Bazı şehirler yalnızca yapılarıyla değil, sessizliğiyle de büyüler. Assos da onlardan biri. “Assos nerede, hangi bölgede?” diye merak ediyorsan bu eşsiz antik kent, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde yer alıyor. Assos aynı zamanda Balıkesir’e de yakın bir konumda.
Ege’nin rüzgârını arkana alıp Behramkale’nin yokuşlarını tırmandığında zamanın burada başka bir ritimde aktığını fark edebilirsin. Midilli’ye göz kırpan tepelerindeki binlerce yılın hatırası eşsiz bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Zamanın bilgeliği sinmiş andezit taşlarında yürürken geçmişle bugünün yan yana durduğunu hissedebilirsin. Assos’un Behramkale bölgesi bu etkileyici atmosferiyle tarihin ve doğanın iç içe geçtiği en özel yerlerden.
Bir zamanlar Aristoteles’in felsefe konuştuğu, tanrıçalara adanmış tapınakların göğe yükseldiği bu antik kent, şimdi sana hem sessizliğini hem hikâyelerini sunmaya hazır. Senin için hazırladığımız Assos gezi ve tatil rehberiyle “Assos nasıl bir yer, Assos’ta ne yapılır?” sorularının cevaplarını birlikte bulma zamanı!
Assos Antik Kenti
Denizden 236 metre yükseklikte, sönmüş bir volkanik tepenin zirvesine kurulan Assos Antik Kenti, andezit taşından yapılmış etkileyici yapılarla çevrili. Şehirde baş döndürücü yükseklikte, on iki Olimpos tanrısından biri olan Athena’ya ithaf edilmiş bir tapınak var. Bunun dışında Assos’ta gezip görebileceğin başlıca yapıların arasında antik tiyatro, agora, antik kenti çevreleyen 3200 metre uzunluğundaki surlar ve nekropol yer alıyor.
Peki, bir tapınağın gölgesinde binlerce yıllık felsefeye kulak vermeye ne dersin? Dünyaca ünlü filozof Aristoteles’in MÖ 347-344 yılları arasında Assos’ta yaşadığı biliniyor. Aristoteles’in antik kentte kaldığı süre boyunca okul kurup öğrencileriyle felsefe kouştuğu da rivayet ediliyor. Anadolu’da MÖ 6. yüzyıldan kaldığı bilinen tek dor nizamlı tapınağa sahip bu antik kent, 2017 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne girmeyi başardı.
“Çanakkale-Assos arası kaç kilometre?” diye soranlar için belirtelim: Burası Çanakkale merkeze yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Sabah 08.30’dan akşam 19.30’a kadar ziyaret edilebilir. Ayrıca Assos Antik Kenti haftanın her günü açık ve MüzeKart geçerli.

Athena Tapınağı
Göğe yakın bir noktada tarihle baş başa kalmaya ne dersin? Assos’un en yüksek tepesinde durduğunda Athena Tapınağı’nın sütunlarının arasında hayatı başka bir gözle görecek, Midilli Adası’na bakan o sonsuz maviliğe dalacaksın. Tapınak adını bilgelik ve savaş tanrıçası Athena’dan alıyor. MÖ 530’lu yıllarda yapıldığı düşünülen bu yapı, Anadolu’da Arkaik Dönem’de inşa edilen tek dor nizamlı tapınak olarak biliniyor.
Fotoğraf çekmeyi seviyorsan burada harika kareler yakalayacağına şüphen olmasın! Özellikle gün batımında Midilli Adası’na doğru bakarken nefis bir manzarayla karşı karşıya kalabilirsin. Buradan muhafaza edilmek ve sergilenmek üzere alınmış frizleri İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde yakından görebilirsin. Tapınağın buluntuları Boston ve Louvre müzelerinde de sergileniyor. Athena heykeliyse 1800’lü yıllarda Amerika’ya götürülmüş.
Athena Tapınağı bugün hâlâ Assos’un ruhunu en iyi yansıtan yapılardan biri olarak oldukça ilgi görüyor. Athena Tapınağı’nı ayrıca bilet almana gerek kalmadan Assos Antik Kenti Ören Yeri biletiyle gezebilirsin.
