Mersin’in doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçesi Silifke, tarihi zenginlikleri ve coğrafi oluşumlarıyla dikkat çekiyor. Eğer rotanı Akdeniz’in serin sularına çevirmek istiyorsan, Silifke’de seni bekleyen pek çok özel yer var!
Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve Akdeniz’e uzanan manzaralarıyla Silifke, keşfetmeye değer özel rotalar sunuyor. Eğer sen de bu eşsiz ilçeyi ziyaret etmeyi planlıyorsan, Silifke’de gezilecek duraklar burada! Roma’dan Bizans’a uzanan yapılar, gizli kalmış antik kentler ve serin sularda mola verebileceğin doğa harikaları hakkında bilgileri alt satırlarda bulabilirsin. Hadi öyleyse, Silifke turumuza başlayalım!
1. Cennet ve Cehennem Obrukları
Silifke’nin en bilinen doğal oluşumlarından biri olan Cennet ve Cehennem Obrukları, kalkerli arazinin yer altı sularıyla zaman içinde aşınması sonucu meydana gelmiş. Hem coğrafi yapıları hem de mitolojik anlatılarıyla öne çıkan bu iki obruk, bölgede keşfe çıkanların ilk duraklarından biri oluyor. Cennet Obruğu’na 452 basamaklı bir merdivenle iniliyor. Yolun sonunda ise ziyaretçileri Meryem Ana Kilisesi karşılıyor. Merdivenler epey yorucu, bu yüzden rahat bir ayakkabı giymen ve yeterli zamanı ayırıyor olman önemli. Dilersen panoramik asansörle iniş kolaylığı da sağlanıyor. Özellikle yaşlılar ve çocuklu aileler için bu seçenek daha uygun olabilir.
Cehennem Obruğu ise daha dik ve derin. Aşağıya inilemiyor ama cam teras üzerinden çukuru yukarıdan izleyebiliyorsun. Bu obruk, mitolojide Zeus’un dev yılan Typhon’u buraya hapsettiği hikâyeyle ilişkilendiriliyor. Giriş ücreti 2025 itibariyle kişi başı 90 TL. Ziyaret saatleri yaz ve kış dönemi farklılık gösteriyor. Yaz dönemi 08.00-19.00, kış dönemi ise 08.00-17.00 arasında ziyarete açık durumda.
2. Silifke Kalesi

Silifke’nin merkezine hakim bir tepeye çıkıyorsun ve karşılaştığın ilk şey, taşların sessizliğiyle tarih anlatan Silifke Kalesi oluyor. Helenistik ya da erken Roma Dönemi’nde inşa edildiği düşünülen bu yapı, bir zamanlar hem askeri üs hem de yerleşim alanı olarak kullanılmış.
Surların içine girdiğinde seni sarnıçlar, kanalizasyon sistemi ve kesme taş işçiliği karşılıyor. Bu detaylar, Antik Dönem’in mühendislik becerilerini anlamak için iyi bir fırsat sunuyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi‘nde de adı geçen kale, geçmişin izlerini taşıyan burçlarıyla ayakta durmaya devam ediyor. Kalenin zirvesinden Silifke şehir manzarasını ve Göksu Nehri’nin kıvrımlarını izlemek, sessiz ama etkileyici bir deneyim sunuyor. Giriş için herhangi bir ücret ödenmiyor.
3. Aya Tekla Kilisesi
Silifke’nin kültürel dokusunu anlamak istiyorsan, Aya Tekla Kilisesi’nde biraz zaman geçirmen gerekiyor. Burası, Aziz Pavlus’un vaazlarıyla Hristiyanlığa geçen Azize Tekla’nın yaşadığı ve gizlendiğine inanılan mağara. Başlangıçta gizli bir ibadethane olarak kullanılan bu mağaranın üzerine, Hristiyanlık resmen serbest bırakıldığında bir bazilika inşa edilmiş. Bu nedenle yapı, Hristiyanlığın en eski merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor ve uzun yıllar hac ziyaretleri için önemli bir durak olmuş.
Ziyaret ücretsiz, ancak alanda telefon çekmeyebilir ve yönlendirici tabelalar sınırlı. Bu yüzden kiliseye gelmeden önce çevrim dışı harita indirmen faydalı olabilir Aya Tekla Kilisesi’nin açık olduğu saatler güncel olarak 08.00 ile 17.00 arası ama yola çıkmadan önce güncel bilgileri kontrol etmen faydalı olur.
