Sabah serinliğinde göl kenarında yürüyüşe çıkmak ve günün ilerleyen saatlerinde yaylaların huzuruna karışmak kulağa harika geliyor, değil mi? O halde doğanın en duru halini sunan Abant seni bekliyor!
Abant öyle bir yer ki bir kez gelen o mis gibi çam kokusunu, kuş seslerini ve göl manzarasını hiç unutmuyor. Yani doğayla iç içe olmak isteyen herkes için burası muhteşem bir seçenek! Abant’ta göl çevresinde bisiklet sürebilir, yaylalarda serin bir esinti eşliğinde yürüyüşe çıkabilir, köy pazarında yöresel lezzetlerin izini sürebilirsin. Bolu Abant çevresinde görülecek yerleri keşfederken unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsin. Hazırsan gel, doğanın en güzel tonlarına doğru yola koyulalım!
1. Abant Tabiat Parkı

Abant denince akla ilk gelen yer elbette Abant Gölü ve çevresindeki tabiat parkı! 1200 hektarlık bir alana yayılan park, 125 hektarlık heyelan set gölüyle yılın her dönemi kartpostallık manzaralar sunuyor. Çevresindeki köknar, çam, kavak ve meşe ağaçlarıyla dört mevsim ayrı güzellikler yaşatıyor.
Parkın içindeki 7 kilometrelik yürüyüş yolunda doğayı keşfe çıkabilir, bisiklet kiralayabilir ya da piknik masalarında keyifli bir mola verebilirsin. Ayrıca göl kenarında yer alan otellerde konaklayabilirsin. Kamp kurmak isteyenler için belirlenmiş alanlar, balık tutmayı sevenler içinse Abant alabalığı ile dolu serin sular seni bekliyor!
2. Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller Milli Parkı, Abant’a kıyasla biraz daha kuzeyde kalarak Mengen ve Yığılca arasında yer alıyor. Yaklaşık 2 bin hektarlık bu dev doğa alanı, adını taşıdığı 7 heyelan set gölüyle ziyaretçilerini mest ediyor. Zengin yaban hayatı ve 100’ü aşkın kuş türü burayı doğaseverler için daha da büyüleyici kılıyor. Yedigöller Milli Parkı’nda yapabileceğin aktiviteler arasında trekking, doğa yürüyüşü, kamp, fotoğrafçılık, sportif olta balıkçılığı ve piknik yer alıyor. Ayrıca park içinde bungalovlar ve yeme içme noktaları bulunuyor.
3. Gölcük Tabiat Parkı

Bolu merkeze sadece 13 kilometre uzaklıkta yer alan Gölcük, doğada keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor. 1217 metre yükseklikteki yapay gölü ve 4,5 hektarlık yüzey alanıyla nefes aldıran bir atmosfere sahip! Göl kıyısındaki Devlet Konukevi ise suya düşen yansımasıyla Bolu’nun imza görüntüsüne dönüşmüş.
Tesislerde restoran, kır lokantası, kafeterya, büfe, mescit ve bungalov tipi konaklama alanları bulunuyor. Piknik yapmak, mangal keyfi, bisiklet turu ve olta balıkçılığı burada yapılabilecek en keyifli aktiviteler arasında diyebiliriz. Hafta sonu gitmeyi planlıyorsan biraz kalabalığa karışmaya hazır olmalısın!
4. Abant Doğal Yaşam Müzesi
Abant Tabiat Parkı girişinde yer alan Abant Doğal Yaşam Müzesi, doğayla baş başa geçirilen saatlere bilgi dolu bir mola eklemek isteyenlerin radarına giriyor. Müzede bölgeye ait bitki örnekleri doğal yaşamın izleriyle birlikte sergileniyor. Aynı zamanda çeşitli hayvan fosilleri, iskeletler ve taksidermi örnekleri de bulunuyor.
5. Abant Köy Pazarı
Ahşap tezgahları ve otantik havasıyla dikkat çeken Abant Köy Pazarı, hemen Abant Gölü girişinde konumlanıyor. Pazarda yöre halkının ürettiği organik sebzeler, meyveler, ballar, tereyağları, dağ reçelleri, erişteler ve el işi ürünler yer alıyor. Pazar her gün açık olsa da hafta sonları daha canlı olduğunu ekleyelim.
6. Mudurnu

