Adını Yunan mitolojisindeki deniz tanrısı Poseidon’un eşi Nymph Syme’den alan Simi; kalabalık turist rotalarının biraz dışında, sakin, küçük ve çok renkli bir ada. On İki Ada’dan biri olan Simi, Türkçede “Sömbeki” olarak da biliniyor. Simi Adası’nda gezilecek yerler söz konusu olduğunda limanından manastırlarına, saklı koylarından tarihî sokaklarına kadar her köşe ayrı bir keşif vadediyor.
Türkiye kıyılarına oldukça yakın bir mesafede yer alan bu adayı ziyaret etmeden önce vize işlemlerine dair bilgi almak istersen kapı vizeli Yunan adaları hakkında her şey adlı yazımıza göz atabilirsin. Şimdi hazırsan Simi Adası’na doğru keşfe çıkıyoruz!
Gialos (Simi Limanı)

Simi’ye feribotla giriş yaptığında karaya ayak basmadan seni ilk karşılayan manzara Gialos Limanı olacak. Kıyı boyunca sıralanan, adanın simgesi hâline gelmiş, pastel renkli neoklasik evler kartpostaldan fırlamış gibi bir manzara sunuyor. Akşam saatlerinde liman ışıkları suya yansımaya başladığındaysa Gialos bambaşka bir güzelliğe bürünüyor.
Limanda sahil boyunca sıralanan kafe veya tavernalarda oturup deniz manzarası eşliğinde Yunan lezzetlerinin tadını çıkarabilirsin. Ardından butikler ve hediyelik eşya dükkânları arasında keyifli bir tur atabilir, kendin ya da sevdiklerin için hediyelik eşya alabilirsin. Dolaşırken Saat Kulesi, Mihalaki Balıkçı Heykeli ve Meçhul Asker Anıtı gibi liman bölgesinin önemli yapılarına da rastlayacaksın.
Gialos aynı zamanda adanın ulaşım merkezi. Adanın diğer noktalarına gitmek istiyorsan otobüs, taksi ve deniz taksileri buradan kalkıyor.
Chorio (Eski Şehir)
Limanın hemen üzerindeki tepede, adanın en eski yerleşim bölgesi Chorio yer alıyor. Ano Simi olarak da bilinen bu bölgeye ulaşmanın en güzel yolu ikonik Kali Strata Merdivenleri. Merdivenleri birer birer tırmanırken dar taş sokaklar, ahşap kapılı geleneksel evler ve çiçekli balkonlarla dolu otantik bir atmosfer seni bekliyor.
Zirveye ulaştığındaysa limanı ve uçsuz bucaksız Ege Denizi’ni ayaklarının altına seren enfes manzarayla karşılaşmaya hazır ol, bizden söylemesi. Ziyaret etmek istersen Simi Kalesi (Kastro) ve Megali Panagia Kilisesi gibi tarihî yapılar da Chorio bölgesinde bulunuyor.
Kali Strata (Neoklasik Evler)
Gialos ile Chorio’yu birbirine bağlayan, yaklaşık 500 basamaktan oluşan taş merdiven yolu yani Kali Strata, Simi seyahatinin en keyifli rotalarından olmaya aday! “Güzel Yol” ya da “Doğru Yol” olarak da bilinen bu merdivende yürümek, yürüyüşe eşlik eden rengârenk ve bakımlı neoklasik evlerle başlı başına bir deneyim.
Yolun sonu seni Chorio’dan aşağı doğru süzülen panoramik manzaraya çıkaracak. Bu manzara bütün o tırmanışa değer!
Panormitis Manastırı

