Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Çankırı’da Gezilecek Yerler

İç Anadolu’nun sakin ama keşif dolu şehirlerinden Çankırı; tarihî yapıları, doğal güzellikleri ve köklü kültürüyle seni şaşırtmaya hazır. Bir yanda şehrin geçmişine ışık tutan kaleler, camiler ve müzeler; diğer yanda mağaralar, doğal oluşumlar, yaylalar, tabiat parkları ve kayak merkezleri… Üstelik Çankırı, kalabalıktan uzaklaşıp hem kültürel hem de doğayla iç içe bir gezi planlamak isteyenler için oldukça keyifli bir rota. Hazırsan Çankırı’da gezilecek yerler listesine birlikte göz atalım!

Çankırı Kalesi

Çankırı’nın meşhur yerleri dendiğinde akla gelen Çankırı Kalesi yaklaşık 150 metre yüksekliğinde ufak bir tepenin üzerinde konumlanıyor. Panoramik bir Çankırı manzarası sunan kale Romalılar, Bizanslılar, Danişmendliler, Selçuklular ve Osmanlı tarafından kullanılmış. İçerisinde Roma egemenliği döneminden kalan kaya mezarları, su sarnıcı, pişmiş toprak kap parçaları bulunuyor. Esas olarak sur kalıntılarını günümüzde ulaştıran kalenin çevresine kamelyalar, piknik alanları ve bir kafe eklenmiş.

Dilersen gündüz saatlerinde gelip kalıntıları inceleyebilir, seyir terasından Çankırı’nın kartpostallık görüntülerini yakalayabilirsin. Sepetini hazırlayıp manzara eşliğinde güzel bir piknik yapabilirsin. Kalenin tarihine daha detaylı bakmak istiyorsan Selçuklu Dönemi’nde Çankırı’yı fetheden komutanlardan Emir Karatekin Bey’in türbesini ziyaret edebilirsin. İstersen akşam saatlerinde gelip kaleyi bir de ışıklandırılmış görkemiyle görebilirsin.

Çankırı Evleri

Kalenin eteklerinde yer alan Çankırı Evleri, klasik Türk evi mimarisine sahip. İki katlı bu evlerin birinci katı kışlık kullanıma ayrılmış. Günlük yaşam faaliyetleri burada gerçekleşiyor, oturma ve yemek alanları burada yer alıyor. İkinci katsa manzaralı ve gösterişli. Burası Türk kültüründeki misafirperverliği kanıtlarcasına misafirlere ayrılmış! İkinci katı yazlık kullanım için de tercih edilen bu evler 1978 yılında kentsel sit alanı olarak koruma altına alınmış.

Yapımında büyük ölçüde ahşap karkas kullanılan Çankırı Evleri şehrin kültürünün büyük bir parçası. Ahşap-kerpiç yapısıyla depreme karşı korunaklı olan evler geçmişteki depremlere dayanmış. Dilersen evlerin bulunduğu dar sokaklarda yürüyüş yapabilir, mimari detayları tek tek inceleyebilirsin. Bazı evler özel mülkiyet olduğundan binalara giriş mümkün olmayabilir fakat emin ol, cephelerini seyretmek bile gününü harika geçirmene yetecek!

Tuz Mağarası

Çankırı merkezine yaklaşık 18 kilometre mesafede yer alan Tuz Mağarası daha önce gördüğün hiçbir yere benzemiyor! Kaya tuzu tabakalarıyla kaplı mağarada Hititler Dönemi’nden beri tuz üretildiği düşünülüyor. Yer Altı Tuz Şehri olarak da anılan mağarada galeriler, tuzdan sarkıt ve dikitler, insan yapımı tuz heykelleri bulunuyor. Mağarada tuz üretimi bugün de devam ediyor. Bembeyaz tuz ve renkli ışıklarla büyüleyici bir havaya bürünen mağarada çürümeden kalmış hayvan kalıntıları da sergileniyor. Mesela buraya geldiğinde 200 yıl önce tuz galerisine düşen bir eşeği görebilirsin!

Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına da iyi geldiğine inanılan Tuz Mağarası’na giderken fotoğraf makineni mutlaka yanına almalısın. Makinenle mağara duvarlarında tuzdan yapılmış replika Orhun Abideleri’ni kayda alabilirsin. Sevdiklerine hediyelik eşya almak istersen mağaranın çıkışındaki benzersiz tuz yapımı ürünleri inceleyebilirsin. Sabit sıcaklıktaki mağaraya gelirken kaymaz tabanlı ayakkabılar giymeni tavsiye ederiz. Mağaraya giriş 09.30-17.00 arasında ama gitmeden kontrol etmelisin.

