Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Mardin’de Ne Yenir?

Mardin sadece lezzetleriyle değil, yüzyılların birikimini taşıyan tarihî ve kültürel dokusuyla da başlı başına bir hazine! Mardin mutfağı zengin baharatlarıyla ve et ağırlıklı yemek kültürüyle Güneydoğu Anadolu mutfağının en değerli temsilcilerinden. Meyveyle etin bir arada kullanıldığı ekşili erikli yahni ve bademli iç pilav gibi lezzetleriyle Mardin mutfağı, unutulmaz lezzetleri bir araya getirerek özgün tatlarla fark yaratıyor. Hazırsan gel, bu kadim şehrin çeşitli lezzetlerle örülü hikâyesini birlikte keşfedelim!

Mardin Mutfağının Köklü Geçmişi ve Tat Kültürü

Yukarı Mezopotamya platosunun üzerinde yer alan Mardin’in kökleri Mezopotamya’ya kadar uzandığı için mutfak kültürü tarımın, hayvancılığın ve yerleşik hayatın etkileriyle birlikte gelişmiş. Bugün Mardin mutfağının temelini oluşturan ve bölgenin iklimine uyum sağlayan buğday, mercimek, nohut ve zeytin gibi ürünler Mezopotamya mutfaklarının da vazgeçilmez gıda ürünleri.

Geçmişte Sümer, Asur ve Pers gibi kadim medeniyetlerle etkileşimde olan Mardin, zamanla bu uygarlıkların kültürel mirasını da üstlenmiş. Bu kültürel miras kendini sadece mimaride ya da geleneklerde değil, Mardin mutfağında da gösteriyor. Her lokmada birden fazla tat duyusuna hitap eden lezzetler işte bu medeniyetlerin harmanlanmasının sonucunda ortaya çıkıyor.

Özellikle sumac, yemeklere ekşi ve ferahlatıcı bir derinlik katarken kırmızı biber ve karabiber gibi baharatlar da damakta iz bırakan yoğun tatlar arasında. Kuru etin ve sulu yemeklerin bir arada bulunduğu sofralar ve karamelize olacak şekilde pişirilen yemekler, Mardin’in çok katmanlı tat kültürünü yansıtıyor.

Mardin mutfağının vazgeçilmezi kuzu eti hem tencere hem fırın yemeklerinde sıkça kullanılıyor. Bulgur da pilavlardan içli köftelere kadar pek çok tarifte yer alan bir bakliyat. Mardin usulü etse Mardin dürümden Halep tavaya kadar birçok yemekte kullanılıyor. Tatlıyla tuzlunun ustalıkla buluştuğu etli meyveli pilavlar ve hurmayla tatlandırılan etli yemekler Mardin’in sıra dışı lezzetleri arasında yer alıyor.

Mardin’in Geleneksel Yeme İçme Alışkanlıkları

Tarihî sokaklarıyla, taş mimarisiyle ve çok kültürlü dokusuyla Mardin, köklü bir kültürle tanışma fırsatı sunuyor. Şehirde dolaşırken eşsiz kokularını içine çekeceğin, tandır ateşinde yavaşça pişen etler de sabırla beklenen lezzetlerin habercisi. Yöresel kebaplarsa kıvamında pişmiş etleriyle ve özgün sunumlarıyla fark yaratıyor.

Geleneksel Mardin yemekleri, tarihî dokusunu yıllardır koruyan mekânlarda pişmeye devam ediyor ve misafirlerini sıcak sofralarda ağırlıyor. İkbebet gibi incecik açılan içli köfteler, zarif şekilleri ve dengeli iç harçları sayesinde tadanları kendine hayran bırakıyor. Sembusek gibi sokak lezzetleriyle de pratik ama bir o kadar lezzetli alternatifler sunarak damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.