Sırada başmelek Mikail’e adanmış bir manastır var: Panormitis Manastırı. Adanın güneybatı ucundaki Panormitis Koyu’na doğru yola çıktığında seni görkemli Panormitis Manastırı karşılayacak. On İki Ada ve Ortodoks dünyası için çok önemli bir hac merkezi olan, 15. yüzyılda inşa edilen bu yapı barok mimarisi, Bizans freskleri ve değerli ikonlarıyla görülmeye değer.
Manastırın içinde biri dinî eserlere, diğeri folklora adanmış iki ayrı müze bulunuyor. Bunların yanı sıra Bizans el yazmalarını barındıran bir kütüphane de mevcut. Manastıra adanın merkezinden kalkan otobüs, özel araç ya da günlük tekne turlarıyla kolayca ulaşabilirsin. Haftanın her günü 07.00 ile 19.30 saatleri arasında ziyaret edebileceğin manastıra girişse ücretsiz.
St. John Şövalyeleri Kalesi (Kastro)
Chorio’nun en yüksek tepesinde, adanın tarihine tanıklık eden St. John Şövalyeleri Kalesi (Kastro) yükseliyor. 15. yüzyıldan kalan bu yapı, bir dönem adanın en kritik savunma noktası ve gözetleme merkezi olarak hizmet vermiş. Stratejik konumuyla Ege’den gelen tehditlere karşı Simi’yi koruyan kaleden günümüze yalnızca birkaç sağlam sur duvarı ulaşmış olsa da burası hâlâ adanın en büyüleyici noktalarından.
Kalenin asıl büyüsü sadece bu tarihî kalıntılarda değil, sunduğu nefes kesici liman ve çevresine hâkim olan panoramik Simi manzarasında gizli. Yukarı çıktığında limanın pastel renkli evlerini ve uçsuz bucaksız maviliği kuş bakışı izleyebilirsin. Ayrıca kalede beyaz duvarlarıyla bu tarihî dokuya ruhani bir sakinlik katan, Meryem Ana’ya (Kyra Panagia) adanmış küçük ve zarif bir şapel de mevcut.
Pedi Kasabası ve Koyu

Simi’nin merkezinin kalabalığından biraz uzaklaşmak ve daha sakin bir yer bulmak istiyorsan Pedi Kasabası ve Koyu tam sana göre. Bu şirin balıkçı köyüne merkezden kalkan otobüslerle, taksiyle ve hatta dilersen keyifli bir yürüyüşle bile ulaşabilirsin. Pedi; berrak denizi, küçük plajları ve sahil kenarındaki tavernalarıyla son derece huzurlu bir atmosfer vadediyor.
Burası aynı zamanda adanın popüler yüzme noktalarından olan Agia Marina ve Agios Nikolaos gibi plajlara giden deniz taksileri için de ana başlangıç noktası.
Agios Georgios Disalonas Plajı
Simi’nin en dramatik ve etkileyici köşelerinden olan Agios Georgios Disalonas Plajı’nı görmeden dönmemeni öneririz. Yalnızca tekneyle ulaşılabilen bu saklı cennet, tam 300 metrelik devasa dikey kayalıkların eteğinde yer alıyor. Kayalıkların gölgesindeki kristal berraklığında turkuaz sular ve el değmemiş çakıllı sahil sessizlik ve huzur arayanlar için mükemmel bir kaçış noktası.
Plajda herhangi bir tesis, taverna veya şezlong bulunmuyor. Bu nedenle buraya gelirken yiyecek, içecek ve şemsiye gibi ihtiyaçlarını yanında getirmeni tavsiye ederiz.
Saat Kulesi

Saat Kulesi limana feribotla yanaşırken göreceğin ilk ikonik yapılardan. 1881 yılında Simili ünlü heykeltıraş Valsamis tarafından inşa edilen bu yapı aslında İzmir’deki bir kilisenin çan kulesinin birebir kopyası. Adanın o nostaljik havasını tamamlayan Saat Kulesi’nin önünde, Gialos’un renkli evlerini arkana alarak tatilini hatırlatacak en güzel fotoğraflardan birini çekebilirsin.
Küçük ama adanın hafızasında büyük bir yeri olan bu yapı Gialos’u Gialos yapan detaylardan!
Simi Arkeoloji ve Folklor Müzesi
Chorio’nun sessiz sokaklarında, restore edilmiş eski bir konakta adanın hafızasını saklayan bir müze var: Simi Arkeoloji ve Folklor Müzesi. Adanın zengin kültürel mirasını gözler önüne seren müze üç koleksiyondan oluşuyor. Koleksiyonlar Helenistik ve Roma Dönemi’nden kalma arkeolojik eserler, Bizans ikonları ve paraları, geleneksel kostümler ile gündelik eşya çeşitlerinden oluşan folklor bölümünde sergileniyor.
Adanın geçmişteki günlük yaşamı ve köklü gelenekleri hakkında fikir edinmek istersen burası kesinlikle ideal bir durak. Müzeyi 2026 yılı için salı günü hariç 08.30 ile 15.30 saatleri arasında 5 euro giriş ücreti ödeyerek ziyaret edebilirsin.
Simi Denizcilik Müzesi
Eskiden bir tersane olarak kullanılan Simi Denizcilik Müzesi neoklasik bir binada yer alıyor. Bu müze adanın en önemli geçim kaynakları olan denizcilik ve süngercilik geleneğine adanmış durumda. İçerisinde eski haritalar, gemi modelleri, dalgıç kıyafetleri ve kapsamlı bir sünger koleksiyonu gibi ilginç parçalar bulunuyor.
Denizcilik tarihine ilgin olmasa bile içerideki dalgıç ekipmanları hayli dikkat çekici. Bu etkileyici müzeyi 2026 yılında her gün 10.00 ile 19.00 saatleri arasında 5 euro ödeyerek gezebilirsin.
Nos Plajı

