Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Gaziantep’te Gezilecek Yerler

Binlerce yıllık uygarlıklardan geriye kalan kentlerin, mimari yapıların, köklü kültürün ve büyüleyici doğal güzelliğin birbiriyle harmanlandığı Gaziantep, benzersiz gezi rotalarına sahip. İpek Yolu’nun merkezinde konumlanan bu şehir; eşsiz güzellikteki antik kentleriyle, mozaikleriyle ve çeşitli lezzetleriyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Gaziantep’e geldiğinde her anlamda dolu dolu bir deneyim yaşayabilirsin. Kapsamlı yazımızda gastronomi başkentini tüm detaylarıyla anlattık. Hazırsan başlayalım!

Zeugma Mozaik Müzesi

Gaziantep için oldukça önemli bir turizm noktası olan müze, 30.000 metrekarelik bir alanda yer alıyor. Müzede Geç Antik Dönem ve Roma Dönem’ine ait 3.000 metrekarelik mozaik bulunuyor. Mozaiklerin arasında Zeugma’nın Mona Lisa’sı olarak anılan Çingene Kızı Mozaiği oldukça dikkat çekiyor. Gaziantep’in simgesi hâline gelen bu mozaik, özel ve karanlık bir odada sergileniyor.

Müzede Roma Dönemi’ne ait sütunlar, ünlü Poseidon Mozaiği, kireç taşından yapılmış 4 heykel, bronzdan yapılmış savaş tanrısı Mars heykeli ve mezar stelleri de sergileniyor. Dünyadaki müzeler arasında en fazla bulla (mühür baskısı) da bu müzede bulunuyor. Müze yalnızca sergilediği eserlerle değil, teknolojisiyle de diğer müzelerden önde geliyor. Mozaiklerdeki bazı eksik parçalar lazer sistemi kullanılarak tamamlanıyor. Zeugma Mozaik Müzesi haftanın her günü 08.30-16.30 saatleri arasında ziyarete açık. Üstelik buraya MüzeKart’la giriş yapman mümkün.

Gaziantep Kalesi

Gaziantep’in simgesi olan Gaziantep Kalesi, şehir merkezinde ve yaklaşık 25 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde konumlanıyor. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı hususunda kesin bir bilgi bulunmuyor ancak kalkolitik döneme kadar giden bir höyük üzerinde kurulduğu biliniyor. Roma Dönemi’nde bir gözetleme kulesi olarak kullanılan ve Bizans imparatoru Justinyanus döneminde bugünkü hâlini alan kale, yaklaşık 6000 yıllık köklü bir geçmişe sahip. Günümüzdeyse Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panorama Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Pazartesi günleri kapalı olan kaleyi diğer günlerde 08.30-17.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsin.

Bakırcılar Çarşısı

Birçok ustanın sanatını icra ettiği Bakırcılar Çarşısı, Gaziantep’in yaklaşık 500 yıllık bakırcılık geleneğini yaşatan ünlü tarihî merkezlerinden biri. Taş döşeli sokakları, ahşap kaplamalı dükkânları ve çekiç sesleri eşliğinde çalışan ustaların yarattığı otantik atmosfer insanı bambaşka bir diyara sürüklüyor. Üstelik çarşının ismi bakırcılar olsa da burada sadece bakır eşya satılmıyor. Bakır eşyanın yanında yöresel yiyecekler, baharatlar, yemeni, yalnızca Gaziantep’te dokunan kutnu kumaşı ve çeşitli hediyelik eşya da mevcut. Çarşıyı ziyaret ettiğinde burada çalışan ustaları izleyebilirsin.

Almacı Pazarı (Elmacı Pazarı)

Almacı Pazarı ya da diğer adıyla Elmacı Pazarı, 250 yıllık geçmişiyle Gaziantep’in eski çarşılarından. Geçmişte elma meyvesinin nadir bulunması ve bu pazarda taneyle satışa sunulmasından dolayı pazar bu isimle anılmaya başlanmış. Elmacı Pazarı’nda ne ararsan var: çeşitli baharatlar, Antep fıstığı, kışlık kurutulmuş ürünler, acılı acısız salçalar, şire türleri, sucuk, pestil, muska ve kuru üzümler… Almacı Pazarı’nı gezerken Gaziantep mutfağının zenginliği ve yerel ticaret kültürü adım adım hissediliyor. Dükkânlardan yükselen baharat kokuları, tezgâhlarda dizili kurutmalıklar ve geleneksel ürünler pazarın yüzyıllardır süren alışveriş ritmini yaşatıyor. Esnafla yapılan kısa sohbetler ürünlerin nasıl hazırlandığına ve hangi yemekte kullanıldığına dair ipuçları da veriyor.

