Fransa’nın bol güneş alan güney cepheli en büyük ikinci odası: Marsilya. Kültür çeşitliliği, lezzetli balıkları, devasa limanı ve samimi insanlarıyla içi dışı bir olan bu kenti gezip görmeniz için çok güçlü nedenler var. Akdeniz huzurunu içinizde hissedeceğiniz bu şehri gördükten sonra burayı çok sevecek, biraz sonra okuyacağınız satırlara kafa sallayarak eşlik edeceksiniz. Ama bu sahneyi yaşamadan önce Marsilya’da sizi neler beklediğini bilmenizde yarar var.

Avrupa’nın En Büyük Limanında Kahve Keyfi

Avrupa’nın en eski ve en büyük limanı Vieux Port, Marsilya’nın özeti niteliğinde kesinlikle görülmesi gereken bir güzellik. Limanın çevresine konumlanmış lüks restoranlar ve hemen yakınında bulunan balık tezgâhları ile her bütçeye kucak açan Vieux Port, şehirde renkli bir tablo oluşturuyor. Masmavi bir manzaraya doğru uzun yürüyüşler yapma imkânı veren bu limanın şirin kafelerinde denize doğru kahvenizi yudumlarken, renkli balıkçı teknelerini seyre dalabilirsiniz. Kafanızı biraz yukarı doğru kaldırın, şehrin simgesi olan Notre Dame de la Garde’yi göreceksiniz. Hatta üşenmeyin ve yukarı doğru çıkın. Bu harika mimari yapının büyüsüne kapılın ve burada Marsilya’yı en tepeden izleme şansını yakalayın.

Fransa'nın liman kenti Marsilya'yı, kültür çeşitliliği ve sıcakkanlı insanlarıyla çok seveceksiniz.

Fransa’nın liman kenti Marsilya’yı, kültür çeşitliliği ve sıcakkanlı insanlarıyla çok seveceksiniz.

Retronun Şık Temsilcisi Le Panier’de Nostalji

Tarih boyunca göçmenlere kucak açan bir kültür salatası Le Panier. Geçmişte Madagaskarlı göçmenleri bile ağırlayan Le Panier, şu an Korsikalılara ev sahipliği yapıyor. Eski şehir denilen bölgede bulunan mahalle, kitap kokusu huzurunda bir yer. Arnavut kaldırımları, rengarenk ve büyük pencereli eski evleri, yerli tasarım atölyeleri, şirin fırın ve çörek dükkanlarıyla film setini andıran bu sokaklardan ayrılamayacaksınız. Mahallenin en güzel süsleri ise yel değirmenleri. Geçmişte sıkça kullanılan yer değirmenlerinden sadece üç tane kalsa da, kesinlikle görülmeye değer bir manzara oluşturuyorlar.

Geçmişten bu yana tüm çekiciliğiyle buram buram tarih kokan Le Panier…

Geçmişten bu yana tüm çekiciliğiyle buram buram tarih kokan Le Panier…

Zeytinyağı, Salata ve Balık Üçlemesi

Marsilya’nın mutfağına Akdeniz hâkim olmuş durumda. Eğer hafif lezzetleri seviyorsanız; has zeytinyağı, taze sebzeler ve çeşitli balıkların tadı damağınızda kalacak. En ünlü yemeği olan Bouillabaisse, bir tür balık çorbası ve Marsilya’nın en popüler yemeği. Sofranızda esen Akdeniz rüzgarı, iştahınızla çekişmenizi sağlayacak. Hiç uğraşmayın, galip gelen hep Marsilya lezzetleri olacak.

Marsilya’nın meşhur balık çorbasının lezzetine doyamayacaksınız.

Marsilya’nın meşhur balık çorbasının lezzetine doyamayacaksınız.

Ciğerlerinize Dolacak Lavanta Kokuları

Marsilya’nın bir rengi olsaydı bu kesinlikle mor olurdu. Çünkü dünyanın en güzel lavanta bahçelerine sahip, mis kokulu bir şehir burası. Her sene yaz başında lavanta bahçelerine turlar düzenleniyor. Sezonu denk getiremeyenler üzülmesinler. Çünkü liman bölgesinde bulunan dükkanlarda satılan lavanta sabunları, her yere muhteşem kokular yayıyor. Bu harika sabunları sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Harika bir Marsilya hediyesi olacaktır.

Dünyanın en güzel lavantalarına sahip Marsilya'nın cezbedici kokusunda kaybolacaksınız.

Dünyanın en güzel lavantalarına sahip Marsilya’nın cezbedici kokusunda kaybolacaksınız.

Ve Gol!”

Marsilya’nın büyük aşkı futbol. Burası, spora gönül verenlerin favori şehri. Dünyaca ünlü karşılaşmalara ev sahipliği yapmış, Olympique de Marseille’in maçlarını oynadığı stadı görmeden olmaz! Stadın atmosferini solumak ve keyifli bir maç izlemek isterseniz, Vieux Port’a gidip L’OM mağazasından bir bilet edinebilirsiniz!

Marsilya denince aklınıza ilk olarak futbol geliyorsa, Stade Velodrome’un atmosferini koklamalısnız.

Marsilya denince aklınıza ilk olarak futbol geliyorsa, Stade Velodrome’un atmosferini solumalısınız.

Yorumlar