4. Narlıkuyu

Silifke’nin sahil kenarında yer alan Narlıkuyu, deniz havası almak isteyenlerin ilk uğradığı yerlerden biri. Burası küçük bir koy ama atmosferi oldukça yoğun: Kıyıya dizilmiş balık restoranları, mavi-yeşil renkli sular ve taşlık sahil şeridi, ziyaretçilere huzur veriyor. Denizin suyu oldukça soğuk çünkü burası Cennet Obruğu’ndan gelen yer altı sularıyla besleniyor. Yani yaz aylarında serinlemek istiyorsan Narlıkuyu iyi bir tercih olabilir. Yüzerken dikkatli olmayı da unutma!
Bölgedeki Narlıkuyu Müzesi ise dördüncü yüzyıldan kalma bir Roma hamamının kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Müzenin en önemli eseri olan Üç Güzeller Mozaiği, Zeus’un kızları Aglaia, Euphrosyne ve Thalia’yı tasvir ediyor. Parlaklık, sevinç ve güzellik anlamlarını taşıyan bu figürler, mozaikte zarif bir biçimde yer alıyor.
- Giriş Ücreti: 60 TL
- Ziyaret Saatleri:30-17.30
- Müze Kart geçerli.
5. Astım Mağarası

Cennet-Cehennem Obrukları’nı ziyaret ettikten sonra birkaç adım ötedeki Astım Mağarası’na yönelebilirsin. Burası hem havasıyla hem de doğa şekilleriyle dikkat çeken bir mağara. Astım Mağarası, tahmin edebileceğin üzere ismini astım hastalarına iyi geldiğine inanılan havasından alıyor. Mağaraya spiral bir metal merdivenle iniliyor. İçeriye adım attığında ziyaretçileri sarkıtlar, dikitler ve sütun oluşumları karşılıyor. Burası yaklaşık 15°C sabit sıcaklıkta, nem oranı yüksek bir ortam sunuyor. Astım Mağarası’nda yerin altındayken bile nefes aldığını hissedebilirsin.
Mağara çevresinde ağaçlara bez bağlandığını görebilirsin. Dilek adamak için yapılan bu gelenek, Astım Mağarası’na “Dilek Mağarası” adını da kazandırmış.
- Giriş Ücreti: 90 TL (Cennet-Cehennem biletiyle birlikte geçerli)
- Ziyaret Saatleri:30-17.00
- Aynı biletle obrukları ve mağarayı birlikte gezebilirsin.
6. Taşköprü
Mersin’de gezilecek yerler listesinde de bulunan Taşköprü, Silifke şehir merkezinin en belirgin simgelerinden biri. İlk olarak Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen bu köprü, 19’uncu yüzyılda önemli bir restorasyon süreci geçirmiş. Köprünün mimarisi sade ama sağlam. Taşköprü’nün taş kemerleriyle nehri kucaklayan yapısı, gün ışığında ve akşam saatlerinde oldukça estetik görünüyor.
Bu görüntü fotoğraf meraklıları için de cazip bir manzara sunuyor. Tarih boyunca ulaşımın yanı sıra stratejik amaçlarla da kullanılan Taşköprü, Göksu’nun serin sularının üzerinden geçiyor. Köprüyü ziyaret etmek ücretsiz. Bu köprünün yalnızca üzerinden geçerken geçmişe kısa bir yolculuk yapıyormuş gibi hissedeceksin.
7. Olba Antik Kenti

Silifke’nin Uzuncaburç Mahallesi’ne yöneldiğinde seni İlk Çağ’da Olba Krallığı’na başkentlik yapmış olan Olba Antik Kenti karşılıyor. Burası yalnızca tarih kitaplarında değil, hala ayakta olan taşlarda da geçmişi barındırıyor.
Kentin içinde Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait yapılar görebilirsin. Su kemerleri, çeşme binası, tiyatro alanı ve mezar yapıları (nekropol) günümüze ulaşmış durumda. Yakın zamanda yapılan kazılarda çıkarılan mozaik eserler ise kentin kültürel dokusunu daha görünür hale getiriyor. Bu mozaiklerde tanrılar, simgesel figürler ve geometrik desenler dikkat çekiyor.
