Prag’ın büyülü manzaralarını, Budapeşte’nin inceliği ve Viyana’nın bitmez tükenmez kültür abidelerini keşfedeceğiniz, bünyenize aşırı dozda kültür yüklenecek bir gezi için planlar Orta Avrupa turunu gösteriyor. Sarayları, müzeleri, eşi benzeri olmayan mimari yapıları, kanalları, köprüleri ve rengarenk caddeleri gezerken büyüleneceğiniz Prag-Budapeşte-Viyana üçlemesi gezisine başlamadan önce bu kültür bombardımanına hazır olup olmadığınıza iyi karar verin.
Prag
Orta çağ tarzını en iyi yansıtan yerlerden biri olan Prag, nam-ı diğer masal şehri, Avrupa’nın kültürel anlamda en zengin şehirlerinin başında geliyor. Kuğulu Vitava Nehri’nin bohemliğini tüm şehirde hissedeceksiniz. Etkileyici mimarisi ile sanatsal havası pekişmiş bu Orta çağ şehrinde şahit olduğunuz nefes kesen manzaraları unutamayacaksınız.
Prag’da gezilecek yerlerin listesini çıkarırken, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en büyük antik kalesi olan Prag Kalesi ilk durağınız olsun. Sonrasında ise şehrin en meşhur ve en eski köprüsü olan Charles Köprüsü’nde soluğu alın. Ardından yapacağınız Astronomik Saat, Tarihi Kule ve Nicholas Kilisesi ve Eski Şehir meydanı turu, Prag’ın tarihsel serüveni hakkında derin ipuçları yakalayacaksınız.

Budapeşte
Orta Avrupa turu ve kültür bombardımanından bahsediyorsak Budapeşte’yi listelerde görmemek elde değil. Tuna Nehri’nden beslenen bu şehir nehrin tüm bereketini şehre yansıtıyor. Buda ve Peşte olarak, yani dağlık ve şehir olarak ikiye ayrılan kentte Peşte düz ve genellikle şehrin günlük yaşam alanı, Buda ise dağlık ve genelde kültürel yapıların olduğu bölgeyi tanımlıyor.
Gezinize Buda ve Peşte’yi birbirine bağlayan köprü, Lanchid yani Zincirli Köprü’den geçerek bu kusursuz mimariye tanık olun. Buda’ya doğru devam etmek isterseniz ayakkabılarınızın zor arazi koşullarına uygun olup olmadığını kontrol ettikten sonra tepeyi yürüyerek ya da asansöre binerek ziyaretinize başlayabilirsiniz. Matthias Kilisesi,
Fisherman’s Bastion, Budapeşte Tarih Müzesi, Macaristan Ulusal Galerisi’ne ev sahipliği yapan Buda Kalesi bu bölgede ziyaret edilecekler arasında.
Buda tarafından Peşte’ye geçtiğinizde muhteşem bir Budapeşte manzarası için Gallert Hill, Tuna Nehri kenarında yer alan Budapeşte’nin en önemli sembollerinden birisi olan Parlamento Binası ve Aziz Istvan Bazilikası’nı ziyaret edin.
Viyana
Budapeşte’den Tuna Nehri’ni takip edin ve size en etkileyen noktada, kültür abidesi şehrinde durun. İşte burası Viyana!
Schönbrunn Sarayı, gerek tarihi gerekse de ihtişamlı güzelliğiyle öncelikli Viyana’da ziyaret edilmesi gereken en ünlü turistik nokta. Özellikle akşamları sunduğu görsel şöleni kaçırmayın. Bir sonraki durağınız ise Hofburg Sarayı, yani içerisinde bir çok müzenin yer aldığı, yüz yıllar boyu Habsburg Hanedanlığı’na ev sahipliği yapmış Viyana’yı ve Viyana’nın tarihini en iyi hissedebileceğiniz yapıt olmalı.
Sırada ise Monet, Picasso ve Baselitz ile buluşmak kaldı. Bu büyük buluşma için adresinizi veriyoruz: Albertina. Giderken yolunuzu Avusturya’nın ünlü mimarı Hunterwasser’in tasarladığı Hundertwasser Evleri’ne de düşürün ki, hem sanata hem de mimariye doymuş olun.