Ilgaz Dağı Millî Parkı

Yaklaşık 1088,61 hektar büyüklüğündeki park 1976 yılında koruma altında. Çankırı ve Kastamonu illerinin sınırları içerisinde yer alan parkın büyük bir kısmı Kastamonu’da. Fakat gelmişken bu iki ilin arasında gezmemek olmaz. Jeolojik açıdan oldukça zengin olan millî parkta serpantinler, kristalin kayaçlar, volkanik tabakalar bulunuyor. Ormanında göknar, sarıçam, karaçam ve ardıç gibi birbirinden güzel ağaçlara rastlamak mümkün.

Millî parkın sakinleri de çeşitli: ayılar, kurtlar, karacalar, kızılgeyikler ve binbir çeşit kuşla sürüngen. Parkın sundukları bunlarla da sınırlı kalmıyor. Ilgaz Dağı kış sporları açısından Türkiye’de önemli bir yer tutuyor. Parkta yer alan kayak merkezinde aralık-nisan dönemlerinde kayak, snowboard ve kızak aktiviteleri yapabilirsin. Dilersen Karasu Deresi’ni ziyaret edip alabalık üreme istasyonlarını ve göletleri görebilirsin. Vadiler, sırtlar ve doruklarla oldukça zengin olan parkta yazın mis gibi havayı içine çekerek yürüyüş yapabilirsin. Karavanınla ya da çadırınla gelip kamp yapabilirsin. Haziran ve eylül arasında gelirsen balık tutabilirsin. Fotoğraf makineni yanına alıp kuşları, ağaçları, birbirinden güzel doğa harikalarını kaydetmekse olmazsa olmaz.

Yıldıztepe Kayak Merkezi

Kayağa doymadım diyorsan Yıldıztepe Kayak Merkezi seni bekliyor! Yalnızca kışın değil, yazın da hizmet veren alan aslında Yıldıztepe Turizm Merkezi olarak biliniyor. Üç düzeyde pisti bulunan kayak merkezinde her aşamadan sporcuya uygun alanlar mevcut. Hatta eğimler çok fazla olmadığı için yeni başlıyorsan burası senin için ideal bir seçim olabilir.

Dilersen kayak ya da snowboard yaparak karın tadını çıkarabilirsin. Kızağa binerek bambaşka bir deneyim yaşayabilir ya da karda yürüyerek doğanın o güzel örtüsünü seyredebilirsin. Yazın doğa yürüyüşleri için merkeze gelebilir ya da burada kamp yapabilirsin.

Çankırı Müzesi

Çankırı Müzesi 1972 yılında çevreden derlenen 116 parçanın sergilenmesiyle hizmet vermeye başlıyor. Bugün bina olarak eski hükûmet konağını kullanan müze eserlerin artması neticesiyle 2017 yılında buraya taşınmış. Doğa Tarihi, Arkeoloji ve Etnografya olarak üç bölüme ayrılan müzede inanılmaz keşiflerde bulunabilirsin!

Doğa Tarihi bölümünde sergilenen fosiller yaklaşık 8-8,5 milyon yıl öncesine ait. Fosilleri detaylıca inceleyerek geçmişe ilk elden şahit olabilirsin. Oradan arkeoloji salonlarına geçip bambaşka çağların ve devletlerin bıraktığı eserlere göz atabilirsin. Etnografya bölümünde Çankırı’nın yöresel yaşamını tanıyabilirsin. Giysiler, mutfak eşyası, geleneksel el sanatları ve başka yüzlerce kültürel objenin sergilendiği salonla Çankırı’ya iyice aşina olabilirsin. Şehrin merkezinde olması sayesinde ulaşımı kolay olan Çankırı Müzesi genelde pazartesi günleri kapalı ve diğer günlerde de 09.00-17.00 arasında ziyaret edilebiliyor.

