Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Moskova’da Gezilecek Yerler

Moskova geçmişle bugünün harmanlandığı ve her köşe başında farklı hikâyelere rastlayabileceğin etkileyici bir destinasyon. Bir yanda Kızıl Meydan’ın görkemi, diğer yanda Moskova Nehri boyunca uzanan dingin manzaralar ziyaretçilerini âdeta büyülüyor. “Moskova nerede?” diye merak ediyorsan hemen netleştirelim: Rusya’nın başkenti olarak Doğu Avrupa ile Kuzey Asya’nın kesişiminde yer alıyor. Hazırsan altın kubbeli katedrallerle dolu bu görkemli şehri birlikte keşfedelim.

Kızıl Meydan

Moskova gezilecek yerler denilince akla gelen ilk duraklardan biri Kızıl Meydan. Burası aslında tüm Rusya’nın simgesel merkezi. Kremlin Sarayı, renkli kubbeleriyle Aziz Vasil Katedrali, zarif mimarisiyle GUM Alışveriş Merkezi ve zengin koleksiyonlarıyla Devlet Tarih Müzesi bu meydanda görebileceklerinden yalnızca birkaçı. Lenin’in Mozolesi ve Meçhul Asker Anıtı gibi Rus tarihinin sembolü hâline gelmiş anıtlar da Kızıl Meydan’ın atmosferini şekillendiren diğer önemli unsurlardan.

Kızıl Meydan yüzyıllar boyunca resmî törenlere, askerî geçitlere, halk gösterilerine ve kritik olaylara tanıklık etmesiyle tarihin canlı bir tanığı. 1990’dan beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’yle koruma altında olan meydan adını Eski Rusça’da kırmızı ve güzel anlamına gelen Krasnaya kelimesinden alıyor.

Kremlin Sarayı

Moskova Nehri’nin kıyısında ve Borovitsky Tepesi üzerinde yükselen saray, yüzyıllardır Rusya’nın güç ve yönetim simgesi olmayı sürdürüyor. Sarayın temelleri 12. yüzyılda ahşap olarak atılmış ve 15. yüzyılda inşa edilen kırmızı tuğla surlarıyla bugünkü görkemli hâline kavuşmuş.

Hem tarihî bir kale hem Rusya Federasyonu Başkanı’nın resmî çalışma alanı olarak kullanılıyor. Bu alanda Katedral Meydanı, Silah Odası (Armoury Chamber), Büyük İvan Çan Kulesi ve Çar Topu bulunuyor. Sarayın ilginç yapılarından biri de Çar Çanı. Bu çan dünyanın en büyük çanı olmasına rağmen bugüne dek hiç çalınmamış.

Kremlin Sarayı’nın ziyarete açık bölümlerini perşembe günleri hariç kış sezonunda 10.00-17.00 arasında gezebilirsin. Yaz sezonundaysa ziyaret saatleri 09.30-18.00 arasında. 2026 yılında bireysel giriş ücreti 1400, rehberli tur ücretiyse 1800 ruble. Diğer bölümleri ayrı bilet alarak gezebilirsin.

Aziz Vasil Katedrali

Moskova’nın simgesi hâline gelen bu katedral Kızıl Meydan’ın en etkileyici yapısı diyebiliriz. 1555-1561 yılları arasında Çar Korkunç İvan burayı Kazan zaferini anmak için inşa ettirmiş. Korkunç İvan’ın, mimarın bir daha böylesine büyüleyici bir eser yapmaması için gözlerini oydurduğu rivayet ediliyor. Kesinliği tartışmalı olsa da bu anlatı, katedralin benzersizliğini vurguluyor.

Katedral renkli kubbeler ve birbirine geçitlerle bağlı on şapelden oluşuyor. Günümüzde müze olarak hizmet veren yapı, iç mekân süslemeleriyle ve labirenti andıran geçitleriyle ziyaretçilerine etkileyici bir deneyim vadediyor.

Müze 5 Haziran, 3 Temmuz, 2 Ağustos ve 4 Eylül’de kapalı. Diğer dönemlerdeyse pazartesi, salı, çarşamba ve pazar günleri 10.00-18.00; perşembe, cuma ve cumartesi günleri 10.00-19.00 arasında ziyarete açık. 2026 güncel giriş ücretleri yetişkinler için 2000; 7-17 yaş arası içinse 1000 ruble.

