Tatili özlemle bekleyen, doğa ile buluşup huzurlu ve sakin bir mola ile yılın yorgunluğunu geride bırakma hayalleri kuranlar için yavaş şehirler eşsiz bir nefes alma alanı sunuyor.

Kalabalıklara karışmadan, zamanın sakin sakin aktığı bir tatil geçirmek istiyorsan Türkiye’de bunun için tam 17 farklı rota seçeneğin olduğunu biliyor musun?

Aslında yavaş şehir çok da yeni bir kavram değil, seyahat severlerin büyük olasılıkla aşina olduğu bir tanım… Dünyada ilk olarak 1999 yılında ortaya çıkan Yavaş Şehir Hareketi’nin (Cittaslow) Türkiye’deki geçmişi de 2009 yılına dayanıyor.

Türkiye’de her biri kendine has özelliklere sahip olup alternatif bir tatil rotası sunan yavaş şehirlerin hangileri olduğunu sıralamadan önce, bu hareketin kısa tarihçesine göz atmaya ne dersin?

Cittaslow Yani Yavaş Şehir Hareketi Nedir?

Cittaslow sözcüğü İtalyanca şehir anlamına gelen “citta” ve İngilizce yavaş anlamına gelen “slow” sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Cittaslow hareketinin temelinde aslında Slow Food yani Yavaş Yemek hareketi var.

İtalya’daki 4 şehrin (Bra, Positano, Orvieto ve Gerve in Chianti) belediye başkanlarının, 1999 yılında Yavaş Yemek felsefesini şehirlerinde uygulamak istemesiyle başlayan süreç sonrasında sadece yemek temelinde değil, şehir yaşamının tüm alanlarında etkili olacak bir hareket olan Yavaş Şehir hareketine evrilmiş.

Yavaş Şehir hareketinin amaçladığı temel konu tüketim çağında, kendi kimliklerini kaybeden şehirler yerine mimariden mutfağa, ulaşımdan alışverişe kadar yaşamın her alanında özgünlüğünü, kültürel dokusunu koruyan, ekolojiyi gözeten şehirleri hayata kazandırmak.

Yavaş Şehir Olmak İçin Hangi Kriterler Gerekiyor?

Yavaş Şehir adı sadece şehirler için geçerliymiş gibi algılansa da şehirler dışında kasabalar ya da beldeler de bu tanımı almaya hak kazanabiliyor. Bir yerin bu unvanı almaya hak kazanması için uluslararası bir kentler/kasabalar ağı olan Cittaslow organizasyonunca belirlenen kriterleri sağlaması gerekiyor. Yerel yönetimlerin başvurusu sonrası bu kriterleri yerine getirip getirmediği kontrol ediliyor ve eğer karşılıyorsa bu yer yavaş şehir unvanını alıyor.

Bu kriterlerden ilki Yavaş Yemek felsefesinin tüm adımlarını yerine getirmek… Kültürel lezzetlerin, yerel ve doğal ürünlerin baş rolde olacağı bir mutfak anlayışının hakim olması gerekiyor.

Bir diğer kriter ise nüfusun 50 binden az olması gerektiği… Bunlarla birlikte aslında yavaş şehir olabilmek için 72 kriteri yerine getirmek gerekiyor. Hepsini elbette burada sayamayacağız ancak kriterlerin ele alındığı 7 ana başlığı aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

Enerji ve çevre politikaları
Altyapı politikaları
Kentsel yaşamın kalitesi ile ilgili politikalar
Tarım, turizm ve zanaatkarla ilgili politikalar
Misafirperverlik, farkındalık ve eğitim için politikalar
Sosyal uyum
Ortaklıklar

Buraya kadar yazılanlar sana yavaş şehirler hakkında bir ön fikir vermiştir diye tahmin ediyoruz ve lafı daha fazla uzatmadan, hemen Türkiye’nin yavaş şehirlerini sıralamaya başlıyoruz.

