Devasa katedrallerin gölgesi, barok mimarisinin masalsı atmosferi ve Elbe Nehri kıyısının romantik esintileriyle harmanlanmış bir seyahate çıkmaya ne dersin? Seyahat planı yapanlara ve yeni keşifler arayanlara Dresden önerisiyle geldik!
Peki, Dresden nerede? Bu şehir Almanya’nın doğusundaki Saksonya eyaletinin merkezi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından küllerinden yeniden doğan şehir, Çekya sınırına oldukça yakın bir konumda. Dresden Avrupa’nın en büyüleyici şehirlerinden biri. Eğer sen de hazırsan Dresden’de gezilecek yerler rehberimizle bu eşsiz şehri keşfetmeye başlayalım!
Zwinger Sarayı

Alman barok mimarisinin başyapıtlarından olan Zwinger Sarayı, Dresden’in en görkemli yapılarından. Güçlü Augustus döneminde, mimar Pöppelmann tarafından bir festival alanı ve portakal bahçesi olarak tasarlanan bu saray, günümüzde müze olarak kullanılıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda ağır hasar gören Zwinger Sarayı, sonrasında aslına sadık kalınarak restore edildi.
Zwinger Sarayı Kronentor adında oldukça görkemli bir giriş kapısına, devasa bir avluya, havuzlara ve çeşmelere sahip. Mimari açıdan son derece etkileyici olan bu sarayı ziyaret ederek her köşesine işlenen barok ruhunu yakından keşfedebilirsin. Aynı zamanda sarayın içinde yer alan dünyaca ünlü müzelerde Eski Ustalar Resim Galerisi, Porselen Koleksiyonu ve Matematik-Fizik Salonu gibi yerleri gezerek keyifli ve kaliteli vakit geçirebilirsin.
Zwinger Sarayı 2026 yılı itibarıyla haftanın tüm günleri 06.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık. Sarayın açık alanını ücretsiz gezebilmen mümkün. Sergileri gezmek istiyorsan salı günü hariç diğer günlerde 10.00-17.00 arasında ziyaretini gerçekleştirebilirsin. Sergilere giriş 17 yaş altı için ücretsiz, yetişkinler içinse 16 avro.
Frauenkirche

Frauenkirche, şehrin en önemli simgelerinden olan bir Protestan kilisesi. Dresden’in İkinci Dünya Savaşı’ndaki yıkımının ve yeniden doğuşunun en güçlü sembolü olan bu kilise, mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalardan.
Frauenkirche 1945 bombardımanında tamamen yıkılıyor ve kalıntıları 50 yıl boyunca savaş anıtı olarak öylece bırakılıyor. Almanya’nın birleşmesinden sonra dünyanın dört bir yanından gelen bağışlarla yeniden inşa ediliyor ve bir “uzlaşma sembolü” hâline geliyor. Şehrin silüetine hâkim bir konumda bulunan bu kilise, devasa bir barok kubbesine sahip. Seyahatin sırasında Frauenkirche’yi ziyaret ederek bu kubbeye çıkabilir, şehrin eşsiz panoramik manzarasının keyfine varabilirsin.
2026 yılı itibarıyla kiliseyi hafta içi 10.00-11.30 ve 13.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Kiliseye girişler ücretsiz. Kubbeye çıkmak içinse farklı bir uygulama mevcut:
- Kasım-Şubat (Kış Dönemi): Pazartesi-cumartesi 10.00-16.00, pazar ve tatil günleri 13.00-16.00.
- Mart-Ekim (Yaz Dönemi): Pazartesi-cumartesi 10.00-18.00, pazar ve tatil günleri 13.00-18.00.
Kubbeye çıkış ücretleriyse:
- Yetişkinler için 12 avro,
- İndirim dâhilinde olanlar için 7 avro,
- Aile ziyaretleri için 24 avro.
Semperoper

Almanya’nın en meşhur ve mimari açıdan en güzel opera binalarından biri Semperoper, Elbe Nehri’nin kıyısındaki Tiyatro Meydanı’nda (Theaterplatz) yer alıyor. Muhteşem bir iç dekorasyonu ve akustiği olan bu bina, tarih boyunca yangın ve bombalanma gibi nedenlerle birkaç kez yıkılıp yeniden inşa edilmiş. Özellikle müziğe ilgisi olanlar için Richard Wagner ve Richard Strauss gibi bestecilerin birçok önemli eserinin prömiyerinin yapıldığı Semperoper’ı ziyaret etmek son derece keyifli olabilir.
