Fransa denilince hemen ardından, Paris denmesinin güçlü sebepleri var. Seyahat planı yaparken, Fransa Turlarını araştırdığınızda karşınıza ilk çıkacak Eyfel Kulesi ile Paris olacaktır. Çünkü Paris Avrupa’nın en güzel şehirlerinden, Eyfel Kulesi ise en görkemli yapılarındandır. Fakat Fransa gezilerinin bu demirbaş rotalarına alternatif rotalar da bulunur. Bu rotaların en gizemlisi ve henüz herkes tarafından keşfedilmeyenini görmek için sizinle Normandiya bölgesine kadar eşlik edeceğiz. Çünkü dünyanın sekizinci harikası olmaya aday Mont Saint-Michel ile sizi tanıştırmak için sabırsızlanıyoruz.

Hem Ada Hem Köy Hem de Manastır

Okyanus sularıyla yaşayan bir ada, bir kale, bir manastır ve hatta bir köy düşünün. Masmavi sulara tek başına geçip oturuvermiş, dışarıdan bakınca gizemiyle büyüleyen Mont Saint-Michel, tek başına Normandiya’ya ve belki de koca bir okyanusa hükmediyor. Onuncu yüzyılda bir manastır inşa edilerek kullanılan bu yer, daha sonra gelişerek kendine birçok anlam yüklemiş.

Adacığın en üst bölümünde bulunan katedral, Hristiyanlar için muazzam bir ibadet yeri haline gelmiş. Şehirden uzakta, okyanusun hemen yanında duran bu görkemli katedrale vardığınızda, kendinizi dünyadan soyutlanmış gibi hissediyorsunuz. Katedralin penceresinden aşağıya baktığınızda otlayan kuzuları, yemyeşil çayırları görünce koca bir “oh” çekiyorsunuz. Uzaktan bakınca, çizgi filmlerden aşina olduğumuz merdivenlerin en sonundaki görkemli şatoları andıran katedral, Mont Saint-Michel’ın en önemli özelliği.

Fransa gezilerinin sıra dışı rotası Mont Saint-Michel.

Fransa gezilerinin sıra dışı rotası Mont Saint-Michel.

Doğa ve İnsanın Ortaklaşa Yaptığı En Başarılı Çalışma

Mont Saint-Michel, Fransa için sadece dini bir sembol değil. Burası aynı zamanda bir yerleşim yeri. Çok küçük bir alan olmasına rağmen burada birkaç hane bulunuyor. İçinde fırını, dükkânları, mezarlığı, restoranları olan çok şirin, turistik bir köy de diyebiliriz. Daracık sokakları ve minik eski tip Fransız evleri ile gotik bir tarzı da bulunuyor. Bir dünya harikasında yaşadıklarının farkında olan bu insanlar, turizm sezonu dışında da burada kalıyorlar. Fakat bir dünya harikasında yaşamanın çok büyük sorumluluklarının olduğunu da biliyorlar.

Sokaklarına ve evlerine çok iyi bakan Mont Saint-Michel sakinleri, okyanusta yaşanan gel-git olaylarından fazlasıyla etkileniyorlar. Çoğu zaman evleri, işyerleri ve arabaları sular altında kalabiliyor. Mont Saint-Michel sakinlerinin canını sıkan bu olay, harika bir manzaranın doğmasına sebep oluyor. Kara ile bir bağlantısı bulunan adacık, sular yükseldiğinde tamamen ada görünümünü alıyor. Ortaya çıkan bu muhteşem manzara kartpostallara sık sık konu oluyor. Eminiz ki, Fransa’nın en güzel mekânları arasında bulunan bu adacığı keşfettiğiniz anda doğa ve insanın ortaklaşa bir çalışmayla ortaya çıkardığı bu güzelliğe hayran kalacak, farklı bir seyahat rotası keşfetmenin keyfini çok uzun bir süre yaşayacaksınız.

Şehirden uzak, okyanusun yanı başındaki görkemli katedral...

Şehirden uzak, okyanusun yanı başındaki görkemli katedral…

Yorumlar