Simi Limanı’na vardığında denizin tadını hemen çıkarmak istersen yalnızca 10-15 dakika yürüyerek Nos Plajı’na ulaşabilirsin. Ulaşım kolaylığı nedeniyle yerli halk ve turistler tarafından sıkça tercih edilen bu plajın çakıl taşlı sahili ve tertemiz, durgun denizi yüzmek için oldukça ideal. Plajda şezlong ve şemsiye kiralama imkânının yanı sıra enfes Yunan lezzetlerinin tadına bakabileceğin bir taverna da mevcut.
Nanou Koyu
Simi’nin doğu kıyısında, yüksek kayalıklarla çevrili olan Nanou Koyu adanın en gözde duraklarından. Buraya ulaşmanın en pratik yoluysa deniz taksisi. Bu plaj berrak ve durgun deniziyle şnorkelle dalış yapmayı sevenler için tam bir cennet. Sahili çakıllı olduğu için yanına deniz ayakkabısı almanı öneririz. Koyda ayrıca ziyaretçiler için şezlong ve taverna hizmeti de bulunuyor.
Marathounda Plajı
Adanın güneydoğusundaki Marathounda Plajı, kara yoluyla da ulaşılabilen sakin bir plaj. Burayı adanın diğer noktalarından ayıran özelliğiyse plajda serbestçe dolaşan sevimli ve uysal keçilerin olması. Güneşlenirken ya da yemeğini yerken sana eşlik eden bu keçilerle unutulmaz anılar biriktirebilirsin.
Plaj çakıllı yapısı ve derin deniziyle yüzmek için uygun. Marathounda, huzurlu atmosferi ve kalabalıktan uzak konumu sayesinde sakin bir gün geçirmek istediğinde doğru adres. Plajda lezzetli yemekleriyle bilinen bir taverna da bulunuyor.
Agia Marina Plajı

Pedi Koyu’nun kuzeyinde yer alan ve deniz taksisiyle kısa sürede ulaşabileceğin Agia Marina Plajı, adanın nadir kumlu plajlarından. İnce kumlu yapısı ve sığ deniziyle özellikle çocuklu aileler için güvenli ve rahat bir seçenek.
Agia Marina’yı özel kılan bir detay daha var: Plajın tam karşısındaki küçük adacıkta yer alan şapel. Fotoğraf karelerini süsleyecek bu pitoresk manzaraya karşı şezlonguna uzanıp güneşin tadını çıkarabilirsin. Plajda tüm gün konforunu artıracak şemsiye, şezlong hizmeti ve lezzetli yemekler bulabileceğin bir taverna da seni bekliyor.
Nimborio Plajı
Simi’nin merkezinin batısında konumlanan Nimborio Plajı, daha az turistik ve sakin bir atmosfer arayanlar için biçilmiş kaftan. Çakıl taşlı plajı ve kıyı boyunca doğal gölge oluşturan ağaçlarıyla burası tam bir dinlenme noktası.
Limandan kalkan teknelerle veya keyifli bir yürüyüşle ulaşabileceğin bu koyda denizin tadını çıkardıktan sonra sahildeki şirin tavernada yerel lezzetlerin peşine düşebilirsin. Adanın o telaşsız ruhunu en iyi hissedebileceğin yerlerden olan Nimborio, masmavi sularıyla seni bekliyor.
Toli Koyu
Adanın batı kıyısında, henüz keşfedilmemiş bir güzellik olarak duran Toli Koyu, kalabalıktan tamamen uzaklaşmak isteyenler için harika bir seçenek. Genellikle tekneyle veya adanın virajlı yollarını aşarak ulaşabileceğin bu izole koy, kristal berraklığındaki suyuyla büyüleyici bir manzaraya sahip.
Toli berrak denizi, küçük tavernası ve etrafını saran sarp kayalıklarıyla huzurlu ve unutulmaz bir gün vadediyor.
Roukouniotis Manastırı
Roukouniotis Manastırı Simi’nin iç kesimlerinde, adanın gürültüsünden uzakta, 15. yüzyıldan kalma tarihî bir yapı. Burası bir kaleden farksız görünen ilginç mimarisi ve iç duvarlarını süsleyen iyi korunmuş duvar resimleriyle adanın en eski dinî yapılarından.
Manastırın hemen dışında fotoğraf karelerini süsleyecek, yüz yaşını aşmış bir servi ağacı bulunuyor. Manastırı 10.00 ile 14.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsin.
Agios Emilianos Manastırı