Antik Tiyatro
Assos’ta denize nazır bir tiyatro… Antik kentin güney yamacında, Agora’nın batısında konumlanan tiyatronun MS 2. yüzyıl civarında, Roma Dönemi’nde inşa edildiği düşünülüyor. Yaklaşık 2500-5000 kişilik kapasitedeki tiyatro, restore edildikten sonra etkinliklere de ev sahipliği yapmaya başlamış. Dilersen bu etkinliklere katılarak atmosferin tadını çıkarabilirsin. Assos Antik Kenti gezisi dâhilinde burayı gezmek için tekrar bilet almana gerek yok. Antik Kent biletinle gönlünce gezebilirsin.

Behramkale Köyü
Behramkale Köyü, Assos gezilecek yerler listesinin önemli duraklarından. “Assos, Behramkale nerede?” diye merak ediyorsan hemen söyleyelim. Behramkale; Assos Antik Kenti surlarının girişinde bulunan, ören yeriyle iç içe geçmiş bir Osmanlı köyü. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarıyla seni daha ilk adımında nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. Ayrıca bölgeye özgü kızıl andezit taşından yapılmış tarihî evler de buraya bambaşka bir hava katıyor. Bir zamanlar Aristoteles’in yaşadığı köyden antik kent tarafına çıkan yokuşta yerlilerin satış yaptığı tezgâhlara denk gelebilirsin. Ağzını sulandıracak, yöreye özgü lezzetlerin tadına bakmak istersen buradan alışveriş yapabilirsin.
Köyde yürürken yolun seni Osmanlı izlerini taşıyan iki önemli yapıya çıkaracak: Hüdavendigar Camii ve hemen yakınındaki Hüdavendigar Köprüsü. I. Murat Dönemi’nde inşa edilen bu cami, sade mimarisiyle Assos’un tarihsel dokusuna zarifçe eşlik ediyor. Camiyi gördükten sonra biraz ileride karşına çıkacak kemerli taş köprüyse yıllara meydan okuyan yapısıyla geçmişle bugünün arasında âdeta bir geçit kuruyor.
Behramkale Köprüsü
Behramkale Köprüsü, Assos’ta gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazlarından. Ayvacık’tan Behramkale’ye uzanan yolun üzerinde yer alan, Tuzla Çayı’nın serin sularını aşarak seni karşılayan bu taş köprü yüzyıllardır dimdik ayakta. Muhtemelen Sultan I. Murat Hüdavendigar Dönemi’nde, 14. yüzyılda inşa edilen bu köprü, bölgeye özgü taşlardan yapılmış kemerleriyle etkileyici bir yapı. Araç trafiğine kapalı olan köprünün üzerinden yürüyerek geçebilir, kendini tarihin taşlara işlenmiş sessiz anlatısına bırakabilirsin. Çanakkale, Assos, Behramkale seyahatindeyken bu eşsiz deneyimi de yaşamanı öneririz.

Hüdavendigar Camii
Cami 14. yüzyılda, I. Murat Hüdavendigar’ın sağladığı kaynaklarla tek kubbeli ve kare planlı olarak inşa edilmiş. Onu diğer Osmanlı camilerinden ayıran en ilginç detaysa iç duvarlarında yer alan kadırga resimleri. Ama asıl sürpriz giriş kapısında gizli. Bu kapı aslında camiden bile eski! Antik Cornelius Kenti’nden alınmış ve caminin yapımına doğrudan dâhil edilmiş. Tarihin izlerini görmek istiyorsan bu kapıdan içeriye bir adım atman yeterli!
Assos Antik Liman
Behramkale Köyü’nden aşağı inerken karşına “Assos antik liman nerede?” sorusunun cevabı olan tarihî liman çıkacak. Liman sit alanı olduğu için özgünlüğü büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşmış. Assos’ta sahil boyunca sıralanan salaş balık restoranları, insanın içini ısıtan çay bahçeleri ve hediyelik eşya dükkânları var. Bu şirin atmosferin tadını çıkarabilir, Assos çarşısından sevdiklerin için hediyeler alabilirsin.