Türkiye’deki Yavaş Şehirler Listesi

1- Türkiye’deki İlk Yavaş Şehir: Seferihisar

İzmir’e bağlı tam bir Ege kasabası olma özelliğine sahip olan Seferihisar, 2009 yılında Cittaslow tarafından belirlenen 70 kritere uyum sağlayarak ülkemizin ilk yavaş şehri oldu.

Tarımın tamamen organik ürünlerle yapıldığı, güneş enerjisi ile aydınlanan sokakları, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı otelleri, yöre halkının konaklama alternatiflerine dönüştürdüğü köy evleri, bisiklet yolları…

Dahası da var; Akkum ve Akarca gibi tertemiz plajları ve denizi, satsuma mandalinaları, yöresel ve organik lezzetler sunan kafe ve restoranları ile Seferihisar sürdürülebilir hayatı hem kendi yerlisi hem de misafir ettiği turistler için mümkün kılıyor. 3 bin yıllık görkemiyle seni bekleyen Teos Antik Kenti de Seferihisar’ın sana sunacağı zenginliklerden biri…

2- Gökova Körfezi’nin Güzeli: Akyaka

Tıpkı Seferihisar gibi Akyaka da yavaş şehir olmanın gereklerini hakkıyla yerine getiren beldelerden biri… Yeşilin en güzel tonlarına sahip dağları, cam gibi denizi ve geleneksel Ege mimarisini yansıtan evleri ile sımsıcak ve huzur dolu bir atmosfere sahip.

2011 yılında yavaş şehir ağına katılan Akyaka, çevreye ve kültürel değerlerine saygılı, sürdürülebilir bir yaşam tarzı ile misafirlerini karşılıyor. Körfezde, sırtını Sakartepe Dağı’na yaslayan, yüzünü Rodos’a dönen Akyaka, 70’li yıllara kadar bir balıkçı köyüymüş.

Modern zamanlara rağmen otantik güzelliğini ve kültürünü kaybetmeyen Akyaka’da serin suları ile Azmak Çayı, kaya mezarları, akvaryum gibi koyları, begonvillerin süslediği cumbalı evleri ve koruma altında olan hayvan türlerini de kapsayan biyolojik çeşitliliği ile sana tüm yorgunluğundan arınacağın bir tatil vadediyor.

3- Dünyanın İlk “Cittaslow” Adası: Gökçeada


Gökçeada Türkiye’nin en büyük adası olma özelliğine 2011 yılında dünyanın yavaş şehir unvanı alan ilk adası olma özelliğini de ekledi.

Çanakkale’nin gözbebeklerinden olan ada, Saros Körfezi girişinde olduğu için zengin su kaynaklarına ve su altı yaşamına ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda ülkemizin en batı ucunda olan adada gün batımı manzaraları de eşsiz güzellikte… Organik tarımı benimsemiş olması, doğayı gözeten mimarisi ve masmavi denizi ile Gökçeada şehir yaşamının yoruculuğundan uzaklaşmak istiyorsan biçilmiş kaftan!

4- Taşra Sakinliğinin Hakim Olduğu Yer: Yenipazar


Ege Bölgesi hem kültürel hem de doğal zenginliği ile yavaş şehirler için oldukça elverişli bir coğrafya… Bu nedenle de bölgede çok sayıda yavaş şehir var. Aydın şehir merkezine 40 km mesafedeki Yenipazar da bunlardan biri…

Geçmişi M.Ö. 2000’li yıllara, Orthosia Antik Kenti’ne kadar uzanan Yenipazar, 17. Yüzyıl sonunda Cİhanoğulları aşireti etrafında toplananların yerleşim yeri olmuş. Yemyeşil ormanlarla kaplı Madran Baba Dağı’nın eteklerine kurulu olan Yenipazar, bu dönemlerde çevredeki köy ve kasabalarda yaşayan halkın ürünlerini satabileceği bir yerine ev sahipliği yapıyormuş ve ilçenin adı da buradan geliyor.