- Giriş Ücreti: 60 TL
- Ziyaret Saatleri:30-17.30
- Yol dar ve virajlı olabilir. Araçla giderken dikkatli olmalısın.
8. Göksu Deltası
Silifke’nin doğal zenginliklerinden biri olan Göksu Deltası, dünyanın önemli göç yollarından birinde yer alıyor. Özellikle kuş gözlemcileri için burası öne çıkan merkezlerden biri. Nadir ve nesli tükenme tehlikesi altındaki türler için yaşam, beslenme, üreme ve konaklama alanı sunuyor. Flamingolar, martılar ve daha pek çok kuş türü, deltada gözlemlenebiliyor.
Aynı zamanda bölge, zengin biyoçeşitliliğiyle doğa tutkunları için eşsiz bir keşif rotası. Sessiz bir yürüyüş, dürbünle yapılan gözlemler ve sabırlı bir bekleyiş, buradaki deneyimin parçası haline geliyor. Deltaya zaman ayırarak gelmekte fayda var; çünkü doğal yaşamın ritmini ancak yavaşlayarak fark edebiliyorsun.
9. Silifke Müzesi
Silifke’nin tarihine yakından bakmak istiyorsan, rotana Silifke Müzesi’ni ekliyorsun. Müze; arkeolojik ve etnografik eserlerle bölgenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor. Neolitik Dönem’den başlayarak Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait birçok eseri burada bir arada görebilirsin.
Müze dört ana salondan oluşuyor: Arkeolojik Eserler Salonu, Taş Eserler Salonu, Sikke ve Takılar Salonu ile Etnografik Eserler Salonu. Her bölüm, farklı dönemlere ve yaşamlara ait objelerle dolu. Ziyaret saatleri 08.30-17.30 arası. Giriş ücreti 40 TL ve Müze Kart geçerli. Ancak binada asansör bulunmuyor.
10. Uzuncaburç Kalıntıları
Silifke’ye bağlı bu antik kent, adını Helenistik dönemden kalma yüksek bir kuleden alıyor. Uzuncaburç, başlangıçta sadece dini bir merkezken zamanla bağımsız bir kent haline geliyor ve kendi adına para basacak kadar önem kazanıyor. Bölgedeki en dikkat çekici yapılardan biri, 36 sütunlu Zeus Tapınağı. Helenistik Dönem’e ait olan bu yapı, Bizans Dönemi’nde kiliseye çevrilmiş.
Tapınağın yanı sıra 3000 kişilik antik tiyatro, kayalara oyulmuş mezarlar ve Şans Tapınağı da gezilecek noktalar arasında yer alıyor. Antik kenti keşfetmek için en uygun zaman diliminin öğleden sonrası olduğu söyleniyor. Güneşin yatay açıyla vurduğu saatlerde yapıların üzerindeki detaylar daha net görünüyor. 2025 itibarıyla giriş ücreti 50 TL, Müze Kart sahipleri için ziyaret ücretsiz. Antik kent her gün 09.00 – 18.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
11. Tisan Yarımadası
Halk arasında Ovacık Yarımadası olarak bilinen Tisan Yarımadası, arkeoloji kaynaklarında “Kilikya Afrodisiası” adıyla geçiyor. Bu yarımada hem tarihi geçmişiyle hem de son yıllarda öne çıkan doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor. Yarımadada yer alan antik kentin en önemli kalıntılarından biri, dördüncü yüzyıldan kalma St. Pantaleon Kilisesi.
Tabanı mozaiklerle kaplı bu yapı, dönemin mimari anlayışını ve dini izlerini yansıtıyor. Tisan’ın doğu ve batı kıyısında yer alan iki koy, berraklıkları ve temiz sularıyla göze çarpıyor. Bu özellikleri sayesinde Taşucu’ndan kalkan tekne turlarının da vazgeçilmez durakları arasında yer alıyor. Kalabalıktan uzaklaşmak, sessiz ve izole bir deniz deneyimi yaşamak isteyenler için Tisan, beklenenden ötesini sunuyor.
