Yunanistan’daki Dedeağaç, konumu sayesinde coğrafi ve gastronomik açıdan bir köprü işlevi gören liman kentlerinden. Başlangıçta bir balıkçı köyü olarak kurulan Dedeağaç, tıpkı denize kıyısı olan pek çok kent gibi kültürel etkileşimlerle hızla büyüyerek önem kazanıyor. Dedeağaç’taki yeme içme kültürüyse bu etkileşimler sayesinde zenginleşiyor.
Ege Denizi’ne ve Meriç Nehri’ne komşu olan bu şehir, doğal kaynaklar açısından da son derece zengin. Taze deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve mevsim sebzeleriyle kurulan sofralara Trakya’nın et kültürü eşlik ediyor. Balık restoranlarında sunulan zengin meze tabakları, kıyı şeridinin sunduğu nimetleri gözler önüne sererken şarküteri ürünleri, taze kavurmalar ve fırın yemekleri de Dedeağaç’ın et ağırlıklı yemeklerini ortaya koyuyor.
Bölgenin verimli toprakları sayesinde Dedeağaç’ta sebzeden yağa kadar her şeyin tazesine rastlayacaksın. En önemli yerel ürünlerden biri olan zeytinyağı, Dedeağaç’a yakın Makri’deki asırlık zeytinliklerden üretiliyor. Salatalara, mezelere, çorbalara ve et yemeklerine kadar birçok yemeğe eklenen has zeytinyağının aroması lezzeti katlayarak unutulmaz bir tat ortaya çıkarıyor.
Bir şehrin Ege’ye kıyısı olur da ot yemekleri olmaz mı? Tabii ki olur. Ot yemekleri balık restoranlarından ev mutfaklarına kadar hemen her yerde vazgeçilmez lezzetler arasında yerini alıyor. Şehrin gastronomisi temel olarak Yunan ve Ege mutfağına dayansa da Trakya ve Balkan mutfaklarından da belirgin izler taşıyor. Hem coğrafi yakınlık hem tarihsel etkileşim sebebiyle Türkiye’de alışılagelmiş olan damak tadına hiç de yabancı olmayan kavurmalar, meze çeşitleri ve hamur işleri gibi lezzetlere rastlaman da mümkün.
Şehirdeki restoranlarıyla ziyaretçilere tadı damakta kalan leziz yemekler sunan Dedeağaç, Yunanistan gezilecek yerler arasında mutfak turizmiyle öne çıkıyor. Kuzey Ege’nin serin kıyılarını karşına alıp Trakya mutfağının Dedeağaç’a özgü yorumlarıyla dolu bir lezzet yolculuğuna çıkmaya hazırsan başlayalım!
Dedeağaç Deniz Ürünleri ve Meze Kültürü

Ege’nin bereketli sularının kıyılarına vurduğu Dedeağaç’ın meşhur yemekleri başta deniz mahsulleri ve eşlikçisi mezeler. Kalamar, ahtapot ve çeşitli balıklarla başlayan bu klasik tatlar, Dedeağaç mutfağının kendine özgü yorumuyla bambaşka bir deneyime dönüşüyor. Tazeliği ve pişirme yöntemi bir yana deniz ürünlerinin yanında servis edilen kızarmış lezzetli peynirlerle tabaklarda bölgeye özgü bir kompozisyon oluşuyor.
Liman bölgesindeki mekânlar bu lezzetler için önemli noktalardan. Yeşillikler ve yoğurt sosla hazırlanan çipurayı afiyetle yemek veya tam kıvamında pişirilmiş, makarnayla servis edilen karidesli orzoyu tatmak için doğru yerdesin!
Izgara Ahtapot (XtáPodi Sti Schára)
Dedeağaç’taki yemekler arasında en sevilen lezzetlerden biri de taptaze ve yumuşak dokulu ızgara ahtapot. Kömür ateşinde cızırdayan bir ahtapotun kokusu seni sahil boyunca yürürken yakalayabilir. Bu isli ve yoğun lezzet, Dedeağaç mutfağının en iddialı tariflerinden.
Bölgeye özgü tarifinde kekiğin, zeytinyağının ve limonun dengeli birlikteliğiyle marine edilen ahtapot, ardından ızgaraya atılıyor. Kömür ateşinde pişerken dış yüzeyde oluşan hafif yanık doku, yemeğe isli bir aroma kazandırıyor. İçiyse yumuşak ve sulu yapısıyla damakta katmanlı bir tat bırakıyor.
