Gökçeada'da gezilecek yerler

Gökçeada’ya ilk defa gittim ve adayı gezerken “Neden daha önce buraya hiç gelmemişim?” sorusunu sıkça tekrar ettim. İlk buluşmamız baharın canlı renklerine denk geldiği için mutluyum. Tabii adanın diğer mevsimlerini de merak etmiyor değilim… Sen de benim gibi daha önce hiç buraları görmediysen, önümüzdeki tatil sezonunda mutlaka güzel bir Gökçeada tatili planlamalısın. İzin ver; doğası, köyleri, taş evleri, özgür ruhlu keçileri ve koyunları ile Gökçeada seni de etkilesin!

Gökçeada'da gezilecek yerler

Türkiye’nin En Büyük, En Batı, İlk ve Tek Cittaslow Adası…

Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada; bozulmamış doğası, çok kültürlü yapısı ve organik tarım faaliyetleri sayesinde Haziran 2011 itibarıyla Cittaslow unvanı almış ve dünyanın ilk ve tek sakin adası olarak nam salmış. Ayrıca Türkiye’nin en batı noktası İncirburnu da Gökçeada’da yer alıyor.

İşte böyle pek çok değeri bünyesinde toplayan Gökçeada, doğal güzellikleriyle göz dolduruyor. Buraları bahar renkleri ile donandığında görmek gerek… Yemyeşil doğası, capcanlı çiçekleri, berrak denizi, etrafta özgürce dolanan koyunları ve keçileri ile Gökçeada, baharda bir masal diyarına dönüşüyor diyebilir miyiz? Gördüğüm kadarı ile diyorum ki, evet!

Gökçeada'da gezilecek yerler

Gökçeada’nın Eski Adı Nedir?

Gökçeada’nın eski adı İmbros (Imbrus) olarak biliniyor. Antik tarihçi Thoukydides’e göre adada yaşayan Atinalı göçmenler adaya, Luwi dilinde “Yüce Ana Tanrıça” anlamına sahip olan “İmaura” ismini vermiş. Bu isim zamanla İmbros’a dönüşmüş ve Osmanlı Türkleri zamanında da ada, İmroz ismini almış. 29 Temmuz 1970 tarihinde ise bu topraklar Gökçeada ismini almış. Günümüzde İmroz ismi de Gökçeada ismi de sıklıkla kullanılıyor.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Gökçeada’ya Nasıl Gidilir?

Biz Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde yer alan Kabatepe Feribot İskelesi’nden Gökçeada’ya ulaşım sağladık. Feribot biletini online olarak erkenden almanın avantaj sağladığını da söylemiş olayım. Yoğun sezonda önceden bilet almadan geldiğinizde sonraki seferi beklemek zorunda kalabilirsiniz.

Kabatepe’den Gökçeada’ya yaklaşık 1 saat 20 dakikalık bir sürede ulaştık. Kuzu Limanı Feribot İskelesi’nden Gökçeada merkeze olan mesafe 7 km civarı. Aracımızla kısa sürede kalacağımız yere ulaştık. Odamıza yerleştikten sonra günün keşiflerine başladık.

Gökçeada oldukça büyük bir yer ve gezilecek Rum köyleri, görülecek koylar birbirinden uzakta kalıyor. Yürüyerek her yeri gezmek mümkün olmayacağından adaya araçla gelmek avantajlı oluyor.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Gökçeada’nın Köyleri

Gökçeada merkez dışında, burada 10 köy bulunuyor. Gökçeada’nın Rum köylerinden gezmeye başlayabilirsin. Nostaljik atmosferleri, taş yapıları ve keyifli sokakları ile bu köyler bolca ziyaretçi çekiyor. Biz nisan sonunda gittiğimiz için kalabalığa denk gelmedik. Yemyeşil doğanın canlılığı ve taş evlerin nostaljik ruhu arasında bolca gezindik ve serotonin seviyemizi yükselttik.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Tatil sezonu dışında adayı ziyaret etmiş olmanın artısı boş sokaklarda rahatça yürüyüp, sakince vakit geçirmek ve güzel fotoğraflar çekebilmek oldu. Eksi yanı ise köylerde merak ettiğim kafelerin, sanat atölyelerinin, butiklerin kapalı olması ve bir de Rum köylerinde yer alan restoranlarda yaşatılan taverna eğlencelerinin henüz başlamamış olmasıydı.