12. Boğsak Koyu
Silifke’nin Yeşilovacık Mahallesi’nde yer alan Boğsak Koyu, mavi bayraklı tertemiz deniziyle dikkat çekiyor. Sığ ve dalgasız yapısı sayesinde burada denize girmenin rahat olduğu söyleniyor ama yine de dikkatli olmalısın. Denizin turkuaz tonu ve kıyıdaki sakinlik, koyu çadır ya da karavanla keşfetmek isteyenler için özellikle cazip hale getiriyor. Boğsak Koyu’na gelirken etrafta herhangi bir market bulunmadığı için yanına yiyecek ve içecek alman gerekiyor. Doğanın içinde, sade ama planlı bir mola vermek isteyenler Boğsak’ı rotasına ekliyor.
13. Susanoğlu Plajı
Silifke’nin en bilinen plajlarından biri olan Susanoğlu Plajı, uzun ve geniş kumsalıyla yaz aylarında kalabalıkları ağırlıyor. Susanoğlu Plajı’nın sakin ve sığ sularının, özellikle çocuklu aileler ve yüzmeyi yeni öğrenenler için uygun olduğu söyleniyor. Fakat yine de dikkati elden bırakmamak gerek.
Plajın çevresinde restoranlar, kafeler ve konaklama seçenekleri bulunuyor. Tatilciler için temel ihtiyaçlara ulaşmak kolay. Susanoğlu Plajı gündüz saatlerinde hareketli, akşamüzeri ise daha serin ve dinlendirici bir atmosfere bürünüyor. Plaja giriş ücretsiz ancak bazı bölgelerde şezlong ve şemsiye kullanımı için küçük ücretler talep edilebiliyor. Susanoğlu Plajı’na yakın konaklama seçeneklerini Silifke otelleri arasında keşfedebilirsin.
14. Yapraklı Koy Plajı

Yapraklı Koy Plajı, çevresinin doğal kayalık yapısıyla adeta bir havuz görünümüne sahip. Silifke kıyılarının serin ve berrak sularını arayanlar için burası keşfedilmeye değer duraklardan biri. Yaz aylarında bile deniz suyu serinliğini koruyor ve ferahlatıcı bir deneyim sunuyor. Koyun temizliği, doğayla uyumlu yapısı ve sessiz ortamı, huzurlu bir deniz günü geçirmek isteyenlere hitap ediyor.
Yapraklı Koy Plajı’nın su altı yapısı da oldukça ilgi çekici; burada dalış yapanlar doğal deniz canlılarını izleme fırsatı bulabilir. Plaj çevresinde bazı küçük işletmeler yer alsa da tuvalet, duş gibi olanaklar için yanında bozuk para bulundurman gerekebilir. Yapraklı Koy Plajı’na giriş ise ücretsiz.
15. Taşucu Atatürk Evi
1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım tarafından ziyaret edilen bu tarihi konak, günümüzde müze olarak ziyarete açık durumda. Taşucu Atatürk Evi, geleneksel Türk mimarisinin sade çizgilerini taşıyor ve dönemin konut yapısını yansıtıyor. Müzenin zemin katında konferans salonu ve fotoğraf stüdyosu gibi alanlar yer alıyor.
İkinci katta ise Atatürk’ün çalışma odası ve yatak odası, döneme ait eşyalar, fotoğraflar ve belgeler sergileniyor. Bu odalar hem Atatürk’ün Silifke ziyareti sırasında geçirdiği zamana ışık tutuyor hem de dönemin yaşam tarzını gözler önüne seriyor. Taşucu Atatürk Evi ziyareti ücretsiz olarak gerçekleştirilebiliyor. Taşucu’na yolun düşerse bu tarihi yapıyı da planına dahil edebilirsin.
16. Narlıkuyu Mozaik Müzesi
Narlıkuyu’da yer alan Mozaik Müzesi, dördüncü yüzyıldan kalma bir Roma hamamının mozaik zeminlerinin korunması amacıyla kurulmuş. Müzede özellikle Poimenios Hamamı’ndan günümüze ulaşan havuz bölümündeki mozaikler dikkat çekiyor. Bu mozaiklerde deniz tanrıçaları ve mitolojik sahneler yer alıyor. Müze, Antik Dönem’de Cennet ve Cehennem Obrukları’na gelen ziyaretçiler için bir dinlenme alanı olarak kullanılan bu bölgenin denizle ilişkisini de ortaya koyuyor. Küçük ama tarihsel olarak dikkat çekici bu müze, Narlıkuyu gezisinin kısa ama anlamlı bir durağı olabilir.