Tesislerin önündeki nostaljik tahta iskele de kullanıma açık. İskeleden denize girebilir, yemekten sonraki yürüyüşünde mendireğin kırmızı-yeşil fenerlerini seyredebilirsin. Limana vardığında çay bahçesinde oturup çay söyleyebilir, denizi izlerken kuşlarının sesini dinleyebilirsin. Göreceksin, antik limanda zaman yavaş akıyor!

Assos Surları
Assos’un tarihî yerlerini keşfetmeye devam… MÖ 4. yüzyılda inşa edilen, 3200 metre uzunluğundaki antik kenti çevreleyen Assos Surları’nın seni büyüleyeceğine eminiz. Yüksekliği yer yer 20 metre civarına ulaşan surların yapımında andezit taşı kullanıldığı için yapı çok sağlam.
Assos Kalesi’ni ve çevresini oluşturan bu surlar antik kentin güvenliği için inşa edilmiş. Günümüzdeyse hem tarihî bir iz bırakıyor hem harika fotoğraf kareleri sunuyor. Kente giriş ve çıkışı sağlayan iki ana kapı var: doğu ve batı kapıları. Her ikisi de surların üzerinde. Üstelik bu kapıların önünde yer alan alanlar antik dönemde nekropol yani mezarlık olarak kullanılmış. Kısacası burada gezerken sadece taşların değil, geçmiş yaşamların izleriyle de karşılaşacaksın.
Assos Nekropolü
Çanakkale, Ayvacık, Assos bölgesindeki antik kentin dışına adım attığında karşına geçmişin en sessiz tanıkları çıkacak: nekropol alanı. Doğu ile batı kapılarının arasında uzanan bu geniş mezarlık, tam 9 yüzyıl boyunca yaşamın son durağı olmuş. Ziyaretin boyunca hem mütevazı mezarlara hem görkemiyle dikkat çeken anıt mezarlara rastlayacaksın.
Nekropolde en dikkat çekici yerlerden biri, Batı nekropolü tarafında bulunan Arkaik Cadde. Büyük taşlarla döşenmiş bu sağlam yol neredeyse ilk günkü gibi ayakta. Dahası Assos’taki ilk arkeolojik kazılar da 1881-1883 yılları arasında tam bu alanda yapılmış. Yolda ilerlerken Assos’un meşhur lahitlerine rastlayabilirsin. Roma Dönemi’ne ait bu lahitler dayanıklı andezit taşından inşa edilmiş.
Kadırga Koyu
Kadırga, Assos koylarının içinde öne çıkan popüler adreslerden. Koy adını Osmanlı Dönemi’nde hasarlı kadırgaların bu bölgeye çekilip tamir edilmesinden almış. Bugünse masmavi suyuyla ve berraklığıyla denizseverlerin gözdesi. Öyle berrak ki denizin içindeki balıkları çıplak gözle görebilirsin!
Mavi Bayraklı bu koy, uzun taşlık sahili ve akşamları kendini hissettiren serinletici imbat rüzgârıyla harika bir tatil rotası. Assos’un güneyinde, sadece 1,5-2 kilometre uzaklıkta yer alan Kadırga Koyu’nda farklı otel ve kamp alanları mevcut. Assos’ta gece hayatını merak ediyorsan burada vakit geçirebileceğin sakin mekânlar da var.

Agora
Akropolün güney yamacında bulunan Agora; antik kentin politika, sosyalleşme ve ticaret merkezi. Zamanında halkın bir araya gelip sohbet ettiği ve ticaret yaptığı bu alan kentin en hareketli yerlerindenmiş. Geçmişin o hareketli atmosferini kalıntıların arasındayken hissedebilirsin.