Zincirli Bedesten

Sıradaki durağımız geçmişte şehrin önemli ticaret merkezlerinden olan Zincirli Bedesten. 18. yüzyılda Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan ve taş mimarisiyle dikkat çeken bu yapı, halk arasında Kara Basamak Bedesteni olarak da anılıyor. Bedestenin içerisinde 70’ten fazla dükkân bulunuyor. Sevdiklerin ve kendin için hediyelik ürünler bakmak istiyorsan burası senin için ideal bir nokta. Burada el sanatı ürünleri, takılar ve yöresel hediyelikler satılıyor. Bununla beraber denemek istersen Zincirli Bedesten’de Antep mutfağına özgü baharatları da bulabilirsin.

Tahmis Kahvesi

Tahmis Kahvesi, Gaziantep denilince akla gelen ilk duraklar arasında. Gaziantep’in merkezinde yer alan ve adını kahvenin dövüldüğü yer anlamına gelen tahmisten alan Tahmis Kahvesi, Türkiye’nin eski kahvehanelerinden biri olmasıyla da kendinden hayli söz ettiriyor. İlk olarak Türkmen ağası ve sancak beyi olan Mustafa Ağa tarafından 1635 yılında Tekke’ye (Mevlevihane) gelir getirmesi amacıyla yaptırılan kahve, 1635 yılından beri hizmet vermeye devam ediyor. Tahmis Kahvesi tarihî dokusunu bugüne kadar korumayı başarmış. Seyahatine kısa bir mola vermek istersen bu tarihî atmosferde meşhur menengiç kahvesini, dibek kahvesini veya zahter çayını tadabilirsin.

Bey Mahallesi (Tarihî Antep Evleri)

Mahallenin dar Arnavut kaldırımlı sokaklarını ve cumbalı taş konaklarını görenler burayı âdeta bir açık hava müzesine benzetiyor. Bir zamanlar farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bu sakin mahalle, Atatürk’ün nüfusa kayıtlı olduğu mahalle olarak da tarihî bir öneme sahip. Atatürk Anı Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi gibi önemli müzeler de burada yer alıyor. Hatta buradaki bazı konaklar butik otel veya kafe olarak hizmet veriyor.

Dilersen burada bir gece konaklayıp mahalleyi dilediğin gibi dolaşabilirsin. Konaklama seçenekleri için Gaziantep otellerini değerlendirebilir, butik otellerden apartlara kadar geniş konaklama seçenekleri arasından filtreleme yapıp aradığın özelliklerdeki otelleri kolayca bulabilirsin.

Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Daha önce bir mutfak müzesi olduğunu duymuş muydun? 2008 yılında açılan Emine Göğüş Mutfak Müzesi Türkiye’nin ilk mutfak müzesi. Burası Gaziantep’in zengin mutfak kültürünü tanıtma amacıyla kurulmuş. Antep’teki tarihî Göğüş Konağı’nda yer alan mutfak, adını Türkiye’nin ilk turizm bakanı Ali İhsan Göğüş’ün annesinden alıyor. Müzeye gelenler yöresel mutfak eşyasını, Antep yemeklerinin görsellerini ve sofra kültürünün canlandırılmalarla anlatımını görebilme şansı yakalıyor. Müzeye istediğin gün gidebilirsin. Müze 08.30-17.30 saatleri arasında ziyarete açık ancak girişlerde MüzeKart geçerli olmadığından gişeden bilet alman gerekiyor.

Gaziantep Hamam Müzesi

Geleneksel Osmanlı hamam mimarisini ve kültürünü sergileyen Gaziantep Hamam Müzesi, Türkiye’nin en ilginç müzelerinden biri. Lala Mustafa Paşa tarafından 1577’de yaptırılan bir külliyenin hamam bölümü olan bu müze, 2015 yılında müze olarak hizmet vermeye başlamış. Peki, “Hamamın ilginç kısmı ne?” dersen burada soğukluk, ılıklık ve sıcaklık adlı bölümlerde bal mumu heykellerle hamam âdetleri canlandırılmış. Aslına sadık kalınarak yapılan bu heykeller, benzersiz bir görünüme sahip. Burası pazartesi günleri kapalı ancak diğer günler 08.30-17.30 saatleri arasında açık.

