın akması büyük bir zevk. Ayrıca Londra sokaklarında bir çan çaldığını duyar ama nereden geldiğini bulamazsanız bilin ki o ses Big Ben’den geliyor. Saat kulesinin çanını 14 kilometre uzaklıktan bile duymak mümkün.
londra (17)

Tarihin Karanlığı: Tower of London

İngiltere’de mutlaka gezilmesi gereken yerlerden biri de tabii ki Thames Nehri’nin kuzey kıyısında bulunan Londra Kulesi. 1078 yılında saray suçlularına cezaevi olarak inşa edilen bu yapının karanlık bir yanı var desek yanılmış olmayız. İngiltere’nin bu tarihi mekanı bir süre idamlara, işkencelere sahne olmuş. Bunların dışında iyi bir yanı olduğunu da söyleyelim. Londra Kulesi’nin hayvanat bahçesi ve gözlemevi olarak kullanıldığı da olmuş. Özellikle yapının en eski üyesi olan Beyaz Kule kesinlikle görülmeyi hak ediyor.
londra (16)

Zorunluluktan Doğan Zarafet: Tower Bridge

19. yüzyılın sonlarında ticaretin gelişmesi ve araç ulaşımının yeterli olmaması bir efsanenin doğmasına neden olmuş; Tower Bridge! Londra Köprüsü ve Londra Kalesi’ne zarar vermemek için özel bir yarışma düzenlenmiş ve bu yarışmanın kazanan projesi sayesinde bugün Tower Bridge inşa edilmiş. Her ne kadar doğumu üzerinden çok uzun bir süre geçmese de Tower Bridge’e baktığınızda birkaç yüzyıl geriye gidebilirsiniz. Bu atmosferi tatmak için bile Tower Bridge’e gidilir. Unutmadan ekleyelim, köprü hem yayalara hem de araçlara açık.
londra (15)

Kraliyet Ailesi’nin Mekanı: Buckingham Sarayı

Kraliyet Ailesi’nin ikamet adresi Buckingham Sarayı’na gidip ufak bir gezinti yapmaya ne dersiniz? Kapısındaki Victoria Heykeli ile hala aktif olan bu yaşayan efsaneyi gidip ziyaret etmenin yanında saatini denk getirip asker nöbet değişimlerini de izlemenizi tavsiye ederiz. Bu töreni saraydan daha çok seveceğinize eminiz.
londra (14)

Ölümsüzlerin Evi: National Gallery

Gerçek sanatçılar, yaptıkları eserlerle ölümsüz olmayı başarmışlardır öyle değil mi? Michelangelo’dan Botticelli’ye, Solari’den Morisot’a birçok sanatçının eserinin sergilendiği Trafalgar Meydanı’ndaki National Gallery, en önemli sanat eserleriyle ziyaretçileri buluşturuyor. İngiltere’deki her müze gibi onun da ücretsiz olduğunu hemen belirtelim. 13. yüzyıl ve 20. yüzyıl arasında yaratılmış en önemli sanat eserleri National Gallery’den sorulur. Yani, National Gallery İngiltere’nin kesinlikle gezilmesi gereken yerleri arasında.
londra (13)

Yükseldikçe Güzelleşir Londra: London Eye

Bir bütünün parçalarını tek tek görseniz, her metrekaresini hafızanıza kazısanız da tamamını gördüğünüzdeki gibi hissettirmiyor. Sizi 135 metre yükseğe kadar çıkaran dev dönme dolap London Eye, turistler ve Londra’yı bütün olarak görmeyi sevenler için vazgeçilmez ve İngiltere’de mutlaka görülmesi gereken bir yer.
londra (12)

Yorumlar