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Roma ve Bizans dönemine ait olduğu düşünülen Sakaeli Kaya Mezarları, Sakaeli köyünün yaslandığı tepenin yamaçlarında konumlanıyor. Tortul kayanın oyulmasıyla yapılan mezarlar oldukça etkileyici! Mezarların bazıları tek bölmeli, bazılarıysa iki odalı ve pencereli! Kare veya dikdörtgen şeklinde yapılan mezar odalarının tavanlarının bir kısmı düz kubbe tarzında, bir kısmıysa semerdam tavanlı. Bazı oyukların girişleri kemerli ve içlerinde cenaze sediri bulunuyor. Mimarileriyle seni fazlasıyla şaşırtacak olan bu mezarların arasında bir de mağara var! Bu mağaraya tam 27 basamaktan iniliyor ve içerisinde de su bulunuyor.

Kaya mezarlarının yaklaşık 2 kilometre kadar ilerisinde Gelin Kayası mevkiinde peribacası oluşumları yer alıyor. Konglomera ve tüflü kayaçların rüzgâr ve su tarafından aşındırılarak zamanla şekil aldığı bu nokta görsel olarak son derece büyüleyici. Doğal sit alanı olarak korunan bu iki nokta gezini unutulmaz kılacak.

Bayramören Köprüsü

Melan Çayı’nın üzerine kurulmuş Bayramören Köprüsü’nün ayakları kesme taştan. Üzeri alaturka kiremit çatıyla örtüldüğünden yaklaşık 100-150 yıllık olduğu düşünülen bu köprü günümüze gelmeyi başarmış. Ortalama 4 metre genişliğinde ve 40 metre uzunluğundaki köprü hem yayalara hem tarımsal ulaşıma hizmet etmiş.

Sakinlik arayanlar için ideal bir nokta olan köprüyü yürüyüş için tercih edebilirsin. Çayın çevresinde kısa bir gezinti yapabilir, yeşil ve mavinin o eşsiz birlikteliğini keyifle izleyebilirsin. Özellikle yaz ve ilkbahar dönemlerinde bambaşka bir güzelliğe bürünen köprüyü fotoğraflamayı unutmamalısın.

Taş Mescit

Yaklaşık 1236 yılında Selçuklu döneminde inşa ettirilen Taş Mescit başta bir hastane olarak kurulmuş. Daha sonraları hadis okulu ve mescit olarak hizmet vermeye başlayan Taş Mescit’in cephesinde ilginç motifler görülüyor. Birbirine dolanmış iki yılan figürü özellikle dikkat çekiyor.

İçerisinde bir de mezarlık bulunan yapının Semahane ve Mevlevihane olarak kullanılmış kısımları da mevcut. Hem sağlık hem eğitim açısından büyük önem taşıyan mescit hâlâ ibadete açık. Sema gösterisi gibi kültürel etkinlikler için de kullanılan mescidin çevresinde yürüyüş yolları, kamelyalar ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Sen de dilersen etkinlikleri seyredebilir ya da kamelyalarda dinlenebilirsin.

Sultan Süleyman Camii (Büyük Cami)

Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle inşa edilen caminin yapımı tam 35 yıl sürmüş! Duvarları kesme taş olan caminin hat sanatıyla süslü noktaları bakmaya doyamayacağın güzellikte. Anıtsal koruma derecesine sahip olan caminin iç dekorasyonunda rokoko üslubu benimsenmiş. Bu üslup Osmanlı camilerinde nadiren kullanıldığından görmeye değer.

Mimariye ilgi duyuyorsan kubbe yapısı, mihrap ve minber detaylarıyla bu cami kesinlikle Çankırı gezilecek yerler listende yer almalı!

Kırkpınar Yaylası

Sarıçam, karaçam ve göknar ağaçlarıyla, yemyeşil çayırlarla çevrelenmiş bu güzel yayla yaklaşık 1650 metre yükseklikte konumlanıyor. Doğal güzelliğiyle görenleri büyüleyen Kırkpınar Yaylası piknik yapmak için ideal. Dilersen arkadaşlarınla günübirlik gelip bu yemyeşil tablo karşısında piknik yapabilirsin. Atlı ve yaya yürüyüş yollarından faydalanabilir, egzersizini oksijeni bol bol içine çekebileceğin bu noktada gerçekleştirebilirsin. Yaklaşık 55 metrekare büyüklüğündeki göletiyle de hayranlık uyandıran yaylada sportif olta balıkçılığı yapabilirsin. Harika fotoğraflar çekebilirsin.