Dedeağaç’taki pek çok mekanda en çok tercih edilen lezzetlerden biri olmasını marine ve pişirme yönteminin yarattığı uyuma borçlu. Yunan mutfağını daha yakından tanıyıp deneyimlemek istersen genellikle kalamarla birlikte sipariş edilen bu lezzeti denemeni öneririz!
Kalamar (Kalamarákia)
Kalamarı bilmeyen yoktur. Fakat Yunan mutfağında bu kadar sevilen, yaz aylarının gözdesi kalamarın yöreye özgü yorumunu denedikten sonra tadına hayran kalacaksın! Halka şeklindeki kalamar çıtır çıtır kızartılıyor. Yunan mutfağındaki limona düşkünlükten kalamar da nasipleniyor. Bu lezzet, bol limonla tatlandırılıp caciki sos eşliğinde afiyetle tüketiliyor.
Kalamar için yaz aylarının diğer gözdesi ahtapotla ayrılmaz ikili diyebiliriz. Özellikle yaz akşamlarının vazgeçilmezi olan kalamar, pek çok mezeyle de uyumlu bir lezzet. Dedeağaç usulü kalamarı bol limon sıkarak yemen lazım, usüldendir!
Garides Saganaki (Karides Saganaki)

Yunan mezelerinin en sevilenleri arasında küçük kulplu tavalarda pişirilen, yoğun soslu karides saganaki karşımızda! Karides saganakide başrol oyuncularımız tabii ki ilk olarak karides, sonra domates ve eriyen feta peyniri.
Bu lezzet kombosu şimdiden iştahını açtıysa sana aromatik sırrından da bahsedelim. Karidesin lezzeti domates sosunun hafif asidik tadıyla buluşurken üzerine eklenen peynir yemeğe yumuşak ve tuzlu bir karakter kazandırıyor. Hem yoğun hem dengeli aromasıyla ana yemek olarak da tüketilebiliyor, meze olarak da sofralarda yer buluyor.
Dedeağaç sahillerinde karidesin bu leziz yorumunu mutlaka tatmanı öneriyoruz, ekmeğini mezenin enfes sosuna banmayı unutma!
Taze Mevsim Balıkları
Taze balığın buram buram koktuğu, mezelerin renk kattığı tabaklar Dedeağaç’ta bir yaşam tarzı. Yoğurtlu soslardan havyara kadar uzanan bu çeşitlilik seni bambaşka bir deniz hikâyesine davet ediyor. Deniz ürünleri tutkunlarındansan Dedeağaç’ın balık yemekleri tam sana göre!
Yoğurtlu sosla sunulan çipuradan ızgara mürekkep balığına, kremalı levrekten taze sardalyaya kadar birçok balık çeşidini deneyebilirsin. Balık yumurtasından yapılan taramaysa seni çok farklı lezzetlerle buluşturacak. Bu tarifin özel yanlarından biri de üzerine somon havyarı eklenmesi. Kulağa küçük bir dokunuş olarak gelse de lezzet ve görsel sunum tek tabakta kusursuz şekilde bir araya geliyor.
Dedeağaç için vazgeçilmez olan balık yemeklerini tadarak ızgarada pişirilen ve yanına limon eşlik eden lezzetlerle Yunan mutfağının kapılarını aralayabilirsin.
Caciki (Tzatziki)

Sıcak yaz günlerinde Yunanistan sahillerinde keyif yapmak güzel elbette ama ferahlamak da şart. Yunan mutfağının serinletici lezzeti caciki, kavurucu güneşin altında bile imdadına yetişecek. Türkiye’de, Balkanlarda ve Orta Doğu’da versiyonları bulunan bu cacık türü Yunan mutfağında kıvam ve lezzet açısından farklılaşıyor.
Süzme yoğurtla sulandırılmadan hazırlanan caciki, Türkiye’dekine kıyasla daha koyu kıvamlı bir cacık. İçinde yine elbette salatalık ve sarımsak var. Dedeağaç’ın vazgeçilmezi zeytinyağı ise cacikiye otantik bir aroma katıyor. Genellikle üzerine dereotu da serpilen caciki meze olarak et yemeklerine eşlik ediyor. Dedeağaç’ta ferahlamak istediğin vakit, seni anında serinletecek cacikiyi denemeyi unutma deriz!