Kremlin Cephaneliği (Armoury Chamber)

Kremlin Sarayı içindeki bu alan Rusya’daki en eski müzelerden biri. Yüzyıllar boyunca çarlar ve imparatorlar için korunmuş olması Rus monarşisinin gücünü ve zenginliğini gözler önüne seriyor.

Görkemli saltanat arabaları, Büyük Katerina’ya ait olanlar dâhil ihtişamlı taç giyme kıyafetleri, değerli taşlarla bezeli kılıçlar, zırhlar ve silahlar, dünyaca ünlü Fabergé yumurtaları ziyaretçilere imparatorluk dönemi panoraması sunuyor.

Burası 10.00-18.00 saatlerinde açık olsa da gün içinde belirlenen sabit seans saatlerinde ziyaret edebilirsin. 2026 yılında güncel bilet ücretleri yetişkinler için 1400 ruble. Seanslar çoğunlukla 10.00, 12.00, 14.30 ve 16.30 saatlerinde başlıyor ve belirli süreyle sınırlandırılıyor. Bu düzenlemeyle müzenin korunması ve ziyaretçilerin daha rahat gezmesi amaçlanıyor.

Kremlin Katedralleri

Moskova gezi rehberinin sıradaki durağı Sobornaya Ploşad çevresinde yer alan Kremlin Katedralleri. Katedraller Rusya’nın önemli dinî ve siyasi simgeleri arasında yer alıyor.

Meydandaki katedrallerin her biri farklı bir anlama sahip. Altın kubbeleriyle Uspenskiy Sabor çarların taç giydiği başlıca ibadet yeri. Bir diğer katedral olan Başmelek Katedrali hükümdar mezarlarına ev sahipliği yapıyor. Meryem’e Müjde Katedrali’yse saray ailesine özel ve zengin süslemeleriyle dikkatleri üzerine topluyor.

Yüzyıllar boyunca kutsal ayinlere, taç giyme törenlerine ve devlet merasimlerine sahne olan bu meydan, Kremlin’in tarihsel gelişimini gözler önüne seriyor. Katedralleri Kremlin Sarayı’nın ana giriş biletiyle ziyaret edebilirsin.

Bolşoy Tiyatrosu

Dünyanın en seçkin opera ve bale merkezlerinden Bolşoy Tiyatrosu’nun kökenleri 1776 yılına uzanıyor. Neoklasik stilin hâkim olduğu binası ziyaretçilerini ilk bakışta dahi kendine hayran bıraktırıyor. Sanatla özdeşleşen tiyatro uluslararası üne sahip Bolşoy Balesi’nin de ana sahnesi. Üstelik tiyatronun 100 rublelik banknot üzerinde yer alması da Rusya’da sanata verilen değeri kanıtlar nitelikte.

Opera ve bale biletleri yoğun ilgi gördüğü için önceden satın almakta fayda var. Gösteri izleme fırsatı bulamazsan da binayı rehberli turlarla keşfedebilirsin. Bu turlarda geçmişe ışık tutan salonları, fuayeleri ve sahne arkası bölümlerini yakından görebilirsin. Gün içinde sınırlı seanslarla gerçekleştirilen turların saatleri çeşitlilik gösteriyor. Sanatla iç içe bir durak arıyorsan Bolşoy Tiyatrosu tam sana göre!

Moskova Metrosu

Bir yer altı sanat galerisi niteliğindeki Moskova Metrosu’nun tek özelliği şehir içi ulaşımı sağlamak değil. Heykelleri, mozaikleri ve görkemli avizeleriyle uzun yıllardır “Halkın Sarayı” olarak da tanımlanıyor.

İnşası büyük ölçüde Stalin dönemine uzanan metro, olası savaş koşullarında sığınak olarak da kullanılabilecek şekilde planlanmış. Bu yönüyle sanatsal özelliklerinin yanında stratejik öneme de sahip.

Her metro durağı Sovyet tarzını farklı temalarla yansıtıyor. Bu özellik Moskova Metrosu’nu dünyadaki diğer metrolardan ayırıyor. Ziyaretçilerin mutlaka görmesi gereken duraklar arasında ihtişamlı sütunlarıyla Komsomolskaya, renkli vitraylarıyla Novoslobodskaya, çağdaş çizgileriyle Mayakovskaya ve bronz heykelleriyle Ploshchad Revolyutsii bulunuyor.