Burayı sadece rehberli turlarla ya da gösteri izlemek için girdiğinde görebileceğini hatırlatalım. Bir aksilik çıkmaması için biletini önceden almanı öneririz.
2026 yılı itibarıyla hafta içi 10.00-18.00 saatleri arasında, cumartesi günleriyse 10.00-17.00 saatleri arasında açık. Güncel performans takvimini kontrol etmek ve bilet almak için Semperoper’ın resmî sitesini inceleyebilirsin.
Residenzschloss – Dresden Kraliyet Sarayı

Saksonya hükümdarlarına 400 yıl boyunca ev sahipliği yapmış olan Dresden Kraliyet Sarayı (Residenzschloss) şehrin en eski binalarından. Günümüzdeyse Dresden’in en önemli sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan bir müze kompleksi olarak hizmet veriyor.
Dresden Kraliyet Sarayı’na giderek içinde bulunan Türckische Cammer’i (Türk Odası) ziyaret edebilir ve sergilenen zengin Osmanlı eserleri koleksiyonunu yakından görme fırsatı elde edebilirsin. Bu koleksiyonda bulunan Osmanlı Dönemi’ne ait çadırları, giysileri ve silahları yakından incelerken kendini âdeta bir zaman tünelinde hissedeceksin.
Dresden Kraliyet Sarayı’nda bulunan müzeler bununla bitmiyor elbette. Saray bünyesindeki Yeşil Kasa (Grünes Gewölbe), Nümismatik Kabinesi (Münzkabinett) ve Bakır Baskı Kabinesi (Kupferstich-Kabinett) gibi müzeleri ziyaret ederek diğer eşsiz koleksiyonları da incelemeni öneririz. Müzeleri gezdikten sonra Hausmannsturm Kulesi’ne çıkabilir, gözlerinin önüne serilen şehrin muhteşem manzarasının tadını çıkarabilirsin.
2026 yılı itibarıyla salı günleri hariç haftanın diğer günlerinde 10.00-17.00 saatleri arasında Dresden Kraliyet Sarayı’nı ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri ise yetişkin biletleri 16 avro, indirimli bilet 12 avro, on kişi ve daha fazla grup ziyaretlerinde 14,50 avro. 17 yaş altı ziyaretçilerse ücretsiz gezebiliyor.
Yeşil Kasa (Grünes Gewölbe)
Dresden Kraliyet Sarayı’nın (Residenzschloss) içerisinde yer alan Yeşil Kasa, Avrupa’nın en zengin hazine odalarından biri kabul ediliyor. Tarihî Yeşil Kasa (Historisches Grünes Gewölbe) ve Yeni Yeşil Kasa (Neues Grünes Gewölbe) olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Koleksiyonun içinde altın, gümüş, fildişi ve değerli taşlardan yapılmış binlerce şaheser var. 41 karatlık dünyaca ünlü “Dresden Yeşil Elması” gibi eşsiz mücevherler de yine burada sergileniyor.
Tarihî bölüm ve eserler orijinal barok mimarisinin ihtişamına sahip odalarda sergileniyor. Bu odalara girebilmek için zaman ayarlı biletler alman gerektiğini hatırlatalım. Özellikle Tarihî Yeşil Kasa için giriş biletini haftalar öncesinden çevrim içi olarak almalısın.
2026 yılı itibarıyla salı günleri hariç haftanın diğer günlerinde 10.00-17.00 saatleri arasında Grünes Gewölbe’yi ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri yetişkin biletleri 16 avro, indirimli biletler 12 avro. 17 yaş altı içinse ücretsiz.
Fürstenzug – Prensler Alayı

Johanneum binasının dış duvarında yer alan ve dünyanın en büyük porselen duvar resmi olan Prensler Alayı (Fürstenzug), 102 metre uzunluğa sahip. Bu eşsiz eser yaklaşık 25.000 adet Meissen porseleni karosu kullanılarak yapılmış.