Şahinbey Millî Mücadele Müzesi

Antep halkının Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanca direnişini anlatan Şahinbey Millî Mücadele Müzesi, ziyaretçilerine kendilerini tarih sahnesinde gibi hissettiriyor. Tarihî bir konağın on iki odası ve altındaki mağaralar gelenlere bu şehrin Gazi ünvanını nasıl kazandığını anlatır nitelikte.

Canlandırmalarda çok boyutlu projeksiyon gösterileri ve ses efektleri gibi modern anlatım tekniklerinin kullanılması da ziyaretçilere Millî Mücadele anlarını birebir yaşatıyor. Mağaralara girdiğinde karşına mekatronik heykeller ve farklı kompozisyonların oluşturulduğu dönemin anlık yaşam sahneleri çıkıyor. Şahinbey Millî Mücadele Müzesi her gün 09.00-18.00 saatlerinde ziyarete açık. Üstelik girişler de ücretsiz.

Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panorama Müzesi

Tarih meraklılarının uğrak noktasına geldik. 2009 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete açılan müze, Gaziantep Kalesi’nin içinde yer alıyor. İstiklal Savaşı’nda kahramanca verilen mücadelenin anlatıldığı sergide kronolojik bir temayla sunulan resimler, heykeller, rölyefler ve maketler bulunuyor. 10 ay 9 gün süren işgalde Gaziantep halkının şehrini nasıl savunduğunu ve Gazi ünvanını nasıl aldığını anlatan bu müzeyi de gezi rotana ekleyebilirsin.

Rumkale

Gaziantep’in meşhur yerlerinden biri daha: Rumkale. Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği noktada, sarp kayalıkların üzerindeki bir yarımadada yer alan Rumkale, özellikle yaz aylarında popüler bir destinasyon. Antik dönemden günümüze kadar birçok isimle anılan Rumkale, büyüleyici manzarasının yanında Geç Roma ve Orta Çağ mimari kalıntılarına ev sahipliği yapmasıyla da öne çıkıyor.

Doğayla uyumlu muhteşem bir mimarisi olan Rumkale, Hristiyanlık tarihi için de büyük bir öneme sahip. Rumkale’nin güneyinde yer alan Gotik tarzdaki Şair Aziz Nerses Kilisesi ve kuzeyde yer alan Barşavma Manastırı kalıntıları da bu konumun önemini artırıyor. Buraya gitmek istersen Yavuzeli’ne bağlı Kasaba Köyü’nden veya Şanlıurfa Halfeti’den düzenli kalkan tekneleri kullanabilirsin. Halfeti, Gaziantep’e yakın günübirlik gezilecek yerler arasında. Rumkale’ye gelmişken burayı da gezebilirsin.

Tarihî Gümrük Han (Yaşayan Müze)

Tarihî Gümrük Han Gaziantep Kalesi’nin çevresinde yer alan, 19. yüzyıldan kalma tarihî bir yolcu hanı. Hacı Ömer Efendi tarafından 1873-1878 yılları arasında yaptırıldığı bilinen han, günümüzde Yaşayan Müze kimliğiyle hizmet veriyor. Geleneksel Osmanlı mimarisinin güzel bir örneği olan bu handa unutulmaya yüz tutmuş el sanatları hâlâ devam ettiriliyor. Buradaki ustalar atölyelerinde gümüşçülük, cam üfleme, kutnu dokuma ve yemenicilik gibi el sanatlarını üretip satıyor. Han avlusunda verilen kısa molalar, tarihî dokuyla iç içe vakit geçirmeyi de keyifli hâle getiriyor. Gaziantep Kalesi’ne yakın konumu sayesinde Tarihi Gümrük Han, şehir merkezindeki gezi rotana rahatça ekleyebileceğin bir durak.

Kaleoğlu Mağarası

Osmanlı han mimarisindeki tek avlulu, iki katlı hanlar grubuna giren Kaleoğlu Mağarası, Tarihî Gümrük Hanı’nın yakınında yer alıyor. Geçmişte taş ocağı ve depo olarak kullanılan mağara, yazın en sıcak günlerinde bile serin olmasıyla ve temiz havasıyla biliniyor. Gaziantep turuna kısa bir mola vermek istersen bu hana uğrayabilirsin. Girişlerin ücretsiz olduğu bu handa otantik bir kafe de mevcut. Hem tarihî dokuyu hissetmek hem şehir turuna serin bir ara vermek istiyorsan bu mekân keşfe değer noktalardan biri.

Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi

Tarihî Bey Mahallesi’nde ve tarihî bir Antep konağında bulunan bu müze, Türkiye’nin dördüncü oyuncak müzesi. Yazar Sunay Akın’ın danışmanlığında kurulan müzede 1700’lü yıllardan günümüze uzanan 600’den fazla el yapımı ve fabrika üretimi oyuncak, tam 9 temada sergileniyor. Hatta yalnızca Türk kültürüne ait oyuncaklar değil; Almanya, Japonya, Arjantin, İngiltere, Fransa, Çin ve Amerika gibi ülkelerin oyuncakları da yer alıyor. Geniş bir oyuncak koleksiyonuna sahip olan bu müze hem çocuklara hem yetişkinlere hitap ediyor. Müze haftanın yedi günü 08.30-17.30 saatlerinde ziyarete açık.

Gaziantep Atatürk Anı Müzesi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Atatürk’ün 26 Ocak 1933’te şehri ziyaret ettiğinde konakladığı tarihî konağı, Atatürk’e olan vefa borcunu ödemek ve ona olan bağlılığını göstermek amacıyla müzeye dönüştürmüş. Geleneksel Antep evi mimarisindeki bu müze, Atatürk’ün nüfusa kayıtlı olduğu tarihî Bey Mahallesi’nde bulunuyor. Müzeye girdiğinde Atatürk’ün kişisel eşyasını, konakladığı odanın canlandırmasını ve Gaziantep Savunması’na ait belgeleri görebilirsin. Odalarda yapılan canlandırmalar, Atatürk’ün şehir ziyaretinin atmosferini gözünde canlandırmanı sağlıyor. Sergilenen fotoğraflar ve belgeler yalnızca Atatürk’ün Antep ziyaretiyle sınırlı kalmayıp kentin Millî Mücadele yıllarındaki duruşunu da yansıtıyor. Gaziantep Atatürk Anı Müzesi ücretsiz gezilebiliyor. Müzeyi 08.30-17.30 saatleri arasında dilediğin zaman ziyaret edebilirsin.

Bayazhan Gaziantep Kent Müzesi

Şimdi Gaziantep’in tarihini, kültürünü ve mutfağını yakından tanıyabileceğin bir yere gidiyoruz. Gaziantep nasıl bir yer? sorusuna verilebilecek temel cevaplar bu müzede! 1909’da inşa edilmiş tarihî Bayazhan’daki Bayazhan Gaziantep Kent Müzesi, Gaziantep’e dair pek çok bilgiyi edinebileceğin bir konum. 2009 yılında açılan bu müzeye geldiğinde Gaziantep’in tarihini, kültürünü, el sanatlarını ve mutfak zenginliğini detaylarıyla öğrenebilirsin. Bal mumu heykeller ve canlandırmalar geçmişten bugüne kadar şehrin yaşamına ışık tutuyor. Müzedeki sergi mekânlarında kentin önemli mimari yapılarının maketlerini görmek de mümkün.

Gaziantep Arkeoloji Müzesi

İstasyon Caddesi’nin üzerinde bulunan bu müzede Gaziantep ve çevresindeki Dülük, Karkamış ve Zeugma arkeolojik kazılardan çıkarılan eserler sergileniyor. Müzede Jeolojik Dönem fosillerinden başlayarak Geç Hitit, Roma ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan koleksiyon yer alıyor. Müzeye gelenlerin dikkatini çeken temel eserse nesli tükenen Maraş filinin iskeleti. Haftanın her günü açık olan bu arkeoloji müzesine 08.00-17.00 saatleri arasında dilediğin zaman gidebilirsin. Üstelik müzeye girişlerde MüzeKart geçerli.

Kurtuluş Camii

Aslında 1892’de Meryem Ana Kilisesi (St. Mary Kilisesi) olarak inşa edilen Kurtuluş Camii, bir dönem hapishane olarak kullanıldıktan sonra camiye çevrilmiş. Klasik Osmanlı ve Gotik mimari unsurlarını birleştiren ilginç yapılı caminin dikkat çeken bölümü çan kulesinin minare olarak kullanılması. Kurtuluş Camii’ni gezerken yapının geçirdiği dönüşümler mimari detaylarda açıkça okunabiliyor. Gotik kemerler, yüksek tavanlar ve pencere düzeni kilise olarak inşa edildiği dönemin izlerini koruyor. Mihrap, minber ve ibadet düzeni de cami kimliğini yansıtır nitelikte. Çan kulesinden dönüştürülen minareyse yapının çok katmanlı geçmişini simgeleyen belirgin bir unsur.