Agora’da farklı dönemlerde inşa edilmiş, üstü kapalı iki stoa karşılıklı konumlanıyor. Bu stoalar hem güneşten hem yağmurdan korunmak için yürüyüş ve oturma alanı olarak kullanılmış. İçlerinde hamamlar, sarnıçlar ve dükkânlar yer alıyor. Dilersen burada meclis binasının kalıntılarını, spor eğitimi için yapılmış gymnasion yapısını ve Bizans Kilisesi’nin izlerini görebilirsin. Kendini antik zamanların içinde bir yürüyüşe hazırlaman yeterli!
Yeşilyurt Köyü
Kaz Dağları’nın yamaçlarındaki Yeşilyurt Köyü, Küçükkuyu beldesinin sahil kısmına yaklaşık 3 kilometrelik mesafede. Burası zeytin ve çam ağaçlarıyla bezeli, Körfez manzaralı tam bir Ege köyü. Temiz hava almak, dinginliğin tadını çıkarmak istiyorsan Yeşilyurt Köyü son derece doğru bir tercih. Sit alanı olarak korunan köy taş evleriyle ünlü. Burada konaklamak istersen köyün restore edilmiş butik otellerine göz atabilirsin. Yeşilyurt Köyü’ne kadar geldiysen “Assos’ta ne yenir?” diye düşünme. Zeytincilikle uğraşan köy halkından yöreye has lezzetler ve organik ürünler satın alabilirsin.
Adatepe Köyü
Assos’a yakın yerlerden olan Adatepe; Kaz Dağları’nın eteklerinde, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı tarihî bir köy. Burası dillere destan güzelliğinin bozulmasını önlemek için 1989’da sit alanı ilan edildi. Köyü ziyaret edip buraya hayran kalmamak elde değil. Dar sokakları, tarihî taş evleri ve asırlık çınar ağaçlarıyla kendine özgü bir güzelliği var. Adatepe muhteşem bir doğa manzarasına sahip. Köy meydanında zeytin ve zeytinden üretilmiş ürünleri satan dükkânlar, çay bahçeleri mevcut. Şirin ve otantik bir Assos köyü gezmek istiyorsan Adatepe tam sana göre! Köyün içindeki Taşmektep ve Adatepe Zeytinyağı Müzesi de keşfedilmeyi bekliyor!

Adatepe Zeytinyağı Müzesi
Küçükkuyu’da, restore edilmiş tarihî bir sabunhane binasında kurulan Adatepe Zeytinyağı Müzesi, Türkiye’de türünün ilk örneği olma özelliğini taşıyor. 2001 yılından beri ziyarete açık olan fabrika-müze, zeytin ve zeytinyağı kültürünü derinlemesine tanıtmayı amaçlıyor.
İçeri adım attığında seni geçmişin izlerini taşıyan zeytinyağı presleri, zeytin toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları karşılayacak. Zeytinyağı ve sabun üretimine dair birçok araç gereçle birlikte zeytinin soframıza gelene kadar geçirdiği tüm aşamalar detaylıca aktarılıyor. Müzenin girişinde zeytinyağı, sabun, yöreye özgü ürünlerin satıldığı küçük bir dükkân ve kafe de bulunuyor. Kültürle dolu bir gezinin ardından kahve molası vermek istersen adresin belli!
Sivrice Plajı
Kalabalıktan uzak, denizi temiz, doğayla iç içe olacağın bir plaj… Yazı böyle bir yerde geçirmek ne iyi olurdu, değil mi? Assos’ta denize girilecek yerlerden olan Sivrice Plajı, bu kriterlerin hepsini karşılıyor. Üstelik dalgasız denizi çocuklu ailelerin de rahat vakit geçirmesini sağlıyor. Burası Assos’a 9-10 kilometre uzaklıkta, Babakale yolunun üzerinde, huzurlu bir koy. Deniz ürünleri damak tadına uyuyorsa sahildeki lokantalarda keyif yapabilirsin.
Not: Sivrice’nin plajı biraz taşlık. Bu nedenle yanında deniz ayakkabısı getirmeni tavsiye ederiz.