Kaburga dolması özel günlerin vazgeçilmeziyken taş fırında pişen hamur işleriyse kıtır kıtır dokusuyla iştah açıcı, eşsiz Mardin lezzetlerinden bazıları. Hazırsan “Mardin’in neyi meşhur?” sorusunun cevabını bulacağın rehberimize geçelim ve kendine has lezzetlerle dolu Mardin mutfağının kapısını birlikte aralayalım.

Mardin Mutfağının Yıldızları: Tadılması Gereken Ana Yemekler

Mardin’de gezilecek yerler kendine hayran bırakırken Mardin mutfağının doyurucu ana yemekleri de gezerken acıktığın zaman senin için enfes bir mola olma niteliğinde. Soğan dolması ve çağla yemeği gibi Mardin yemekleri gezine unutulmaz bir dokunuş katacak. Mardin ev yemeklerinde kebap, içli köfte ve etli pilav gibi lezzetlerle de sıkça karşılaşılıyor.

Geleneksel lezzetlerden olan Mardin peyniri özellikle koyun sütünden yapılmakla beraber hafif tuzlu ve yoğun aromalı bir tada sahip. Bu peynirle hazırlanan pek çok hamur işi ve yemek bulunuyor. Şimdi özel lezzetleriyle hafızalara kazınan Mardin’in yöresel yemeklerini yakından tanıyalım.

Kaburga Dolması

Kaburga dolması özellikle bayram sofralarında veya özel davetlerde hazırlanan, emek isteyen bir ana yemek. Kuzunun kaburga kısmından yapılan bu yemek iç pilavla buluşarak lezzetine lezzet katıyor.

Kaburga dolmasının hazırlanma süreci büyük bir ustalık gerektiriyor. İlk olarak dikkatlice oyulan ette bir cep açılıyor. Bu cebin içine, tereyağında kavrulan pirinç, kuş üzümü, tarçın, badem ve karabiberle hazırlanan pilav dolduruluyor. Ardından kaburga dikiliyor ve tencerede ya da taş fırında ağır ağır pişiriliyor. Yemeğin pişme süreci etin yumuşamasını ve pilavın aromaları içine çekmesini sağlıyor.

Büyük bir tepside servis edilen kaburga dolmasını görürsen şaşırma! Bu, geleneksel sunum şekli olmakla beraber yanında da genellikle naneli cacık, semizotu salatası ya da sumakla tatlandırılmış soğan mezesi servis ediliyor. İçecek olarak çoğunlukla ev yapımı ayran veya gül suyuyla hazırlanmış bir hoşaf tercih ediliyor. Kaburga dolmasının en lezzetlisi nerede yenir dersen yolunu özellikle Artuklu yemek alanlarına düşürmelisin. Ayrıca bu harika lezzeti yöresel lezzetler sunan Mardin restoranlarında da bulman mümkün.

Dobo

Doboyu ilk kez tadacaksan onun etrafa yayılan kokusuyla büyülenmeye hazır ol! Dobo, Mardin mutfağında öne çıkan bir yemek. Kuzu koldan veya buttan hazırlanıyor ama öyle sıradan bir et yemeği sanma. Kuzu butu veya kolu bademle ve sarımsakla bir araya geldiğinde bambaşka bir lezzet seviyesine ulaşıyor.

Hazırlanırken önce kuzu budunun iki tarafına delikler açılıyor. Daha sonra sarımsaklar ve bademler bu deliklere bastırılıyor, yoğurtla pul biber etin tamamına sürülerek yavaş yavaş pişiriliyor. Geleneksel Mardin yemeği dobonun servis şekli de bir o kadar benzersiz. Yanına naneli cacık, sumakla ovulmuş mor soğan dilimleri ya da ferahlatıcı bir semizotu salatası konabiliyor.

Bu yemek özellikle bayram sofralarında ve özel davetlerde sık sık yapılıyor. Eğer sen de bu eşsiz lezzeti tatmak istiyorsan Mardin’in yerel lokantalarına gidebilirsin. Orada sadece bir yemeği değil, bir misafirperverlik örneğini de deneyimleyebilirsin.