- Giriş Ücreti: 40 TL (Müze Kart sahipleri için ücretsiz)
- Ziyaret saatleri:30-17.30
17. Silifke Zeus Tapınağı

Silifke ilçe merkezine yakın bir konumda yer alan Zeus Tapınağı, Roma Dönemi’ne ait dini yapılardan biri. Milattan Sonra (M.S.) ikinci yüzyılda inşa edilen yapı, M.S. beşinci yüzyılda bir kiliseye dönüştürülmüş. Tapınağın kime adandığı konusunda farklı görüşler bulunuyor; bazı kaynaklar Zeus’a, bazıları ise Apollon’a adandığını öne sürüyor.
Yapının mimarisi, uzun ve kısa kenarlardaki sütun dizileriyle dikkat çekiyor. Günümüze ulaşan sütunlar ise Korint başlıklarıyla ayırt edilebiliyor. Bugün ayakta kalan bu kalıntılar, Antik Dönem’in dini yapıları hakkında fikir edinmek isteyenler için anlamlı bir durak olacaktır. Silifke Zeus Tapınağı ziyareti ücretsiz olarak yapılabiliyor.
18. Tekirambarı Sarnıcı
Silifke’nin merkezine yakın bir diğer durak ise Tekirambarı Sarnıcı. Roma Dönemi’nden günümüze ulaşan bu büyük su yapısı hem mühendislik hem de tarih açısından dikkat çekiyor. Antik dönemde bölgenin su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen sarnıç, dönemin teknik becerilerini ortaya koyuyor. Yapının içi oldukça geniş ve yüksek, ilk bakışta bir yer altı salonunu andırıyor. İçeriye girdiğinde nemli hava ve taş duvarlar seni karşılıyor. Sessizliği ve loş atmosferiyle tarih meraklıları için etkileyici bir keşif noktası. Üstelik burası da tamamen ücretsiz.
19. Taşucu Limanı
Silifke’nin denizle kurduğu en önemli bağlardan biri olan Taşucu Limanı hem ticaret hem de ulaşım açısından büyük bir rol üstleniyor. Burası, Kıbrıs’a düzenlenen feribot seferlerinin ana kalkış noktası olmasıyla dikkat çekiyor. Limanda gün boyu bir hareketlilik hakim; yükleme yapan gemiler, tekneler ve yolcularla canlı bir atmosfer hissediliyor. Liman çevresinde birçok kafe ve restoran yer alıyor. Deniz manzarasına karşı oturup bir şeyler yiyip içmek isteyenler için oldukça uygun bir alan. Taşucu Limanı’nı gezmek için herhangi bir ücret ödemen gerekmiyor, dilediğin gibi dolaşabilirsin.
20. Göksu Nehr
Silifke’den geçerek Akdeniz’e dökülen Göksu Nehri, ilçenin adeta can damarı. Nehrin etrafındaki topraklar oldukça verimli ve bu durum çevredeki tarımsal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Doğal manzarasıyla dikkat çeken Göksu, özellikle yürüyüş yapmak ya da nehir kenarında vakit geçirmek isteyenler için ideal.
Silifke Kalesi ve Taşköprü gibi yapılar, Göksu Nehri’nin kıyısında yer alıyor ve bu tarihi yapılar nehir manzarası eşliğinde farklı bir görünüm kazanıyor. Ayrıca nehrin bazı bölümleri, mevsimine göre kano ya da rafting gibi aktiviteler için de elverişli olabiliyor. Göksu Nehri’ni gezmek de ücretsiz.
21. Cambazlı Kilisesi

Silifke’nin Cambazlı Köyü sınırlarında yer alan bu yapı, M.S. beşinci yüzyılda Bizans Dönemi’nde inşa edildiği tahmin ediliyor. Üç nefli mimarisiyle dikkat çeken Cambazlı Kilisesi, günümüze kadar oldukça iyi korunmuş. Çatısı çökmüş olsa da apsisin kubbesi ve sütunlar hâlâ ayakta. Kilisenin avlusunda bir sarnıç da bulunuyor. Yapı hem mimarisi hem de sağlam kalıntılarıyla öne çıkıyor. Ziyaret ücretsiz.
