Hafif ıslak ve serin bir ekim sabahı, Safranbolu‘ya gitmek üzere yola çıktık. Bolu il sınırına girer girmez yol bitmesin istedim. Göz kamaştıran, sarılı kızıllı sonbahar renkleri buralara gelmişti.

Yaklaşık dört saat süren yolculuğun ardından, Safranbolu’yu kuşbakışı görmek için Hıdırlık Tepesi’ne vardık. Hıdırlık Tepesi, müze kent Safranbolu’ya çayınızı, kahvenizi içerken tepeden bakabileceğiniz bir yer. Buraya gelen tüm turistlerin başlangıç noktası diyebilirim.

lets-go-safranbolu-10-825x600

Hıdırlık Tepesi

Buradan bakınca her şey öyle ortada ki, bir an kendimi gezilecek yerler haritasına bakıyormuşum gibi hissettim. İşte Cinci Hanı, az ilerisinde Cinci Hamamı, muhteşem Safranbolu Konakları derken, aşağıya inmek için sabırsızlanıyorum. Demli yorgunluk çayımı içip doğru Eski Çarşı’ya gidiyorum.

Eski Çarşı, Safranbolu’nun kalbi, ticaret merkezi. Evleri gibi burası da UNESCO tarafından korunuyor, Dünya Mirası… Safranbolu’nun tüm alametifarikalarını burada bulabilirsiniz. Ama bir tanesi var ki, kente ismini bile vermiş… Evet, safran elbette.

lets-go-safranbolu-01-825x600

Safranbolu Çarşısı’ndan bir görünüm…

Dünyanın en pahalı baharatı olan safran, Türkiye’de yalnızca adını verdiği kent Safranbolu’da yetişiyor. Dünya’da da sınırlı sayıda ülke ve bölgede yetişiyor; Portekiz, İspanya, bir zamanlar Güney Batı İngiltere, İtalya, Yunanistan, İran ve Hindistan’ın Kaşmir bölgesinde yetişiyor. Üretimi en çok yapan ülke İspanya ve en kaliteli safranlar İran’da yetişiyor.

lets-go-safranbolu-08-825x600

Safran çiçeği

Ilıman iklimi seven safran, soğan ile yetişen bir bitki. Toprağa ekilen soğan, üç yıl süresince her yıl filiz vererek yeni bitkiyi oluşturuyor. Safran, göz kamaştırıcı mor renkli safran çiçeğinin stigmasından elde ediliyor. Safran bitkisi her yıl sonbaharda ekim ortası, kasım ortası gibi yaklaşık bir, bir buçuk aylık bir süre içinde çiçek açıyorlar. Çiçeklenme devresinde kuru, güneşli havayı seviyor ve soğuk, don ve yağmura karşı çok hassas oluyorlar.

lets-go-safranbolu-05-825x600

Safran soğanları, yetiştirmek isteyenler için saksılarda satılıyor.

Çiçekte üç adet sarı renkli erkek organ ve yine üç adet, kırmızı renkli dişi organ bulunuyor. İşte asıl önemli kısım da bu kırmızı renkli dişi organlar, zira kendileri toplanıp kurutulunca dünyanın en kıymetli baharatı oluyorlar. Gün doğumuna yakın toplanan çiçeklerin stigmaları cımbızla ayrılıyor. Daha sonra bu stigmalar oda sıcaklığında, kapalı, kuru ve gölge bir yerde kurutuluyor. 80.000 çiçekten sadece 2,5 kilo stigma toplanıyor. 2,5 kilo stigmadan ise yalnızca 500 gram safran elde ediliyor.

lets-go-safranbolu-09-825x600

Baharat haline getirilmiş safran, altın kutularında satılıyor.

Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra safran muhakkak hava geçirmeyen, tercihen cam bir kavanozda saklanmalı ve 3-4 sene içinde kullanılmalı. Aksi takdirde oksijenle teması, rengini, kokusunu, tadını kaçıracabilir.

lets-go-safranbolu-04-825x600

Safran ilaç yapımından, tekstilde boyaya kadar farklı alanlarda kullanılıyor. Ama malum konumuz yemek, ben size gastronomik kullanımından bahsetmek istiyorum. Öncelikle safranı kullanabilmek için, sıcak suya ya da başka bir sıcak sıvıya atıp beklemeniz gerekiyor. Bu sayede safran çözülür. Rengi, kokusu ve tadı ortaya çıkar. Bu noktadan sonra yapmanız gereken pişirdiğiniz yemek ya da tatlınızın içine katmak olacaktır. Ama yemeğin hangi aşamasında safranı yemeğe koyacağınız da çok önemli. Eğer yemeğin başında koyarsanız bu yemeğinize daha çok renk verecektir fakat yemek pişmesine yakın koyarsanız bu sefer daha az renk ama daha fazla aroma, dolayısıyla daha fazla tat verecektir. En üst kalite safranlar, koyu kırmızı olanlar. Toz halinde olanlarını da bulmak mümkün ama bana sorarsanız, toz olanlarını hiç almayın derim, zira benzer renkli fakat safranla ilgisi olmayan, ucuz diğer baharatlar, safran yerine satılarak, alıcılar kandırılabiliyor. Aman dikkat!

lets-go-safranbolu-03-825x600

Safranbolu’da safranlı sabun da üretiliyor.

Safranbolu’da her köşe başında kaliteli ve gerçek safrana rastlıyorsunuz. Hele ki şimdi, tam çiçeklenme mevsiminde mor mor, zarif, güzelim safran çiçeklerini bile görebiliyorsunuz çarşıda. Safranbolulular safranı en çok zerde tatlısında ve dillere destan lokumlarında kullanıyorlar. Ayrıca pilavını, tavuğunu da yapan yerler var. Bunlardan diğer yazımda bahsedeceğim.

lets-go-safranbolu-02-825x600

Safran çayı

Her kahvehanede ve neredeyse her restoranda safran çayı bulunuyor. Muhakkak denemeye değer. Hem dediklerine göre bin derde deva… Hazma iyi geliyor diyenini de duydum, afrodizyak olduğunu söyleyeni de. Hatta zekayı ilerlettiğini bile söyleyen oldu… Elçiye zeval olmaz, vallahi ben onların yalancısıyım!

Son Mastori
İnci Özay Hatipoğlu

Yorumlar