Gökçeada’nın köyleri; Zeytinliköy, Yeni Bademli, Kaleköy, Eski Bademli, Tepeköy, Eşelek, Şahinkaya, Dereköy, Şirinköy ve Uğurlu olarak sıralanabilir. Biz adada geçirdiğimiz iki gün içinde, Gökçeada’da gezilecek yerler listesinin yıldızları sayılabilecek Zeytinliköy, Tepeköy, Bademli Köyü ve Kaleköy dörtlüsünü keşfettik. Her birinin sokaklarında yürümekten çokça keyif alsam da sanırım favorim Bademli Köyü oldu!

Gökçeada'da gezilecek yerler

1. Zeytinliköy

Zeytinliklerle kaplı tepelerin eteklerinde yer alan Zeytinliköy; tarihi evleri, sokakları ve meydanı ile huzurlu bir atmosfere sahip. Sokaklarda yürürken buraların meşhuru Barba Hristo Tatlıları’nı tatmaya karar verdik ancak kalıcı olarak kapatıldığını öğrendik. Onun yerine Mina Cafe’nin hoş müzikleri eşliğinde keyifle oturduk ve damla sakızlı muhallebi ile panna cotta yedik. Her ikisi de gayet lezzetliydi. Kahvelerimizin yanında da yine buraların en özel lezzetlerinden Efibadem kurabiyesi vardı. Mutlaka tatmalısın!

Gökçeada'da gezilecek yerler

2. Tepeköy

Kendini zaman tünelinde hissedeceğin bir diğer köy de Tepeköy. Gökçeada’nın en yüksek ikinci köyü olan Tepeköy sokakları da tam fotoğraf çekmelik. Biz buraları gezdikten sonra ilk akşamı Barba Yorgo’da, lezzetli yemekler eşliğinde geçirdik; ortamı, manzarayı, bizimle ilgilenen insanları çok sevdik. Adanın boş zamanı olduğu için kolaylıkla yer bulduğumuz restoranda haziran itibarıyla müzik başladığını ve önceden rezervasyon yaptırmazsak yer bulmanın mümkün olmadığını öğrendik. Gidecek olanların bilgisine…

Bir gün batımı aşığı olarak Gökçeada’da gün batımı izlenecek yerlere akarken Tepeköy Çınaraltı dikkatimi çekmişti. Gökçeada’da anıt niteliğinde koruma altına alınan çınar ağaçlarının en yaşlısı burada bulunuyor. Çınar ağacı altında yer alan tahta masa ve sandalyelerde oturup sıcacık çayımızı yudumlarken manzarayı ve gün batımı sahnesine renk katan özgür koyun ve keçileri keyifle izledik. Güneş batıp da hava iyice serinleyince dönüşe geçtik.

Gökçeada'da gezilecek yerler

3. Bademli

Bademli Köyü, adını çevresinde çok sayıda bulunan badem ağaçlarından alıyormuş. Yine buradaki evler ve sokaklar da oldukça fotojenik. Çoğu yer kapalı olmasına rağmen gezerken burayı bir başka sevdim. Sadece bir açık dükkan vardı; farklı tasarım ürünler, el yapımı çantalar, magnetler, kendi üretimleri olan lavanta yağı, çeşitli takılar gibi farklı şeyler satıyorlardı.

Gökçeada’nın anıt niteliğindeki tarihi çınarlarından biri de burada yer alıyordu. Çınarın olduğu yerde, bizi Gökhan’ın Bal Çiftliği’ne çağıran bir patika gördük. Yeşilliklerle çevrili dar bir patika, bazı yerlerde geçişi kolaylaştırmak için döşenmiş taşlar, tam doğru yere mi gidiyorum acaba diye düşünürken beliren “Gökhan’ın Bal Çiftliği” tabelaları, yaklaştığımızı belli eden bir zil uyarısı ve sonunda özenli ve enerjisi güzel bir bahçe…

Kısa ve keyifli bir macera gibiydi bu yol ve vardığımızda Gökhan Bey ile konuşurken bu yolu tam 13,5 günde kendisinin hazırladığını öğrendik. 2019’dan bu yana bulunduğu yeri, güzel ve yaratıcı bir yaşam alanına çevirmiş olmasının hikayesini dinlemek güzeldi. Son olarak ödüller almış balları hakkında hazırladığı sunumu dinledik ve seçimimizi çam balından yana yaparak buraya veda ettik.