İlçe tarihi mirası, iki katlı evlerin sıralandığı sakin sokakları ve Aşağı Dip  Gölü gibi zengin bir ekosisteme sahip doğal güzelliği ile keşfedilmeyi bekliyor.

5- Büyükşehir Sakarya’nın Arka Bahçesi: Taraklı


Sakarya’nın güneydoğusunda zümrüt yeşili ormanların arasına bırakılmış bir mücevher gibi Taraklı… 2011 yılında yavaş şehir listesine giren Taraklı, adını, eskiden şimşir kaşık ve tarafk üreticisi olan halkından alıyor.

Dağlarla çevrili bu şirin ilçe orijinal dokusunu yitrimemiş cumbalı evleri ile tam bir Osmanlı köyü… Ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden olan tarihi yapılarının neredeyse tamamını koruyan ilçenin sokaklarında gezerken zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissetmek mümkün. Tarihi yapıların bir kısmı butik otele dönüştürülmüş.

Osmanlı mutfağını renklendiren ayva ve eriklerin de yetiştiği yer olan ilçe günümüzde enginar, çilek, kiraz ve vişne gibi ürünlerin yetiştiği bir bölge… Özellikle hafta sonları şehirli turistleri ağırlayan Taraklı, Karagöl Yaylası, Güngörmez Şelalesi, Hıdırlık Tepesi gibi doğal güzellikleriyle tam bir huzur durağı olarak seni bekliyor.

6- İstanbul’un Yanı Başında Bir Sakin Adres: Vize

Kırklareli’ye bağlı Vize ilçesi, zengin tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir yer… Bu özelliğine bir de 2012 yılında yavaş şehir olmak eklenince daha da görülesi bir yere dönüştü.

Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Vize, Cehennem Şelaleleri, Yenesu Mağarası ve el değmemiş koyları ile Kıyıköy gibi pek çok doğal güzelliğe de sahip. Hangi mevsimde gidersen git sana sunacağı pek çok güzellik olan bu ilçe de gezilecek yavaş şehirler listende mutlaka bulunsun deriz.


7- Karadeniz Kıyısındaki Huzur Durağı Perşembe

Karadeniz’in hemen her noktası bir doğa harikası… Buna bir de yavaş şehir kriterleri eklendi mi, Ordu’nun Perşembe ilçesi gibi şehir yorgunluğunu atıp biraz sakinleşmek için ideal bir adres ortaya çıkıyor. 2012’de bu unvanı alan ilçe, özellikle gürültü ve çevre kirliliği gibi kavramları yaşamdan tamamen uzaklaştıran bir atmosfere dönüştürmüş.

Perşembe’nin 40 km boyunca uzanan muhteşem bir sahili var. Kaya formasyonları ve sualtı mağaraları ile bakir koyların oluştuğu bu sahil şeridi gerçekten de görülmeye değer. Bembeyaz kumsalı ile egzotik bir havaya sahip Çaka Kumsalı’da Karadeniz’in tadını çıkarman için seni bekliyor.

8- Neolitik Çağ’dan Bugüne Uzanan Tarihiyle Yalvaç

2012 yılında yavaş şehirler listesine dahil olan Isparta’nın Yalvaç ilçesi, tarihi açıdan oldukça zengin bir bölgede konumlanıyor. Sultan Dağları’nın eteklerine yerleşmiş bu tarihi ilçe, Roma döneminde büyük öneme sahip Psidia Antiocheia Antik Kenti’ne ve bu döneme ait pek çok kalıntıya ev sahipliği yapıyor.

