Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Sendromsuz Bir Stockholm Turu İçin Bilmeniz Gerekenler

İskandinavya’nın merkezine hoş geldiniz! Stockholm, yüz yıllardır kuzeyin ayrıcalıklı ülkelerinin kültür, sanat, ekonomi merkezi olma özelliğini sürdürürken, geçen bunca zaman boyunca da hiç durmadan kendini geliştirmeye ve tarifsiz güzellikleri bünyesinde toplamaya devam ediyor.

Şehir küçük ve nüfusu belki az ama Stockholm’de yapılacak ve görülecek o kadar çok şey var ki gitmeden önce belli başlı noktaları bilmek ve plan yapmak önemli. Bir şehre aşık olmaya hazır olun, Stockholm’u tanıtıma açıyoruz.

Yürüyüşle Başlayın

Stockholm’de hangi tarafa gitmeniz gerektiğini söylemek gerçekten de çok zor. Çünkü her köşesinde ayrı bir doğal güzellik, tarihi yapılar ve etkinlikler saklı. Ama heyecanınızı yavaş yavaş arttırmak ve şehirle ilk tanışmanızı gerçekleştirmeniz için en ideal aktivite, Strandvagen’de nehir kıyısında yapacağınız bir yürüyüş olacaktır. Tekneler, sokak satıcıları, dondurma tezgahları ve yol boyunca göreceğiniz ressamlarıyla Stockholm’un canlı şehir yaşamına merhaba deyin.
stockholm (6)
Bir zamanlar işçi sınıfının yerleşim yeri olan, şimdilerde ise şehrin “hipster” yüzüne ev sahipliği yapan Södermalm ise bir diğer uğramanız gereken yer. Yaşamın rengarenk aktığı bu mahallenin vintage kıyafet dükkanları, bağımsız galerileri ve küçük barları arasında gezerken farklı deneyimlere hazır olun.

Orta Çağ’ın İzlerini Sürün

Stockholm’e vardığınızda ilk duraklarınızdan biri Gamla Stan olmalıdır. Bu bölge, içerisindeki yerleşimin 1200’lü yıllara kadar uzandığı antik bir alan. Eski evlerin ve yapıların hala korunduğu, sizi zaman tünelinden geçirirken yerel halkın dükkanlarında enfes waffle’ları tatmanıza olanak sağlayan, tavernalarında eğlence hayatına dahil olduğunuz şaşırtıcı bir bölge Gamla Stan. Tarihin itinayla korunduğu bu sokaklarda hemen bir tura çıkın ve küçük meydanlarında, tarihi kiliseleri ve sarayında Orta Çağ’ın izini sürün.
stockholm (5)

Kültür Sanat Burada

60’lara mı dönmek istersiniz, yoksa Orta Çağ sanatına mı tanık olmak istersiniz? Eğer Andy Warhol, Robert Rauschenberg eserlerini görmek istiyorsanız, Picasso, Dali, Pollock gibi 20. yüzyıl sanatçılarının yapıtlarının da sergilendiği Moderna Museet’e bir ziyaret gerçekleştirin. Oraya gitmişken de biraz ilerisinde bulunan Ulusal Müze’de Rembrandt, Degas gibi ressamların Orta Çağ eserlerinin sergisine uğrayabilir, aynı zamanda da İsveç sanatına dair örnekleri görebilirsiniz. Tüm bunların yanında belgesel fotoğrafçılığına özel olarak ayrılmış bir müzeyi de ziyaret edeyim derseniz, o zaman Galeri Kontrast etkileyici mimarisiyle sizi bekliyor.
stockholm (3)

Parklarda Hayat Başkadır

Havaları bahane etmeyenlerin şehri burası. Stockholm’de o kadar çok ve etkileyici park var ki, piknik yapmak ve arkadaşlarla buluşmak için parka gitmek artık günlük hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Hem Abba Müzesi gibi meşhur müzelere hem de sayısız etkinliğe ev sahipliği yapan Djurgården, Stockholm parklarının en gözdesi. Eğer canınız biraz daha mistik hava çekiyorsa, eskiden bir hapishane adası olan, şu anda ise ailelerin ve arkadaş gruplarının pikniklerine ev sahipliği yapan Langholmen Sahili’ni tavsiye ederiz.
stockholm (4)

Nilay Kaya

Nilay Kaya

3 Mart 1988’de Kocaeli’de doğdu. Trakya Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nü bitirdi. Turizm sektöründe geçirdiği birkaç yıldan sonra ani bir kariyer değişikliğiyle Etstur’da sosyal medya temsilciliği yapmaya başladı. Yakın dönem edebiyatçılarından Murat Gülsoy’un Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yaratıcı Yazarlık kursuna katılmasının ardından Etstur’daki görevini editör olarak sürdürmeye başladı.

Önceki Yazı

Dünyanın Dışına Çıkmak İsteyenler İçin: Tasmanya

Sonraki Yazı

Saffet Emre Tonguç'un Kaleminden Gaudi’nin Barselonası...