Firkiye

Baharla birlikte Mardin mutfağında yeşeren en özgün tatlardan biri de firkiye. Taze çağlanın (bademin) veya yeşil eriğin kuzu etiyle aynı tencerede buluştuğu bu yemek, özellikle Mazıdağı’nda sofralara geleneksel bir dokunuş katıyor. Çağla ya da erik yerine bazen bamyayla da yapılan firkiye yemeği, Mardin mutfağının mevsimselliğini yansıtan özgün bir yahni.

Yemek hazırlanırken kuzu etleri pişirildikten sonra içerisine doğranmış kabak, yeşil soğan ve bolca çağla ekleniyor. Çağlaların bir kısmı ezilerek suyu yemeğe karıştırılıyor ve etin lezzetini hafif ekşimsi bir tatla dengelemesi sağlanıyor. Son olarak limon suyu ve ince kıyılmış maydanoz ekleniyor. Böylece firkiye yemeği ferahlatıcı ve mevsimlik bir tat kazanıyor.

Genelde evlerde pişen bu yemeği Mardin’e gittiğin zaman mevsimine denk geldiğin takdirde bazı esnaf lokantalarında bulabilirsin. Ayrıca Mardin ev yemekleri sunan, küçük ve samimi lokantalarda da bulabileceğin bu lezzeti denemeden gitme!

Alluciye (Erikli Yavan Aşı)

Mardin mutfağının ekşili tatlara olan tutkusunu gösteren alluciye, iştah açıcı yemeklerinden biri. Bu yemeğin temel malzemeleri arasında kuzu etiyle birlikte taze yeşil erik yer alıyor. Bazı tariflerde nohuta ya da yeşil fasulyeye de yer veriliyor. Böylece hem besleyici hem zengin aromalı bir tabak ortaya çıkıyor.

Hazırlık aşamasında kuzu eti veya kuşbaşı iyice haşlanıyor. Ardından içerisine bolca taze erik ekleniyor. Erikler yumuşayıp yemeğin suyuna ekşilik bırakarak yemeğin kendine has ferahlatıcı tadına kavuşmasını sağlıyor. Zaman zaman içerisine ince doğranmış sebzelerle doğal bir renk ve aroma da katılıyor.

Alluciye özellikle yaz aylarında, taze eriklerin çıkmasıyla birlikte sofralarda yerini alıyor. Bu mevsimsel tat hem doyurucu hem serinletici etkisiyle sık sık tercih edilen bir lezzet. Mardin’de geleneksel ev yemekleri yapan lokantalarda ya da küçük esnaf lokantalarında alluciyeyi tatma fırsatını bulabilirsin.

Soğan Kebabı

Mardin’in kebap kültürünü yansıtan yemeklerinden soğan kebabı sunumuyla ve tadıyla aklını başından alacak! Bu kebap türünde kıymadan hazırlanan özel köfteler soğanın içine konularak tepside arka arkaya yerleştiriliyor. Daha sonra fırına veriliyor ve ağır ağır pişmeye bırakılıyor. Pişerken soğanlar kendi suyunu salarak karamelize oluyor ve köftelere tatlı-ekşi bir tat kazandırıyor. Etin yoğunluğuyla soğanın yumuşaklığı birleşince ortaya dengeli ve nefis bir uyum çıkıyor. Hem göz dolduran hem damağa hitap eden bu kebap Mardin sofralarının vazgeçilmezlerinden biri.

Soğan kebabını özellikle kebapçılarda ya da yöresel tatlar sunan küçük restoranlarda bulman mümkün. Mardin’e yolun düşerse bu eşsiz lezzeti tatmadan dönme! Sıcak taş fırından yeni çıkmış bir porsiyon soğan kebabı için ilk fırsatta rotanı bu benzersiz lezzete çevirebilirsin.

