Öğrenci, gittiği yere hayat götürür. Bu kısımda hemfikiriz. Ancak Eskişehir için durum biraz daha farklı. Üniversite, Eskişehir’de saklı olan hayatı yeniden canlandırdı. Anadolu’nun bu zengin topraklarını adeta yeniden keşfe çıkmış olduk. Önce Türkiye’ye, sonra da dünyaya açıldı. Eskişehir’de gezilecek yerler o kadar fazla ve o kadar farklı ki, yazının sonunda bu şehri aslında yeniden keşfetmeniz gerektiğini fark edebilirsiniz.

Porsuk Çayı ve Adalar

Eskişehir’in simgesidir Porsuk Çayı. Kışın donar, yazın hayat verir. Hangi mevsimde olursanız olun mutlaka kıyısında bir yürüyüşe çıkmanız gerekir. Sakarya Nehri’nin upuzun bir kolu olan çay, şehri tam ortadan ikiye böler ve etrafında bir cazibe merkezi yaratır. Porsuk Çayı’nda gondol kiralamak ve bot seferine çıkmak ise en az bir kere yapılması gereken aktiviteler arasında. 2010 yılında yapımı tamamlanan Şehr-i Aşk Adası ise kesinlikle görülmeli.

Porsuk Çayı’nın şehir merkezine bakan kısmı Adalar olarak adlandırılıyor. Porsuk Çayı’nın etrafında sağlı sollu uzanan kafeler, barlar ve alışveriş yerleri bulunuyor. Akşamları kısa ve keyifli bir yürüyüş yapmak için çıktığınızda buradaki şirin mekanlardan birine oturabilir, hareketli şehir manzarası eşliğinde içeceğinizi yudumlayabilirsiniz.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı

Eskişehir’in en eski yerleşim yeri Odunpazarı’nda bulunan Atlıhan El Sanatları Çarşısı, eskiden han olarak kullanılmış. Yakın zamanda restore edilerek şehre özgü pek çok hediyelik eşyanın satıldığı turistik bir nokta haline getirildi.

Odunpazarı Belediyesi’nin 2005 yılında açtığı ve Eskişehir’in simgesi konumuna gelen lületaşını tanıtmayı amaçladığı çarşıda pek çok atölye bulunuyor. Bu atölyelerde el sanatlarının nasıl üretildiği hakkında bilgi sahibi olabilir, kendinize ya da sevdiklerinize hediyelik eşya  satın alabilirsiniz. Lületaşından yapılan ürünler başta olmak üzere pek çok yöresel eşya bulabileceğiniz Atlıhan Çarşısı’na yakın konumda bir de Nallıhan Lületaşı Çarşısı bulunuyor.

Odunpazarı Evleri

Osmanlı döneminin ruhunu sokaklara taşıyan Odunpazarı evlerinin bulunduğu rengarenk sokaklarda gezerken, buranın neden dünya çapında bir şöhrete sahip olduğunu anlayacaksınız. Kendinizi tarihin yeniden canlandığı bu sıcak sokaklara bırakın. Ayaklarınız sizi bir müzenin bahçesine veya el işleri satan dükkanların önüne götürecektir.

Tarihin Anahtarını Tutan Müzeler

Eskişehir’de o kadar fazla müze var ki, tek bir ziyarete hepsini sığdırmakta zorlanabilirsiniz. Sırf bu yüzden bile ziyaretinizi uzun tutmanızı tavsiye ediyoruz. Madame Tussauds’un bir benzeri olan Balmumu Heykel Müzesi, üniversite içindeki Karikatür Müzesi, tren meraklılarının uğrak yeri TCDD Müzesi, şehrin en önemli değerlerinden biri sayılan lületaşının her halini göreceğiniz, dünyanın ilk ve tek Lületaşı Müzesi, Odunpazarı’nda yer alan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, üstün bir teknolojiyle donatılmış Eti Arkeoloji Müzesi, uçak da dahil olmak üzere havacılığa dair birçok şey bulabileceğiniz Eskişehir Havacılık Müzesi ve cumhuriyet geçmişine ışık tutan Cumhuriyet Tarihi Müzesi bunlar arasında sayılabilir.