Caminin çevresinde yemek yemek için yerler de mevcut. Eğer Gaziantep mutfağını biraz daha yakından tanımak istersen Gaziantep’te Ne Yenir? yazımızı okuyabilir, buradaki yemekleri de listene ekleyebilirsin.

Yesemek Açık Hava Müzesi

Antik Yakın Doğu’nun büyük taş ocaklarından ve aynı zamanda heykel atölyesi olan Yesemek Açık Hava Müzesi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Hitit Dönemi’nden Asur Dönemi’ne kadar aktif kullanılan taş ocağı günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Müze; sfenksler, aslanlar ve dağ tanrıları gibi 300’den fazla heykel taslağını bünyesinde barındırıyor. Sanata biraz ilgin ya da heykellerin nasıl yapıldığına dair merakın varsa burayı gezi rotana ekleyebilirsin. Üstelik buraya girişler tamamen ücretsiz!

Zeugma Antik Kenti

İşte hem listemizin hem Gaziantep’in gözbebeği: Zeugma Antik Kenti! Fırat Nehri’nin kıyısında yer alan ve özellikle mozaikleriyle dünyaca ünlenmiş antik bir kent olan bu yerleşim, MÖ 300’de kurulmuş. Zeugma Antik Kenti, en parlak dönemini Roma İmparatorluğu zamanında yaşamış. Hatta öyle ki kent, Roma Dönemi’nde sanat alanında o kadar çok ilerlemiş ki zengin villaları süsleyen mozaik döşemeler dünya örnekleriyle yarışır hâle gelmiş. Birecik Barajı’nın suları altında kalmadan önce yapılan kurtarma kazıları sayesinde Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki eserler gün yüzüne çıkarılmış.

Burada günlük yaşamdan mitolojik ögelere kadar pek çok sembole sahip mozaikleri görebilirsin. İnce işçilikle hazırlanmış mozaiklerde semboller aracılığıyla anlatılan hikâyeleri inceleyebilir, farklı dönemlere ait sanatsal anlatımların aynı zeminde buluştuğunu fark edebilirsin. Zeugma Antik Kenti’ne giriş yapmak için MüzeKart’ı kullanabilirsin.

Dülük Antik Kenti

Dünyanın hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biri olan Dülük Antik Kenti, Gaziantep kent merkezinin 10 kilometre kuzeyinde konumlanıyor. Şehir yaklaşık 600.000 yıl öncesine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Anadolu’da bulunmuş ilk ve en büyük yer altı Mithras Tapınağı’nın burada olması da kentin önemini artırıyor. Dülük, antik şehir ve kutsal alan olmak üzere ikiye ayrılmış. Antik yerleşim Dülük Köyü’nün kuzey bitişiğindeki Keber Tepesi ve çevresinde büyük oranda toprak altında kalmış. Kutsal alansa Dülük Köyü’nün yaklaşık 3 kilometre kuzeyinde ve Dülük Baba Tepesi’nde yer alıyor.

Hasan Süzer Etnografya Müzesi

Geleneksel Gaziantep ev yaşamının, bal mumu heykellerle ve otantik eşyayla canlandırıldığı bu müze, Tarihî Bey Mahallesi’nde, restore edilmiş bir Antep konağında hizmet veriyor. Harabe bir hâldeyken iş insanı Hasan Süzer tarafından satın alındığı için konak restore edildikten sonra buraya iş insanının adı verilmiş. Dar sokaklarla, kesme taş duvarlarla ve kiremitli kırma çatılı evleriyle Antep’in eski kent dokusunu en iyi görebileceğin yer şüphesiz Hasan Süzer Etnografya Müzesi. Konağa gittiğinde konağın üç katını ve kayaya oyulmuş mahzenini gezebilirsin. Müze restorasyon çalışmaları nedeniyle geçici bir süre ziyarete kapalı.

Mevlevihane Vakıf Müzesi

Güneydoğu Anadolu’nun en büyük mevlevihanesi olarak geçen bu müze, daha önce Mevlevihane olarak kullanılıyormuş. Daha sonrasındaysa müze olarak hizmet vermeye başlamış. Müzenin içini dolaşırken sema yapan dervişlerin bal mumu heykellerini, dönem mobilyalarını ve antikalarla Mevlevilik kültürünün canlandırıldığını görebilirsin. Müzedeki koleksiyonda el yazması Kur’an-ı Kerimler, hat sanatları ile tarihî halı ve kilimleri de görmen mümkün. Müze geçici olarak ziyarete kapalı. Güncel bilgilere resmi web sayfasından ulaşabilirsin.

