Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Edinburgh Gezilecek Yerler

Edinburgh Edinburgh

İskoçya’nın başkenti Edinburgh her sokağında hayranlık uyandıran eşsiz bir şehir. Tarihî dokusuyla âdeta Orta Çağ’dan kalmış izlenimi veren bu küçük şehir, gayda sesleriyle dolu sokakları ve yağmurlu atmosferiyle sana keyifli bir serüven sunuyor. Eğer “Edinburgh kaç günde gezilir, nereleri görmeliyim?” diye soruyorsan bu rehber tam sana göre. Senin için Edinburgh’a gittiğinde mutlaka görmen gereken yerleri listeledik. Hazırsan Edinburgh gezi rehberi serüvenimize başlayalım.

Edinburgh Kalesi

Edinburgh Kalesi

Edinburgh Kalesi; İskoçya tarihinin önemli olaylarına tanık olmuş, şehrin ikonik simgelerinden. Sönmüş bir volkan olan Castle Rock üzerinde yer alan yapı, Edinburgh’un en önemli turistik noktası. Zira her yıl milyonlarca kişi kaleyi ziyaret ediyor.

Kalenin içinde kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Taç Odası, St. Margaret Şapeli ve İskoçya Ulusal Savaş Müzesi bulunuyor. Ayrıca kalede her gün saat 13.00’da “One O’Clock Gun” olarak bilinen sembolik bir top atışı gerçekleştiriliyor. Geçmişte limandaki gemilerin saatlerini doğru ayarlayabilmesini sağlamak için gerçekleştirilen bu top atışı günümüzde bir gelenek olarak hâlâ varlığını sürdürüyor.

Görkemli bir yer olan Edinburgh Kalesi’ni gezmek için yaklaşık 3-4 saatini ayırman gerekiyor. Ayrılmadan önce kalenin muhteşem bir fotoğrafını çekmek istiyorsan Grassmarket bölgesindeki The Vennel merdivenlerine gitmeni öneririz.

Edinburgh Kalesi’nin 2025 yılı için güncel ziyaret saatleri ve yaklaşık ücretleri şu şekilde:

  • 1 Nisan-30 Eylül Arası: 09.30-18.00,
  • 1 Ekim-31 Mart Arası: 09.30-17.00,
  • 16-64 Yaş Yetişkin Biletleri: Web sitesinde 21,50, kapıda 23 Sterlin,
  • 65+ ve Öğrenci Biletleri: Web sitesinde 17 Sterlin, kapıda 19 Sterlin,
  • Çocuk (7-15 yaş) Biletleri: Web sitesinde 13 Sterlin, kapıda 14,50 Sterlin,
  • Aile Biletleri: 42,50-74 Sterlin arasında kişi sayısına göre değişiklik gösteriyor.

Royal Mile

Royal Mile

Kraliyet Yolu olarak da bilinen Royal Mile, Edinburgh Kalesi’nden Holyrood Sarayı’na kadar uzanan 1,8 kilometrelik bir cadde. Orta Çağ atmosferini yaşatan bu ikonik cadde, Edinburgh’nın tarihî kalbi olan Old Town’un ana arteri sayılıyor.

Caddeye girdiğin andan itibaren Arnavut kaldırımlı sokaklar seni büyüleyici bir Orta Çağ hissiyle donatacak. Cadde boyunca St. Giles Katedrali, John Knox Evi, The Writers’ Museum ve Mary King’s Close başta olmak üzere pek çok önemli yapı karşına çıkacak. Eğer Edinburgh’nın kendine has otantik dokusunu keşfetmek istiyorsan Wynd ve Close olarak bilinen dar ara sokaklarında keyifli bir yürüyüş yapabilirsin.

Arthur’s Seat

Arthur's Seat

Holyrood Parkı’nın içinde sönmüş volkanlardan olan Arthur’s Seat, 251 metre yüksekliğinde bir zirve. Trekking tutkunuysan Arthur’s Seat’i görmeden Edinburgh’dan ayrılmamanı tavsiye ederiz. Zira bu görkemli eski volkan zirvesi, kentin en popüler trekking ve yürüyüş rotalarından.

Arthur’s Seat, zirvesine çıkmayı başaranlaraysa şehrin hayranlık uyandıran panoramik manzarasını sunuyor. Şayet trekkingde henüz yeniysen üzülmene hiç gerek yok. Bu tepede farklı zorluk derecelerine ait rotalar var ve en kısa rota Dunsapie Loch’tan başlayarak yaklaşık 30 dakika sürüyor.

Doğa ve manzara hayranıysan Edinburgh gezi rehberi listesinde kaçırmaman gereken ilk rota kesinlikle burası!

Calton Hill

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilen Calton Hill, Edinburgh’un New Town bölgesinde Princes Street’in sonunda konumlanıyor. Çarpıcı bir güzelliğe sahip manzarası özellikle gün batımı saatlerinde misafirlerini büyülerken muhteşem fotoğraflar çekmek için de harika.