Roma Hamamı, Augutus Tapınağı, Tiberius Alanı gibi mirasları da barındıran bölgede, 8 milyon yıllık hayvan fosillerine de rastlanmış. Tarımsal üretimin yanı sıra, dericilik, keçecilik ve halıcılık gibi geleneksel el sanatları da ilçenin kültürel dokusunu yansıtan ayrıntılardan…

9-  Güneydoğu’nun Saklı Cenneti Halfeti


Fırat Nehri kıyısında binlerce yıllık tarihi ile ziyaretçilerini karşılayan Halfeti, bir bölümü sular altında kalan eski şehir bölümü ile büyüleyici bir manzaraya sahip. 2013 yılında yavaş şehir olan Şanlıurfa’nın bu benzersiz ilçesi, Birecik Barajı inşaatı nedeniyle sular altında kalsa da, hala etkileyici bir gezi alanı olma özelliğini taşıyor.

M.Ö. Asurlular tarafından kurulan Halfeti, sonrasında Persler, Makedonlar, Süryaniler, Bizanslılar, Memlükler ve Osmanlı gibi medeniyetleri ağırlamış. Suların altından yükselen   tarihi yapıların yarattığı mistik atmosferi, tekne turu ile doya doya soluyabilirsin.

Endemik açıdan da zengin olan bölge, hoş kokulu ve yarı katmerli bir gül çeşidi olan karagülün ve nehrin üzerindeki yerel restoranlarda tadabileceğin şabut balığının da anavatanı…

10- Yemyeşil bir Karadeniz Masalı: Şavşat

2015 yılında yavaş şehir olan Şavşat, doğal güzelliği ve kültürel öğeleri ile bu tanımı hakeden yerlerden biri… Karadeniz’in kendine özgü manzaralarını doyasıya görebileceğin Şavşat’ta özellikle doğa harikası Karagöl’ün de içinde bulunduğu Sahara Karagöl Milli Parkı mutlaka görülecekler listende bulunsun.

Milli park ağaç türü çeşitliliği, kamp ve karavan tatiline elverişli alanları ile doğa ile baş başa bir tatil yapma imkanı sunuyor. Bilbilan yaylalarında, üç yanı balkonlu ahşap yöresel evleri  görebilir, otantik bir tatil deneyimi ile Karadeniz kültürünü yakından tanıyabilirsin.

11-  Eşsiz Doğal Güzellikleri ile Uzundere

Erzurum’a 90 km uzaklıkta konumlanan Uzundere, Yedigöller’n yanı başında akan doğa harikası Tortum Şelalesi ve eşsiz doğal güzellikleri ile seni cezbedecek. 2016 yılında yavaş şehir olarak kabul edilen ilçede sadece şelalesi ile değil Ağlayan Köyü, Dikyar, Ulubağ ve Balıklı gibi köyleri ile de bölgenin yerel kültürü ve doğal güzellikleri keşfetme imkanı sunuyor.

Ülkemizin en büyük şelaleleri arasındaki Tortum Şelalesi ise, özellikle sularının canlandığı ilkbaharda, ışık oyunları ile döküldüğü yerde yarattığı büyüleyici gökkuşağı manzaraları ile görülmeye değer. Şelalenin önüne kurulan izleme balkonundan bu anlara tanıklık edebilirsin.

12- Doğaya ve Geçmişe Yüzünü Döneceğin Yer: Göynük


2017 yılında yavaş şehir olan Bolu’nun Göynük ilçesi, kendine özgü mimarisi, gelenek ve görenekleri, yerel lezzetleri ve tarihi kimliği ile bu tanımı hak ediyor. Eski Türk mimarisinin en güzel örneklerini barındıran ilçe; Akşemseddin Türbesi, Ömer Sekkin Türbesi, Göynük Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı gibi tarihi yapılara da ev sahipliği yapıyor.

Sokaklarında dolaşırken mutfağından kıyafetlerine kadar geleneksel değerlerini koruyan bir yaşamın izlerini sürebileceğin Göynük İstanbul ve Ankara’dan kolay ulaşım imkanı ile de tercih ediliyor.

Şehrin yorucu atmosferini geride bırakıp bir süreliğine de olsa zamandan ve kaostan uzaklaşmak için Göynük seni bekliyor.