Gorgo Medusa Cam Eserler Müzesi

Listemizdeki seni şaşırtabilecek etkileyici yerlerden biri de Gorgo Medusa Cam Eserler Müzesi. Türkiye’nin ilk özel cam eserler müzesi olan bu yapı, tarihî bir Antep konağında yer alıyor. Müzede Roma ve İslami dönemlere ait eserlerle beraber Eski Tunç Çağı’na ait bronz ve toprak eserlerden oluşan zengin koleksiyonu da keşfedebilirsin. Gorgo Medusa Cam Eserler Müzesi altı odasında yaklaşık 4000 civarı tarihî esere ev sahipliği yapıyor. Gaziantep eski mimari dokusunun içinde yer alan bu müze, geniş bir kompleks hâlinde düzenlenmiş. Komplekste müze binası, gümüş telkâri odası, mozaik yapım odası ve cam boncuk yapım odası da bulunuyor. Müze şu an için kapalı görünüyor. Güncel bilgilere resmi web sayfasından ulaşabilirsin.

Gaziantep Botanik Bahçesi

Hem tarihî hem kültürel açıdan zengin olan Gaziantep, doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor. Botanik Bahçesi şehir hayatından kaçıp nefes almak istiyorsan senin için ideal bir nokta. 2009’da açılan bahçe tamı tamına 17.000 metrekarelik geniş bir alanı kaplıyor. Çok sayıda bitki çeşidine ev sahipliği yapan bahçede Zen, Japon ve Osmanlı bahçeleri gibi tematik bölümler mevcut. Bu bölümlerin yanı sıra gül ve su bitkileri gibi alanlara da sahip.

Bahçede yürüyüş yaparken farklı bitki türlerini yakından görebilirsin. Tematik bahçeler arasında geçiş yaptıkça her bölümün kendine özgü bir atmosfer sunduğunu hissedebilirsin. Gül bahçelerinin ve su bitkilerinin yer aldığı alanlarda durup detaylara odaklandığında doğayla iç içe bir deneyim yaşadığını hissedebilirsin.

Bir yandan egzotik bitki türlerini, süs bitkilerini, ağaçları ve çeşitli çiçeklerin güzelliklerini keşfederken diğer yandan doğanın huzur veren atmosferinde dinlenme fırsatı bulabilirsin. Buraya gelmek istersen özellikle bahar aylarında gelmeni öneriyoruz. Bu aylarda hava ılırken doğa da canlanıyor. Girişlerin ücretsiz olduğu bu bahçeye 08.00-19.00 saatleri arasında uğrayabilirsin.

Köklüce Kanyonu

Hazır doğal güzelliklerden bahsetmişken Köklüce Kanyonu’ndan bahsetmeden geçemeyiz. Gaziantep’te gezilecek sulu yerleri görmek istersen Gaziantep’in Araban ilçesinde, Gaziantep merkeze yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan bu kanyona uğrayabilirsin. El değmemiş doğal güzellikleriyle öne çıkan ve tam bir doğa harikası olan bu kanyona maceraperest gezginler sık sık uğruyor. Sarp kanyon duvarlarıyla, buz gibi dereleriyle ve yürüyüş parkurlarıyla doğa sporlarına elverişli olan kanyona gittiğinde kaya tırmanışı, trekking ve kamp yapma fırsatı da bulabilirsin. Kanyon civarında herhangi bir tesis bulunmadığı için gideceğin zaman hazırlıklı olman gerekiyor. Arazide ihtiyacın olabilecek malzemeleri yanına alarak keyifli bir deneyim yaşayabilirsin.

Gezegenevi ve Bilim Merkezi

Gaziantep’in en büyük parkı olan ve 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı’nın içinde yer alan Gezegenevi ve Bilim Merkezi, özellikle çocuklu aileler için eğlenceli bir durak noktası. Merkez, ziyaretçilerine bilimi eğlenceli bir şekilde keşfetme imkânı sunuyor. Her yaş grubundan binlerce çocuk buraya gelerek yaşadığımız evreni keşfe çıkıyor. Deney düzenekleri ve sergi alanları öğrenme sürecini daha eğlenceli hâle getirirken çocukların merak duygusunu da canlı tutuyor. Planetaryum gösterimleri sayesinde uzay ve gezegenlerle ilgili görsel anlatımları izleyebilirsin. Üstelik merkez bununla da sınırlı değil: Robotik kodlama, fizik ve kimya gibi alanlarda atölye çalışmaları da düzenleniyor. Merkez şu anda kapalı görünüyor. Güncel bilgiler için resmi web sayfasını ziyaret edebilirsin.