Metroda öne çıkan diğer bir detaysa güzergâhın anons sesleri. Erkek sesi merkeze giden hatlarda, kadın sesi merkezden dışarı çıkan hatlarda duyuluyor. Bu küçük ayrıntı Moskova Metrosu’nun ince düşünülmüş bir sistemle çalıştığını bir kez daha gösteriyor.

GUM Alışveriş Merkezi

Bu alışveriş merkezi tarihî cephesi, cam tavanı ve köprüleriyle Kızıl Meydan’ın yanında konumlanıyor. Sovyet Dönemi’nin atmosferini yansıtan kafeteryalar, meşhur dondurması ve nostaljik havasıyla ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında. Akşam saatlerinde dış cephesinin ışıklandırılmasıysa Kızıl Meydan’a bambaşka bir atmosfer katıyor.

1890’larda inşa edilen yapının Sovyetler Dönemi’nde “Devlet Mağazası” olarak halkının günlük alışveriş merkezi olarak kullanıldığı biliniyor. Günümüzdeyse dünyaca ünlü lüks markalara, kafelere ve restoranlara ev sahipliği yaparak tarihle modern yaşamı aynı çatı altında buluşturuyor. Şehir turuna kısa bir mola vermek istediğinde buradaki restoranlarda yerel lezzetleri tadabilirsin.

Arbat Caddesi

Şehrin en eski yaya caddelerinden biri olan Arbat için İstiklal Caddesi’nin ikizi diyebiliriz. Günün her saatinde canlı kalan cadde; sokak sanatçıları, portre ressamları ve canlı müzik sanatçılarıyla renkleniyor. Bu hareketlilik Arbat’ı bir yürüyüş rotası olmaktan çıkararak Moskova’nın ruhunu hissedebileceğin açık hava sahnesine dönüştürüyor.

Caddede sıralanan hediyelik eşya dükkânları, kafeler ve restoranlar Arbat’ı hem alışveriş yapmak hem keyifli vakit geçirmek için ideal bir durak hâline getiriyor. Özellikle matruşka gibi geleneksel hediyelikler için cadde zengin seçenekler sunuyor. Moskova seyahatinden yanında küçük hatıralarla dönmek istersen “Moskova’dan Ne Alınır?” rehberimize göz atabilirsin.

Rus edebiyatının önemli isimlerinden Aleksandr Puşkin’in bir dönem yaşadığı ve günümüzde müze olarak ziyaret edilebilen evi de bu caddede yer alıyor. Tüm bu özellikleriyle Arbat Caddesi’ni gezmeyi Moskova bölgesinde yapılacaklar listene ekleyebilirsin.

Devlet Tretyakov Galerisi

Sanatla dolu bir yolculuğa çıkmak istiyorsan rota belli: Devlet Tretyakov Galerisi. 1856 yılında tüccar Pavel Tretyakov tarafından kurulan bu müze günümüzde halka açık. Dünyanın en kapsamlı Rus sanat koleksiyonları burada yer alıyor. Galeride 11. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan geniş bir döneme ait 130 binden fazla eser sergileniyor.

Galeriyi salı-pazar günleri 10.00-18.00; perşembe ve cumartesi günleri 10.00-21.00 arasında gezebilirsin. Pazartesi günleriyse ziyarete kapalı. Bilet fiyatları 2026’da yetişkinler için 700 rubleden, öğrenciler ve çocuklar içinse indirimli olarak 350 rubleden satışa sunuluyor.

Lenin’in Mozolesi

Burası Kızıl Meydan’da Kremlin duvarının hemen önünde yer alıyor. Sovyetler Birliği’nin kurucusu Vladimir Lenin’in mumyalanmış naaşına ev sahipliği yapıyor. 1924’te Lenin’in ölümünden sonra inşa ediliyor ve kırmızı-siyah granit taşlardan oluşan piramit formuyla dikkat çekiyor. Yapıda kullanılan kırmızı granit, komünizmi ve devrimi simgelerken siyah taş, yas ve matem duygusunu temsil ediyor.

Mozoleyi ziyaret etmek ücretsiz. Pazartesi ve cuma günleri kapalı olan mozoleyi diğer günlerdeyse 10.00-13.00 arasında ziyaret edebilirsin. Hatırlatmakta fayda var: Çanta, kamera ve telefon gibi eşyayla içeri girişe izin verilmiyor. Ziyaret sırasında duraksamadan ilerlemek gerektiğinden içeride fotoğraf çekimi de yasak.