Gökçeada'da gezilecek yerler

4. Kaleköy

Gökçeada’daki son durağımız adanın en yüksek noktasında yer alan Kaleköy oldu. Gökçeada’ya hoş bir veda için gün batımının meşhur adreslerinden Imroz Poseidon Restoran’a rezervasyon yaptırdık. Gün boyu adanın etrafını, koyları, Gökçeada Tuz Gölü’nü dolaşıp Türkiye’nin en batı noktasına kadar uzandıktan sonra Kaleköy’e geldik. İlk olarak Mustafa’nın Kayfesi’nde oturup biraz dinlendik. Burası da çınar altına yerleşip ferahlayabileceğiniz hoş bir ortama sahip. Kafenin yan tarafındaki masaları sonradan fark ettik. Oradaki masalar da güzel bir manzaraya bakıyor. Yani buraya geldiğinde istersen çınarın altına kurulabilir istersen de manzarayı içine çekebileceğin tarafta oturabilirsin.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Kaleye doğru yürüyüşe geçtiğimizde İmroza Sabun Atölyesi tabelasını gördük. Buraya da uğramaya karar vermiştik ama zamanlama hatası yapmışız. Belirli bir saatten sonra ziyaretçi almadıkları için bu ekolojik yaşam atölyesinin içine giremedik. Yan tarafındaki yoldan kaleye doğru yürürken biraz bahçesini görebildim, çok güzel çiçekler vardı… Bir sonraki Gökçeada tatili için burayı not ettim kendime. Kale kalıntılarının bulunduğu tepede biraz oturup manzarayı izledik. Gerçekten çok keyif aldığım anların ardından restorana geçtik. Hoş sohbet ve güzel mezeler eşliğinde günü uğurladık.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Gökçeada’nın Plajları

Hava gün içinde fena değildi ancak biz denize girmek için hazırlıklı gelmediğimizden sadece koyları, kıyıları şöyle bir turladık. Elimizi suya sokmakla yetindik. Gökçeada’da denize girilecek yerler arasında Laz Koyu, Gizli Liman Plajı, Aydıncık Plajı, İncekum Plajı, Kefalos Plajı öne çıkıyor. Yıldız Koyu da adanın kuzeyindeki tek plaj olarak dikkat çekiyor. Burada bir kamp alanı gördük. Bir sonraki tatili Gökçeada’da kamp olarak planlayabiliriz.

Feribotun geldiği yerde de kumlu ve geniş bir plaj olan Kuzulimanı Plajı bulunuyormuş. Marmaros Plajı da bakir bir koyda olması ile dikkat çekiyor. Bu plaja giderken Marmaros Şelalesi’ni görmek de güzel olabilir. Biz bu tatilde göremedik, sonraki gelişimiz için burayı da notlarımıza ekledik.

Gökçeada'da gezilecek yerler

Geri Dönüş Yolları…

Zeytin ağaçları arasında uzanan yollar, yemyeşil meralarda gezinen özgür koyunlar ve keçiler, baharın getirdiği canlılığın en güzel ifadeleri olan rengarenk çiçekler, damla sakızlı muhallebiler, nostaljik Rum köyleri, taş evler ve dahası ile Gökçeada’yı görmek beni çok mutlu etti. Bir sonraki buluşmada yapılacaklar listem bile varsa arayı çok açmayacağız demektir.

Biz bu gidişte Şahika Konukevi’nde kaldık ve memnun ayrıldık. Sen de Gökçeada otelleri arasından sana en uygun olanı seçip yolculuğunu planlamaya başlayabilirsin!

Gökçeada'da gezilecek yerler

Yorumlar