Karkamış Antik Kenti

Karkamış Antik Kenti, Karkamış ilçesinin yakınında, Türkiye-Suriye sınırında yer alıyor. Yakın Doğu arkeolojisinin önemli yerleşimlerinden biri olan antik kentin tarihi Erken Bakır Çağı’na kadar uzanıyor. Karkamış Antik Kenti özellikle Hitit İmparatorluğu Dönemi’nde önemli bir merkezmiş.

Kentte gerçekleştirilen kazılar sonucunda bulunan kabartmalar; MÖ I. bin yıl başlarındaki yaşam biçimini, giysilerini ve kültürünü yansıtıyor. Kabartmaların büyük bir çoğunluğuysa Ankara ve Gaziantep’teki müzelerde sergileniyor. Pazartesi günleri kapalı olan antik kenti, diğer günlerde 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin.

İslam Bilimi Tarihi Müzesi

Gaziantep Şahinbey Belediyesi tarafından yaptırılan İslam Bilim Tarihi Müzesi, tarihî bir Antep konağında hizmet veriyor. Haftanın her günü 09.00-18.00 saatleri arasında açık olan müzeye girişler tamamen ücretsiz. Müslüman bilim insanlarının icat ve keşiflerinin sergilendiği bir müzede astronomi, coğrafya, tıp, kimya gibi birçok alanda büyük çığır açan bilimsel çalışmalarına ait eserler ve modeller mevcut.

Müze, Müslüman bilim insanlarının yaklaşımına dikkat çekmek amacıyla farklı bir tasarım ve içerik uygulamasıyla gelenlerin bu dönemdeki ortamı deneyimlemesine fırsat veriyor. Mekân bu doğrultuda tasarlanıp çeşitli interaktif uygulamalarla zenginleştirilmiş. Bu düzenleme sayesinde sergi alanlarında dolaşırken bilimsel çalışmaların yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmadığını görebilirsin. Astronomi, matematik ve mühendislik gibi alanlara ait alet ve model kopyaları sayesinde dönemin bilim anlayışını somut örneklerle inceleme imkânı da bulabilirsin. Gaziantep bölgesinde yapılacaklar listene bu müzeyi de eklemeyi unutma!

Şire Hanı

19. yüzyılda inşa edilen Şire Hanı, 7500 metrekarelik alanıyla hem Gaziantep’in hem çevre illerin en büyük kervansaraylarından biri. Eskiden burada Gaziantep yöresine ait, pestil, sucuk, pekmez, bal, tereyağı ve fıstık gibi ürünler satılırmış. Bununla beraber üzüm suyundan elde edilen şıra ticareti yapılırmış. Bundan dolayı da hana şire ismi verilmiş. Etkileyici bir mimarisi olan han, günümüzde restore edilmiş ve sosyal alan olarak hizmet veriyor. Şehir merkezine yürüme mesafesinde olan Şire Hanı’na gelip geniş avlusundaki kafelerde bir şeyler yiyip içebilir, dükkânları dolaşabilirsin.

Mithras Tapınağı

Yolculuğumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Dünya’da bilinen yer altına inşa edilen Mithras tapınaklarının en büyüğü, Gaziantep Dülük’te, Keber tepesinin güney eteğinde bulunmuş. Görkemli kabartmalarla dolu Mithras Tapınağı, dünyadaki eski tapınaklar arasında. Kabartmaların üzerinde betimlenen sahneler, Mithras inancının ritüelleri ve sembolleri hakkında da ipuçları sunuyor. Tapınak alanında ilerledikçe kayaya oyulmuş mimari detayları da yakından görebilirsin.

Şirvani Camii

Gaziantep’teki meşhur Osmanlı eserleri saymakla bitmiyor. Gaziantep Kalesi’nin yakınlarında bulunan Şirvani Camii, şehrin köklü geçmişine sahip camilerinden. Şehrin merkezine yakın konumdaki camiyi benzersiz kılan ve diğer camilerden ayıran şeyse mimarisinde hem Memlük hem Osmanlı izleri taşıması ve minaresinin iki şerefeli olması. Bölge sakinleri tarafından İki Şerefeli Cami olarak da anılan Şirvani Camii’yi inceleyenler; caminin özellikle taç kapısının, kubbeli mihrabının ve ahşap oymacılığının dikkat çektiğini söylüyor. Günümüzde hâlâ ibadete açık olan camiye dilediğin zaman gidebilirsin.