Kurtarıcı İsa Katedrali

Moskova Nehri kıyısında altın kubbeleriyle yükselen bu katedral uzaktan bile ihtişamını hissettiriyor. İlk yapı Napolyon’a karşı kazanılan zaferin ardından bir şükran nişanesi olarak inşa edilse de 1931’de Stalin’in emriyle tamamen yıktırılmış. Uzun yıllar boyunca yıkık durumda kalan Kurtarıcı İsa Katedrali 1990’larda orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş. Bu yeniden inşa süreci Rus halkı için inanç, kimlik ve tarih simgesi olarak değer taşıyor.

Burada aynı anda yaklaşık 10.000 kişi ibadet edebiliyor. Bu yönüyle katedral dünyanın en uzun ve en büyük Ortodoks kilisesi olarak biliniyor. İç mekândaki freskler, ikonalar ve yüksek tavanlar yapının dış cephesindeki görkemi içeride de hissettiriyor.

Gorky Parkı

Şehrin popüler dinlenme ve sosyal yaşam alanı: Gorky Parkı. Moskova Nehri’nin kıyısında bulunan bu park; göletleri, yürüyüş alanları, spor parkurları, açık hava sineması, kafeleri ve dönemsel sergileriyle klasik bir park anlayışının ötesine geçerek yaşayan bir kültür kompleksi hâline geliyor.

Sovyet Dönemi’nde işçilerin sosyalleşmesi ve eğlenmesi amacıyla planlanan Gorky Parkı günümüzde keyifle vakit geçirilen canlı bir buluşma noktası. Yaz aylarında bisiklet sürenlerle, paten yapanlarla ya da nehirde tekne turuna çıkanlarla canlanıyor. Kış mevsimindeyse Avrupa’nın en büyük buz pateni pistlerinden birine dönüşüyor.

Puşkin Devlet Güzel Sanatlar Müzesi

Moskova’nın sanatsal yönünü yansıtan diğer bir durak olan Puşkin Devlet Güzel Sanatlar Müzesi, Tretyakov Galerisi’yle birlikte şehrin sanat rotalarının vazgeçilmez durakları arasında yer alıyor. Burası 1912’de Moskova Üniversitesi bünyesinde kuruluyor ve adını ünlü şair Aleksandr Puşkin’den alıyor.

Rusya’nın en kapsamlı Avrupa sanatı koleksiyonuna sahip olan müzede seni nelerin beklediğini daha da detaylandıralım. Antik Mısır ve Yunan eserlerinden Rönesans, Barok ve Avrupa sanatına uzanan resim, heykel ve arkeolojik parçalarla zenginleşen koleksiyonda Anadolu kökenli eserler ve Troya Hazineleri’nden bazı parçalar da yer alıyor.

11.00-20.00 saatlerinde ziyaret edebileceğin müze pazartesi günleri ziyarete kapalı. Giriş ücreti yetişkinler için 500, gençler içinse 400 rubleden başlıyor. Sergi ve koleksiyonlara ait farklı bilet seçenekleri de bulunuyor.

Novodevichy Manastırı ve Mezarlığı

Burası Moskova’nın en iyi korunmuş tarihî manastır komplekslerinden biri. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan yapı, 16. yüzyılda inşa edilmiş. Barok mimarinin estetik unsurlarıyla şekillenen ince işçiliği ve zarif detaylarıyla ilgi çekiyor. Surlarla çevrili manastır alanı, altın kubbeleri ve simetrik yapısıyla kentin silüetine estetik bir dokunuş katıyor.

Manastırın bitişiğinde bulunan Novodeviçi Mezarlığı bu alanı sıradan bir dinî yapı olmanın ötesine taşıyarak simgesel bir alan hâline getiriyor. Bu mezarlıkta büyük şair Nâzım Hikmet’in ebedî istirahatgâhı bulunuyor. Bunun yanı sıra Anton Çehov, Nikolay Gogol, Mihail Bulgakov gibi edebiyat dünyasının önemli isimleriyle birlikte birçok sanatçı, siyasetçi ve devlet insanının mezarları da burada yer alıyor.

