İtalya’da ilk günüm! Milano’da uçaktan inip şehri gezmeye başlayacağımız otobüse yerleştik. Rehberimiz de ufak ufak bölge hakkında bizi bilgilendirmeye başladı. İtalya’nın 20 bölgeye ayrıldığını da o esnada öğrenmiş oldum. Cenova’da yapacağımız panoramik şehir gezisi ile İtalya’daki keşfimize başlayacağız. Lombardiya Bölgesi’nin başkenti Milano’dan Ligurya Bölgesi’nin başkenti Cenova’ya 2 saat süren bir yolculuğun ardından ulaşıyoruz ve heyecanla turumuza başlıyoruz.

Rehberimiz Cenova hakkında bizi bilgilendirirken ben de bir yandan etrafı inceliyorum. Dikkatimi ilk çeken binalardaki yeşil panjurlar oluyor. Ayrıca eski şehrin sokakları ve dokusu bana Eminönü – Karaköy taraflarını hatırlatıyor. Dolayısıyla buralarda kendimi çok yabancı hissetmiyorum. Öyle ki yer yön duygusu zayıf olan ben, serbest zaman esnasında kaybolmaktan çekinmeden ara sokaklara girip dolanıyorum. Pazar günü çalışan yok; dükkanların birçoğu kapalı. Sokaklarda çok fazla insan da yok; olanlar da bizim gibi turist. Oldukça sakin bir pazar günü; İstanbul’da alışık olmadığımız kadar sakin…

cenova

Tarihi Bir Liman Kenti Cenova

Gelelim Cenova’ya… M.Ö. 5. ve 6. yüzyıla uzanan tarihi, antik limanı, sanatı, kültürü ve gastronomisi ile Avrupa’nın en büyük Orta Çağ kentlerinden olan bu şehir, Kristof Kolomb’un ve de o tadına doyum olmaz pesto sosun doğum yeri. Çizme şeklindeki İtalya’nın diz bölgesinde bulunduğu için adı da “diz” anlamına gelen bir kelimeden türemiş.

Cenova, İtalya’nın en küçük bölgelerinden biri olan Ligurya’da yer alıyor, yani ülkenin Kuzey Batı’sında kalıyor. Ligurya Bölgesi’nin başkenti olan Cenova, geçmişte Ceneviz Cumhuriyeti’nin de başkentliğini yapmış. Yüzyıllar boyunca güçlü bir liman kenti olarak kendini göstermiş. Zamanında ticarette Venedik’le yarışan Cenova şu an Akdeniz’de Marsilya’dan sonra ikinci büyük liman şehri olarak biliniyor.

cenova

Cenova’yı keşfe çıkıyoruz!

Cenova’da Gezilecek Yerler

Cenova’nın kalbi ve geçmişten bu yana gücünün kökeni olan liman bölgesinde sizi ihtişamlı bir korsan gemisi karşılayacak; Roman Polanski’nin 1986 yapımı Korsanlar adlı filmi için aslına uygun olarak yapılmış bir Tunus korsan gemisi…

cenova-korsan-gemisi

Cenova limanındaki korsan gemisi.

Liman bölgesinde görebileceğiniz önemli yerlerden biri de İtalya’nın en büyük akvaryumu olan Cenova Akvaryumu. Deniz yaşamının tüm zenginliğine tanık olabileceğiniz bu akvaryum, dünyanın da ikinci büyük akvaryumu olarak biliniyor.

Orta Çağ’dan kalma bir deniz feneri olan Torre Della Lanterna ise Cenova liman bölgesindeki en önemli tarihi yapılardan biri. 1543 yılında restorasyonu yapılan fenerin aydınlatabildiği alan ise 52 kilometreyi buluyor.

cenova-akvaryumu

Cenova Akvaryumu

Sırada şehrin simgesi haline gelmiş bir 13. yüzyıl katedrali var; San Lorenzo Katedrali! Katedralin siyah beyaz çizgili ön cephesi Gotik mimarinin izlerini taşıyor. Katedralin geneline bakıldığındaysa Romanesk ve Barok unsurlara kadar çeşitli mimari tarzlara sahip olduğu görülüyor. Cenova’nın koruyucu azizi olan Vaftizci Yahya’ya ithaf edilen gösterişli şapelde, ona ait lahit yer alıyor. Katedrale çıkan merdivenleri koruyan aslan heykeli ise 19. yüzyılda yapılmış.