Etkileyici sanatının yanında tarihî bir mesaj da veren Prensler Alayı, Saksonya’yı 800 yıl boyunca yöneten Wettin Hanedanlığı’nın 35 kralının, dükünün ve prensinin at üzerinde kronolojik bir geçit töreninde tasvir edilmesini işliyor. İkinci Dünya Savaşı bombardımanından neredeyse hasarsız bir şekilde kurtulmuş bu duvarı seyahat listene mutlaka eklemeni öneririz.
Brühl Terası

Avrupa’nın Balkonu olarak anılan Brühl Terası, ziyaretçilerine Elbe Nehri’nin kıyısında şehrin en güzel manzaralarından birini sunuyor. Eskiden şehrin savunma surlarının bir parçası olarak inşa edilmiş bu teras, bugün Dresden’in en popüler gezinti yerlerinden. Teras boyunca yürürken karşına Albertinum ve Sanat Akademisi gibi önemli binalar çıkabilir.
Nehrin ve şehrin silüetinin kadrajına aynı anda sığdığı, gün batımının kızıllığı eşliğinde harika bir Dresden fotoğrafına sahip olmak istiyorsan Brühl Terası’na uğramanı öneririz.
Katholische Hofkirche – Dresden Katedrali

Kutsal Üçlü Katedrali olarak da bilinen Dresden Katedrali, Saksonya eyaletinin en büyük Katolik kilisesi olmasıyla öne çıkıyor. Geç barok tarzındaki bu kilise, İtalyan mimarlar tarafından inşa edilmiş. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra özenle restore edilen yapılar arasında yer alan Dresden Katedrali, 85,5 metrelik bir çan kulesinin mevcut olmasıyla şehrin silüetinde belirleyici bir görünüme sahip.
Sen de Dresden Katedrali’ni ziyaret edebilir, katedralin içindeki ünlü heykeltıraş Balthasar Permoser tarafından yapılan rokoko tarzı minberi ve Gottfried Silbermann’ın yaptığı son orgu görme fırsatı elde edebilirsin.
Altstadt – Eski Şehir
Almanya Dresden’in tarihî kalbi olan Eski Şehir (Altstadt), Dresden ziyaretinde gezilecek yerlerin de büyük çoğunluğuna ev sahipliği yapıyor. Zwinger Sarayı, Frauenkirche, Semperoper ve Residenzschloss gibi şehrin en ikonik yapılarının birçoğu burada. İkinci Dünya Savaşı’nda neredeyse tamamen yok edilen Eski Şehir, sonrasında orijinal planlarına sadık kalınarak titizlikle yeniden inşa edilmiş.
Rönesans ve barok mimarisinin hâkim olduğu bu büyüleyici bölgenin Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezerken eşsiz atmosferin tadını çıkarabilirsin. Şehrin tarihî yapılarını ziyaret ettikten sonra Eski Şehir’deki mağazaları dolaşabilir, yorulduğundaysa orada bulunan kafelerde ve restoranlarda soluklanabilirsin.
Augustus Köprüsü
Augustus Köprüsü tarihî bir şehir merkezi olan Altstadt ile alternatif bir kültür merkezi olan Neustadt’ı, Elbe Nehri üzerinden birbirine bağlayan en eski ve en ünlü köprü. Bu tarihî köprü savaş sırasında stratejik bir avantaj kazanmak için bizzat Alman ordusu tarafından yıkılıp sonrasında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş.
Augustus Köprüsü’ne çıkarak Brühl Terası’nı ve Dresden’in nehir kenarındaki ikonik görüntüsünü aynı kadraja sığdırmak isteyebilirsin. Harika fotoğraflar çekmek için çok doğru bir nokta!
Neustadt – Yeni Şehir
Elbe Nehri’nin karşısında yer alan Yeni Şehir (Neustadt)’de, aslında adının aksine son derece tarihî bir doku mevcut. Şehrin bohem ve alternatif yüzünü oluşturan bu bölge Dresden’in farklılıklarını sunuyor. Neustadt; oldukça canlı bir sokak sanatı kültürüne, grafitilere, bağımsız butiklere, sanat galerilerine, konsept kafelere ve barlara sahip. Kunsthofpassage gibi sanatsal avluların bulunduğu bu bölgeyi, özellikle sokağın yaratıcı kültürüyle ilgileniyorsan oldukça etkileyici bulabilirsin.
Başta genç gezginler arasında popüler olan Neustadt, yeme içme ve konaklama seçenekleri açısından Altstadt’a göre daha uygun fiyatlı seçenekler sunuyor.