Kibbe (İşkembe Dolması)

Sakatatla hazırlanan kibbe hem malzemesiyle hem yapım süreciyle bugüne kadar denediğin en ilginç yemeklerden biri olabilir. Kibbe’nin hazırlanması için temizlenmiş işkembelerin içine pirinç, kıyma, baharatlar ve bazen de nohut eklenerek hazırlanan özel bir harçla dolduruluyor. Ardından dikkatlice dikilip ya uzun uzun haşlanıyor ya da fırında nar gibi kızarana kadar pişiriliyor.

Unutulmaz bir tadı olan kibbenin hazırlık süreci zahmetli olduğu için her sofrada yer alması kolay değil. Ancak yöresel tatları yaşatmak için titizlikle çalışan mekânlarda ya da bayram gibi özel günlerde bu eşsiz yemekle karşılaşman mümkün. Sakatat seviyorsan kibbe yemeği seni âdeta büyüleyecek!

Başlangıçtan Ara Sıcağa: Mardin Sofrasının Diğer Lezzetleri

Cevizli börek, susamlı patates böreği ve lor böreği gibi hamur işleri Mardin’in meşhur yemekleri arasında. Muammara, firik pilavı ve akıtma gibi mezeler de Mardin sofrasına farklı tatlar katıyor. Mezelerin içinde patlıcan, domates, biber, ceviz ve zeytin gibi ürünler yer alıyor. Aromatik tatların karıştığı bu mezeler Mardin mutfağına özgü geleneksel tariflerin ve zengin kültürel mirasın bir yansıması.

Dilersen Mardin uçak biletini alarak lezzet yolculuğuna hemen başlayabilirsin! Eğer Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkıyorsan ikbebet ve sembusek gibi eşsiz tatların da içinde olduğu şu ara sıcakları denemeyi unutma:

Lebeniye Çorbası

Lebeniye, Güneydoğu Anadolu ve Mardin mutfağında sıkça yapılan yoğurtlu ve besleyici bir çorba. Buğdayla veya pirinçle yapılan bu çorba haşlanmış nohutla ve minik köftelerle de zenginleşiyor. Üzerine kızdırılmış tereyağı ve nane dökülerek hem görüntüsüyle hem kokusuyla doyurucu bir başlangıç oluyor. Ferahlatıcı yapısıyla tek başına hafif bir öğün olarak da tercih edilebiliyor.

Genellikle bakır taslarda ya da derin kâselerde sıcak sıcak, yanında ince lavaşla ya da tandır ekmeğiyle servis ediliyor. Bunların yanında taze limon dilimiyle, turşuyla veya ince doğranmış yeşillikle sunuluyor. Bazı sofralarda çorbanın yanına közlenmiş biber veya küçük bir yoğurt tabağı da eklenerek sunumu zenginleştiriliyor.

Eğer bu çorbayı tatmak istersen esnaf lokantalarında ve yöresel yemeklerin olduğu restoranlarda bulabilirsin. Midyat yemeklerinin öne çıkan çorbalarından olduğu için lebeniye çorbasını Midyat bölgesindeki restoranlarda da bulman mümkün.

İkbebet (Irok)

Mardin usulü içli köfte olarak da bilinen ikbebet birçok baharatın katılmasıyla zenginleştiriliyor. İç harcındaki bol soğan, kıyma, ceviz, reyhan, karabiber ve en önemlisi dışındaki ince bulgur… Her lokmasında dengeli baharat uyumunu, kıymanın doyuruculuğunu ve bulgurun hafifliğini hissedebilirsin.

Haşlama yöntemiyle yapılan ikbebetin dışı yumuşacık, içiyse sulu ve yoğun aromalı bir kıvama sahip. Kızartma usulü yapılan ikbebetin de dışı çıtır, içi hafif kavruk. Genellikle yuvarlak ve oval şeklinde hazırlanan bu yemeğin kızartma versiyonu daha çok tercih ediliyor.