Katedralin merdivenleri, Cenova’ya gelen turistler için güzel bir dinlenme noktası olmuş. Biraz soluklanmak için oturmuşken günün herhangi bir zamanında San Lorenzo Meydanı’nda gerçekleşen, sokak sanatçılarının keyifli performanslarına da rastlayabilirsiniz, hazır olun.

san-lorenzo

San Lorenzo Katedrali

San Lorenzo Katedrali’nin yanındaki yoldan devam edip sola döndüğünüzde karşınıza Piazza de Ferrari yani Cenova’nın ünlü Ferrari Meydanı çıkacak. Cenova’nın en büyük meydanının ortasında bulunan ışıklandırılmış havuzu gördüğünüzde de burayı tanıyabilirsiniz. Gotik ve Barok binalarla çevrelenmiş bu meydanda ferah bir atmosfer var.

ferrari-meydanı

Ferrari Meydanı

Palazzo Duccale yani bir zamanlar Cenova düklerinin yaşadığı Düklük Sarayı da Ferrari Meydanı’nda yer alıyor. 16. yüzyıl tarihli iki iç avlunun ve pasajların yer aldığı bina şimdilerde bir sanat ve kültür merkezi olarak kullanılıyor. Biz oradayken binanın önünde ikinci el ürünler satan küçük bir pazar da vardı.

piazza-duccale

Palazzo Duccale

Cenova sokaklarında birçok sarayla karşılaşabilirsiniz. Hatta buradaki saraylardan birçoğu 2006 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne girmiş. Cenova’nın en meşhur caddelerinden olan Via Garibaldi’de en güzel sarayları görebilirsiniz. Sarayların bazıları banka olarak kullanılıyor ancak rehberimizin söylediğine göre yine de içeri girip gezme şansı yakalayabiliyorsunuz. Tabii ben bu caddeyi boş bir pazar günü turlayabildiğim için saraylara sadece dışarıdan bakabildim.

via-garibaldi

Via Garibaldi’de pazar sakinliği…

2004 yılında Avrupa Kültür Başkenti olan Cenova’da görülmesi gereken yerlerden biri de ünlü kaşif Kristof Kolomb’un doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği ev. Kaşif Kolomb’un adıyla Cenova’nın birçok yerinde karşılaşabilirsiniz. Şehrin tarihi giriş kapısı Porto Soprano da sarmaşıklarla kaplı bu evin biraz ilerisinde kalıyor.

kristof-kolomb

Kristof Kolomb’un evi

Cenova’da Ne Yenir?

Şimdi yazarken bile mis gibi fesleğen kokusu geliyor burnuma… Burası pesto sosun anavatanı olduğuna göre, Cenova’ya geldiğinizde yemeniz gerekenlerin başında pesto soslu harika bir makarna geliyor bence. Onun dışında fırından taze çıkmış sıcak bir focaccia ekmeği de fena olmaz.

pesto-pasta

Bayılırım pesto soslu makarnaya!

Adı Aşkla Anılan, Şarkılara İlham Olan Portofino

Diğer kıyı kasabalarını henüz görmemiş olsam da İtalya’nın en güzel yerlerinden biri sanırım Portofino. Rengarenk evlerle çevrelenmiş limanı ile göz dolduran Portofino, birçok yerde aşıklar şehri olarak anılıyor. Burası her akla düştüğünde, herkesin dilinde aynı melodi dolaşıyor: “I found my love in Portofino!”

portofino

Merhaba Portofino, ben geldim!

Santa Margherita Ligure’den kalkan bir tekne ile Portofino’ya doğru yola çıktık. Daha teknedeyken uzaktan görünen manzara adeta tatlı ve renkli bir tabloyu andırıyordu. Baktıkça içinizi açacak bu manzaranın içinde kendinizi bulmak, inanın çok güzel bir his.

portofino

Rengarenk evler gerçekten çok tatlı!

Varlıklı ve ünlü ailelerin yatları limanda sizi karşılıyor, ardından rengarenk evler ve bu evlerin altından sizi içeri davet eden lüks kafeler yüzünüzü güldürüyor. Hele bir de renkli çiçekler ve evler arasında uzanan daracık sokaklara daldınız mı, içinizde bu tabloya ait olma arzusu uyanıyor.

portofino

San Giorgio Kilisesi’nden Portofino’ya bakış

San Fruttuoso keşişleri tarafından kurulan ve bu küçük yerleşim yeri, kültürel dokusunu kaybetmeden turistik özelliklerini korumayı başarıyor. Romantik atmosferinin yanı sıra sanatsal yönüyle de dikkat çeken Portofino’nun sokaklarında çok sayışa sanat galerisi bulunuyor. Daracık ve keyifli sokaklardan yürüyerek Portofino’nun üst taraflarında bulunan San Giorgio Kilisesi’ne ulaşabilirsiniz. Kilisenin yanında da yine aynı adı taşıyan ve köyün önemli isimleri ile din adamlarına ait bir mezarlık bulunuyor. Kilisenin bulunduğu alandan Portofino manzarası gerçekten harika görünüyor!

San Giorgio Kilisesi

San Giorgio Kilisesi

San Giorgio Kilisesi Mezarlığı

San Giorgio Kilisesi Mezarlığı

portofino

Portofino’nun lüks butiklerinden La Vela Portofino

portofino

Portofino sokaklarında yürümenin tadına doyum olmuyor.

portofino

Portofino’ya son bakış!

Çağla Açıkgöz

Yorumlar