Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Beyşehir’de Gezilecek Yerler

Konya’nın batısında, mavinin ve yeşilin tarihle buluştuğu büyülü bir durak: Beyşehir. Anadolu’nun kalbinde yer alan, uçsuz bucaksız gölüyle ziyaretçilerini âdeta bir sahil kasabasında hissettiren bu özel coğrafya, her köşesinde ayrı bir güzellik barındırıyor. Selçuklu sultanlarının yazlık saraylarından Hititlerin gizemli kutsal su anıtlarına, göl yüzeyini süsleyen narin nilüfer çiçeklerinden dünyanın en güzel gün batımlarına kadar Beyşehir’de görülecek yerler listesi oldukça kabarık!

İlçe tarih meraklılarını çok katmanlı geçmişiyle büyülediği kadar doğaseverleri de eşsiz manzaralarıyla kendine hayran bırakıyor. Şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için gölün kıyısına yayılmış Beyşehir piknik alanları huzur dolu bir mola noktası sunarken özellikle bahar ve yaz aylarında doğanın canlanışına tanıklık etmek paha biçilemez bir deneyime dönüşüyor. Hazırsan fotoğraf makineni de yanına al, Beyşehir’in tarih kokan sokaklarını ve huzur veren kıyılarını birlikte keşfe çıkıyoruz!

Eşrefoğlu Camii

Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve en özgün örneği olan Eşrefoğlu Camii, Beyşehir’in merkezinde seni karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu eşsiz yapı, Eşrefoğulları Beyliği döneminde Eşrefoğlu Seyfettin Süleyman Bey tarafından 1296-1299 yılları arasında yaptırılmış.

Caminin içine girdiğinde 42 ahşap direğin oluşturduğu orman atmosferi oldukça büyüleyici. Kündekâri tekniğiyle yapılmış ceviz ağacı minber, çini mozaik kaplı mihrap ve kış aylarında iç mekânın nem dengesini koruyan “karlık” (kar kuyusu) sistemi mimari zekânın en güzel örneğini gözler önüne seriyor. Bu detaylar Selçuklu döneminde mimarinin ne kadar ileri bir seviyede olduğunu gösterirken muhteşem bir görsel şölen de sunuyor.

Eşrefoğlu Camii; türbe, medrese ve bedestenden oluşan bir külliyenin parçası olarak Beyşehir’deki tarihî yerler listesinin başında yer alıyor. Burayı görmeden dönmemeni öneririz.

Beyşehir Gölü

Konya ve Isparta sınırlarında, Göller Yöresi’nde yer alan Beyşehir Gölü, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ve aynı zamanda üçüncü büyük gölü. Masmavi suları, gün batımında kızıl renge bürünen manzarası ve üzerinde yer alan 33 adasıyla göl, Beyşehir’de gezilecek yerler arasında özel bir konuma sahip.

En büyük ada olan ve üzerinde bir köy bulunan Mada Adası, gölün en dikkat çekici yerlerinden. Beyşehir Gölü’nde gezilecek yerler denildiğinde doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin aklına gelen ilk duraklardan olduğunu da söylemek mümkün. Gölün çevresinde kuş gözlemciliği, kamp, piknik ve tekne turları gibi aktivitelerle son derece keyifli vakit geçirebilirsin.

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Hitit dönemine ait kutsal bir su anıtı olan Eflatunpınar’ın geçmişi MÖ 13. yüzyıla dayanıyor. Hititlerin suyu merkezî bir havuzda toplayan nadir sistemlerinden biri olmasıyla da “tarihin ilk barajı” şeklinde anılıyor.

2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne “Hitit Kutsal Su Tapınağı” olarak dâhil edilen anıtın üzerindeki tanrı ve tanrıça kabartmaları dönemin inanç sistemine ışık tutuyor. Beyşehir merkezden kısa bir yolculukla ulaşabileceğin bu anıt, tarih meraklıları için kaçırılmayacak bir durak.

Beyşehir Gölü Millî Parkı

Beyşehir Gölü ve çevresi 1993 yılından bu yana millî park statüsünde korunuyor. Karaçam, meşe ve ardıç ağaçlarıyla çevrili bu alan, su kuşları ve yaban domuzu gibi pek çok canlıya da ev sahipliği yapıyor.

Beyşehir Gölü piknik alanları arasında en geniş ve en çok doğal alana sahip bölgelerden. Burada doğa yürüyüşü (trekking), dağ bisikleti, kamp ve piknik gibi aktiviteler yapabilirsin. Millî park özellikle mayıs ve ekim ayları arasında hem yerli halk hem ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor.

