Los Angeles, herkesin hayalini kurduğu, Amerikan ve dünya sinemasının göz bebeği Hollywood’u içinde barındıran eğlenceler şehri. Burada yapabileceklerinizi araştırdığınızda yaramaz bir çocuk edasıyla “Buraya da gidelim! Bunu da yapalım! Oraya gitmezsek olmaz, bunu da istiyorum!” diyerek sınırlarınızı zorlayabilirsiniz. Görüp gezerken edindiğiniz farklı deneyimler sizi hem şaşırtacak hem de “Adamlar yapmış!”, “Bizde niye yok ki…” ya da “Demek bu böyleymiş…” demenize neden olacak. Çocukluğumuzdan beri izlediğimiz Amerikan filmlerinin kalbinin attığı Los Angeles’ta böyle hissetmeniz gayet doğal. Dünyaca ünlü plajları, Universal Stüdyoları, Six Flags’ı, Hollywood’u ve Amerika’nın diğer şehirlerine göre biraz daha karışık yapısıyla Los Angeles, harika bir gezi ve eğlence merkezi.

En Güzel Sohbetler ve Yürüyüşler İçin: Santa Monica Beach
Los Angeles’a arabayla gelmenizde yarar var. Yazımın başında da söylediğim gibi, burası biraz karmaşık bir yapıya sahip. Arabayla gezmeniz daha sağlıklı olacaktır ancak kesinlikle park yerlerinden şaşmayın; başka yerlere park ederek alacağınız park cezası, durduk yere canınızı sıkabilir. Biz şehre gece vakti giriş yapmıştık. Hem yorgunluğumuzu atmak hem de şehir hakkında biraz bilgi sahibi olmak için gece gidilebilecek en iyi yer olan Santa Monica Beach’e adım attık. İçeceklerimizi alıp sahilde ışıkları izlemeye koyulduk. Eğer kafa dengi bir arkadaş grubunuz varsa, orada ettiğiniz sohbetin tadını hiçbir zaman unutmazsınız! Biraz dinlendikten sonra kendimizi Santa Monica Pier’de bulduk. Burası, üzerinde lunapark bulunan devasa bir iskele, ayrıca Forrest Gump, Iron Man ve Hancock gibi filmlerin bazı sahnelerine ev sahipliği yapmış bir yer; görünce hatırlayabilirsiniz. Ayrıca dönme dolap ve iskele ışıkları gece kartpostal tadında bir görüntü veriyor; fotoğraf tutkunlarına duyurulur.

lets-go-nadir-05-825x600

“Asla Bitmesin!” Diyeceğiniz Aktivitelerin Diyarı: Universal Stüdyoları
Los Angeles hakkında araştırmalar yaptığımızda, hemen hemen her platformda gidenlerin de gitmeyenlerin de “Kesin gidin!” dediği tek bir yer vardı: Universal Stüdyoları. Universal Stüdyoları’nı daha önce sadece bir yapım şirketi olarak duymuştum. Açıkçası Los Angeles’a gelip bir günümüzü sadece bir yere ayırmak çok mantıklı gelmemişti ancak şimdi ben de diyorum ki: Kesin gidin!

Sabah saat 8.00’de stüdyolara doğru yola çıktık. Bir saatlik yolculuğun ardından gideceğimiz yere vardığımızda, kapıda kuyruk olduğunu gördük. Ama çok beklemedik. Size de erken gitmenizi tavsiye ederim. Yoksa hem sıra beklersiniz hem de içerisini gezmek için bir gün yetmez, üzülürsünüz. Biletler üç yıl önce, bir günlük için 75 $ civarıydı. VIP ve iki günlük dahil olmak üzere farklı tarifelerde bulunmaktaydı. Fiyatı biraz pahalı gelebilir ama çıktıktan sonra, “Aslında epey ucuzmuş.” diye düşünebilirsiniz. Güncel fiyatlara bu linkten http://www.universalstudioshollywood.com/tickets/ ulaşabilirsiniz.

İçeri girerken yapacağınız ilk iş, ücretsiz olarak verilen haritayı alıp, gideceğiniz yerleri saati saatine planlamak olsun. Çünkü çoğu aktiviteye sadece belirtilen saatte katılabilirsiniz. Tavsiyem, başlangıç noktası su ağırlıklı olan Water World ve Jurassic Park’a katılmanız. Bu aktivitelerin sonunda baştan aşağı sırılsıklam olacağınız için hazır güneş varken elbiselerinizin kuruması daha iyi olur. Yoksa akşam olduğunda ıslak ıslak dolaşmak zorunda kalırsınız. Water World filmini izlediyseniz, oradaki gösteri sizin için daha bir anlamlı olabilir. Çünkü gösteri seti, çekimlerin yapıldığı setle hemen hemen aynı; çatıdan düşen adamlar, korsanlar, yanan uçaklar… Bir an olsun ağzınızın kapanmayacağı harika bir gösteri!