22. Taşucu Arslan Eyce Amphora Müzesi
Taşucu Limanı’nın hemen yanında yer alan bu müze, koleksiyoner Arslan Eyce’nin topladığı amfora ve çanak çömleklerden oluşuyor. Akdeniz ticaretinde kullanılan farklı amfora türleriyle bölgenin denizcilik geçmişine ışık tutuyor. Müze sadece Eyce’nin koleksiyonunu değil, aynı zamanda yöre halkının bağışladığı eserleri ve küçük bir etnografik bölümü de içeriyor. Sessiz ve özgün bir keşif için uğrayabileceğin müze, ücretsiz olarak gezilebiliyor.
23. Tokmar Kalesi
Silifke ilçe merkezine yaklaşık 29 kilometre uzaklıkta, yüksek bir tepede konumlanan Tokmar Kalesi, stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Orta Çağ’da inşa edilen bu yapı, özellikle denizden gelen tehlikelere karşı gözetleme ve savunma amacı taşıyor. Kalenin bulunduğu tepeye çıktığında seni oldukça geniş ve etkileyici bir manzara karşılıyor. Hem Silifke’yi hem de Akdeniz’i izleyebileceğin bir konumda. Tokmar Kalesi, 1994 yılında SİT alanı ilan ediliyor ve o tarihten bu yana korunmaya çalışılıyor. Kaleye girişte herhangi bir ücret alınmıyor.
24. Korasion Antik Kenti (Paslı Harabeleri)
Silifke yakınlarında yer alan Korasion Antik Kenti, bilinen adıyla Paslı Harabeleri, sessizliği ve tarihi atmosferiyle öne çıkıyor. Bu antik yerleşim, Roma ve Bizans dönemlerinden izler taşıyor. Kalıntılar arasında dolaşırken tarihle iç içe bir keşif deneyimi yaşayabilirsin. Kalabalıklardan uzak ve doğayla iç içe olan bu ören yeri, Silifke’de gezilecek güzel yerlerden biri. Antik kent, fazla bilinirliği olmadığı için daha sakin bir ziyaret deneyimi sunuyor. Korasion Antik Kenti, Silifke gezisinde giriş için ücret ödemeden dolaşabileceğin yerlerden biri olarak öne çıkıyor.
25. Silifke Demircili Köyü

Antik çağlarda İmbriogion adıyla bilinen Demircili Köyü, varlıklı Roma vatandaşları için yazlık bir yerleşim alanı olarak kullanılmış. Köyde, Roma Dönemi’ne ait yedi ev, tapınak mezarlar ve mozaik döşemeli hamam kalıntıları bulunuyor. Bu yapılar, Silifke’nin ne denli zengin bir tarihi mirasa sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Köyü ziyaret ettiğinde bu kalıntılar arasında yürümek, geçmiş zamanların hayatını hayal etmene olanak tanıyacak. Demircili Köyü’ndeki antik yapıları ziyaret etmek de ücretsiz.
26. Dana Adası
Silifke açıklarında yer alan Dana Adası, doğayla baş başa kalmak isteyenler için güzel bir alternatif. Berrak denizi ve doğal yapısıyla bu ada, tekne turlarının uğrak noktalarından biri. Aynı zamanda şnorkelle dalış ve yüzme için de oldukça uygun. Adanın çevresinde, antik çağlardan kalma batık kalıntılar ya da eski liman izleri bulunduğu düşünülüyor. Bu yönüyle sadece doğaseverlerin değil, tarih meraklılarının da ilgisini çekebilecek bir yer. Dana Adası’na teknelerle gitmek gerekiyor ancak ada gezisi çoğu zaman özel turlara dahil olarak planlanıyor.
27. Mara Koyu ve Mağarası
Silifke’nin saklı güzelliklerinden biri olan Mara Koyu, berrak turkuaz suları ve sakin atmosferiyle öne çıkıyor. Koyun hemen bitişiğinde yer alan Mara Mağarası ise doğal oluşumlarıyla ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunuyor. Burası, tekne turlarının sıkça uğradığı duraklardan biri ve doğal bir sığınak görevi görüyor. Burada doğayı korumak için dikkatli olmak, bölgenin güzelliğinin devamı için önemli.