Apollon Smitheus Tapınağı
Apollon Smitheus Tapınağı; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı, Gülpınar Beldesi’nde yer alıyor. Burası Assos’a yaklaşık 26 kilometre uzaklıkta. MÖ 150’li yıllarda inşa edildiği düşünülen tapınak, Ion nizamının önemli örneklerinden. Tanrı Smitheus’un fareleri ve tarım ürünlerine zarar veren diğer canlıları uzaklaştırdığına inanılıyordu. Bu nedenle inşa edilen tapınak, Smitheus’a adanmış.
Tapınağı özel kılan bir başka detaysa yapıda bulunan kabartmaların Homeros’un İlyada’sından sahneler içermesi. O dönemdeki tapınaklarda İlyada tasvirlerine pek rastlanmazmış. Bu da Apollon Smitheus Tapınağı’nı ayrı bir noktaya taşıyor.
Yapıda yer alan 120 metre uzunluğundaki kabartmaların yalnızca 24 metrelik kısmı gün yüzüne çıkarılmış durumda. Ama ortaya çıkarılan kısım bile insanı büyülemeye yetiyor. Okumadıysan burayı gezdikten sonra Homeros’un meşhur eserini de okunacaklar listene eklemeni tavsiye ederiz. MüzeKart’la girebileceğin tapınakta sabah 08.30’dan akşam 20.00’ye kadar vakit geçirebilirsin.

Zeus Altarı
Sıradaki durak: Efsanelerin zirvesi Zeus Altarı! Burası hakkında anlatılan pek çok rivayet var ama en çok bilineni şu: Tanrıların kralı Zeus’un Truva Savaşı’nı buradan izlediğine inanılıyor. Adatepe Köyü’nün yakınlarındaki Dede Tepe’nin zirvesinde yer alan Zeus Altarı, Edremit Körfezi’ne bakan panoramik manzarasıyla nefes kesiyor. Fotoğraf tutkunları için muhteşem bir yer olan bu tepe, özellikle gün batımında Kaz Dağları’nın ve denizin buluştuğu o altın ânı yakalamak isteyenlerin de favorisi.
Kayalara oyularak oluşturulan altar üç ana bölümden meydana geliyor: sunak nişleri, oturma platformu ve “Zeus Mağarası” diye bilinen sarnıç kısmı. Antik dönemde tanrılara şükran sunmak için ibadet ve kurban alanı olarak kullanılan bu etkileyici yapı, enerjisiyle bugün bile büyülüyor. Kayaya oyulmuş basamaklardan çıkıldığı için Zeus Altarı’na gelmeden önce rahat yürüyüş ayakkabılarını giymeni öneriyoruz.
Sokakağzı Koyu
Sokakağzı Koyu Assos’a yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yer alan bir doğa harikası. Burası Koyunevi Köyü’ne bağlı, kalabalıklardan uzak ve sakin bir koy. Hem denizin keyfini süreyim hem dinginliğin tadını çıkarayım diyorsan Sokakağzı senin için biçilmiş kaftan. Geniş kumluk sahili ve berrak denizi olan koyun çevresinde kamp alanları, butik oteller ve pansiyonlar mevcut. Her tesis, şemsiye ve şezlong gibi ihtiyaç duyabileceğin hizmetleri de sağlıyor. Sana da Ege Denizi’nin ve yaz güneşinin keyfini çıkarmak kalıyor.
Babakale
Burası Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı, sakin mi sakin bir balıkçı köyü. 1723’te Sultan III. Ahmet’in korsanlardan korunmak için mahkûmlara inşa ettirdiği kalesiyle ünlü. Gezerken şu detayı hemen fark edeceksin: Bu köy kendi değerlerine sımsıkı tutunmuş.
Neredeyse 300 yıldır süregelen boynuz saplı bıçak ustalığı hâlâ yaşatılıyor. Ustalarının sayısı azalmış olsa da meslek köyün belleğinde capcanlı. Bir de buraya gelip de meşhur kapari turşusunu tatmadan dönmek olmaz! Köyün dinginliğini deneyimlemek, tarihle iç içe bir yolculuk yapmak istiyorsan rotanı bu huzurlu köye çevirebilirsin.