Horiatiki (Geleneksel Yunan Salatası)
Tatlı bir sahil kenti olan Dedeağaç, meşhur horiatiki yani Yunan salatasını da orijinal tarifiyle yiyebileceğin adreslerin başında geliyor. Horiatiki ilk bakışta söğüş salataya benzese de Yunan mutfağının kendine has yorumuyla daha farklı bir aromaya sahip bir lezzet.
Domates ve peynir ikilisinin uyumunu bilmeyen yok. Horiatikide bu ikili; soğan, salatalık, yeşil biber ve zeytinle buluşarak tam anlamıyla bir lezzet şölenine dönüşüyor. Bu enfes salataya sızma zeytinyağı eklenince Ege mutfağının dokunuşlarını hissetmeye başlıyoruz. Ayrıca salataya isteğe bağlı eklenen baharatlar arasında başta kekik, nane ve fesleğen yer alıyor.
Neredeyse her yemeğin yanında servis edilen bu salatayla güne hafif ve ferah bir başlangıç yapabilir, ardından Dedeağaç’ın deniz ürünlerine geçiş yapabilirsin.
Melitzanosalata (Patlıcan Salatası)

Yunan mutfağında patlıcanın yeri bir başka. Meze, salata, kahvaltılık ya da ana yemek fark etmez; közlenmiş patlıcanın girdiği her tarif bir anda başrole yükseliyor. Bu tarifler arasında en sevilenlerden biri de Yunan mutfağının klasiği; Melitzanosalata yani patlıcan salatası.
Tazecik patlıcanlar güzelce közlendikten sonra yumuşacık olmuş iç kısmı bir kaba alınıp sarımsak, sirke ve limonla harmanlanıyor. Dedeağaç’ta salata yapılır da içinde zeytinyağı olmaz mı? Tabii ki yöresel lezzetlere son dokunuşu yapan zeytinyağı da ekleniyor ve artık mezemiz hazır!
Yumuşacık, ağızda dağılan kıvamıyla soğuk mezelerin baş tacı olan patlıcan salatası; et yemeklerinin yanına, kahvaltı sofralarına ve ızgara balıklara eşlik ediyor. İster çıtır çıtır bir ekmek diliminin üstüne sürerek ister yemeğin yanında ferahlatıcı bir lezzet olarak tüket, patlıcan salatasının aromatik tadına bayılacaksın!
Fava
İç bakladan yapılan fava tariflerine alışkınız ama Dedeağaç’ta bu lezzet biraz farklı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Burada favanın ana malzemesi iç bakla değil, sarı bezelye!
Arpacık soğan, kekik ve sarımsak hafifçe sotelendikten sonra ılık su ve sarı bezelyeyle birlikte yumuşayana kadar pişiriliyor. Püre kıvamına getirilirken üzerine bolca limon ve biraz karabiber ekleniyor. Üzerine gezdirilen sızma zeytinyağıyla son dokunuş yapılıyor.
Küp küp doğranmış arpacık soğan, kurutulmuş domates, kapari gibi ek malzemelerle de üzeri süslenerek sunuluyor. Restoranlardan kahvaltıcılara kadar birçok mekânda karşına çıkabilecek bu özel fava, sade ama aromasıyla akılda kalan bir tat. Dedeağaç mezelerini keşfederken buraya has favaya kesinlikle şans vermeni tavsiye ediyoruz.
Dedeağaç Restoranları ve Geleneksel Ana Yemekler

Sahil kasabası denince akla önce deniz ürünleri geliyor olabilir ama Dedeağaç mutfağı bununla sınırlı değil. Sebzeden ete, tahıldan bakliyata kadar birçok malzemenin başrolde olduğu geleneksel tarifler, bu bölgenin mutfağına ne kadar özen gösterdiğini kanıtlar nitelikte. Dedeağaç’taki restoranlar hem besleyici hem leziz olan bu yemekleri servis ederek ziyaretçilere yöresel yemekleri tatma imkânı sunuyor. Seni daha fazla meraklandırmadan bu enfes yemekleri keşfetmeye başlayalım.