Manevi Hayatın Merkezleri

Eskişehir aynı zamanda Nasreddin Hoca’nın doğduğu yer, Osmanlı Devleti’nin fikir tohumlarının atıldığı topraklar demektir. Sivrihisar ilçesinde yer alan Nasreddin Hoca Evi, daha kapısına varır varmaz eşeğe ters binen hocanın heykeliyle yüzünüzde bir gülümseme uyandıracak. Osmanlı Devleti’nin arkasındaki ideallerin ve devletin kuruluş aşamasındaki fikirlerin bir nevi babası sayılan, Osman Gazi’nin de kayınpederi olan Şeyh Edebali’nin türbesi ise Odunpazarı’nda yer alıyor. Tam olarak Eskişehir’de sayılmasa da şehre yakın olması sebebiyle Yunus Emre Türbesi ve Müzesi de Eskişehir’de görülmesi gereken yerler arasında.

Tarihin İzlerini Taşıyan Camiler

Mevlana Celaleddin Rumi’nin arkadaşı tarafından yapılan ve Selçuklu izlerini taşıyan Ulu Camii’nin ahşap yapıları arasında, aynı anda hem mütevazı hem de görkemli bir yapının içinde olduğunuzu hissedeceksiniz. Hemen karşısındaki Alemşah Kümbeti ve Odunpazarı’ndaki Kurşunlu Camii de ziyaret edilecek diğer camiler arasında.

Parklar, Bahçeler

Eskişehir yeşil ve yeşili seven bir şehir. İçerisinde yapay da olsa gerçekten bir şelale barındıran Şelale Park, Türkiye’nin ilk yapay plajına ev sahipliği yapan Kent Park ve çeşit çeşit çiçeklerle süslü Japon Bahçesi, Eskişehirlilerin şehirleriyle gurur duymakta ne kadar haklı olduğunu gösteren yerler arasında.

Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı

Türkiye’nin en güzel ve en düzenli parklarından biri Sazova Parkı. Bilim, Sanat ve Kültür Parkı diye de adlandırılan Sazova, 400 bin metrekarelik bir alan üzerinde inşa edilmiş. İçinde Masal Köşkü, Sualtı Dünyası, amfitiyatro, Uzay Evi ve Korsan Gemisi gibi büyük küçük herkese ve her zevke hitap eden pek çok bölümünün olması ise başlı başına bir cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Eskişehir-Kütahya yolu üzerinde bulunuyor ve çocuklu ailelerin de harika vakit geçirebileceği olanaklar sunuyor.

Parkın bilim, sanat ve kültür kısmında yer alan Sabancı Uzay Evi’ni ise herkes deneyimlemeli! Gök kubbe şeklinde tasarlanan dev ekranda olağanüstü bir uzay macerasına çıkartan Sabancı Uzay Evi, gökyüzü ve uzay aşıklarının aklını başından alıyor. Dünyanın birçok yerinden getirilen balık çeşitlerini görebileceğiniz Eti Sualtı Müzesi de en çok ziyaret alan yerler arasında… Korsan masallarında duyduğunuz her şeyin somutlaştırıldığı Korsan Gemisi ve parkın simgesi haline gelen Masal Şatosu da en çok fotoğraflanan yerlerden.

Şelale Park

Şelale Park, Eskişehir’in en eski yerleşim yeri olan Odunpazarı’nda bulunuyor. İsmini parkın içinde bulunan 1400 m2’ lik yapay şelaleden alan parkta; ziyaretçilerin fotoğraf çektirmeyi çok sevdiği yel değirmeni, uzun yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, kafeler, Don Kişot ve Sanço Panza heykelleri yer alıyor. Dileyenler yel değirmeninin üstüne çıkabilir ve Eskişehir’in nefis panoramik manzarasını seyre dalabilir.

Kentpark

Denizi olmayan bir kentte gerçek deniz kumu kullanılarak yapılan Türkiye’nin ilk yapay plajına hoş geldiniz! Eskişehir’in popüler parklarından biri olan Kentpark, yaklaşık 300.000 metrekarelik bir alana sahip. İçeri girdiğinizde kendinizi başka bir şehirde gibi hissedeceksiniz.