Reyhanın ferahlatıcı tadı damağı şenlendirirken karabiber ve kimyon gibi baharatlar yemeğe sıcak bir dokunuş katıyor. Yanında, üstüne limon sıkılmış bir tabak yeşillikle veya yoğurtla servis edilerek öğünlere tok tutan bir seçenek olarak tat katıyor. Bu eşsiz lezzeti yerel restoranlarda, mezecilerde, bazen de ev yemeği yapan yerlerde tadabilirsin.

Sembusek

Kapalı bir pide veya börek türü olan sembusek Mardin sokak lezzetlerinden. Sembusek ilk bakışta kapalı bir pide gibi görünse de aslında çok daha fazlası! İncecik açılan hamurun içine özenle hazırlanmış kıymalı ya da yeşil mercimekli iç harç konuluyor ve yarım ay formunda kapatılıyor. Ardından bu özel börek ya sacın üzerinde çıtır çıtır pişiriliyor ya da taş fırınlara veriliyor.

Her iki pişirme yöntemi de sembuseke bambaşka dokular kazandırıyor. Sacda yapılan versiyonu daha gevrek, fırında yapılanın da içi yumuşacık kalıyor. Mercimekli seçenekse daha hafif ama bir o kadar da besleyici ve doyurucu.

Sembusek sabah kahvaltısında çayla birlikte tüketiliyor. Bazen de öğle ya da akşam yemeğinde tek başına bir ana öğün oluyor. Bu lezzetli yemeğe Mardin’in fırınlarında, esnaf lokantalarında hatta bazı geleneksel pastanelerinde bile rastlaman mümkün. Mardin’e gittiğinde bu lezzeti sıcak sıcak tatmayı sakın unutma!

Kiliçe (Mardin Çöreği)

Kiliçe özellikle bayramlarda ve özel günlerde sofraların vazgeçilmezi. İçinde tarçın, anason ve öğütülmüş mahlep gibi baharatların bulunduğu bu hamur işi tatlı veya tuzlu olarak yapılabiliyor. Farklı şekillerde hazırlanan çörekler bazen örgü bazen yuvarlak olarak karşımıza çıkıyor.

Her bir ısırıkta yoğun baharat aromasının damağında bıraktığı o benzersiz tat, seni âdeta başka bir dünyaya götürecek! Dışı gevrek, içiyse yumuşacık olan bu çörek sadece Mardin’in sokaklarında değil fırınlarda, pastanelerde ve yöresel ürünler satan dükkânlarda da seni bekliyor. Mardin çöreğinin mis gibi kokusu etrafı sardığında tadına bakmak için sabırsızlanacaksın!

Mardin Tabağı

Mardin mutfağının zengin lezzetlerini tek bir tabakta deneyeyim diyorsan senin için ideal seçenek Mardin tabağı! Mardin tabağı yöresel tatların bir arada sunulduğu bir lezzet şöleni. Bu tabakta ikbebet ve sembusek gibi meşhur yemeklerin yanı sıra kaburga dolmasını ve çeşitli mezeleri de bulabilirsin.

Tıpkı Mardin tabağı gibi olan Midyat tabağı da aynı şekilde yöresel tatları keşfetmeni sağlayacak. Bu tür tadım tabaklarını hem Mardin’deki hem Midyat’taki pek çok yerel restoranda menüde görebilirsin. Eğer Mardin mutfağını keşfetmek istiyorsan Mardin tabağı oldukça iyi bir başlangıç. Farklı tatların uyumunu ve bölgenin geleneksel yemeklerini bir arada tatma fırsatı sunan bu seçenek unutulmaz lezzetleri keşfetmeni sağlayacak!

Şehrin Tatlı Sırları: Tatlılar ve Özel İçecekler

“Mardin’in neyi meşhur?”, “Yiyeceklerinde en çok hangi ürünler kullanılıyor?” sorularını cevaplamaya devam ediyoruz. Mardin mutfağı yalnızca ana ve ara yemekleriyle değil, benzersiz tatlılarıyla da büyülüyor. Harire, tahinli un helvası ve samsıra gibi Mardin tatlıları sofrada yerini alan lezzetlerden. Temel malzemesi üzüm pekmezi olan harire, Mardin tatlılarının öne çıkan lezzetlerinde önemli bir yere sahip.