Musakka (Moussaka)
Dana ve kuzu kıyması harcından yapılan patlıcan musakka bölgedeki en sevilen yemeklerden. Patates, yemeğin kesilip servis edilmesi için baz oluştururken patlıcan bir sünger gibi sosu emerek kendi lezzetini yemeğe karıştırıyor. Kıyma harcı uzun uzun pişirilerek tüm baharatlar ve domates sosuyla homojen bir yapıya geliyor. Üzerine eklenen beşamel sos ise bu yoğun lezzetli musakkaya yumuşak ve aromatik bir katman kazandırıyor.
Musakkanın yanına Yunan salatası veya caciki çok yakışıyor ama bu leziz soslu yemeği çıtır ekmekle tabaktan sıyırmanın tadı bir başka!
Souvlaki (Şiş Kebap)
Dedeağaç’ta et yemekleri de en az deniz ürünleri kadar seviliyor. Genellikle tavuk ya da kuzu etiyle hazırlanan souvlaki, bölgedeki taze ve güvenilir et kaynakları sayesinde sıklıkla tercih ediliyor. Yunan mutfağının baharat zenginliği bu yemekte de kendini gösteriyor. Küp şeklinde doğranmış etler; soğan, kırmızı biber, kekik, limon suyu, zeytinyağı ve sade yağ gibi aromatik malzemelerle marine ediliyor.
Şişlere dizilen etler ızgarada pişiriliyor ve bu yöntem, souvlakinin kendine özgü lezzetini ortaya çıkarıyor. Peki, yoğun baharatlı, sıcak yenen souvlakinin yanında en iyi ne gider? “Caciki!” dediğini duyar gibiyiz. Dedeağaç’ta bölgeye has şiş kebabı caciki eşliğinde yiyerek yoğun ve ferahlatıcı tat arasındaki dengeyi keşfedebilirsin.
Kleftiko (Kuzu Fırın)
Dedeağaç’ta kuzu eti sadece ızgaralarda değil, fırın tariflerinde de başrolü üstleniyor. Kleftiko, kuzu etinin sebzeler ve aromatik baharatlarla birlikte yağlı kâğıda sarılarak ağır ateşte pişirilmesiyle hazırlanıyor. Tarif kulağa basit gelse de lezzetiyle gerçek bir başyapıt!
Sarımsak, soğan, biber, patates ve Ege’ye özgü otlarla harmanlanan et; fırında yavaşça pişerken tüm bu malzemelerin aromaları birbirine karışıyor. Limonun kattığı o ferah dokunuşla birlikte ortaya ağızda dağılan, yumuşacık ve yoğun aromalı bir yemek çıkıyor. Sade ama etkileyici bir tat arıyorsan Kleftiko tam sana göre!
Gemista

Dedeağaç mutfağı yalnızca etli yemeklerle sınırlı değil; şehir, bitkisel tarifleriyle vegan ve vejetaryen ziyaretçiler için de nefis seçenekler sunuyor. Bu tariflerin belki de en sevilenlerinden biri Gemista.
Gemista, Türkiye’de sıkça tüketilen dolmalara benzer şekilde mevsim sebzelerinin içlerinin oyulup otlu ve pirinçli harçla doldurulmasıyla hazırlanıyor. Domates, biber ve kabak gibi sebzeler; taze otlar, sarımsak, salça ve baharatlarla zenginleştirilmiş bir iç harçla buluşuyor. Fırında yavaş yavaş pişen bu lezzetli yemek, son dokunuş olarak yoğurt ya da cacikiyle servis ediliyor.
İç harcındaki ot çeşitliliğiyle aroması son derece zengin olan bu yaz yemeğini Dedeağaç’ta yerinde denemeni şiddetle tavsiye ediyoruz!
Dedeağaç’ta Kahvaltı ve Börek Keyfi
Yunanistan denince ilk akla gelenlerden biri de zengin kahvaltı sofraları. Peki, Dedeağaç’ta sabahlar nasıl başlıyor? Merak ediyorsan hemen söyleyelim: Bu sahil kasabasında kahvaltı kültürü, yerelden moderne uzanan leziz bir çeşitliliğe sahip.
