Cenova ve Portofino’dan sonra İtalya günlüklerime Nice ile devam ediyorum. Yani sizi kısa bir süreliğine İtalya sınırlarından çıkarıyorum ve böylece Fransa’nın keyifli sahil kenti Nice’in renkli sokaklarına doğru uzanan yolculuğumuz başlıyor.

Massena Meydanı

Massena Meydanı – Apollo

Nice

Fransız Rivierası’nın Göz Bebeği

Fransız Rivierası’nın ünlü tatil yerlerinden biri burası. Eski şehir bölgesinin dar ve hareketli sokakları, şehrin merkezindeki masmavi deniz, hepsi birer sanat şaheseri olan eski binalar, rengarenk çarşılar ve yaşayan, hayat dolu meydanlar Nice’e dair ilk izlenimlerim. Buraya ayak basmadan önce rehberimizden öğrendiğim ilk bilgi ise sadece Avrupa’nın değil, dünya sosyetesinin de göz bebeği olan ve Fransız Rivierası olarak bilinen kıyıların, Fransızcadaki adını şair Stephen Liegeard’ın 1887’de La Côte d’Azur adıyla yayınlanan kitabından alıyor olduğuydu. Attım hafızaya, günü gelmişken de kullanayım dedim.

3

Massena Meydanı’nda Buluşalım!

Nice’teki ilk durağımız Massena Meydanı! Tam da Nice Caz Festivali zamanına denk gelmişiz. Meydana gittiğimde dikkatimi ilk çekenlerden biri festival için ayrılmış alan oluyor. 1948 yılında Louis Armstrong ile açılış yapan festival, Avrupa’daki en büyük, en parlak ve prestijli caz festivali olarak gösteriliyor. Keşke burada daha uzun kalacak olsaydım ve festivalin tadını çıkarabilseydim diye düşünmeden edemiyorum. Ama o sırada meydanın eğlenceli kalabalığı hayıflanmaktan daha keyifli geliyor ve kendime Louis Armstrong’dan “What a wonderful World!” şarkısını armağan edip yola devam ediyorum.

10

Massena Meydanı oldukça güzel bir buluşma noktası gibi göründü gözüme. Meydanın sol tarafındaki geniş alan zaman zaman açılan fıskiyelerle ıslatılıyor ve ıslak alan çok güzel bir ayna etkisi yaratıyor. Serinlemeye çalışan insan kalabalığı da manzaraya dahil olunca ortaya eğlenceli bir görüntü çıkıyor. Bu eğlenceye sokak müzisyenleri de eşlik ediyor ve müzik tüm duyguları olduğu gibi neşe ve kahkahayı da ikiye katlıyor.

2

Meydanın ortasında bir havuz yer alıyor ve içinde de Apollo heykeli bulunuyor. Apollo’nun etrafında ise Yunan mitolojisinden esintiler taşıyan farklı heykeller mevcut. Bunlar gezegenleri temsil ediyormuş. Meydanda dikkat çeken unsurlardan biri de yedi ayrı direk üzerine yerleştirilmiş yedi adet oturan adam heykeli. Bu heykeller de yedi kıtayı temsil etmek üzere tasarlanmış. Bu arada Fransız Rivierası’nın başkenti Nice, ismini komşusu Ligurya’ya karşı kazanılan bir savaşın anısına Yunan mitolojisindeki zafer tanrıçası Nike’tan almış.

9

Nice’te Ulaşım

Nice’te toplu taşıma oldukça düzgün ve kullanışlı. Burada kaldığınız süre boyunca şehir içi ulaşımda mümkün olduğunca toplu taşımayı tercih edebilirsiniz. Çünkü taksiler çok pahalıymış. Tramvay ise Nice’te ulaşım açısından büyük kolaylık…

6

Eski Nice’in Güzellikleri

Eski Nice’e doğru ilerliyoruz. Orta Çağ’dan kalma tarihi dokusu, küçük dükkanları, çarşıları, otantik restoranları, cıvıl cıvıl dar sokakları ile bu bölgeyi, turistlerin en çok rağbet ettiği yerler arasında sayabiliriz. Bir tarafında tarihi binalar ve palmiye ağaçları, diğer tarafında masmavi deniz eşliğinde uzayıp giden Promenade Des Anglais Caddesi de Nice’in popüler yerlerinden. Şehir merkezinde denize girilebilecek böyle güzel bir alan olması harika. Ücretsiz halk plajlarında kabin gibi hizmetler bulunmuyor. Ancak ücretli plajları tercih ederseniz kabin, duş gibi hizmetlerden dilediğiniz gibi yararlanabilirsiniz. Benim fırsatım olmadı ama sizin fırsatınız olursa diye söylüyorum, bence böylesi keyifli bir ortamda, dalgaların sesi eşliğinde bir gün batımı izlemek muhteşem olabilir.

4

Eski Nice’in dikkat çeken yerlerinden biri de Marche aux Fleurs; yani Çiçek Pazarı. Burada pazartesi günleri ikinci el ve antika pazarı kuruluyor. Eski kitaplar, tabaklar, oyuncak bebekler, takılar, tablolar, eski eşyalar, biblolar… Tezgahlar gerçekten çok şenlikli! Unutmadan söyleyeyim, Nice’te alışveriş yapabileceğiniz en iyi noktalardan birisi Massena Meydanı’nda yer alan ve Paris merkezli bir alışveriş merkezi olan Galeries Lafayette.

8

Birçok mağaza, restoran, kafe buradaki ara sokaklarda zaman geçirmek için sizi bekliyor. Rengarenk insanların gülüştüğü dar sokaklar sanki daha samimi geliyor bana. Bir ucundan başlıyorum dolaşmaya. Keşfetmek isteyeceğim o kadar çok yer çarpıyor ki gözüme. Ancak bir yerde takılıp kalmaktansa sokak sokak yürümek daha cazip geliyor, yemek yemeyi unutup baya kayboluyorum. Rehberle buluşma saatine ne kadar az kaldığını gördükten sonra ne ara bir mekan bulup sipariş verdim, ne ara yedim de buluşmaya yetiştim hatırlamıyorum. Her şey çok hızlı gelişti, en son elimde boş bir tatlı tabağıyla Monako’ya doğru yol alıyordum.

5

Nice-Monako yolu üzerinde uğradığımız parfüm fabrikasındaki mis kokuları, Fransız Rivierası’na yolu düşenlerin mutlaka uğraması gereken Monako’nun Prenses Grace Kelly ile beraber üne kavuşan romantik hikayesini ve jet sosyetenin uğrak yerlerinden Monte Carlo’nun gösterişli dünyasını bir sonraki yazımda anlatacağım.

7

Çağla Açıkgöz

Yorumlar