Eskişehir Otobüs Terminali ile Gökmeydan Mahallesi arasında bulunan Kentpark’ta ayrıca restoranlar, büfeler, olimpik kapalı yüzme havuzu, yapay plaj, açık yüzme havuzları, oyun alanları ve gölet bulunuyor. Tüm gününüzü burada sakin, sessiz ve huzur içinde geçirebilmeniz mümkün.

Lületaşı Müzesi

Dünyanın ilk ve tek lületaşı müzesi. Dünyada bu madenin çıkarıldığı tek yer Eskişehir olup, Eskişehir Taşı olarak da adlandırılıyor. Müzeyi ziyaret ettiğinizde lületaşından yapılan birçok ürün görebilir, lületaşıyla ilgili kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.

2008 yılında Odunpazarı Belediyesi tarafından Kurşunlu Külliyesi’nde hizmete açılan müzede 400’e yakın eser bulunuyor.

Balmumu Heykeller Müzesi

Yine Odunpazarı’nda bulunan nefis bir müzeden bahsetmek istiyorum. Burası da Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’e kazandırdığı pek çok güzellikten yalnızca biri. Ünlü Madam Tussaud Müzesi’nin Türkiye’deki ilk örneği olan müzede, bizzat Yılmaz Büyükerşen’in yaptığı yerli yabancı 160 ünlü kişinin heykeli bulunuyor. Müze ziyarete açıldıktan sonra da Eskişehir’e yolu düşen ünlülerin ölçüleri alınarak yeni balmumu heykellerinin yapılacağını duyuralım.

Ben müzeye açıldığı sene (2013’te) gitme fırsatı bulabilmiştim. Siz de benim gibi Einstein, Fazıl Say, Angelina Jolie ve Brad Pitt (O zamanlar Brangelina…), Zeki Müren, Şener Şen gibi değerli sanatçı ve oyuncularla selfie çekerek arkadaşlarınızı şaşırtabilirsiniz; çünkü heykelleri gerçeğinden ayırt etmek gerçekten zor!

Müzenin tüm gelirlerinin kız çocukları ile engelli çocukların eğitimleri için kullanıldığını da belirtelim.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Tarihi Odunpazarı evlerinin yanında yer alan külliye, 16. yüzyıl Osmanlı dönemi eserlerinden. Osmanlı Devleti vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa’nın yaptırdığı külliyenin, cami bölümü halen Eskişehir’in önemli dini yapıları arasında sayılıyor. 1525’te inşa edilen külliye, Eskişehir’de uğramanız gereken yerler arasında bulunuyor.

Külliyenin diğer bölümleri arasında ise Lületaşı Müzesi, Cam Üfleme Atölyesi ve El Sanatları Çarşısı mevcut.

Ne Almalı Eskişehir’den?

Eskişehir’i bol bol gezdiniz bitirdiniz, artık dönme vakti! Eli boş dönmek de olmaz tabii, peki ne almalı Eskişehir’den? Lületaşından yapılan anahtarlık, küpe, kolye, tespih gibi ürünler alabilirsiniz. Osmanlı döneminden bu yana bu topraklarda önemli bir konuma sahip olan cam süsleme sanatını keşfedip, seyahat tarihlerinize denk gelirse her sene düzenlenen sokak festivalinde tamamen kendi işçiliğinizi kullanarak elde edebileceğiniz cam süsleri hediye etmek kesinlikle daha kıymetli olacaktır.

Eskişehir’in yöresel lezzetlerinden hediye etmek isterseniz ilk önerim tabii ki met helvası olacak. Vanilyalı ve kakaolu çeşitlerinden karışık olarak yaptırıp, sevdiklerinizi bu nefis lezzetle buluşturabilirsiniz. Köprübaşı ve Deliklitaş Mahallesi’nde bulunan Balkan Şekerleme ve Helvacısı, Reşadiye Sokak’taki İnan Met Helva ve Köprübaşı’ndaki Eriş Helva’dan met helvası alabilirsiniz.

Cansu Yıldız 

Yorumlar