Ali Nacar Camii

Şimdi efsanelere konu olan bir camiye geldik. Ali Nacar Camii’nin, asıl işi nacarlık yani marangozluk olan Ali ismindeki bir zat tarafından 14. yüzyılda yaptırıldığına dair bir efsane var. Şehrin büyük camilerinden biri olan caminin özellikle ahşap oymaları, sade mimarisi ve etkileyici bir görünümü kendine hayran bırakıyor. Ali Nacar Camii Alleben Deresi’nin yakınlarında yer alıyor. 2026 yılı için ziyaretlere kapalı. Güncel bilgilere web sayfasından ulaşabilirsin.

Ömeriye Camii

Gaziantep’in Düğmeci Mahallesi’nde yer alan ve şehrin ayakta kalan eski camisi olan Ömeriye Camii’nin 13. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Emevi Halifesi Ömer Bin Abdülaziz tarafından yaptırıldığı söylenen caminin aslında kim tarafından yaptırıldığı da kesin olarak bilinmiyor. Cami, Hz. Ömer döneminde yapıldığı rivayet edildiği için bu adı almış. Siyah beyaz taşlarla örülmüş taç kapısı ve mihrabı bu caminin dikkat çeken yönleri arasında. Minare şerefesinin korkuluklarında oyma taş işçiliğinin güzel örneklerini görmen mümkün. Hatta minareye biraz daha dikkatli bakarsan minarenin bedeninde Antep savunması sırasında meydana gelen mermi ve şarapnel parçalarının izlerini de görebilirsin.

Kendirli Kilisesi ve Gazi Kültür Merkezi

Aslen 19. yüzyılda inşa edilmiş bir Katolik kilisesi olan Kendirli Kilisesi, kullanılamaz hâle gelmiş ve yeniden restore edilerek günümüzde Gazi Kültür Merkezi olarak hizmet vermeye başlamış. III. Napolyon’un da katkılarıyla yapılan kilise, kent merkezinde ve Atatürk Bulvarı üzerinde yer alıyor. Kilisenin planı Roma’daki Saint Fransua Kilisesi’nden örnek alınmış. Kilise geniş bir bahçede, siyah kesme taştan inşa edilen temelin üzerine beyaz kesme taştan yapılmış etkileyici bir taş mimariye sahip. Kültür merkezine gittiğinde Gaziantep Savunması’nı anlatan gösterimleri de izleyebilirsin. Üstelik merkez bununla sınırlı değil. Dilersen burada belirli zamanlarda düzenlenen çeşitli kültürel etkinliklere de katılabilirsin.

Pişirici Kasteli Mescidi

Pişrici Kateli Mescidi, Anadolu Türk mimarisinde yalnızca Gaziantep’te bulunan ve yer altı su sistemleri olan kastel yapılarının eski örneklerinden biri. Pişirici kastelinin tarihiyle ilgili herhangi bir kitabe mevcut değil, bu nedenle hakkında kesin bir bilgi yok. 13. yüzyılda su dağıtım merkezi olarak inşa edilen bu yapı, sonrasında Osmanlı Dönemi’nde evlerin su ihtiyacını karşılamak amaçlı kullanılmış. Yapısında kesme taşlar kullanılmış ve bu da ona ayrı bir hava katmış. Mescitte havuz, banyo alanları da bulunuyor. Kastelde temiz suyla kirli su birbirinden ayrı haznelerden akıyor.

Yolculuğuna ışık tutacak Gaziantep gezi rehberimizin sonuna geldik ama senin için yolculuk daha yeni başlıyor. Gaziantep gezilecek yerler listesi bir rehber gibi daima sana eşlik edecek. Bizce artık yola çıkmaya hazırsın. Antep’e nasıl gidilir? diye düşünme aşamasına geçtiysen Gaziantep’e uçakla veya otobüsle gitmen mümkün. Bilet konusunda da endişelenme. Uçakla gitmeye karar verdiysen Etstur üzerinden Gaziantep’e gerçekleştirilecek tüm uçuşları tercihlerine göre filtreleyerek kolayca görüntüleyebilirsin.

Gaziantep uçak bileti seçenekleri arasından beklentilerine ve bütçene uygun olanı seçebilirsin. Otobüs yolculuğunu tercih ediyorsan Gaziantep’e giden otobüsleri zengin filtreleme seçeneklerinden yararlanarak görüntüleyebilir, seyahat planına göre Etstur güvencesiyle Gaziantep otobüs biletini kolayca bulabilirsin.

Önceki Yazı

Pendik Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı

Simi Adası'nda Gezilecek Yerler