Kunsthofpassage
Neustadt bölgesinde bulunan Kunsthofpassage, birbiriyle bağlantılı beş farklı temaya sahip avludan oluşan sanatsal bir pasaj. Her avlunun kendine özgü bir tasarımı var ve Elementler, Işık, Efsanevi Yaratıklar gibi isimlerle anılıyor. Kunsthofpassage’ın en ünlü noktasıysa Hof der Elemente adındaki mavi renkli bina. Dış cephesinde bulunan karmaşık bir boru ve oluk sistemi sayesinde yağmur yağdığında müzik çalarak ziyaretçilerin ilgisini topluyor.
Sokakla sanatın bir araya geldiği bu pasajı ziyaret edebilir, özgün tasarımlı dükkânlarını, kafelerini ve sanat atölyelerini dolaşarak keyifli vakitler geçirebilirsin.
Albertinum

Albertinum, Brühl Terası’nın üzerinde yer alan bir modern sanat müzesi. Romantizm döneminden günümüze kadar uzanan zengin bir resim ve heykel koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Eskiden kraliyet cephaneliği olarak kullanılan bu müze, adını Kral Albert’ten alıyor.
Albertinum’u ziyaret edebilir, Caspar David Friedrich gibi romantik dönem ustalarından Claude Monet ve Ernst Ludwig Kirchner gibi modern sanatın öncülerine kadar birçok önemli sanatçının eserlerinin sergilendiği Yeni Ustalar Galerisi’nde sanat dolu saatlerin keyfini çıkarabilirsin.
Albertinum’u 2026 yılı itibarıyla pazartesi günleri hariç haftanın diğer günlerinde 11.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri normal bilet 16 avro, indirimli bilet 12 avro olacak şekildedir. 17 yaş altı ziyaretçiler içinse ücretsiz.
Pillnitz Sarayı ve Bahçeleri
Şehir merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta bulunan Pillnitz Sarayı, Elbe Nehri’nin kıyısındaki konumu sayesinde doğayla sanatın buluştuğu bir nokta oluyor. Şehre hâkim olan barok ve rokoko tarzının yanında Çin mimarisinden esintiler de taşıyan (Chinoiserie) bu yapı, büyüleyici bir saray kompleksi. Eskiden Saksonya krallarının yazlık ikametgâhı olarak kullanılan Pillnitz Sarayı, Nehir Sarayı (Wasserpalais) ve Tepe Sarayı (Bergpalais) olmak üzere iki ana yapıdan oluşuyor.
Elbe Nehri üzerinden kalkan tarihî çarklı vapurlarla keyifli bir yolculuğun ardından saraya ulaşabilirsin. Sonrasında sarayın geniş İngiliz ve Çin bahçelerinde dolaşırken 230 yaşından büyük olan dev kamelya ağacıyla karşılaşabilirsin.
Pillnitz Sarayı’nı 2026 yılı itibarıyla haftanın her günü 10.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri şöyle ise normal bilet 5 avro, indirimli bilet 4 avro. 16 yaş altındaki ziyaretçiler herhangi bir ücret ödemeden sarayı ve bahçeleri gezebilir.
Grosser Garten – Büyük Bahçe
Dresden’in en büyük parkı olan Grosser Garten, şehrin akciğerleri olarak kabul ediliyor. Fransız barokunun esintilerini görebileceğin bu parkın içerisinde Almanya’nın en eski barok saraylarından olan Yazlık Saray (Sommerpalais) bulunuyor. Grosser Garten aynı zamanda Dresden Botanik Bahçesi’ne de ev sahipliği yapıyor.
Yerel halkın, şehrin hızlı temposuna ara vermek için uğradığı bu parkta spor yapan ya da piknik keyfi süren Dresdenlilere sıkça rastlamak mümkün. Parkta dolaşan minyatür demir yolunu (Dresdner Parkeisenbahn) da ziyaret etmek isteyebilirsin. Çocuklar tarafından işletiyor olması onu olduğundan çok daha keyifli hâle getiriyor.
Dresden Panometer
Dresden Panometer eski bir gaz depolama tankı (gazometre) içinde yer alan, eşsiz bir 360 derecelik panorama sergisi.