Yaylanın adının nereden geldiğine gelirsek Kırkpınar buradaki kırk pınardan geliyor ve yayladaki su kaynaklarının bolluğuna işaret ediyor. Birbirinden güzel su kaynaklarına ve ağaçlara ilaveten burada çiğdem, yabani lale, sarı orkide, salep gibi çiçekler de bulunuyor. Fotoğraf makineni yanına aldıysan yabani ördekleri, karatavukları ve kelebekleri de albümüne ekleyebilirsin. Dilersen burada kamp yapabilir veya karavanınla konaklayabilirsin. Yüksek rakım dolayısıyla hava her mevsim serin olabileceğinden yanına uzun kollu bir giysi almanı tavsiye ederiz.

Çankırı Saat Kulesi

1. Abdülhamid Dönemi’nde inşa edilen Çankırı Saat Kulesi’nin her dört cephesinde saat kadranı bulunuyor. Saatlerin mekanizmalarıysa İsviçre yapımı. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki saat kulesinin üst kısmı kurşun kubbeyle örtülü. Anıtsal koruma altındaki saat kulesi inşaatından sonra başka bir konumdan bugünkü yerine taşınmış. İçerisinde çan da bulunduğundan halk tarafından Çan Kulesi olarak adlandırılıyor. Saat günümüzde de çalışıyor.

Saatin mekanizmasını, kulenin yapısını ve restorasyon izlerini inceleyerek arkasındaki tarihi ve emeği görebilirsin. Şehrin sembollerinden olan kuleyi gün batımında ya da doğumunda fotoğraflayarak muhteşem kareler elde edebilirsin.

Tarihî Çamaşırhane Müzesi

1. Abdülhamid Dönemi’nde inşa edilen bir başka önemli yapı: Tarihî Çamaşırhane Müzesi. Teknolojinin gelişmesiyle kullanılmaz hâle gelen bu çamaşırhane zaman zaman yıkılma riskiyle de karşılaşmış. Fakat restorasyon çalışmalarıyla 1885 yılından bugüne ulaşmayı başarmış ve 2016’dan bu yana da müze olarak hizmet veriyor.

Dilersen bu eski çamaşırhaneyi ziyaret edip çamaşır yıkama taşlarını, açık kanalları, kazanları ve ocakları görebilirsin. Bal mumu heykellerle canlandırılan eski çamaşır yıkama stillerini inceleyip geçmişe dair fikir edinebilirsin. Zaman zaman sanatsal ve kültürel etkinliklere sahne olan müzede masal anlatılarına katılıp yöresel masallara kulak verebilirsin, Karagöz ve Hacivat gölge oyununu izleyip geçmişten bugüne gelen o mizah kültürünü deneyimleyebilirsin, meddah gösterileriyle bambaşka bir öykü anlatımı sanatına şahit olabilirsin. Müzeyi pazartesi hariç her gün 09.00-17.30 arasında ziyaret edebilirsin.

Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi

1870’li yıllarda inşa edilen ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan bir konakta yer alan müze Radyocu Ferit olarak bilinen Ferit Akalın’ın katkısıyla kuruluyor. Akalın yaklaşık 90 radyodan oluşan koleksiyonunu bu müzeye bağışlayarak temeli atıyor. 2018 yılında ziyarete açılan müzenin içerisinde farklı dönem ve tarzlardan radyoları görebilirsin. Telgrafları ve eski telefonları görüp zamanın iletişim biçimlerine şahit olabilirsin. Eski televizyonları bugünkülerle karşılaştırma fırsatı edinebilirsin. Eski gazeteleri inceleyerek geçmişe yolculuk edebilirsin.

Müzede ses ve akustik bölümleri de bulunuyor. Burada ses fiziğini bizzat deneyimlemen mümkün. Elektronik sensörlü müzik aleti Theremin’i deneyebileceğin bir alan da mevcut. Müzedeki interaktif alanlar bunlarla da bitmiyor! Mektup yazma ve kartpostal gönderme deneyimlerini yaşayabileceğin bir posta bölümü de var. Radyo vericilerinin bazılarıyla da yayın yapabiliyorsun! Hem atölye hem sergi havası taşıyan müzede Ferit Akalın’ın hikâyesini, yerel halkın iletişimle ilgili anılarını öğrenebileceğin bir sözlü tarih arşivi de var. Bunun dışında Çankırı yöresindeki ağız örneklerini dinleyip kültüre iyice aşina olabileceğin bir nokta da bulunuyor. Gitmişken Zeki Müren’in bizzat kullandığı mikrofonu da görmeden dönme deriz.