Yerel lezzetler arasında hamur işleri, kahvaltılık soslar, simit ve meze türleri bulunuyor. Dedeağaç börekçileri hamur işlerindeki ustalığıyla kahvaltı adresleri arasında başlarda. Kahvaltıda modern yorumlar tercih ediyorsan yeni nesil kafe ve kahvaltı mekânlarında pankek gibi popüler lezzetleri bulabilirsin. O zaman hazırsan Dedeağaç kahvaltı kültürünü birlikte inceleyelim!
Bougatsa (Kremalı Börek)

Kahvaltıya tatlı bir başlangıç yapmak istersen vanilyalı kremayla dolu Bougatsa böreği tam sana göre! Bölgenin en özgün kahvaltılıkların olan Bougatsa, diğer böreklerden epey farklı. Hatta bu börek için yufkalı muhallebi turtası da diyebiliriz. Isıtılmış süt ve vanilya özü; un, yumurta ve şeker karışımına eklenip harç hâline getiriliyor. Kat kat incecik yufka arasına eritilmiş tereyağı gezdiriliyor ve ara kata hazırlanan harç dağıtılıyor. Harç üstüne tekrar kat kat yufkalar ve tereyağı gezdirilerek düzgünce yerleştiriliyor. Fırında altın rengine gelene kadar pişirilen bougatsanın üzerine pudra şekeri ve tarçın ekleniyor.
Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar günün her saatinde çay veya kahve yanında sıklıkla tercih edilen bu tatlı böreği tatmanı kesinlikle öneriyoruz!
Tiropita ve Spanakopita (Peynirli ve Ispanaklı Börek)
Yunan mutfağının en sevilen atıştırmalıkları arasında yer alan peynirli ve ıspanaklı börekler, özellikle kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi. Birkaç çeşit peynirle hazırlanan iç harcıyla tiropita, kimi zaman büyük bir tepside bütün olarak pişirilip dilimlenerek kimi zaman rulo veya üçgen gibi farklı şekillerde sunularak karşımıza çıkıyor.
Spanakopita ise ıspanaklı-beyaz peynirli iç harcında soğan, dereotu, taze soğan ve yumurta da kullanılan enfes bir börek çeşidi. Taze ıspanakların ve mevsim otlarının aromasına yumuşacık beyaz peynirin lezzeti eşlik edince kahvaltı sofralarından kalkmak hiç de kolay olmuyor!
Koulouri Thessalonikis (Selanik Simidi)

Türkiye’deki simide benzeyen Koulouri Thessalonikis; üzeri bol susamla kaplı, dışı çıtır, içiyse yumuşacık bir simit çeşidi. Yunan mutfağındaki popüler sokak lezzetlerinden olan Selanik simidi hem tatlı hem tuzlu garnitürlerle birlikte yeniyor. Aynı zamanda klasik Türk kahvaltısında da olduğu gibi peynir, zeytin, bal, tereyağı ve domates gibi yiyecekler de simidin yanında tercih ediliyor.
Dedeağaç sokaklarında gezerken vereceğin küçük bir mola bu çıtır sokak lezzetini denemek için harika bir fırsat olabilir!
Yunan Yoğurdu (Ballı ve Cevizli)
Sıcak yaz günlerinde güne ferah bir kahvaltıyla başlamak istediğinde dünyaca ünlü Yunan süzme yoğurdu seni çok memnun edecek! Bu tarifte üç süper sağlıklı besin bir arada: yoğurt, bal ve ceviz. Yoğurdun ferahlatıcı dokusu, balın doğal tatlılığıyla yumuşarken üzerine serpiştirilen dövülmüş ceviz bu üçlüyü otantik bir lezzet şölenine dönüştürüyor.
Tatlılara çok yakışan cevizi bir de ballı yoğurtla birlikte denediğinde ne demek istediğimizi anlayacaksın. Dedeağaç’ta taze süzme yoğurtla hazırlanan bu sade ama etkili kahvaltıyı demeden dönme deriz!
Dedeağaç’ın Yöresel Tatları ve Tatlıları
Dedeağaç’ın meşhur lezzetlerinin dışında kalan gizli kalmış nefis yemekleri ve tatlıları da var. Özellikle mevsim yiyeceklerini uzun ömürlü hâle getirmeye yardımcı olan kışlık yemekler, hızlı hazırlanan pratik hamur işi tatlıları gibi lezzetler bölgenin zamana meydan okuyan vazgeçilmezleri arasında.
