Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Lüleburgaz’da Gezilecek Yerler

Roma Dönemi’nden kalma planıyla âdeta antik çağları günümüze taşıyan Lüleburgaz… Lüleburgaz’ın neyi meşhur dendiğinde aklına ciğeriyle ünlü mutfağı, bisikletle gezebileceğin sakin sokakları ve güler yüzlü halkı geliyor olabilir. Fakat Lüleburgaz çok daha fazlasını içinde barındırıyor. Tarihî önemi, şahitlik ettiği olaylar ve güzelim doğasıyla dikkatleri çeken Lüleburgaz’da gezilecek en iyi 9 yeri detaylarıyla anlattığımız yazımızı okuduktan sonra bilet bakmaya başlayabilirsin!

Sokullu Mehmet Paşa Camii ve Külliyesi

Burası Lüleburgaz’ın tarihî dokusunu görmek için harika bir başlangıç noktası! Osmanlı sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa tarafından 1579 yılında yaptırılan külliyenin mimarının Mimar Sinan’ın öğrencilerinden biri olduğu düşünülüyor. Külliyenin içerisinde camii, medrese, şifahane, çeşme ve türbeler bulunuyor. Tek minareli cami zarif bir görünüm sergilerken ince taş işçiliğiyle büyülüyor. Külliyede aynı özenle yapılmış olan türbelerin Sokullu Mehmet Paşa’nın yakınlarına ait olduğu biliniyor.

Burası yalnızca ibadet merkezi olmasıyla değil, medrese ve şifahane özellikleriyle halkla fayda sağlamasıyla da biliniyor. Etrafındaki eski taş evleri ve hanlarla güzel bir bütün oluşturan külliyeyi ziyaret edebilir, medrese ve şifahanenin kalıntılarında tarihin peşine düşebilirsin.

Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü

Lüleburgaz tarihî yerler dendiğinde akla gelen, Sokullu Mehmet Paşa’nın yaptırdığı bir diğer önemli eser Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü. 16. yüzyılda ulaşımı kolaylaştırmak niyetiyle yapılan köprü, taş kemerlerin üzerine kuruluyor. Osmanlı’daki taş köprü geleneğinin bir örneği olan Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü hâlen ayakta ve kullanılabilir durumda. Günümüzde yayaların ve küçük araçların üzerinden geçtiği köprü fotoğraf çekmek için de harika bir nokta. Dilersen köprüyü aşıp Lüleburgaz’ın tarihî sokaklarını arşınlayabilir, çevresindeki yemyeşil alanlarda piknik yapabilirsin.

Sokullu Mehmet Paşa Hamamı

Ünlü Osmanlı sadrazamı tarafından 16. yüzyılda yaptırılan Sokullu Mehmet Paşa Hamamı külliyenin bir parçası. Gelgelelim geçmişte hamamların tek amacı yıkanmak değil. Bu hamam da diğerleri gibi sosyal buluşma ve sağlık merkezi olarak da kullanılmış.

Taş işçiliğiyle dikkat çeken hamam günümüzde kısmen restore edilmiş olsa da hamam olarak işletilmiyor. Dilersen külliyeye gelmişken hamamı da ziyaret edebilir, tarihî dokusunu koruyan kubbeli yapıyı inceleyerek dönemin mimarisi hakkında fikir sahibi olabilirsin.

Zafer Çeşmesi

Zafer Çeşmesi’nin su ihtiyacını karşılamak ve ilçeyi daha estetik kılmak niyetiyle 19. yüzyılın sonlarında veya 20. yüzyıl başlarında inşa edildiği düşünülüyor. Çeşmeye zafer adının verilmesinin nedenininse bir zaferi kutlamak olduğu varsayılıyor.

Şu anda musluklarından su akmıyor olsa da uzun yıllar aktif kullanılan çeşmenin taşlarındaki eski yazıtlar görülebiliyor. Halkın buluşma noktası olarak kullandığı bilinen Zafer Çeşmesi’ni Lüleburgaz merkeze gelmişken görebilir, fotoğraflar çekebilirsin.

Lüleburgaz Şehitliği

Trakya’daki en anlamlı noktalardan biri olan Lüleburgaz Şehitliği, Balkan Savaşları ve Kurtuluş Savaşı döneminde yaşamını yitiren askerleri anmak için yapılmış. Balkan Savaşları sırasında ağır çatışmalara sahne olan Lüleburgaz, Lüleburgaz-Pınarhisar Muharebesi’nde en kanlı çarpışmalarından birini yaşamış. Birçok Osmanlı askerinin şehit olup defnedildiği şehitlik hem bir mezar hem bir anıt niteliği taşıyor.

Zemini taş kaplama olan şehitliğin içerisinde şehit mezarları, anıtlar üzerine isimler ve Türk bayrağıyla donatılmış bir anıt taş bulunuyor. Bazı mezarlar ismi bilinmeyen askerlere ait. Burası özellikle millî bayramlarda törenlere sahne oluyor. Ziyaretçilerin bayrak bıraktığı, saygı duruşunda bulunduğu ve dua okuduğu şehitlik her gün ziyarete açık. Ziyaretçileri duygulandıran bu noktada savaşların Trakya’ya etkisini derinliğiyle hissedebilirsin.