28. Tisan Adası
Tisan Yarımadası’nın ucunda yer alan Tisan Adası, huzurlu bir atmosfer arayanlar için tercih edilebilecek alanlardan biri. El değmemiş plajları ve çam ağaçlarıyla çevrili yolları adaya doğal bir güzellik katıyor. Ada çevresindeki deniz oldukça berrak ve şnorkelle dalış için uygun olduğu söyleniyor. Ayrıca adanın tarihi bir yönü de bulunuyor: Antik Yunan tanrıçası Afrodit’e adandığı düşünülen Aphrodisias Antik Kenti’nin kalıntıları, ada sınırları içinde yer alıyor. Doğayla tarihin bir araya geldiği bu alanda zaman geçirmek isteyenler için farklı bir durak. Tisan Adası’na ulaşım genellikle özel araçlar ve tekne ile sağlanıyor.
29. Boğsak Adası

Boğsak Koyu’nun hemen karşısında yer alan Boğsak Adası, küçük yapısına rağmen bölgenin doğal çeşitliliğine önemli katkılar sunuyor. Suyun berraklığı ve adanın sakin yapısı, burayı yüzme ve kısa tekne turları için uygun hale getiriyor. Boğsak Adası, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin ya da çadır kampı kurmak isteyenlerin uğrak noktalarından biri haline gelmiş durumda. Adaya giriş ücretsiz ve herhangi bir yapılaşma bulunmuyor, bu yüzden yanında gerekli ekipmanlarla gitmeni öneririz.
30. Helenistik Kule
Uzuncaburç Antik Kenti’ni ziyaret ediyorsan, Helenistik Kule’yi de mutlaka görmelisin. Kentin adını aldığı Uzuncaburç, bu kulenin görkemli ve yüksek yapısıyla özdeşleşiyor. Helenistik Dönem’den günümüze ulaşan kule, savunma amacıyla inşa edilmiş. Kulenin bulunduğu noktadan antik kentin genel yapısını gözlemlemek mümkün. Bu bölgeye geldiğinde tarihi atmosferi daha yakından hissedebilirsin. Ziyaretler ücretsiz olarak yapılabiliyor ve antik kent gezisinin önemli bir parçası haline geliyor.
31. Akçakıl Koyu
Silifke’nin temiz denizlerinden biri olarak öne çıkan Akçakıl Koyu, özellikle ailelerin tercih ettiği duraklardan biri. Koyun denizinin hem berrak hem de sığ olduğu biliniyor. Böylece Akçakıl Koyu, Silifke’de serinlemek isteyen gezginlerin uğrak noktası oluyor. Koya giriş ücretsiz ancak yaz aylarında çok kalabalık olabileceğini unutmamalısın.
32. Taşucu İncekum Plajı
Adından da anlaşılacağı üzere, İncekum Plajı’nın en dikkat çekici özelliği ince kumlu yapısı. Plaj, Taşucu’nun sahil şeridinde yer alıyor ve geniş bir kumsala sahip. Denizin sığ yapısı nedeniyle özellikle çocuklu ailelerin tercih ettiği bir alan olduğu biliniyor. Taşucu İncekum Plajı güneşlenmek, kitap okumak ya da sadece deniz kenarında yürümek isteyenler için de uygun bir ortam sunuyor. Halka açık olan plajda, herhangi bir giriş ücreti ödemeden vakit geçirebilirsin.
33. Taşucu Liman Kalesi
Taşucu Limanı’nın girişinde yer alan Liman Kalesi, bölgenin denizcilik tarihine tanıklık eden küçük ama önemli bir yapı. Limanın korunması ve deniz ticaretinin güvenliği için inşa edilen kale, günümüze kalıntılarıyla ulaşmış. Geçmişin etkileyici atmosferini sunan Taşucu Liman Kalesi, tarihi yapılarla ilgilenenler için kısa ve ilginç bir durak. Bu kaleye giriş ücretsiz.
Silifke, gezilecek tarihi yerleri ve doğal güzellikleriyle seni de etkiledi değil mi? O halde şimdi Etstur ayrıcalığıyla Silifke otobüs bileti fırsatlarını keşfet ve seyahatini planlamaya başla!
Yayın tarihi: 21.07.2025
İçeriğimizde belirttiğimiz ziyaret saatleri ve fiyat bilgileri, yazının yazıldığı tarih için geçerlidir. Güncel ziyaret saatlerine ve fiyat bilgilerine, ilgili mekanların web sitelerinden ulaşabilirsin.