Adanın batı kıyısında, incecik bir toprak geçitle karaya bağlı, küçük bir yarımadanın üzerinde yükselen Agios Emilianos Manastırı Simi’nin en fotojenik noktalarından. Yarımadanın ucundaki küçük kilise, etrafını saran masmavi Ege sularıyla birlikte bölgenin simgesi hâline gelmiş durumda. Kilisenin çevresindeki sular yüzmek için de oldukça uygun. Adanın geri kalanından bu kadar kopuk ve sessiz bir nokta bulmak gerçekten zor.
Megali Panagia Kilisesi
Chorio’nun en yüksek noktalarından birinde, Kastro Kalesi’nin hemen yanı başında yükselen Megali Panagia Kilisesi, Bizans Dönemi’nden günümüze ulaşan en değerli yapılardan. Kilisenin iç mekânı farklı dinî simgelerle ve azizlerin hayatından kesitler sunan detaylı fresklerle dolu. Özellikle “Second Advent” (İkinci Geliş) tasviri, sanatsal ve dinî açıdan en dikkat çekici eserlerden biri olarak kabul ediliyor.
Zamanında güvenlik amacıyla sağlam surlarla çevrelenen bu kilise stratejik konumuyla da dikkat çekici. Koruma altında tutulan bir yapı olduğu için ziyaret saatlerinin kısıtlı olabileceğini ve gitmeden önce yerel rehberlerden bilgi almanın faydalı olacağını hatırlatalım.
Yel Değirmenleri
Chorio’nun üst kısımlarına doğru bakışlarını çevirdiğinde adanın geçmişteki ekonomik yaşamına tanıklık eden tarihî yel değirmenlerini görebilirsin. Bu değirmenlerin bulunduğu tepeler, özellikle gün batımında tüm Simi’yi ve denizi panoramik bir açıyla izlemek için harika manzaralar sunuyor. Bu değirmenlerden bir tanesiyse restorana dönüştürülmüş durumda. Bu restoranda akşam yemeğini yiyebilir, adanın o büyüleyici ışıklarını tepeden seyredebilirsin.
Simi’nin pastel renkli sokaklarından cam gibi parlayan koylarına, binlerce yıllık manastırlarından tepelerdeki tarihî yel değirmenlerine uzanan bu yolculuğun sonuna geldik. Her köşesinde ayrı bir hikâyenin gizli olduğu bu adanın masmavi sularının tadını çıkarmak istersen planlarını şimdiden yapmaya başlayabilirsin. Seyahatin sırasında damak tadına uygun en özel lezzetleri keşfetmek istersen “Yunan adalarında ne yenir?” isimli rehberimize göz atabilirsin. Rotanı daha da genişletmek ve yeni duraklar belirlemek için Yunanistan’da gezilecek yerler adlı yazımızdan ilham alabilirsin.
Simi Adası’nın o masalsı atmosferini adım adım keşfedeceğin bir yolculuğa çıkmaya artık hazırsın. Şimdi Sömbeki otellerini inceleyerek orada konaklayacağın yeri belirleyebilir, hayalindeki o huzur dolu tatile bir adım daha yaklaşabilirsin.