Yemek yapmak ve seyahat etmek benim işim ama bundan fazlası, ikisi de en büyük tutkum. Yemek yapıp yeni tarifler geliştirirken doğadan, bitkilerden, kokulardan en çok da ilk defa gittiğim yerlerden ilham alıyorum. Gittiğim yerin coğrafyası, yerel malzemeleri, kültürü, insanları hepsi beni ayrı heyecanlandırıyor. Hal böyle olunca eve döndüğümde muhakkak nereden geldiysem oradan esinlendiğim bir fikirle, yeni tarifler geliştiriyorum. Sonrasında geliştirdiğim bu tarifleri herkesle paylaşmak ve tattırmak ise işimin en sevdiğim tarafı.

İşte bugün sizlere, geçen sene gittiğim Avusturya’nın Tirol Bölgesi’nden esinlenerek yaptığım bir tarifimi paylaşmak istiyorum. Tirol; Avusturya’nın batısında yer alan, başkenti İnnsbruck olan bir eyalet. Almanya, İsviçre ve İtalya’ya komşu olan Tirol dağlık bir bölgede yer alıyor. 1964 ve 1976 yıllarında Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmış olan Tirol, en çok kayak severler tarafından ziyaret ediliyor.

Her ülkede olduğu gibi Avusturya mutfağında da bölgelere göre farklılık oldukça fazla. Ülkenin genelini ele aldığımızda Alman, Macar, İtalyan ve İsviçre mutfağından etkileşimlere rastlamak mümkün. Tirol Bölgesi hemen Almanya sınırında olduğu için en çok Alman-Bavyera mutfağından etkilenmiş diyebiliriz. Domuz ağırlıklı sosis çeşitleri ve lahana sote en sevilen günlük yemekler arasında yer alıyor. Avusturya mutfağı dendi mi ilk akla gelen Viyana schnitzeli bu bölgede pek yenmiyor. Turistik yerlerde elbette ki satılıyor ama kesinlikle tavsiye edeceğim cinsten değiller. Bölge en çok nödel denilen hamur köfteleri ile meşhur. Speckknödel (domuz pastırmalı), spinatknödel (ıspanaklı) gibi en sevilenlerinin dışında, yaklaşık elli çeşit hamur köfteleri bulunuyor. Küçük aile çiftliklerinin de yoğun olduğu Tirol’de süt, peynir ve tereyağı en önemli malzemelerin başında geliyor. Graukase adını verdikleri peynirleri en bilenen ve her yerde bulunan nefis bir inek peyniri.
Avusturya’da her yerde bulunan elmalı strudel (apfelstrudel) burada da en sevilen tatlı. Ama Sacher Torte gibi daha sofistike bir tatlı isterseniz burada bulmak zor, bunun için öncelikle Viyana’ya gitmeniz gerekiyor. Tirol, daha ziyade inek çiftliklerinin bulunduğu, köylerden oluşan, Avusturya’nın diğer bölgeleri ile kıyaslandığında nispeten daha az zengin bir bölge. Bu yüzden buraya geldiğinizde daha basit tatlar ile karşılaşıyorsunuz. Basit ama bozulmamış, nefis tatlar. O zamandan bu zamana orada yediğim tereyağlarının tadı hala damağımda.

İşte böyle, ben de Avusturya Alpleri’nden ilham aldığım yemeği yaptım. Yine çok kolay, ama bu sefer çok sağlıklı olduğunu söyleyemem. O da kırk yılda bir olur, her gün yiyecek halimiz yok elbet. Tirol mutfağında patatesin önemi büyük, az evvel de dediğim gibi süt ve tereyağı ise dillere destandı.
Hal böyle olunca patatesli hamurlar yapıp bol tereyağında kızarttım. Gözlerimi kapatıp yerken, kokular beni Alpler’e geri götürdü. Özellikle kümes hayvanları ya da kuzu etleri yanında yemenizi tavsiye ederim.

Tarife gelince; öncelikle patateslerin kabuklarını soyup, gelişi güzel kestim. Bol tuzlu suda yumuşayana kadar haşladım. Hazır olunca fazla suyunu süzüp, erimiş tereyağı ve bir tutam muskat ile birlikte püre haline getirdim.

Soğumaya bıraktım. Soğuyunca, yumurta sarılarını, elenmiş un ve irmiği patates püresine katıp, yumuşak bir hamur elde ettim. Tezgahı unlayıp, hamurdan parçalar kopararak, parmağa benzer şekiller verdim.

Bol tuzlu kaynar suya attım. Hamurlar suyun üstüne çıkınca sudan alıp kenara koydum. Kuruduktan sonra erimiş tereyağı içinde kızarana kadar cızırdattım. Üzerine karabiber ilavesi ile soğutmadan servis ettim.
İnci Özay Hatipoğlu
Son Mastori
Malzemeler: (2 kişilik)
500 gr patates
200 gr buğday unu
50 gr irmik
3 yumurta sarısı
50 gr tereyağ
1 tutam muskat rendesi
Tuz & karabiber
Kızartmak için tereyağ (Tavaya koyduğunuz tereyağın içine az sıvı yağ ilave ederek, tereyağın yanmasını engelleyebilirsiniz.)
