Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Lokumu, Zerdesi ve Baklavasıyla Tatlı Safranbolu

Bu sefer tersten başlayalım, yemekten önce tatlı yiyelim, tatlı konuşalım. Malum Safranbolu‘nun diğer alametifarikası lokum. Dünyaca ünlü, dillere destan, ağızlara baldan bir lokma, Safranbolu lokumu… Lokumun Anadolu’da 15. yüzyıldan beridir yapıldığı bilinir. Ancak seri üretime geçen ve tüm dünyaya tanıtan kişi 18. yüzyılda yaşamış meşhur şekerci ve lokumcu Ali Muhittin Hacı Bekir‘dir.

lets-go-safranbolu-lokumu-10-825x600
Safranbolu lokumlarını denemeden dönmeyin!

Şeker, nişasta, su ve limon tuzundan imal edilen lokum, yapıldığı yöreye bağlı olarak fındık, fıstık, Hindistan cevizi, gülkurusu, incir, kayısı gibi yan ürünlerle tamamlanır. Safranbolu lokumunu diğer lokumlardan ayıran en büyük özellik, daha hafif ve daha az şekerli oluşudur. İlk olarak fındıklı lokumla ünlenen Safranbolu lokumunun özellikle safranlı olanının çok leziz olduğunu belirtmem gerekir. Hele bir de çifte kavrulmuş fıstıklısı var ki yiyen bir pişman, yemeyen bin pişman.

lets-go-safranbolu-06-825x600
Eski Çarşı dükkanları…

Eski Çarşı’da tüm şekerci ve lokumcuların kapılarının önünde zarif beyefendiler ve güzel genç kızlar ellerinde tepsiler, sürekli lokum ikram ediyorlar. Bu yüzden çarşıyı bir tur dolaşmanız demek, bir kutu lokum yemiş olmanız demek, demedi demeyin. Safranbolu’da lokumlar günlük olarak yapılıyor. En eski ve bilinen lokumcular; İmren Lokum, Zarifan, Safrani ve Tarihi Şekerci Dükkanı. İmren Lokum’un kurucusu Hidayet Sezer, 1926 yılında Safranbolu’da doğmuş. 1938 yılında Helvacı Ahmet ve Şekerci Abdi Usta’nın yanında çıraklık yapmış. 4 sene içinde kalfalığa yükselip, 1942 yılında İmren Lokumları’nı açmış. İmren Lokumları’nın önünde 1942 yılından beri bayramlar dahil hiç tatil yapmadıkları yazıyor. İmren Lokumları’nın aynı zamanda restoranı ve Safranbolu’da kalmak isteyenler için merkezin en güzel yerinde tarihi konağı bulunuyor.

lets-go-safranbolu-02-825x600
Tarihi konaklar…

Safranbolu’nun bir diğer vazgeçilmez tatlısı, safranlı zerde. Safranbolu zerdesi, pirinç, şeker, su ve safrandan yapılıyor. Hemen hemen her kafe ve restoranda bulmak mümkün, yalnız akşama bırakmayın, genelde akşamüzeri gibi kalmıyor. Safran rengini ve aromasını bıraksın diye ılık suda bekletiliyor. Diğer tarafta pirinç pelte gibi oluncaya kadar su ile kaynatılıyor ve safranı koyuluyor, ateşten inmeye yakın şekeri ilave ediliyor, soğutulup, süsleyip servis ediliyor. İmren Lokum Konak’ta zerdeyi tüm bunlara ilave olarak kayısılı yapıyorlar. Kayısı safranla hem çok yakışıyor, hem de zerdeye zenginlik katıyor. Safranbolu’da zerde düğünlerde, sünnetlerde, cenazelerde ve mevlütlerde, evlerden eksik olmazmış.

lets-go-safranbolu-evleri-01-825x600
Ünlü Safranbolu evleri…

Safranbolu’nun bir diğer önemli tatlısı cevizli ev baklavası… 44 kat ince baklava yufkası arası, bol cevizli olan bu baklavanın şerbeti çok şekerli değil. Bol tereyağlı ve oldukça pişkin… Baklavayı çoğu restoran yapıyor, ama Kadıoğlu Şehzade Konakları’nın ki bir başka lezzetli. Bir de Arasta Çarşısı içindeki Boncuk Kahvesi var, buradan da sonraki yazımda detaylı bahsedeceğim ama konu hazır baklavadan açılmışken, adını anmadan edemedim. Baklava düğünlerde ve bayramlarda mutlaka her konakta olurmuş. Ayrıca, düğünlerde gelinin annesi damada bir tepsi baklava hediye edermiş.

lets-go-safranbolu-baklavasi-04-825x600
Safranbolu baklavası bir başka!

Safranbolu gül reçeliyle de meşhur. Gül reçelini lokum ve şekerci dükkanlarında bulmak mümkün. Tahin helva, kürek helva, cevizli helva çeşitleri de hem şekercilerde, hem restoranlarda, konak kahvaltılarında karşımıza çıkıyor. Hem ağzım tatlansın hem de sağlıklı olsun diyenler için, elma ve erik kuruları var, hafif mayhoş. Bunlar da Eski Çarşı’da ve cumartesi günleri kurulan pazarda rahatlıkla bulunuyor.

lets-go-safranbolu-09-825x600
Safranbolu lokumcuları…

Hazır Safranbolu’nun meşhur tatlılarını anlatırken, lokumu ya da zerdesi kadar bilinmeyen ama hepsinden daha tatlı olan Safranbolu sakinlerinin, özellikle çarşı esnafının baldan tatlı sohbetleri olduğunu söylemeliyim. Çekinmeyin, kapılarını çalın, iki lafın belini kırıp, bir acı kahvelerini için. Söz veriyorum, sizin de benim gibi içinizi huzur kaplayacak.

Son Mastori
İnci Özay Hatipoğlu

Nilay Kaya

Nilay Kaya

3 Mart 1988’de Kocaeli’de doğdu. Trakya Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nü bitirdi. Turizm sektöründe geçirdiği birkaç yıldan sonra ani bir kariyer değişikliğiyle Etstur’da sosyal medya temsilciliği yapmaya başladı. Yakın dönem edebiyatçılarından Murat Gülsoy’un Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yaratıcı Yazarlık kursuna katılmasının ardından Etstur’daki görevini editör olarak sürdürmeye başladı.

Önceki Yazı

Safranbolu'nun Gastronomik Hazinesi: Safran

Sonraki Yazı

Doğanın Kucağında Huzurlu Bir Hafta Sonu Kaçamağı Yapmak İstemez Misiniz?