Alpsarı Göleti

Dolgu tipi bir baraj göleti olan Alpsarı Göleti Çankırı’nın doğal güzelliklerinin tadını çıkarmak için harika bir nokta. Rekreasyon alanı olarak düzenlenmiş gölün rakımı yaklaşık 890 metre, en derin noktasıysa 25 metre. Çevresinde yürüyüş yolları, pergolalar, masalar ve oturma alanları olan göletin etrafında spor yapabileceğin yerler de bulunuyor. Dilersen basketbol ve tenis kortlarının tadını çıkabilir, yapay çim sahada futbol oynayabilir ya da kondisyon aletleriyle günlük egzersizini yapabilirsin.

Gölette herhangi bir aktivite yapamaz mıyım diyorsan elbette yapabilirsin. Göletin üzerinde deniz bisikleti ve teknelerle gezme imkânı bulunuyor. Gölette keyif yaptıktan sonra örtülü kamelyalarda ya da mangal alanlarında yemeğini yiyebilirsin. Burada kamp yapmak da mümkün! Dilersen doğayla baş başa kalmak için bu fırsatı kullanabilir, sessiz ve huzurlu bir gezinti yapabilirsin.

Kadınçayırı Tabiat Parkı

Tam 422 hektarlık bir alanda konumlanan Kadınçayırı Tabiat Parkı muazzam bir ekosisteme sahip. İçerisinde göknar, çam gibi ağaçların dışında 211 floristik tür bulunuyor. Bunların 45’i endemik bitki. Parkta 12’si sürüngen pek çok hayvan da var.

Kadınçayırı Tabiat Parkı doğa turizmi için ideal nokta. Adrenalini seviyorsan zipline yapabilirsin. Daha sakin bir gezinti peşindeysen yürüyüş yollarından faydalanabilir, seyir teraslarında mola vererek manzaranın keyfini çıkarabilirsin. Köprüler, piknik alanları ve kamelyalarla zenginleştirilen tabiat parkının içerisinde konaklaman da mümkün. Çadırlı kamp alanları, karavan alanları ve 7 bungalov arasında tercihte bulunabilirsin. Dilersen seyir kulelerine çıkıp Kadınçayırı Tabiat Parkı’nı kuş bakışı seyredebilirsin. Kır kahvesine gidebilir, oyun alanlarında eğlenebilir, kır lokantasında yemek yiyebilirsin.

Çivitçioğlu Medresesi

Anıtsal yapı olarak tescillenen Çivitçioğlu Medresesi iki katlı bir yapı. Her iki katta da revaklı bir koridor yer alıyor. Çatı alaturka kiremit kırma olarak inşa edilmiş. Günümüzde kültür ve sanat merkezi olarak hizmet veren medresede ney, kaligrafi ve ebru kursları veriliyor. Zaman zaman başka kurslar da olabileceğinden programları takip etmelisin.

Medrese bahçesinde bir sadaka taşı bulunuyor. Bu taş geçmişte öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmış. Sen de huzur veren bu medreseyi ziyaret edebilir, kurslara katılmasan da öğrencilerle deneyimleri üzerine konuşabilirsin.

Buğday Pazarı Medresesi

Anıtsal yapı olarak tescillenen medresenin 18. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Günümüzde el sanatları merkezi olarak hizmet veren medresede Çankırı kültüründen çeşitli objeler de sergileniyor. Dilersen burada geleneksel giysileri, mutfak araçlarını ve el işlerini görebilirsin. Tuz odasında Çankırı kaya tuzu hediyeliklerinden alabilirsin. Sözel kültür odalarını ziyaret edip Yaren kültürüne ait unsurları görebilirsin. Geçmişte yün ve inşaat malzemesi depolamak için kullanılan medreseyi ramazan ayı gibi özel dönemlerde ziyaret edersen kültürel programlara da katılabilirsin.

Koca Meşe

Resmî olarak anıt ağaç statüsüyle koruma altına alınan Koca Meşe’nin çapı yaklaşık 4-5 metre, boyuysa 25-30 metre civarında. Tahminî olarak 500 yaşlarında olduğu düşünülen meşe yerel halk için önemli bir yere sahip. Düğün, nişan veya köy toplantıları bu ağacın gölgesinde yapılıyor. Sen de ağacın çevresindeki yürüyüş rotalarında egzersiz yapabilir, ağacı fotoğraflayarak tarihe şahit olmuş bu kıymetli ağacı hatıralarında saklayabilirsin. Gelgelelim ağaç yaşlı olduğundan dokunmamanı tavsiye ederiz.