King Kong 360 3-D’de düşüyormuş hissine kapılıp aracın demirlerine tutunmanız, Shrek 4-D’de Shrek’le birlikte maceraya çıkmanız, House of Horros’da her an bir yaratık çıkacak korkusuyla dolaşmanız, Revenge of the Mummy’de mumyalardan uzak durmaya çalışmanız… Hepsi size ayrı bir heyecan ve adrenalin sağlıyor! Bu saydıklarımı listenizin başına almanızda yarar var. Ayrıca, Studio Tour’a katılıp, Jimmy Fallon eşliğinde The Jaws, Desperate Housewives, Jurrasic Park gibi birçok film setinden parçaları görebilirsiniz. Bazılarını birebir yaşayacağınızı da hatırlatmak isterim. Son olarak, eğer gücünüz ve vaktiniz kalırsa Special Effects Stage etkinliğine katılarak, bazı film efektlerinin nasıl yapıldığını öğrenebilirsiniz.

lets-go-nadir-02-825x600

Hayata Biraz Heyecan Katmaktan Kimseye Zarar Gelmez: Six Flags
Universal Stüdyoları’nda yaşadığımız heyecan bize yetmemiş olacak ki diğer durağımız Six Flags oldu. Devasa roller coaster’lara sahip bu tema park, beklediğimiz uzun kuyruklardan sonra mayışmış bedenimizi her defasında yeniden canlandırdı ve diğer bir kuyruğa girmemiz için gereken gücü kendimizde bulmamızı sağladı. Tabii parasını verip VIP bilet alarak uzun kuyrukları bekleme derdinden kurtulabilirsiniz.  Özellikle Goliath, Superman, Green Lantern, Tatsu ve Batman roller coaster’larını denemenizi tavsiye ederim. Bazen yüreğiniz ağzınıza gelecek, bazen de öleceğim hissine kapılacaksınız ama adrenalin tutkunuysanız, bunlara tekrardan binmek isteyeceğinize emin olabilirsiniz.

lets-go-nadir-04-825x600

Hep Filmlerde Görürdük: Holywood Sign
Buralara kadar gelmişken, o meşhur “Hollywood” yazısını görüp, Los Angeles’a tepeden şöyle bir bakmadan dönmek olmazdı. Hollywood Sign tepede yer aldığı için belli bir yerden sonra arabayı bırakıp yürümek zorundasınız. Yalnız şimdiden söyleyeyim, yol biraz uzun. Hatta biz yolun belli bir kısmından sonra geri döndük. Belki orada bulunan atlarla ulaşım daha kısa sürebilirdi. Ama baştan kendimize güvenip gideriz dediğimiz için ata binme ihtimalini düşünmemiştik. Sonuç olarak, tam yanına gitmesek de uzaktan görebildiğimiz kadarı bize yetti. Çünkü yol üzerinde durup, ayaklarımızın altındaki Los Angeles’ı izlemek bile harika bir duyguydu!

lets-go-nadir-01-825x600

Beverly Hills
Beverly Hills, dünyaca ünlü birçok sanatçının ve sporcunun evinin bulunduğu bir yer. Gitmeden önce, hangi evin kime ait olduğunu belirten bir katalog alabilirsiniz. O muhteşem evlere dışarıdan bakarken içinde hangi ünlünün yaşadığını öğrenmek sizi heyecanlandırabilir. Ya da biraz şanslıysanız, ünlü bir isme köpeğini gezdirirken rastlayabilirsiniz.

Ve Oscar, Hollywood Boulevard’a Gidiyor
Tabii ki dünyanın en ünlü caddesini de görmemiz gerekirdi. Eğer kaldığınız yer şehir merkezindeyse, buraya yürüyerek gelebilirsiniz. Oscar törenlerinin düzenlendiği Kodak Theatre, yeni adıyla Dolby Theatre, ünlü isimlerin adının verilmiş olduğu yıldızların yer aldığı Walk of Fame, Wax Museum gibi görmek isteyebileceğiniz yerler bu caddede bulunuyor. Walk of Fame’de yürürken, ünlü isimlerin üstüne basıyormuş hissine kapılıp biraz garip bir heyecan yaşayabilirsiniz. Ama sonradan bu heyecan yerini şaşırmalara bırakır ve “Aaaa Bruce Wills, fotoğraf çekineyim. Steven Speilberg; saygı duyarım, üstüne basmayayım!” dersiniz. Michael Jackson, Scarlet Johansson, Jennifer Aniston, Chiristina Aguilera gibi yıldızların isimlerine bakarken boyun tutulması yaşamanız kuvvetle muhtemel. Kaldırım yürüyüşünden sonra Dolby Theatre’a uğrayabilirsiniz. Oscar törenlerinin düzenlendiği yeri görmek, bazı sinema tutkunlarını heyecanlandırabilir.

Los Angeles tarihi dokusunun zayıflığı ve şehrin karmaşık olmasından dolayı insanı biraz hayal kırıklığına uğratıyor aslında. Ama eğlence aktivitelerinin bolluğu bu açığı fazlasıyla kapatıyor. İşte bu yüzden Los Angeles benim anılarımda “Melekler Şehri” olarak değil de “Eğlenceler Şehri” olarak yer alacak.

lets-go-nadir-03-825x600

Nadir Kaçmaz

Yorumlar