Millî parka giriş ücreti 2025 yılı itibarıyla yaya için 40 TL, araç için 120 TL. Park 08.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Kubad Abad Sarayı

Kubad Abad Sarayı, günümüze ulaşabilmiş önemli Selçuklu saray yapılarından biri. Sultan I. Alaattin Keykubat’ın emriyle yazlık saray olarak inşa edilen yapı, Beyşehir Gölü’nün kıyısında, Anamas Dağları manzarasına karşı konumlanıyor.

Sarayın en dikkat çekici yönü, saray yaşamını ve av sahnelerini betimleyen eşsiz çini süslemeleri. Kazılarda çıkarılan birçok eser bugün Konya Karatay Medresesi başta olmak üzere çeşitli müzelerde sergileniyor.

Fasıllar Anıtı

Fasıllar Köyü’nün yakınlarında tüm heybetiyle yükselen ve halk arasında “Kurt Beşiği Anıtı” olarak da bilinen bu yapı, görenleri hayrete düşürüyor. 70 tonu aşan ağırlığıyla dünyanın en büyük yekpare kaya anıtlarından biri olma ünvanını taşıyan bu devasa eser, Hitit döneminin sanatsal gücünü günümüze taşıyor.

Anıt iki aslanın arasında duran tanrılar heykelini tasvir ediyor. Günümüzde yerde yatar vaziyette sergilenmesine rağmen devasa boyutları ve işçiliğindeki detaylarla etkileyiciliğinden bir şey kaybetmiş değil. Hititlerin kaya sanatındaki ustalığını yerinde görmek isteyenler için burası mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir durak.

Taş Köprü

Beyşehir’in simgelerinden olan Taş Köprü, Osmanlı döneminde 1908-1914 yılları arasında inşa edildi. Sadece bir köprü olarak değil, aynı zamanda Beyşehir Gölü’nün sularını kontrol eden bir regülatör baraj sistemi olarak da işlev görüyor.

15 kemerli mimarisi ve gün batımındaki manzarası fotoğraf tutkunları için muhteşem kareler sunuyor. Osmanlı’nın ilk modern sulama projelerinden olması da yapıyı daha anlamlı kılıyor.

Kız Kalesi

Beyşehir Gölü üzerindeki bir adada yer alan Kız Kalesi, zamanında Kubad Abad Sarayı’nın haremliği ve tersanesi olarak kullanılmış. Tarihî kalıntıların yanı sıra 230’dan fazla kuş türüne ev sahipliği yapması nedeniyle burası aynı zamanda “kuş cenneti” olarak da anılıyor. Kaleye ve adaya gitmek istersen tekne turlarına katılabilirsin.

Adanın ismi Sultan Alaattin Keykubat ve kızıyla ilgili bir efsaneye dayanıyor. Efsaneye göre Selçuklu Sultanı rüyasında kızının yılan sokması sonucu öleceğini görüyor. Bunu engellemek için adanın ortasına yüksek bir kule yaptırarak kızını buraya kapatıyor. Yıllar sonra Sultan’ın kızı hastalanıyor. Tedavi görüp iyileştikten sonra bunu kutlamak için kuleye bir sürü hediyeler geliyor. Yaşlı bir kadın da hediye olarak bir sepet üzüm getiriyor. Üzümlerin arasına saklanan küçük bir yılan o gece Sultan’ın kızını sokup öldürüyor.

Leylekler Vadisi

Beyşehir’e bağlı Yeşildağ Mahallesi’ndeki Leylekler Vadisi, Türkiye’nin en büyük leylek kolonisine ev sahipliği yapıyor. Her ilkbaharda binlerce leyleğin ardıç ağaçlarına yuva yaptığı bu vadi, doğa fotoğrafçıları ve kuş gözlemcileri için eşsiz bir durak.

Ziyaret içinse en ideal zaman leyleklerin geldiği bahar ayları.

Anamas Dağları

Batı Toroslar’ın bir uzantısı olan Anamas Dağları, Beyşehir Gölü’nü çevreliyor. Zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı sayesinde doğa yürüyüşü, dağcılık ve kamp gibi aktiviteler için oldukça elverişli.

Anamas Dağları’na çıkarak dağların eteklerindeki köylerde sürülen geleneksel yaşamı gözlemleyebilir, krater gölü olan Karagöl’ü keşfedebilirsin.

Karaburun Plajı

İç Anadolu’da deniz keyfi yaşatan popüler bir nokta olan Karaburun Plajı, Beyşehir Gölü’nün kıyısında yer alıyor. Geniş kumlu sahili ve sığ suları sayesinde özellikle aileler tarafından tercih ediliyor.