Bu sergide Sanatçı Yadegar Asisi tarafından yapılmış devasa panoramik tablolarla Dresden tarihinin 1756’daki barok ihtişamı veya 1945’teki yıkım sonrası hâli gibi birçok dönemine daha yakından bakma şansı yakalayabilirsin. Panoramik tabloları incelerken ses ve ışık efektlerinin de desteğiyle kendini zamanda yolculuk yaptığın bir deneyimin içinde bulacaksın.
Merkeze uzak bir konumda bulunan bu sergiye toplu taşımayla gitmen gerekebilir. 2026 yılı itibarıyla hafta içi 10.00-17.00, hafta sonu ve tatillerde 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri şöyle:
- 6 yaşın altındaki çocuklar için ücretsiz,
- Çocuklar için 7 avro,
- İndirimli bilet 12 avro,
- Tam bilet 14 avro.
Dresden Noel Pazarları

Dresden 1434 yılına kadar uzanan tarihiyle Almanya’nın en eski Noel pazarı olan Striezelmarkt’a her yıl ev sahipliği yapıyor. Altmarkt Meydanı’nda kurulan Striezelmarkt, merkezinde bulunan dev Noel piramidiyle “Noel’in Başkenti” olarak anılmayı hak ediyor.
Dresden’de kurulan Noel pazarlarının şenlik dolu atmosferinde eğlenebilir, ahşap el sanatlarıyla yapılmış ürünlerden satın alabilirsin. Pazarda satılan sıcak içeceklerin (Glühwein), Dresden’e özgü içi kuru meyve ve badem ezmesi dolu geleneksel Noel keki (Dresdner Christstollen) gibi yerel lezzetlerin tadına bakmayı unutmamalısın.
Elbette Dresden’de kurulan tek pazarın Striezelmarkt olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Orta Çağ temalı Stallhof’taki başka Noel pazarlarını da ziyaret edebilirsin.
Altmarkt
Yüzyıllar boyunca Dresden şehrinin merkezi olan Altmarkt, tarihî bir pazar meydanı. Bu tarihî meydanın çevresinde Kültür Sarayı ve alışveriş caddeleri bulunuyor. Caddedeki mağazalarda gezinebilir, Dresden seyahatinden kendine hatıra kalmasını istediğin bir şeyler satın alabilirsin.
Dünyaca ünlü, Almanya’nın en eski Noel pazarı olan Striezelmarkt’a her yıl ev sahipliği yapan bu meydan, İkinci Dünya Savaşı’nda tamamen yıkıldıktan sonra 1950’lerin mimari tarzında yeniden inşa edilmiş.
Alman Hijyen Müzesi
Alman Hijyen Müzesi ismi senin için yanıltıcı olmasın. Sadece hijyenle ilgili olmayan bu müzede insan vücudu, sağlık, bilim ve toplum üzerine modern ve interaktif bir yolculuğa çıkmaya hazır ol!
Müzede “İnsan Macerası” adlı kalıcı sergide doğumdan ölüme insan hayatının tüm evrelerini bilimin perspektifinde keşfetme şansı yakalayabilirsin. Aynı zamanda müzenin en ünlü eserlerinden olan tarihî “Cam Kadın” figürünü ve özellikle çocuklar için tasarlanmış interaktif “Çocuk Müzesi” bölümünü ziyaret etmeyi ihmal etme deriz.
Bu müzeyi 2026 yılı itibarıyla pazartesi günü hariç haftanın diğer günleri 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Müzeye giriş için alınması gereken yetişkin biletleri 12 avro, indirimli biletlerse 6 avro.
Johanneum – Ulaşım Müzesi
Neumarkt yakınlarında bulunan tarihî Johanneum binası, eskiden Saksonya krallarının atlarının bulunduğu bir ahır olarak kullanılıyordu. Günümüzdeyse kara, demir, su ve hava yolu ulaşımının tarihini sergileyen Ulaşım Müzesi’ne (Verkehrsmuseum) ev sahipliği yapıyor.
Özellikle teknoloji meraklıları ve çocuklu aileler için ilgi çekici bir durak olan Johanneum’a giderek burada sergilenen tarihî otomobilleri, buharlı lokomotifleri, uçakları ve gemi modelleri gibi eserleri inceleyerek keyifli saatler geçirebilirsin.
