Roma, Paris, Amsterdam gibi tatil rotalarını avucunuzun içi gibi ezberlemiş olabilirsiniz veya amacınız büyük turistik şehirlere gitmek yerine keşfedilmeyi bekleyen ve her noktasıyla sizi şaşırtacak yeni yerler görmek olabilir.

Doğanın sunduğu güzelliklerin hepsine erişebilmemiz mümkün değil ama bıkmak bilmeden yeni yerler görüp durmaksızın keşfetme isteği ile kırbaçlanıyorsanız, döndüğünüzde çevrenize anlatmak için sabırsızlanacağınız tarzda yerler önerebilirim.

Çikolata Tepeleri

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Çikolata Tepeleri, Filipinler’de yer alan 50 km2’den fazla alana yayılmış sıra dışı bir coğrafi oluşum. 1268 adet aynı boyutlara sahip koni şeklindeki tepeler, turistler tarafından da fazlasıyla ilgi görüyor.

Yağmurlu havalarda yemyeşil çimlerle kaplanıp, kurak günlerde kahverengi olan tepelerin boyutu 30-50 m arasında değişiyor. Kahverengi olduğu dönemlerde çikolataya benzetildikleri için de Çikolata Tepeleri olarak adlandırılmış.

Gün doğumu ve gün batımında oldukça egzotik ve çekici bir görüntü yaratan tepeler, sanki birbirlerinin klonları gibi aynı simetrik konik yapılara sahip.

Milyonlarca yıl önce okyanusun altında akıntılarla şekillendikleri düşünülüyor. Diğer yandan efsaneleri çok seven insanoğlunun Çikolata Tepeleri’nin oluşumu hakkında en sevdikleri fikirler şöyle:

Kıyasıya savaşan iki dev, günler süren savaşlar sonucunda birbirlerine dev kayalar ve topraklar atmışlar. Kavgaları bitip dost olduklarında ise ortaya böyle bir görüntü çıkmış.

Bir diğer inanışa göre; Arogo ismindeki dev, Aloya adında bir insana aşık olmuş. Aloyo öldüğünde dev o kadar çok ağlamış ki, gözyaşları kuruduğunda bu tepeler oluşmuş.

30-50 m boyutlarında olan tepeler, gün doğumunda müthiş manzaralar oluşturuyor.

30-50 m boyutlarında olan tepeler, gün doğumunda müthiş manzaralar oluşturuyor.

Huacachina (Peru Çölü)

Keşfetmeyi seven ve farklı rotalarda dolaşmaktan hoşlananlardansanız, Huacachina’yı görmenizi ısrarla öneririm.

Peru Çölü’ndeki doğal bir gölün etrafında palmiye ağaçları ve en fazla 2 kattan oluşan bembeyaz evlerin çevrelediği 115 kişilik köy, Peru’nun güneybatısında, Ica Region’da yer alıyor.

1940’lı yıllarda Peru’daki zengin kesimin şehirden kaçıp kafa dinleyebilmek için gittikleri yer olan Huacachina, merkeze çok da uzak bir konumda bulunmuyor. Peru Çölü’nde bir vaha görünümündeki bölge, turistlerin ilgi odağı haline gelmiş. Peru seyahatinize heyecan katacak olan bu ufak ama etkileyici köy, ülkeye gelenlerin uğramadan gitmedikleri bir yer.

Kum kayağı ve Dune Buggies gibi aktivitelerin yapıldığı bölgede, geceyi eğlenceli bir partiyle veya göl kenarında sakin bir şekilde geçirebilirsiniz. Hurma ve keçiboynuzu ağaçları, kafeler ve şirin evleri ile Huacachina’yı mutlaka görmelisiniz.

Çölün ortasında 115 kişilik nüfusuyla Huacachina, Peu seyahatinize heyecan katacak.

Çölün ortasında 115 kişilik nüfusuyla Huacachina, Peru seyahatinize heyecan katacak.

Tulum

Kafa dinlemek isteyenlerin ve balayı çiftlerinin odak noktası olan Tulum, bembeyaz uzun sahilleri, sessiz ve sakin ortamı ile Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda bulunuyor. Bir Maya yerleşim yeri olan Tulum’da, Maya’lardan kalma pek çok tarihi eser ve savunma amacıyla inşa edilmiş bölgeler bulunuyor.

Dünyanın en güzel kumsallarından birine sahip Tulum’da, ılık ılık esen rüzgar eşliğinde tüm gün sahildeki hamaklarda sallanabilirsiniz. Ayrıca dünyanın dört bir yanındaki uçurtma sörfçüleri de Tulum’u tercih ettiğinden bu heyecana ortak olabilir veya denizin üstündeki onlarca sörfçüyü bungalovunuzdan seyredebilirsiniz.

El değmemiş doğası ile tropikal Karayip ikliminden etkilenen bölgenin keyfini yılın her mevsiminde çıkarmak mümkün.

Maya'lardan kalma tarihi eserler oldukça başarılı bir şekilde korunmuş.

Maya’lardan kalma tarihi eserler oldukça başarılı bir şekilde korunmuş.

Les Jardins suspendus de Marqueyssac

Güneybatı Fransa’nın en büyük iki nehrinden biri olan Dordogne ve La Roque Gageac arasındaki bahçede kendinizi masal dünyasında hissedebilirsiniz.

Zarif kıvrımlarıyla egzotik bir görüntü oluşturan bahçe, Fransa’ya gidenlerin mutlaka görmesi gerekenler arasında. Bahçe, temmuz ile ağustos ayları arasında her perşembe binlerce mum ve ışık ile aydınlatılıyor.

Fransız müzisyenlerin eşsiz performansları ile bu müthiş manzara birleşince büyülü bir akşam geçirmeniz kaçınılmaz olacak.

Kendinizi masal dünyasında hissedeceğiniz bu bahçede büyülü anlar geçireceksiniz.

Kendinizi masal dünyasında hissedeceğiniz bu bahçede büyülü anlar geçireceksiniz.

Positano

Mağribi tarzı mimarisi ile ünlü Positano, İtalya’nın Amalfi Sahili’nde yer alıyor. İtalya’nın güneybatısındaki bu sahil şeridi; romantizm yaşamak isteyenlere, balayı yapmak için özel bir yer arayanlara ve en çok da dinlenmeye fazlasıyla ihtiyacı olanlara önereceğim bir bölge.

Only You, Under the Tuscan Sun ve Yetenekli Bay Ripley gibi filmlerde de görebileceğiniz Positano; renkli mimarisi ve masmavi denizi ile Hollywood ünlülerinin de kaçamak yeri konumunda.

Sahile ve meydana ulaşabilmek için birçok merdivenden inip çıkmak durumunda kalacağınız, sokakları limon kokulu bu güzel kentte, dik yamaçlar üzerine kurulu rengarenk evler bulunuyor. Müthiş fotoğraf kareleriyle geri döneceğinizden emin olabilirsiniz.

Bu eşsiz güzelliğin, yazarlara ve sanatçılara ilham veren gün batımını izlemeyi de sakın unutmayın.

Birçok filme ev sahipliği yapan Positano'nun güzelliği, sanatçılara ilham kaynağı oluyor.

Birçok filme ev sahipliği yapan Positano’nun güzelliği, sanatçılara ilham kaynağı oluyor.

Cansu Yıldız

Yorumlar