Yöresel sıcak içeceklerden dibek ve merini kahvesi tatlarıyla büyülüyor. Merini kahvesinin dağ çilekli ve portakallı aroması bulunan çeşitleri her yudumda mest ediyor. Mardin’in kavurucu yaz sıcaklarında sıkça tüketilen kara üzüm ve reyhan şerbeti de Mardin’e özgü içeceklerden. İşte Mardin’in belirgin lezzet notalarıyla hayran bırakan içecekleri ve tatlıları.

Harire Tatlısı

Mardin’de kış aylarının vazgeçilmezi sıcacık bir geleneksel tatlı: Harire. Bu tatlı üzüm pekmeziyle, unla ve suyla hazırlanan, muhallebi kıvamında, yoğun ve yumuşacık bir lezzet. Harire, Mardin’de genellikle yöresel tatlıcılarda veya evlerde yapılan bir tatlı. Süryani yemeklerinin arasında yer alan bu geleneksel tat, yıllardır süregelen özel tarifle hazırlanıyor.

Harire, bölgenin geleneksel mutfağını yansıtan en özel tatlardan biri olarak her lokmada Mardin’in sıcak atmosferini hissedebileceğin bir seçenek. Üzerine serpiştirilen bol tarçın ve ceviz hem tatlı hem aromatik lezzetiyle de seni oldukça etkileyecek.

Zingil Tatlısı

Özel günlerde sıkça yapılan ve kendine özgü lezzetiyle eşsiz bir tadı olan zingil tatlısı, tatlıları seviyorsan gönlünü fethedecek! Bu tatlı mayalı hamurun minik parçalar hâlinde kızgın yağda nar gibi kızartılmasıyla hazırlanıyor. Ardından kızarmış hamur sıcacık şerbetle buluşturularak o eşsiz şerbetli iç dokusu kazandırılıyor.

Zingil tatlısı genellikle özel günlerde, bayramlarda ya da yöresel etkinliklerde hazırlanan, âdeta büyüleyici bir tatlı. Geleneksel zingil tatlısını denemek istiyorsan Mardin’in tarih kokan sokaklarındaki tatlıcı dükkânlarına gidebilirsin. Dışı kıtır kıtır, içi de yumuşacık ve şerbetle dolu olan zingil, ağzında bir lezzet patlaması yaşatacak!

Kahiye Tatlısı

İncecik açılmış kat kat hamurun kızartılmasıyla hazırlanan kahiye tatlısının üstüne genellikle kaymak ya da pudra şekeri serpilerek servis ediliyor. Çıtır çıtır yapısıyla ve hafif lezzetiyle tatlıseverlerin en çok tercih ettiği seçeneklerden biri. Bu tatlı her lokmada ağızda eriyen lezzetiyle seni kendine hayran bırakacak! Bazı özel kahvaltı mekânlarında ve pastanelerde bulabileceğin bu lezzeti mutlaka denemelisin.

Kahiye’nin kat kat çıtır hamuru ve kaymak ya da pudra şekeriyle tatlandırılmış sunumu, Mardin’in mutfak kültürünü yakından görmeni sağlayacak. Dilersen sen de Mardin’de kahiye tatlısını deneyerek keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkabilirsin.

Badem Şekeri

Mardin’in çarşılarında dolaşırken gözlerini alamayacağın renkli badem şekerleri şehrin en meşhur hediyeliklerinden. Kavrulmuş bademlerin şekerle buluştuğu ve maviyle renklendirilen geleneksel hâli âdeta görsel şölen. Tarçın, portakal ve elma gibi farklı malzemelerle hazırlanan badem şekerlerini de deneyimleyebilirsin.