2026 yılı itibarıyla pazartesi günü hariç haftanın diğer günleri 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsin. Güncel giriş ücretleri yetişkinler 12 avro, indirimli bilet alacaklar içinse 6 avro. 5 yaş altındaki çocuklarsa müzeyi ücretsiz ziyaret edebiliyor.
Kreuzkirche

Altmarkt Meydanı’na bakan bir konumda bulunan Kreuzkirche, şehrin ana Protestan Kilisesi olma özelliğine sahip. Tarihi boyunca pek çok kez yıkılıp yeniden yapılan bu kilisenin günümüzde oldukça sade bir iç mekân tasarımı var. Burası savaş sonrası dönemi yansıtan önemli bir yapı.
Yaklaşık 800 yıllık geçmişiyle dünyaca ünü olan erkek çocuk korosu Kreuzchor’a ev sahipliği yapan bu kilisede düzenli olarak konserler gerçekleştiriliyor. Bu konserlerden birine katılmak senin için eşsiz bir deneyim olabilir. Dinlediğin konserin ardından kilisenin kulesine çıkmayı ve Altmarkt Meydanı’yla birlikte şehrin kuşbakışı manzarasının keyfini çıkarmayı unutma!
Golden Rider (Altın Süvari)
Neustadt tarafında, Augustus Köprüsü’nün girişinde yer alan Golden Rider (Altın Süvari), şehrin en tanınmış heykellerinden. Saksonya’nın en güçlü hükümdarı olan Güçlü Augustus’un Roma İmparatoru kılığında, şaha kalkmış atının üzerinde tasvir edildiği bu etkileyici heykel, altın varaklı yüzeyiyle göz kamaştırıyor. Yüzü Polonya’ya dönük bu heykel, kralın Polonya Krallığı’na yönelik hedeflerinin simgesi niteliğinde.
Japanisches Palais – Japon Sarayı
Japanisches Palais; Elbe Nehri’nin kıyısında, Neustadt bölgesinde yer alıyor. Uzak Doğu mimarisinden esintiler yansıtan kavisli çıtaları olan bu saray, şehrin barok tarzıyla da sentezlenmiş bir görüntü sunuyor. Zamanında güçlü Augustus tarafından, paha biçilmez porselen koleksiyonunu sergilemek amacıyla bir “porselen sarayı” olarak inşa edilen yapı, mimarisiyle ve tarihiyle şehrin öne çıkan yerlerinden.
Japanisches Palais’a giderek Dresden Etnoloji Müzesi ve Devlet Tarih Öncesi Müzesi gibi iki önemli müzeyi ziyaret edebilirsin. Aynı zamanda sarayın geniş ve yemyeşil bahçesinde dolaşarak nehir kenarının dingin atmosferinde kısa bir mola verebilirsin.
Stallhof
Residenzschloss Sarayı kompleksinin bir parçası olan Stallhof, geçmişte atlı şövalye turnuvalarının düzenlendiği tarihî bir ahır avlusu. Uzun koridor boyunca Toskana tarzı zarif sütunlarla süslenmiş bu yapı, Dresden’deki en etkileyici Rönesans yapılarından. Günümüzdeyse çeşitli kültürel etkinlikler için kullanılmaya devam ediyor. Özellikle kış aylarında kurulan otantik Orta Çağ temalı Noel pazarı, bu etkinlikler arasında en ünlü olanlardan.
Georgentor
Şehrin ilk Rönesans tarzı yapılarından olan görkemli kapı Georgentor, seni tarih kokan Residenzschloss’un derinliklerine davet ediyor. İkonik Elbe Nehri’ne ve Augustus Köprüsü’ne doğru bakan bu kapının üzerinde, at üstünde duran Sakson Dükü George’un (Georg der Bärtige) bir heykeli bulunuyor. Altstadt’a anıtsal bir giriş sağlayan Georgentor, üzerinde bulunan zengin heykelsi süslemelerle fotoğraf çekmek için en güzel noktalardan.
Dresden gezilecek yerler rehberi içeriğimizde şehrin güzide yerlerini detaylıca anlattık. Artık Dresden sokaklarında büyüleyici bir yolculuğa çıkmaya hazırsın! Geriye sadece konaklama planlamalarını yapmak kaldıysa hiç sorun değil! Dresden otelleri için listeleme yaparak kendin için ideal olan oteli seçebilirsin. Şimdiden iyi tatiller dileriz!