Abant nereye bağlı diye soranlara hemen söyleyelim: Mudurnu’ya! Göl kenarından sadece 30 dakika uzaklıktaki bu tarihi ilçe, Osmanlı sivil mimarisini yansıtan eski evleri ve sakin atmosferiyle dikkat çekiyor. Şeyh-ül İmran Camii ve Hisar Tepesi manzaraları gezginleri yürüyüşe davet ediyor. Öte yandan Mudurnu mutfağı iştah kabartıyor. Buraya gelmişken şehrin meşhur tavuğu, ev yapımı eriştesi, tarhanası ve keş peyniriyle dolu sofralara bir şans verebilirsin.
7. Mudurnu Yıldırım Bayezid Hamamı

Tarihi Mudurnu Yıldırım Bayezid Hamamı, 1382 yılında Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış. Erken Osmanlı hamam mimarisinin dikkat çekici örneklerinden biri olan hamam, kadınlar ve erkekler için ayrı bölümlere sahip. Yüzyıllardır ayakta kalan bu yapı, zaman içinde onarılmış olsa da özgün atmosferini korumayı başarıyor. Günümüzde de hala hamam olarak hizmet veriyor.
8. Saraçhane Cami
Bolu merkezdeki Belediye Meydanı’nda yer alan Saraçhane Cami, Abant gezisi sırasında şehir merkezine uğrayanlar için tarihi bir keşfe kapı aralıyor. İlk olarak 16’ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından inşa edildiği bilinen cami, 1750’de Silahtar Mehmet Ağa’nın onarımıyla bugünkü görünümüne kavuşmuş. Kesme taşla örülmüş sade mimarisi ve yalın iç dekorasyonuyla Osmanlı döneminin zarif çizgilerini taşıyor.
9. Göynük

Bolu’nun sakin, huzurlu ve nostaljik ilçelerinden biri olan Göynük, Osmanlı mimarisiyle süslü dar sokakları ve vadi yamacına sıralanmış karakteristik evleriyle eşsiz bir atmosfere sahip. İlçenin simgesi haline gelen Zafer Kulesi, Kurtuluş Savaşı anısına inşa edilmiş altıgen taş yapısıyla tepeden Göynük manzarasını sunuyor.
10. Akşemseddin Türbesi
Göynük’teki Gazi Süleyman Paşa Camii’nin avlusunda yer alan Akşemseddin Türbesi, Fatih Sultan Mehmet tarafından hocası Akşemseddin için 1464 yılında yaptırılmış. Altıgen planlı, kesme taşla inşa edilmiş ve kubbeyle örtülmüş sade ama etkileyici bir yapıya sahip. Türbenin içindeki Akşemseddin’e ve oğullarına ait sandukalar ise sanat ve tarih meraklılarının ilgisini cezbediyor.
11. Sinekli Yaylası
Sinekli Yaylası, yaklaşık 100 dekarlık alana yayılan yemyeşil doğasıyla tanınıyor. 1450 metre rakıma sahip olan yayla; serin havası, yürüyüş ve kamp için oldukça ideal bir ortam sunuyor. Ortasında bulunan gölet, yaylaya ayrı bir güzellik katıyor. Burası, her yıl temmuz ayında gerçekleşen Sinekli Yayla Şenlikleri ile renkli anlara ev sahipliği yapıyor.
12. Örmeci Yaylası
Örmeci Yaylası Abant yolu üzerinde konumlanıyor. Bahar ve yaz aylarında serin havası, yemyeşil doğası ve gölüyle kamp yapmak isteyenlerin favori mekanları arasında bulunuyor. Ahşap bungalovların renk kattığı bu yaylada doğa yürüyüşü yapabilir, gölde serinleyebilirsin. Ayrıca çevresindeki alanlar, kaya tırmanışı ve yamaç paraşütü gibi adrenalin sporlarına da oldukça elverişli.
13. Pürenli Yaylası