Güneşlenmenin yanı sıra piknik ve kamp imkânı da sunan plajda duş, tuvalet ve yeme içme gibi temel olanaklar bulunuyor.

İsmailağa Medresesi

Eşrefoğlu Camii’nin hemen karşısında yer alan İsmailağa Medresesi, “Taş Medrese” adıyla da biliniyor. Anadolu’daki İlhanlılar dönemine ait en eski medreselerden olan yapı, kesme taş işçiliği ve sade mimarisiyle dikkat çekiyor.

Günümüzde sergi ve kültür merkezi olarak kullanılan medrese ziyarete açık.

Vuslat Parkı

Beyşehir Gölü’nün kıyısındaki dinlenme ve sosyal alanlardan olan Vuslat Parkı, gün batımını izlemek için en ideal noktalardan. Park; geniş yeşil alanları, yürüyüş yolları, çocuk parkları ve kafeteryalarıyla ailece keyifli vakit geçirmeyi sağlıyor.

Eşrefoğlu Bedesteni

Eşrefoğlu Külliyesi’nin bir parçası olan bedesten, Anadolu’da ayakta kalan en eski bedestenlerden. 13. yüzyılda Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından bez (kumaş) pazarı olarak yaptırılmış.

32 kubbeli mimarisi ve taş işçiliğiyle öne çıkan yapı; günümüzde kültürel etkinliklere, sergilere ve toplantılara ev sahipliği yapıyor.

Eşrefoğlu Hamamı

Eşrefoğlu Külliyesi’nin bir diğer önemli yapısı olan bu hamam, 13. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş. Halk arasında “çifte hamam” olarak bilinen ve Selçuklu taş işçiliğinin muhteşem bir örneği olan yapı, kubbeli ve yıldız şeklindeki aydınlatma deliklerine sahip soğukluk bölümüyle son derece dikkat çekici.

Restore edilen hamam günümüzde ziyaret edilebiliyor. Ziyaret saatleri erkekler için her gün 09.00-00.00, kadınlar içinse cumartesi günleri 09.00-19.00 saatleri arası.

Nilüfer Bahçesi

Çiftlik Mahallesi’nin kıyısındaki bu alan, Türkiye’nin en büyük nilüfer bahçesi. Özellikle yaz aylarında gölün yüzeyini kaplayan binlerce nilüfer çiçeği âdeta görsel bir şölen sunuyor. Burada sandallarla nilüferlerin arasında gezebilir, gün batımında eşsiz fotoğraflar çekebilirsin.

Adaköy

Üç tarafı sularla çevrili, adaya benzeyen bir yapıya sahip olan Adaköy, sakinliği ve şirinliğiyle öne çıkıyor. Köy yaşamını deneyimlemek isteyenler için huzurlu bir durak olan mahallede Selçuklu döneminden kalma tarihî cami ve hamam kalıntıları da bulunuyor.

Lukyanus Anıtı ve Atlıkaya Kabartması

Fasıllar Köyü’ndeki bu eserler Roma İmparatorluğu dönemine ait. Atlıkaya Kabartması yüksek bir kayanın üzerine oyulmuş etkileyici bir at figürünü yansıtıyor. Lukyanus Anıtı’ysa genç yaşta hayatını kaybeden Lukyanus adına dikilmiş bir kitabe. Kitabede onun anısına düzenlenen at yarışlarının kuralları yer alıyor.

İki anıt birbirine oldukça yakın mesafede bulunuyor. Bu anıtları gezerken Beyşehir’in sadece Selçuklu ve Hitit’e ait izlerini değil, Roma dönemine uzanan çok katmanlı geçmişini de göreceksin.

Beyşehir’in doğal ve tarihî zenginliklerini keşfederken büyük ihtimalle karnın acıkacak. Uzun yürüyüşler ve açık havada geçirilen saatler yöresel lezzetlere olan ilgini hayli artıracak. Yöresel lezzetleri tatmak istersen Beyşehir’de Ne Yenir rehberimize göz atabilirsin. Bu noktada sıkça merak edilen “Beyşehir’in neyi meşhur?” sorusuna da kısa bir yanıt vermek mümkün: göl balığı, tandır kebabı, höşmerim ve ev yapımı hamur işleri ilçenin öne çıkan lezzetleri arasında. Bu güzel ilçede konaklamak istersen de Beyşehir otelleri sayfasından seçenekleri inceleyebilir, tatil planlarını yapmaya başlayabilirsin.

Hazırsan tarih, doğa ve göl manzarasıyla dolu bu rota seni çağırıyor!

Önceki Yazı

Beylikdüzü'nde Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı
Erdek

Erdek Gezilecek Yerler