Gizemin ve bilinmezliğin peşine düşmüş maceraperestlerin en sevdiği yerlerden biri olan mağaraları gezmek, göründüğü kadar zorlayıcı değil. Hepimiz bir mağara insanı olabiliriz! Gerekli olan şeyler biraz tutku, biraz bilgi ve bolca heyecan.
Bu yolculukta Çakmaktaş ve Moloztaş ailelerinin sahip olduğu konforları beklemeyin, henüz fillerden musluk yapacak teknolojiye ulaşamadık. Mağara gezisine çıkmadan önce, ekipmanlarınızı tam olarak belirlemeniz ve mağara hakkında bilgili olmanız gerekiyor.
Yolculuğa hazırsanız, karşınızda insanı büyüklüğü ve egzotikliğiyle büyüleyen, yeryüzünün en büyük mağaralarından bazıları:
Mamut Mağarası, ABD
100 milyon yaşında ve yaklaşık 600 kilometrelik büyüklüğünde olan bu devasa mağara sistemi Kentucky eyaletinde bulunuyor. Kalker oluşumlu mağaralar sistemi, Green River’in coşkun suları tarafından kayaların oyulmasıyla oluşmuş ve bu süreç hala devam etmekte. ABD, mağaralar sistemini milli park olarak kabul ediyor.
Mağara sistemi, 1799 yılında ayı kovalayan bir avcı tarafından keşfedildi.
Mağara sistemi içinde en ilginç yer Çanlar Kovuğu. Sarkıtların bazılarına vurulduğu zaman, kubbelerin altında mağara kendi senfonisini size dinletiyor.

Son Doong, Vietnam
1991 yılında Vietnamlı bir köylü tarafından keşfedilen mağaranın yaklaşık 139 kilometre uzunluğunda olduğu düşünülüyor.
Yaklaşık 2.5 milyon yaşında olduğu tahmin edilen Son Doong, ziyaretçilerine kayaların muhteşem manzaraları sunmasının yanı sıra içinde; yağmur ormanları, göl, yer altı nehri ve plaj bulunduruyor.
Mağaraya 5-7 günlük turlar düzenleniyor, mağaranın kendi üretimi olan değerli boncukları gözlemlemeyi unutmayın!

Jewel Mağarası, ABD
1900 yılında iki altın arayıcısı tarafından keşfedilen mağara, tam olarak 288 kilometre uzunluğunda ve Güney Dakota eyaletine bağlı Custer kasabasının 13 km. batısında bulunuyor.
Mağara, ismini içerisinde bolca bulunan kalsit kristallerinden alıyor.

Lechuguilla Mağarası, New Mexico
New Mexico eyaletinde bulunan, yaklaşık 193 km. uzunluğunda olan mağara, içinde bulunan dev kristallerle ziyaretçilerini hipnotize ediyor.
İçinde dünyada ilk kez görülen kristal oluşumlarını ve Güneş enerjisine ihtiyaç duymayan yaşam formlarını barındıran mağarayı NASA, Mars’ta hayat projesinin araştırmaları için kullanıyor.

Eisriesenwelt Buz Mağarası, Avusturya
Eisriesenwelt, Almancadan dilimize çevrilince “Buz Devlerinin Dünyası” anlamına geliyor. Alp Dağları’nın Avusturya kısmında kalan dünyanın en büyük buz mağarası, yaz aylarında eriyen kar sularının mağaraya doluşması sonucunda oluşmuş.

Reed Flute Mağarası, Çin
Çin’in güneyinde kalan mağara tıpkı bir sanatçının elinden çıkmış gibi. Kireçtaşları o kadar muhteşem görüntüler ortaya çıkarmış ki, Çinliler mağaraya “Doğa Sanatlarının Sarayı” demeye karar vermişler.

Waitomo Mağaraları, Yeni Zelanda
Yeni Zelanda’ya gidip de Waitomo Mağaraları‘nı görmemek gerçekten çok yazık olur. Devasa ateş böceklerinin büyülü ışıklarının altında kireç taşından oluşmuş bacalar, sanki bir peri masalındaymışsınız gibi hissettiriyor.