Yöresel yiyecekler satan yerlerde kolayca ulaşabileceğin bu tatları keşfetmek istiyorsan haydi başlayalım!
Tarhana (Trahanas)
Tarhana, Anadolu coğrafyasında da sıklıkla yapılan geleneksel bir çorba olsa da Yunan mutfağında da kendine has bir yorumu var. Dedeağaç’ta tarhananın hem ekşi hem tatlı versiyonuyla karşılaşabilirsin. Yanlış duymadın, bölgede tarhananın tatlı olanı da mevcut.
Buradaki farklılık fermente malzemesinden kaynaklanıyor. Tatlı tarhanada fermente malzemesi olarak koyun veya keçi sütü, ekşi tarhanadaysa ekşi süt veya yoğurt kullanılıyor. Genellikle yaz aylarında hazırlığı yapılan bu yemek, kış aylarında tüketilse de yılın her mevsiminde tarhana bulman mümkün. Zamansız bir tarif olan tarhanayı, geleneği yaşatan yerel üreticiler sayesinde bölgedeki şarküterilerde bulabilirsin. Ayrıca yöresel yemekler yapan lokantalar ve restoranlarda da yöreye özgü tarhana çeşitlerinden tadabilirsin.
Loukoumades (Lokma Tatlısı)
Dışı kıtır kıtır, içi pamuk gibi yumuşacık olan Loukoumades yani Yunan usulü lokma tatlısı, âdeta ağzında eriyen tatlı bal topları! Zıt dokuların tek bir lezzetle buluşmasının harika örneklerinden olan lokma tatlısı, ceviz büyüklüğündeki hamur toplarının kızgın yağda kızartılıp balla tatlandırılmasıyla yapılıyor.
Genellikle üzeri için tarçın, dövülmüş ceviz veya kavrulmuş susam kullanılıyor. Tatlıya doyacağın bu lezzet bombası bölgedeki hem popüler hem yöresel lezzetlerden. Yunan mutfaklarında hamur işi ustalığını ortaya koyan bu tatlı hem sokak satıcılarında hem geleneksel pastanelerde karşına çıkabilir.
Dedeağaç’ta tatlı bir mola vermek istiyorsan loukoumades mutlaka denemen gerekenlerden. Dikkat! Her lokmada balın ve cevizin kusursuz uyumuyla lezzet şöleni yaşayacaksın!
Galaktoboureko (Sütlü Börek)
Tatlıları sütlü ve şerbetli olarak ayırabiliriz ama galaktoboureko (sütlü börek) bu sınıflandırmaya meydan okuyor! Çünkü süt ve bal şurubuyla âdeta hem sütlü hem şerbetli bir tatlı. Şurupla ıslatılan tatlılar sınıfına giren bu lezzet, alışılagelmiş böreklerden çok farklı. Yufka ve muhallebi dolgusuyla yapılan sütlü börek daha sonra ballı şurupla ıslatılarak lezzeti arşa çıkarılıyor.
Her ısırıkta bal şurubunun yoğun lezzetiyle sütlü muhallebinin yumuşacık kıvamı bir araya geliyor. Dedeağaç’ın pastane ve tatlıcılarında sıkça karşılaşacağın galaktoboureko, Yunan tatlıları arasında unutulmaz olacaklardan biri.
Dedeağaç; bulunduğu konum ve taşıdığı kültürel miras sayesinde zengin, besleyici ve gastronomik açıdan oldukça gelişmiş bir mutfağa sahip. Bu tatlı liman kenti; zengin sofrasında taze deniz mahsullerinden çıtır çıtır hamur işlerine, baharatlarla lezzetlendirilmiş et yemeklerinden damak çatlatan tatlılara, mevsim bitkilerinden yapılan otlu lezzetlerden kışlık yemeklere kadar birçok lezzet sunuyor. Bölgeye has yemekleri rahatlıkla bulabileceğin Dedeağaç’ın en iyi restoranları seni bekliyor!
Artık sen de bu iştah kabartan sofralara oturmaya hazırsan Dedeağaç otellerine göz atarak konaklamanı planlayabilir, Etstur güvencesiyle Dedeağaç otobüs bileti seçeneklerini inceleyebilirsin. Kuzey Ege’nin serin suları kıyılarına vururken Dedeağaç’ın köklü ve zengin mutfak lezzetleri gezi anılarında unutulmaz tatlar bırakacak!