Aleksandr Bahçesi ve Meçhul Asker Anıtı

Kremlin duvarları boyunca uzanan Aleksandr Bahçesi şehir merkezinde konumlanıyor. Napolyon’a karşı kazanılan zaferin ardından düzenlenen bu halka açık park, tarihin dinginliğini günümüze taşıyan bir araç görevi görüyor.

Bahçenin en anlamlı noktası Sovyet askerlerinin II. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybetmesi üzerine yapılan Meçhul Asker Anıtı. Anıtın önünde hiç sönmeden yanan ebedî ateş savaşta yaşamını yitirenleri simgeliyor. Her saat başı gerçekleşen askerlerin nöbet değişimi töreni ziyaretçilere duygusal anlar yaşatıyor.

Tarihî öneminin yanı sıra günümüzde bu park, herkesin dinlenebileceği yeşil alanlar sunuyor. Seyahatin özellikle bahar aylarına denk geliyorsa burada vereceğin kısa bir molayla enerjini tazeleyebilirsin.

Devlet Tarih Müzesi

Kızıl Meydan’ın girişinde yer alan kırmızı tuğlalı Devlet Tarih Müzesi Rusya’nın geçmişini kapsamlı şekilde sergiliyor. Müzede Taş Devri’nden Romanov Hanedanı’nın son dönemine kadar bir tarihî yolculuğa çıkabilirsin. Milyonlarca eseri kapsayan koleksiyonu sayesinde ülkenin siyasi, kültürel ve toplumsal gelişimini yakından tanıma imkânı veriyor.

Her salonu farklı bir dönemi yansıtacak şekilde kurgulanan iç dizaynıyla da oldukça ön planda. Genellikle 10.00-21.00 arasında ziyaret edilebilen ve salı günleri kapalı olan Devlet Tarih Müzesi’nin giriş ücreti yetişkinler için 2026 yılı itibarıyla 700 ruble.

Rusya Fuar Merkezi (VDNKh)

Sovyet Dönemi’nden günümüze ulaşan en büyük açık hava parklarından ve sergi alanlarından biri. Kuruluş amacı Sovyetler Birliği’nin ekonomik, bilimsel ve teknolojik başarılarını sergilemek. Farklı Sovyet cumhuriyetlerini temsil eden anıtsal pavyonları, heykelleri ve simgesel Halkların Dostluğu çeşmesiyle ünlü.

Günümüzde VDNKh, tarihî kimliğini korumayı başararak Kozmonotluk Müzesi ve çeşitli eğlence alanlarıyla yerel halkın ve turistlerin keyifle vakit geçirdiği popüler bir gezi durağı olmuş.

Serçe Tepeleri (Sparrow Hills)

“Ben şehri bir de panoramik açıdan izlemek istiyorum!” diyorsan Serçe Tepeleri doğru adres. Moskova Nehri’nin kıyısındaki bu yüksek tepeden Lujniki Stadyumu, Moscow-City gökdelenleri ve Stalin’in Yedi Kız Kardeşi’nden biri olan görkemli Moskova Devlet Üniversitesi binası gibi şehrin simge yapıları rahatlıkla görülüyor. Özellikle gün batımındaki manzarasında eşsiz kareler yakalayabilir, Moskova gezi albümüne ekleyebilirsin.

Kozmonotluk Anıt Müzesi

Rusya ve Sovyetler Birliği’nin uzay keşiflerindeki önemli başarılarını yakından tanımak isteyenlere müjdeli haber: Kozmonotluk Anıt Müzesi’yle 20. yüzyılın en önemli olaylarından birini daha yakından inceleyebilirsin. Burası VDNKh parkının yakınında, tepesinde bir roket bulunan 100 metrelik Uzay Fatihleri anıtının hemen altında yer alıyor. Müzede Yuri Gagarin’in uzay kapsülü, Sovyet uzay giysileri, roket motorları ve Lunokhod ay aracı gibi ilgi çekici objeler mevcut.

Bu müze uzay ve bilim meraklıları için biçilmiş kaftan. Eğitici ve görsel olarak etkileyici bir deneyim vadediyor. Pazartesi kapalı olan müzeyi diğer günler 10.00-19.00 arasında ziyaret edebilirsin. 2026 yılında giriş ücreti yetişkinler için 490, 7-18 yaş arasındakiler içinse 350 ruble olarak alınıyor.