13- Sinop’un İncisi Gerze


2017 yılında yavaş şehir olan Gerze, Karadeniz’in yeşili ile mavisinin buluştuğu sımsıcak bir balıkçı kasabası atmosferi ile seni huzura davet ediyor. TUİK  verilerine göre de ülkemizin en mutlu şehri seçilen Sinop’ta bulunan ilçe manzarası ve kültürü ile seni  de mutlu edecek.

Antik çağlardan beri gözde bir yerleşim yeri olan Gerze’de ahşap el sanatları ön plana çıkıyor. Misafirperverliği ve sakinliği ile bilinen ilçede DenizFeneri’ne çıkıp Karadeniz’İ izleyebilir, merkezi bisiklet ile turlayabilir, Karadeniz’in yöresel lezzetlerini tadabilirsin.

14- Aradığın Yavaşlığı Bulacağın Yer: Eğirdir

Isparta’da Göller Bölgesi olarak adlandırılan bölgede, üzerine kurulu olduğu Eğirdir Gölü’nden ismini alan ilçe, 2017 yılında yavaş şehir olarak kabul edildi.

Gölün gökkuşağının yedi rengini yansıtan manzaraları, sığla kokulu sokakları, su sporlarına tutkun olanları cezbedecek olanakları ve kampa elverişli atmosferi ile şehri ardında bırakıp kendini doğaya vereceğin eşsiz bir tatil için seni bekliyor.

Yüzme, rüzgar sörfü, yamaç paraşütü gibi aktiviteler yapabilir, trekking için harika bir rota oluşturabilirsin. Göl sularının zenginliğini yansıtan balık çeşitlerini tadabilir, sadece bu bölgede görülen bir tür olan Apollon kelebeği ile karşılaşabilirsin.

15- Bolu’nun İkinci Yavaş Şehri: Mudurnu

2018 yılında yavaş şehir unvanını alan Mudurnu, Bolu’nun doğal ve kültürel güzellikler açısından zengin ilçelerinden biri. İlçe, geleneksel Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini sunan otantik evleri ile ön plana çıkıyor.

Mudurnu Yıldırım Bayezid Camii ve Hamamı, Mudurnu Kanuni Camii gibi tarihi yapılara da ev sahipliği yapan ilçede Armutçular, Keyvanlar, ,Kazanlar, Yarışkaşı gibi pek çok konağı görebilirsin.

Mudurnu Saat Kulesi ise ilçenin güzeller güzeli panoramik manzarası için mutlaka uğraman gereken yerlerden biri…

16-  Otantik Bir Ege Masalı: Köyceğiz

Muğla daha çok Bodrum, Fethiye, Marmaris gibi kalabalık ve hareketli yazlık beldeleri ile ön plana çıksa da köyleri ve saklı kalmış koyları ile yavaşlık ve sakinlik arayanlar için de eşsiz bir bölge… 2019 yılında yavaş şehirler arasına katılan Köyceğiz de bunlardan biri…

Yemyeşil doğası ve tarımsal açıdan bereketli topraklarının yanı sıra, geleneksel mimarisi ile de öne çıkan ilçe, dünyada benzerine az rastlanır göl tiplerinden ayaklı göle örnek olan Köyceğiz Gölü’ne de ev sahipliği yapıyor. Kuonos Antik Kenti’nin de yanı başında olan ilçede göl üstünde tekne turu ile keşif yolculuğuna çıkabilirsin.

17- Selçuklu Mirası Ahlat

Ülkemizin en yeni yavaş şehirlerinden biri olan Ahlat, 2019 yılında bu unvanı kazandı. Bitlis’e bağlı ilçe zengin tarihi ile sana keşfedecek çok şey sunuyor.

Selçuklu ve Osmanlı döneminden eserleri günümüze taşıyan ilçe bilinen en büyük Türk İslam mezarlığına ev sahipliği yapıyor. Bu mirası ile zengin bir açık hava müzesi gibi olan Ahlat’tın tarihi atmosferinde zamandan uzaklaşmak istersen görülecekler listene bu ilçenin adını mutlaka eklemelisin.

Yorumlar