Hüyük Yer Altı Şehri

Savunma amaçlı yapıldığı varsayılan yer altı şehri kayaya oyularak inşa ediliyor. Roma ve Bizans dönemlerinden kaldığı düşünülen Hüyük Yer Altı Şehri 2-3 katlı ama bazı odalar sadece hava sirkülasyonu sağlamak için var. İçerisinde yaşam alanları, depolar, mutfak ve sarnıçlar bulunan şehirde geçit ve tünellerle hareket ediliyor. Labirent benzeri yapıyla düşmanı şaşırtmanın amaçlandığı varsayılıyor. 500-600 kişiyi barındırabileceği söylenen Hüyük Yer Altı Şehri’ni rehberle gezmeni tavsiye ederiz çünkü dar ve karanlık geçitler yolunu bulmanı zorlaştırabilir. Kaymaz tabanlı ayakkabılar ve el feneri getirmen gezini kolaylaştıracaktır.

Kenbağ Tabiat Parkı

Karaçam ağaçlarıyla örtülü Kenbağ Tabiat Parkı yaklaşık 36 hektarlık bir alana sahip. Piknik alanları ve kamelyalarla sevdiklerinle keyifli bir gün geçirebileceğin parkta çocuklar için oyun grubu da bulunuyor. Dilersen kamp da yapabileceğin park 2024 yılında “Orman Benim” projesine dâhil edilmiş. Bu kapsamda sen de orman temizliği ve farkındalık etkinliklerine katılabilirsin.

Hacı Murad-ı Veli Camisi

Geçmişi 16. yüzyıla uzanan Hacı Murad-ı Veli Camisi taş işçiliğiyle görenleri büyülüyor. Mihrap ve minberindeki hat sanatı örnekleriyle de dikkat çeken cami günümüzde de ibadet yeri olarak hizmet veriyor. Cami, Çankırı’daki klasik Ormanlı camilerinin arasında taş minaresi olan nadir camilerden biri. Bölge halkı tarafından buluşma yeri olarak da kullanılan caminin süslemelerini inceleyebilir, mihrap ve minber detaylarını fotoğraflayabilir, avluda bir mola verebilirsin.

Tarihî Karataş Hamamı

Osmanlı döneminde yapılmış Tarihî Karataş Hamamı şehir merkezinde yer aldığından ulaşım açısından pratik bir seçenek. İçerisinde soyunmalık, sıcaklık ve soğukluk bölümleri bulunan hamam kubbeleriyle dikkat çekiyor. Göbek taşı bölümüyle sık sık fotoğraflanan hamamın giriş kapısı da oldukça etkileyici. Bugün temizlik amaçlı kullanılmasa da ziyaret edip fotoğraf çekebilmen mümkün.

Ali Bey Cami

Osmanlı eserlerinden Ali Bey Camii günümüzde aktif olarak kullanılıyor. Yerel halkın hem ibadet hem buluşma noktası olarak kullandığı cami mimari detaylarıyla da dikkat çekiyor. Minimal süslemeleriyle sade ama etkileyici bir görünümü olan cami taş minber ve ahşap işçiliğiyle ilgi uyandırıyor.

Taş Mektep

Halk arasında eski medrese veya taş okul olarak bilinen Taş Mektep tarih boyunca okul olarak kullanılmış tek katlı bir yapı. Osmanlı Dönemi’nde taş yapılar sıklıkla eğitim amaçlı tercih edilirmiş. Taş işçiliğinin klasik örneklerinden biri olan yapının ismi de sağlam taş duvarlarından geliyor. Dilersen mektebi ziyaret edip klasik Osmanlı eğitim mimarisini görebilirsin, bu ünlü duvarların fotoğraflarını çekebilirsin.

Çankırı’da ne ararsan var! Doğal güzellikleriyle doğa turizmine, kayak merkeziyle kış turizmine, çeşitli tarihî ve mimari eserleriyle tarih turizmine hizmet eden bu eşsiz şehirde nereleri ziyaret edeceğini artık biliyorsun. İstersen Çankırı bölgesinde yapılacaklar listene tek tek tik atmak için Etstur’dan Çankırı otobüs biletine bakabilir, sana uygun seferin biletini aldıktan sonra Çankırı otellerini de inceleyerek seyahat planını tamamlayabilirsin. Haydi, Çankırı seni bekliyor.

Önceki Yazı

Cumalıkızık Gezi Rehberi

Sonraki Yazı

Iğdır'da Gezilecek Yerler