Aristoteles Heykeli
Assos Antik Kenti’nin girişinde seni karşılayacak bir heykel var: Aristoteles heykeli! Çünkü ünlü filozof MÖ 347-344 yılları arasında bir süre Assos’ta yaşamış. Üstelik burada bir felsefe okulu kurup öğrencileriyle birlikte düşünmüş, tartışmış, sorgulamış.
Bu değerli mirası yaşatmak için 2000 yılından beri her yıl “Assos’ta Felsefe” konferansları düzenleniyor. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler, sanatçılar ve felsefe meraklıları bu özel etkinlikte bir araya geliyor. Eğer tatilini bu haftalara denk getirirsen taşların arasından yankılanan derin sohbetlere kulak verebilirsin. Aristoteles heykeliyse tam da bu bağı yaşatmak için orada, sessizce seni bekliyor.
Akliman Sahili
Sessizlik, huzur ve doğayla baş başa bir deniz keyfi arıyorsan Akliman’a mutlaka gitmelisin. Babakale yolundaki bu saklı koy, Assos’un merkezinden biraz uzak olsa da sunduğu dinginlik her şeye değiyor. Kum plajı ve sığ deniziyle özellikle çocuklu aileler için ideal. Burada temel ihtiyaçlarını karşılayabileceğin tesisler de mevcut. Kalabalıklardan uzakta denize nazır bir gün geçirmeye ne dersin?
Koruoba Koyu
Burası Assos civarındaki en bakir koylardan biri. Ulaşımı biraz zorlu ama sonunda denizi gördüğünde değeceğine emin olabilirsin. Seni tertemiz, berrak bir deniz ve çam ağaçlarıyla çevrili bir koy karşılayacak! Burada denize gireceksen koyun etrafında herhangi bir tesis olmadığını hatırlatmakta fayda var. Bu nedenle koya giderken yanına yiyecek ve içecek gibi temel ihtiyaçlarını almanı öneririz. Ayrıca bölgede yalnızca birkaç yazlık ev ve bir otel var. Koyun, doğallığını büyük ölçüde koruyor olması da burayı daha özel kılıyor.
Yeşil Liman Koyu
İşte Assos’un saklı güzelliklerinden biri daha! Gizli kalmış ve doğayla iç içe olan koyda herhangi bir işletme bulunmuyor. Yiyecek içecek gibi temel ihtiyaçlarını önceden alıp hazırlık yaptıktan sonra yola çıkabilirsin. Yeşil Liman seni büyüleyici manzarası ve cam gibi deniziyle hemen etkisi altına alacak.
Liman Plajı
“Assos denizi nasıl?” diye merak ediyorsan burası hem sığ hem serinliğiyle oldukça davetkâr diyebiliriz. Assos’un tarihî dokusuyla iç içe denize girmek istersen Antik Liman bölgesini tercih edebilirsin. Buradaki plajın etrafı oldukça hareketli. Assos mekânlar bakımından da zengin. Çevrede birçok taş otel, restoran ve kafe mevcut. Yeme içme gibi ihtiyaçlarını karşılayabileceğin çok sayıda tesis bulunuyor. Ayrıca istersen şemsiye ve şezlong gibi hizmetlerden de kiralama yöntemiyle yararlanabilirsin. Dilersen çevredeki restoranlarda Assos yemeklerinin tadına bakabilir, manzaraya karşı keyif yapabilirsin.
Denizde kum Assos’ta gezilecek yer! Burası her anlamda büyüleyici bir destinasyon. Assos, denizin ve güneşin yanında gerek kültürel gerek sanatsal pek çok imkân sunuyor. Kendini Ege Denizi’nin serin sularına bırakmak ve taş sokaklarda yürüyüp zeytinyağlı yemeklerin tadına bakmak istiyorsan birkaç gününü Assos’a ayırmanı öneririz. Yolculuğunu planlamak için Assos ulaşım seçeneklerini, konaklama içinse Assos otellerini incelemeye başlayabilirsin.