Zaryadye Parkı

Zaryadye Parkı, Kızıl Meydan ve Kremlin’in hemen yanında konumlanıyor ve modern şehir parkları arasında yenilikçi stiliyle benzerlerinden ayrılıyor. Farklı coğrafi bölgeleri yansıtan peyzaj tasarımlı parkta tundra, bozkır ve orman temaları bir araya gelerek ziyaretçilere âdeta mini bir Rusya turu sunuyor.

Parkın nehir üzerinde süzülen V şeklindeki köprüsü için buranın en etkileyici noktası diyebiliriz. Panoramik şehir manzaraları sunan bu köprüye yerli ve yabancı ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor. Bunun yanı sıra konser ve sergi alanları bulunan parkta kültür ve sanat etkinlikleri de düzenleniyor.

Tverskaya Caddesi

Moskova’nın kalbindeki bu cadde şehrin en prestijli alışveriş bulvarı. Sovyet Dönemi’nde “Gorki Caddesi” olarak anılan cadde bölgenin en eski elektrikli aydınlatmaya sahip noktalarından biri.

Kremlin yakınlarından başlayarak kilometrelerce uzanan cadde lüks mağazalar, korunma altındaki yapılar, restoranlar ve tiyatrolarla dolu canlı bir sokak koridoru sunuyor. Burası aynı zamanda Moskova’nın canlı atmosferini deneyimleyebileceğin harika bir yürüyüş rotası. Tverskaya Caddesi’nde birkaç dakika geçirerek dahi şehrin kültürünü yakından gözlemleyebilirsin.

İzmailovo Kremlini ve Pazarı

İzmailovo Kremlini geleneksel Rus mimarisini yansıtan renkli ve masalsı görünüme sahip. Tarihî bir yapıdan ziyade turistler için tasarlanmış bu kompleks, eğlence ve kültür aktivitelerini bir arada sunuyor. İçindeki büyük bit pazarında matruşka, kehribar, Sovyet Dönemi hatıraları ve el sanatlarının en güzel örneklerini bulabilirsin. Hatırlatma yapmadan geçmeyelim, pazarlık yapmak burada oldukça yaygın!

Kompleks, Ekmek Müzesi gibi ilgi çekici küçük müzelere de ev sahipliği yapıyor. Bu yönüyle keyifli ve renkli bir gün geçirmek isteyenlere farklı bir deneyim vadediyor.

Zafer Parkı (Park Pobedy)

Zafer Parkı II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferi anmak için inşa edilmiş. Parkın merkezinde savaşın sürdüğü gün sayısını simgeleyen 141,8 metre yükseklikte etkileyici bir anıt yer alıyor.

Parkta ayrıca Büyük Vatanseverlik Savaşı Müzesi de bulunuyor. Burada savaşla ilgili etkileyici sergiler ve belgeler görebilirsin. Cami, sinagog ve Ortodoks kilisesini bir arada sunan park, Rusya’nın çok inançlı ve hoşgörülü yapısına işaret ediyor.

Tsaritsyno Parkı ve Sarayı

Şehrin güneyindeki Tsaritsyno, neo-gotik stille tasarlanan büyük bir park ve saray. Büyük Katerina tarafından yazlık konut amacıyla inşa ettirilse de yapımı tamamlanamamış. Yıllarca harabe kalmasının ardından yakın zamanda restore edilerek görkemli bir müzeye ve peyzajlı park alanına dönüştürülmüş. Göletler, çeşmeler ve köklü binalarıyla şehir merkezinden uzakta bir dinlenme alanı olarak burada vakit geçirebilirsin.

Kolomenskoye Parkı ve Sarayı

Moskova’nın parklarla ve saraylarla dolu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun diğer bir örneğiyse Moskova Nehri kıyısındaki Kolomenskoye. Bu alan aslında eski bir kraliyet mülkü. Rus çarlarının en sevdiği yerlerden biri olan park, ahşap mimarinin eşsiz örneklerini barındırıyor.

Parkın en ünlü yapısı tek çivi kullanılmadan inşa edilen ve UNESCO listesinde yer alan Göğe Yükseliş Kilisesi. Çar I. Aleksey’in orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilen çarpıcı ahşap sarayını da mutlaka ziyaret etmelisin.