Şekerle kaplanmış ve kavrulmuş bademlerin çıtır dokusu eşsiz bir lezzete sahip. Mardin’in geleneksel tatlarını keşfetmek istiyorsan veya sevdiklerine özel bir hediye arıyorsan badem şekeri mükemmel bir seçenek. Şekerlemecilerde ve kuru yemişçilerde karşına çıkacak bu lezzeti kesinlikle kaçırmamalısın!

Mırra (Acı Kahve)

Geleneksel içecek kültürünün önemli bir parçası olan mırra, sertliğiyle ve acılığıyla ünlü. Defalarca kaynatılıp süzülen bu kahve, ağızda kendine has bir kıvam ve acı bırakıyor. Kulpsuz küçük fincanlarda sunulan mırra, çoğunlukla şekersiz içiliyor.

Kahvehanelerde veya yöresel konaklarda sıkça içilen mırra yalnızca bir içecek değil, aynı zamanda misafirperverliğin göstergesi. Her yudum Mardin’in sıcak atmosferini ve köklü geleneklerini derinden hissettiriyor. Yavaşça içilen her yudum Mardin’in kültürel bağının da bir simgesi. Mardin gezinde bu eşsiz kahveyi yudumlamak şehri keşfetmenin en özel yollarından biri olacak!

Süryani Kahvesi (Kakuleli Kahve)

Süryani kahvesi Mardin’in zengin kültürel mirasını yansıtan özel bir içecek. Türk kahvesinin pişirme usulüyle hazırlansa da içine eklenen kakule, kahveye farklı bir aroma katıyor. Kakulenin o hafif baharatlı dokunuşu kahveyi sıradanlıktan uzaklaştırıp bambaşka bir boyuta taşıyor. Süryani kahvesi daha yumuşak bir içim sunmakla beraber aroması her yudumda derinlemesine hissediliyor.

Süryani kahvesinin sunumu da oldukça özenli. Genellikle küçük fincanlarda yavaşça içilen bu kahve sosyal bir ritüel olarak görülüyor. Özellikle yöresel kahve dükkânlarında, konaklarda ve bazı geleneksel mekânlarda bu kahveyi bulman mümkün. Bu kahveyi samimi bir sohbetin eşliğinde tattıktan sonra Mardin’in tarih kokan atmosferine doğru yolculuğa çıkabilirsin.

Mardin’in Zengin Mutfağı ve Kültürel Keşfi

Mardin taş evlerinin büyüsüyle, tarihî dokusuyla ve karakteristik mutfağıyla hem göze hem damağa hitap eden bir şehir. Birçok kültürün izlerini taşıyan bu eşsiz lezzetler Mardin’in derin geçmişini sofralara taşıyor. Katmanlı mutfak kültürüyle kendine hayran bırakan Mardin, sokak lezzetleriyle de öne çıkıyor.

Şehri gezerken paylaştığımız lezzetleri tatmak yolculuğuna bambaşka bir anlam katacak. Bu lezzetleri yerinde tatmanı, Mardin sofralarının sıcaklığını ve misafirperverliğini bizzat yaşamanı mutlaka öneririz. Etstur’un sunduğu Mardin otellerinde konaklayarak bu unutulmaz lezzet yolculuğuna keyifli bir başlangıç yapabilirsin.

Nilay Kaya

Nilay Kaya

3 Mart 1988’de Kocaeli’de doğdu. Trakya Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nü bitirdi. Turizm sektöründe geçirdiği birkaç yıldan sonra ani bir kariyer değişikliğiyle Etstur’da sosyal medya temsilciliği yapmaya başladı. Yakın dönem edebiyatçılarından Murat Gülsoy’un Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yaratıcı Yazarlık kursuna katılmasının ardından Etstur’daki görevini editör olarak sürdürmeye başladı.

Önceki Yazı
Samsun gezilecek yerler, Bandırma Vapuru

Tarihe Ayna Tutan Müze Kent Samsun’da Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı
istanbul gezilecek yerler görülmesi gereken yerler

İstanbul’da Gezilecek Yerler