Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Prens Adaları’nda Lezzet Yolculuğu

İstanbul’a en yakın, en romantik, ve en eğlenceli kaçış noktası neresidir diye sorsanız, hiç düşünmeden Prens Adaları cevabını veririm. Prens Adaları olarak bilinen İstanbul Adaları; İstanbul’un Anadolu Yakası’nın açıklarında yer alıyor ve büyüklü küçüklü 9 adadan oluşuyor. Bu dokuz adanın beşinde; (Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedefadası) yerleşim bulunuyor. Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası ve Tavşan Adası’nda ise yerleşim yok.
lets-go-adalar-04-825x600

Büyükada; yüzölçümü 5.4 kmolarak, Prens Adaları’nın en büyüğüdür. Eski Yunanca adı Prens anlamına gelen, Prinkipos’dur. Diğer Prens Adaları gibi Büyükada da Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmış olup yine diğer Prens Adaları gibi Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethinden bir ay önce alınmış. Adanın en yüksek tepesinde Aya Yorgi Kilisesi ve Aya Yorgi Manastırı bulunuyor. Resmi araçlar hariç, motorlu taşıtların yasak olduğu adada ulaşım bisikletlerle yapılıyor.

lets-go-adalar-01-825x600

Büyükada Prens Adaları içindeki en büyük adam olduğu gibi, hem en çok turist alan hem de en kalabalık nüfusa sahip olan ada aynı zamanda… Yaz ve bahar aylarında havaların güzelleşmesi ile birlikte Adalar’a artan ilgi kışın soğuk zamanlarda azalıyor. Özellikle sakinliği, biraz da melankolik haleti ruhiyesinden dolayı ben kış aylarında Adalar’a gitmeyi daha çok sevenlerdenim. Siz yine de etrafta daha fazla insan görmek isterim, alternatif restoran ve kafeler de olsun derseniz, o zaman tercihinizi Büyükada’dan yana kullanın derim.
lets-go-adalar-02-825x600

Büyükada’nın mutfağı tabii ki İstanbul mutfağının izlerini birebir taşıyor. Sadece Büyükada değil diğer tüm Prens Adaları için aynı şeyi söylemek mümkün. Dört bir yanı denizlerle çevrili olan adaların mutfak kültüründe, haliyle deniz mahsulleri büyük önem taşıyor. Aynı İstanbul gibi çok kültürlü bir etkiye sahip ada mutfağı. Artan talep ve dışarıdan göç alması ile birlikte 30 sene evvel Adalar’da bulunmayan yemekler artık günümüzde pideden, kebaba kadar geniş bir yelpazede bulunabiliyor.
lets-go-adalar-03-825x600

Eski ada lezzetlerine baktığımızda; asma yaprağında sardalye, midye salma, mangalda su böreği, tarama, uskumru dolması, çiroz, iste kurutularak yapılan likorinoz adı verilen balık pastırması, fasulaki, palamut pilaki, torik lakerda özellikle en sevilen yemekler arasında yer alıyor. Ne yazık ki bugün, bu lezzetlerden birçoğunu yapan restoran ya da meyhane bulunmuyor, evlerde ise belki…

lets-go-825x600-2
Yalnızca çok kültürlü bir yaşamın etkileri değil, bereketli coğrafyanın da etkilerini görmek mümkün eski ada lezzetlerinde… Bir iç deniz olan ve dünyada eşine çok az rastlanan özellikteki suyu ile Marmara Deniz’inin Marmara Deniz’i olduğu dönemlerde, tüm İstanbul’da olduğu gibi Adalar’da da kabuklu ve balık çeşidi bolmuş. Kılıç balığı mesela aynı yunuslar gibi sürü halinde yüzer, zaman zaman taklalar atıp sudan dışarı çıkarmış. Izgarası, şişi, külbastısı hatta fırın kebabı bile yapılırmış. Günümüzde de ada restoranlarında zaman zaman kılıçbalığına rastlansa da bu balıklar Marmara Deniz’inden çıkmıyor, genellikle Akdeniz’den geliyor. Istakoz, pavurya, deniz tarağı ve istiridye de oldukça bolmuş. Ne yazık ki artan kirlilik ve yanlış avlanma sonucu tüm bunlar artık ya hatıralarımızda ya da kitaplarda kaldı. Umuyorum ki gereken önlemler alınır ve önümüzdeki senelerde, şu an elimizde olanları da kaybetmeyiz.
Peki kışın Büyükada’ya gelip nerede ne yenir? Kahvaltıdan, öğle yemeğine, atıştırmalıktan, tatlısına, çay ve kahvesine kadar alternatifler bir sonraki yazımda!

İnci Özay Hatipoğlu
Son Mastori

2 Aralık 2014

Önceki Yazı

Porto’yu Portekizli Gibi Yaşamak İçin Neler Yapmalı?

Sonraki Yazı

Büyükada'da Nerede, Ne Yenir?