Gözlerini kapat ve kuş seslerine karışan su şırıltılarını, serin dağ havasını ve sonsuz yeşilliği düşün. İşte Pürenli Yaylası tam da bu tabloyu yaşatıyor! 1400 metre rakımdaki mesire ve kamp alanlarıyla öne çıkan yaylada çim kayağı ve doğa yürüyüşü tarzı aktiviteler yapılabiliyor. Yaz aylarında yaylacılık kültürü sürdürülüyor. Bu da demek oluyor ki taze süt ve peynir gibi doğal ürünleri yerinden alabilirsin!
14. Güzeldere Şelalesi
Ormanların arasından 120 metrelik bir düşüşle akan Güzeldere Şelalesi, Bıçkı Deresi üzerinde yer alıyor. Burası kestane, ıhlamur ve çam gibi ağaçlarla çevrili zengin bir bitki örtüsüne sahip. Üstelik şelaleyi yukarıdan izleyebileceğin bir seyir terası da bulunuyor. Bölgedeki trekking rotaları ve kamp alanlarında kendini doğanın kucağına bırakabilirsin!
15. Samandere Şelalesi Tabiat Anıtı
1988’den beri Türkiye’nin ilk tescilli tabiat anıtı olan Samandere, Abant Gölü’ne yaklaşık 60 kilometre mesafede yer alıyor. 500 metrelik dere boyunca üç ayrı şelale, anıt ağaçlar ve “Cadı Kazanı” adı verilen etkileyici bir doğal çöküntü bulunuyor. Şelaleye ulaşmak içinse merdivenlerden iniliyor. Samandere’nin çevresi kampçılar için uygun olduğu gibi yeme içme imkanları da mevcut.
16. Akkaya Travertenleri

Mudurnu yolu üzerinde bulunan ve Bolu’nun Pamukkale’si olarak anılan Akkaya Travertenleri, etkileyici görüntüsüyle her ziyaretçisini mest ediyor. Yaklaşık 20 derece sıcaklıktaki sodalı ve içilebilir kaynak suyu zamanla bu doğal oluşumu meydana getirmiş. Travertenlerin tepesinde özel bir işletmeye ait yüzme havuzu bulunuyor. Çevresinde piknik yapılabilecek alanlar olsa da yeme içme tesisi bulunmadığı için hazırlıklı gelmek şart.
17. Sünnet Gölü Tabiat Parkı
Göynük sınırlarında yer alan Sünnet Gölü, deprem sonucu oluşmuş doğal bir göl. 18 hektarlık yüzeyi ve 22 metre derinliğiyle etkileyici bir görünüm sunuyor. Dilersen parkta konaklayabilirsin. Ayrıca piknik, doğa yürüyüşü ve bisiklet turu için uygun alanlar yer alıyor. Gölün ortasında yer alan yapay adada ise ördekler, kazlar ve çocuk oyun alanları bulunuyor.
18. Sülüklü Göl
Mudurnu ilçesi yakınlarında yer alan Sülüklü Göl, 300 yıldan daha eski bir deprem sonrası oluşmuş ve yaklaşık 6 hektarlık bir alana yayılıyor. Adını eskiden gölde yaşayan sülüklerden alan bu doğal güzellik, doğa yürüyüşü ve kamp için ideal bir rota! Buraya gittiğinde çeşme, tuvalet ve odun gibi imkanlardan yararlanabilirsin.
Artık Abant’ta doğayla iç içe bir tatil planlamak için hazırsın! Şimdi Etstur’da yer alan uygun fiyatlı ve konforlu Abant otelleri arasından seçim yapma zamanı!