Safranbolu’ya gelip, meşhur Bağlar Gazozu’nu içmeden dönmek olmaz. Bağlar Gazozu 1936 yılından beri Safranbolu’nun lezzet simgelerinden biri. %100 şeker pancarı kullanılarak yapılıyor, limon aroması ile ferahlatıcı, içimi zevkli bir gazoz. Muhakkak soğuk ve pipet ile şişeden içmek gerek. Safranbolu’da her bakkalda, kahvehanede, konakta ve restoranda bulunuyor.
lets-go-safranbolu-07-825x600

Safranbolu’da kahvehane sıkıntısı çekmek imkansız. Küçüğünden, büyüğüne Eski Çarşı kahvehane dolu. Fırsat bulursanız hepsinde sırayla çay, kahve, safran çayı, gazoz için derim. Ama 48 dükkandan oluşan, Tarihi Yemeniciler Arasta’sındaki Arasta Boncuk’a muhakkak gitmek gerek.
lets-go-safranbolu-02-825x600

Arasta Boncuk’un içi de dışı da ayrı güzel. Akşam giderseniz yöresel türküleri canlı dinleyebilirsiniz. Esasında kahvehane ama kahvaltı da var, etli yaprak sarma da çorba da… Ev baklavası ve tatlı kurabiye çeşitleri günlük yapılıyor ve çok lezzetli. Türk kahvesi eski usul, mangalda, ağır ateşte pişiriliyor, bol köpüklü ve yoğun. Arasta Boncuk‘a özel elma çayı nefis. Bakır içinde kepçesiyle birlikte geliyor, bardağınızda bittikçe, kendiniz dolduruyorsunuz. İçi taze mevsim meyveleri ve baharatlarla dolu. Vakti iyi ayarlayıp gitmek gerekli, zira buraya bir oturdun mu kalkmak istemiyorsun.
lets-go-safranbolu-05-825x600

Kaçırılmaması gereken bir diğer kahvehane Tarihi Cinci Han‘da yer alıyor. Tarihi Cinci Han, Safranbolu eşrafından Cinci Hoca olarak bilinen Karabaşzade Hüseyin Efendi tarafından 1645 yılında yaptırılmış. Tarihi İpek Yolu üzerine kurulmuş yüzlerce kervansaraydan biri de Cinci Han’mış.
2004 yılında Cinci Han Otel adıyla turizm faaliyetine başlamış. Han, otel misafirleri haricinde dışarıdan da ziyarete açık. Hanın avlusunda kahve içip, kervansaray olarak kullanıldığı dönemleri düşünüp, hayal kurmak bambaşka bir keyif veriyor insana. Kahve içtikten sonra bir de kulesine çıkıp, Eski Çarşı’ya yukarıdan baktınız mı, işte o zaman keyfim ikiye katlanıyor.
lets-go-safranbolu-04-825x600

Bir yerde oturmak istemeyip sıcak bir şeyler içmek isteyenler, Köprülü Cami‘nin giriş kapısının hemen yanındaki minik dükkandan kahve, menengiç ya da gerçek salep alıp, aynı zamanda Çarşı’yı keşfe devam edebilirler.
lets-go-safranbolu-01-825x600

Safranbolu ziyaretiniz cumartesi gününe denk geliyorsa, şanslısınız. Evet, Eski Çarşı biraz kalabalık oluyor ama her cumartesi 150 yıldır kurulan Safranbolu Pazarı‘nı kaçırmamış oluyorsunuz. Pazarda satılan malzemeler mevsime göre değişiyor. Pazar, sonbahar zamanı çok bereketli. Batı Karadeniz; Bolu, Safranbolu, İnebolu, Kastamonu ormanlarında bolca bulunabilen çok lezzetli bir mantar türü olan Kanlıca mantarı, yağmur sonrası bolca çıktığı için sonbahar pazarında karşıma çıkıyor. Çam, köknar ve kayın diplerini seven Kanlıca, çam ya da çintar olarak da biliniyor. Sarı, turuncu renkli bu mantar, çıktığı ağacın altına göre renk değişiklikleri de gösterebiliyor. Yöre halkı tarafından mangalda ızgara, tavada sote ya da turşu olarak yeniyor. Çok lezzetli bir mantar olan Kanlıca’yı almaya karar verirseniz, muhakkak kese kağıdı, karton kutu ya da sepet gibi plastik olmayan bir taşıma aracında götürün. Aksi halde plastik mantarı bozup, zararlı hale getirecektir, aman dikkat!
lets-go-safranbolu-06-825x600

Safranbolu pazarında ya da sokaklarında, Türkiye’nin en iyi sarımsaklarını bulmak mümkün. Taşköprü, Safranbolu’ya çok yakın olduğu için her köşede, hemen el altında bu güzel sarımsaklara rastlamak mümkün. Kestane, fındık, ceviz gibi yemişler, tarhana, kızılcıklı tarhana, ev eriştesi, doğal salep, kızılcıktan yapılan kiran şerbeti, pestiller ve Safranbolu sirkesi çarşıda, pazarda gözden kaçırılmaması gereken hazineler. Safranbolu’ya çok yakın Yazıköy’de çavuş üzümü yetiştiriliyor. Daha çok sofralık ya da sirke yapımında kullanılan Yazıköy çavuşundan, üzüm henüz ham iken koruk suyu da elde ediliyor. Koruk suyu soğuk soğuk kendi başına içilebileceği gibi, hafif ekşimtırak tat vermek için yemeklere de koyuluyor.
lets-go-safranbolu-03-825x600

Havasıyla, suyuyla, coğrafyasıyla, tarihiyle, konaklarıyla, sakinleri ile ve birbirinden özel, doğal lezzetleri ile bir kere değil, bin kere ziyaret edilesi güzel Safranbolu, yakında tekrar görüşmek üzere!

Yorumlar