Ostankino Kulesi

Moskova’nın simgesi olan Ostankino Kulesi 540 metre yüksekliğiyle Avrupa’nın en yüksek yapılarından biri olarak biliniyor. Burası aslında bir radyo ve televizyon kulesi. 360 derecelik şehir manzarası sunan açık gözlem güvertesiyle Moskova’ya başka bir perspektiften bakmana yardımcı oluyor. 337 metre yükseklikteki ana gözlem katında şeffaf cam zemin bulunuyor. Yükseklik korkun yoksa burası oldukça heyecan verici bir deneyim olabilir.

Kulede dönen bir restoran da hizmet veriyor. Ziyaret saatleri 10.00-22.00 arasında. 2026 yılında 360 derecelik Moskova panoraması turu için güncel giriş ücreti yetişkinlerde 1000 1500, çocuklarda 700-1000 ruble arasında değişiyor. Diğer rota ve bilet seçenekleri için kulenin resmî internet sitesini kontrol edebilirsin. 6 yaşından küçüklerin kuleyi ziyaret etmesine izin verilmiyor.

Moscow-City

Moscow-City bölgenin haraketliliğini hissettiren dinamik bir görünüme sahip. Yüksek gökdelenleriyle iş hayatının kalbinin attığı bu alan Avrupa’nın en yüksek binalarını bir araya getiriyor. Bu özelliğiyle “Moskova’nın Manhattan’ı” olarak anılıyor. Bazı gökdelenlerdeki gözlem güvertelerinden şehrin panoramik manzarasını izlemek mümkün.

Soğuk Savaş Müzesi (Bunker-42)

Soğuk Savaş döneminde nükleer saldırılara karşı komuta merkezi olarak tasarlanan bu müzenin farklı bir hikâyesi var. Burası aslında yerin 65 metre altında bulunan eski bir nükleer sığınak. Günümüzde gaz maskeleri, radyolar ve propaganda afişleri burada sergileniyor. Kalın çelik kapılardan geçtikten sonra dar koridorlarda yürürken dönemin atmosferini hissedebilirsin.

Müzeyi 10.00-19.00 arasında ziyaret edilebilirsin. 2026 yılında bilet fiyatları 2300-4500 ruble arasında değişiyor. 8 yaşından küçük çocuklarsa içeriye alınmıyor.

Büyük Ivan Çan Kulesi

Kremlin Katedraller Meydanı’nda yükselen bu görkemli kule, Kremlin’in en yüksek yapısı olarak silüete damgasını vuruyor. 1600 yılına kadar Moskova’nın en yüksek binası ünvanını taşıyan kulenin bugünkü 81 metrelik yüksekliği Çar Boris Godunov’un emrinden kaynaklanıyor.

Kule içinde en büyüğü tam 65,5 ton ağırlığında olmak üzere farklı boyutlarda 21 çan yer alıyor. 137 basamağı tırmanıp zirveye ulaştığındaysa tüm yorgunluğuna değen bir manzara sana kucak açıyor.

Büyük Ivan Çan Kulesi 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Giriş ücretiyse 2026 yılında 350 ruble.

Stalin Gökdelenleri

Bu gökdelenler “Yedi Kız Kardeş” adıyla bilinen ve farklı bölgelere yayılan yedi anıtsal yapıdan oluşuyor. 1947-1953 yılları arasında Stalin’in emriyle inşa edilen binalar Stalinist mimarinin en güçlü örnekleri arasında gösteriliyor. Şehrin silüetinin ayrılmaz bir parçası olarak birçok noktadan görülebiliyor.

Günümüzde Moskova Devlet Üniversitesi, çeşitli oteller, Dışişleri Bakanlığı binası ve konut olarak kullanılan bazı yapılar bu gökdelenler arasında yer alıyor.

Moskova gezilecek yerler listesi burada sona eriyor. Bu rehber boyunca sana Moskova başkentini tanıttık ve seni şehrin köklü geçmişiyle zamanda yolculuğa çıkardık. Şimdi rehberimizdeki durakları yerinde keşfetmenin tam zamanı! Etstur’un sade arayüzünden ulaşım için Moskova uçak bileti ve konaklama seçenekleri için Moskova otelleri sayfalarını inceleyebilirsin. Dilersen Etstur güvencesiyle hazırlanan Moskova turları seçeneklerini değerlendirerek Moskova’nın yanı sıra St. Petersburg’u da keşfedebilirsin.

Önceki Yazı

Eskişehir'de Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı

Danimarka’da Gezilecek Yerler