Evrensekiz Göleti

Lüleburgaz’ın doğal güzellikleri arasında yer alan Evrensekiz Göleti, merkeze yaklaşık 15 km uzaklıkta yer alıyor. Aslında tarımsal sulama için inşa edilen, yapay bir gölet olan Evrensekiz Göleti 1980’lerde Devlet Su İşleri tarafından yapılıyor. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda muazzam renklere bürünen doğasıyla birlikte Evrensekiz Göleti kamp yapanlar ve balıkçılar tarafından da tercih ediliyor.

Sen de burada doğa yürüyüşü yapabilirsin. Sepetini hazırlayıp Lüleburgaz piknik alanlarından sayılan göletin etrafındaki çimenlere kurulabilirsin. Balık tutabilir, göletin manzarasını fotoğraflayabilirsin. Dilersen göletin doğal sakinleri olan su kuşlarını, ördekleri ve kurbağaları selamlayabilirsin. Lüleburgaz’dan araçla 15-20 dakikada gelinebilecek Evrensekiz Göleti’ne giden yol dar olduğundan dikkatli sürmeni tavsiye ediyoruz. Yakınlarda küçük marketler var ama dilersen yemeğini yanında getirebilirsin.

Çarşı Çeşmesi

Lüleburgaz’ın kalbinde yer alan Çarşı Çeşmesi 18. yüzyılın sonunda veya 19. yüzyıl başında inşa ediliyor. Hem esnafa hem halka içme suyu sağlamak için yapılan çeşme, toplanma noktası olarak da hizmet veriyor. Kesme taştan yapılma bu çeşmenin üzerindeki taş süslemeleri bugün de görebilirsin.

Söylentilere göre çeşmenin suyu çok soğuk ve tatlı olduğundan halk tarafından ilçedeki en lezzetli su olarak tanımlanırmış. Şu anda yalnızca sembolik olarak varlığını sürdüren çeşmeyi yakından inceleyebilir, belediyenin koruma altına aldığı kültürel miras eserlerinden olan Çarşı Çeşmesi’nin fotoğraflarını çekebilirsin.

Kadı Ali Camii

Lüleburgaz’ın az bilinen yapılarından Kadı Ali Camii tarihî açıdan önem taşıyor. Dönemin Lüleburgaz kadısı olan Kadı Ali Efendi tarafından 16. yüzyılın sonlarında veya 17. yüzyılın başlarında inşa edilen cami, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nden sonra Lüleburgaz’daki en eski dinî yapılardan biri.

Tek kubbeli cami halk arasında uzun yıllar boyunca Küçük Cami olarak adlandırılıyor. Depremlerden zarar gören cami, halkın bir araya gelip destek olmasıyla onarılıyor. Eskiden çevresinde bulunan küçük mezarlığın bir kısmı bugün kaldırımın altında kalmış durumda. Günümüzde ibadete açık olan bu camiyi gezebilir, tarihî mimariye merakın varsa kubbesini ve tuğla işçiliğini inceleyebilirsin.

Bu cami hakkında da bir rivayet var. Söylentiye göre Kadı Ali Efendi çok adaletli, bilge bir adammış. Caminin inşasında herkesin emeğinin olmasını istemiş, o nedenle taş taşıyan çocuklara bile dualar etmiş. Halk bundan dolayı camiyi “dualarla kurulan cami” olarak da anıyor.

Lüleburgaz Kalesi Surları

Lüleburgaz Kalesi aynı zamanda Bergule Kalesi olarak da anılıyor. Roma ve Bizans döneminde inşa edildiği biliniyor. İlçenin savunması için yapılan kalenin surları Bizans İmparatoru Arcadius tarafından MS 5. yüzyılda yenilenmiş. Hatta Bizans generali Belisarius 6. yüzyılda Got ve Hun istilalarına karşı tam da bu surlardan savunma yapıyor. Bu kale bambaşka bir yerde daha varlığını sürdürüyor: İlçenin genişlemesiyle kullanılmamaya başlanan kalenin taşları yeni yapılarda (örneğin Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nde) kullanılmış.

Kalenin surlarından çok az bir kısım kalmış olsa da ilçe merkezindeki bazı evlerin temellerinde ya da duvarlarında kale taşlarına rastlanabiliyor. Arkeolojik kazılar henüz yapılmamış olsa da yer altında da kalıntılar olduğu düşünülüyor. Lüleburgaz’ın bazı bölgelerinde eski sur hattını izleyen sokak dokusu hâlâ görülebiliyor. Burayı fiziksel olarak gezmek tam olarak mümkün olmasa da külliyeyi, eski çarşıyı, Sokullu Köprüsü’nü, Zafer Çeşmesi’ni görerek kalenin izlerini takip edebilirsin. İlçenin müzesine gidebilir ve kale hakkında detaylı bilgiler edinebilirsin.

Roma, Bizans, Osmanlı… İmparatorluklara yuva olmuş Lüleburgaz ilmek ilmek işlenmiş tarihî dokusu, doğal güzellikleri ve yerel kültürüyle seni bekliyor. Lüleburgaz’da gezilecek yerleri öğrendiğine göre bu samimi Trakya ilçesini ziyaret etmek için valizini hazırlamanın tam vakti. Etstur’dan Lüleburgaz otobüs biletini filtreleme özelliğini kullanarak kriterlerine göre seçebilir, Lüleburgaz otellerinden birinde rezervasyon yaptırdıktan sonra yola çıkabilirsin!

Önceki Yazı

Silivri'de Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı

Kavala Gezilecek Yerler