Edinburgh’un “Kuzey’in Atinası” olarak anıldığını biliyor muydun? Bu yakıştırmanın sebebiyse Calton Hill’deki kıymetli anıtlar. Atina’daki Parthenon’dan esinlenilerek yapılmış ve Napolyon Savaşları’nda hayatını kaybeden askerler için tasarlanmış Ulusal Anıt, Nelson Anıtı ve şehrin simgelerinden olan Dugald Stewart Anıtı bu tepede seni bekliyor.

Aktif şekilde kullanımda olan, Thomas Short’un teleskopunun bulunduğu bir gözlemevine de ev sahipliği yapan Calton Hill hem yerel halkın hem turistlerin Edinburgh manzarasının keyfini çıkarmak ve dinlenmek için tercih ettiği önemli noktalardan.

Victoria Street

J.K. Rowling’in Harry Potter serisindeki Diagon Yolu’na ilham kaynağı olan Victoria Street, Edinburgh’un en çok fotoğraf çekilen bölgesi. Old Town’daki kavisli ve renkli dükkânlarıyla ünlü bu sokak, Eski Flemenk stilini yansıtan binalarıyla da tanınıyor.

Günümüzde artık bu sokaktaki çoğu dükkân “Harry Potter” temalı ürünler satıyor. Bu yüzden sokak “modern dünyanın büyücülük çarşısı” olarak da anılıyor. Şehre özgün dükkânları, bağımsız butikleri ve kafeleriyle ünlü Victoria Street, sabah yürüyüşlerine harika bir hava katabilir!

Dean Village

Dean Village

Sana kendini bir masal diyarında hissettirecek Dean Village; şehir merkezine kısa bir yürüme mesafesinde, Water of Leith nehrinin kenarında bulunuyor. Günümüzde sakin atmosferi, tarihî taş binaları ve ikonik Well Court yapısıyla dikkat çeken bölge, eskiden aslında bir tahıl değirmeni köyüymüş.

Su sesleri ve kuş cıvıltıları arasındaki bu masalsı diyarda kalabalıktan uzak, huzurlu bir gezinti yapabilir ve benzersiz kareler yakalayabilirsin.

İskoçya Ulusal Müzesi (National Museum of Scotland)

İskoçya’nın tarihini keşfetmek ister misin? Cevabın “Evet!” ise İskoçya Ulusal Müzesi’ne gitmeni öneririz. Bu müze İskoçya’nın doğa, kültür, sanat, bilim ve teknoloji tarihine adanmış şehrin en önemli kültürel duraklarından.

Müzenin arşivinde İskoçya’nın tarih öncesi dönemlerinden günümüze uzanan geniş bir koleksiyon mevcut. Hatta bu zengin arşivin bir üyesi de dünyanın ilk klonlanmış memelisi olan Koyun Dolly. Her yaş grubuna hitap eden bu müze, interaktif sergileriyle de keyifli bir deneyim sunuyor.

İskoçya Ulusal Müzesi haftanın her günü 10.00-17.00 saatleri arasında açık. Üstelik müzedeki ana koleksiyonları herhangi bir ücret ödemeden görebilirsin.

Holyrood Sarayı (Palace of Holyroodhouse)

Britanya Kraliyet Ailesi’nin İskoçya’daki resmî konutu olan Holyrood Sarayı, Royal Mile’ın sonunda yer alıyor. Binlerce yıllık bir mirasa sahip saray, İskoç Kraliçesi Mary Stuart da dâhil olmak üzere birçok tarihî isme ev sahipliği yapmış.

Günümüzde kraliyet ailesi tarafından kullanılmadığı zamanlarda Devlet Daireleri (State Apartments), Büyük Galeri ve tarihî odaları ziyarete açık hâle getiriliyor. Sarayın hemen yanındaki Holyrood Manastırı’nın etkileyici kalıntılarını da görebilirsin. Saray, resmî kraliyet ikametgâhı olduğu için ziyaret saatleri yıl içinde değişkenlik gösterebiliyor. Salı ve çarşamba günleri kapalı olan sarayın ziyaret saatleri ve ücretleri şöyle:

  • 1 Kasım-31 Mart: 09:30-16.30,
  • 1 Nisan-31 Ekim: 09:30-18.00,
  • 21 Mayıs-7 Eylül tarihleri ​​arasında haftanın 7 günü açık.

2025 yılı için ücretler:

  • 25 Yaş Üzeri: 18,90 Sterlin,
  • 18-24 Yaş: 12,10 Sterlin,
  • 5-17 Yaş: 9,40 Sterlin,
  • 5 Yaş Altı: Ücretsiz.

St. Giles Katedrali

St. Giles Katedrali

İskoçya ve Edinburgh denilince katedrallerden bahsetmemek olmaz! Royal Mile üzerinde yer alan görkemli St. Giles Katedrali, yaklaşık 900 yıllık tarihiyle şehrin ana kilisesi yani “High Kirk of Edinburgh” ünvanına sahip bir yapı.

Gotik mimarinin görkemli örneklerinden olan kilisenin en dikkat çekici özelliğiyse taç şeklindeki Crown Steeple kulesi. Ücretsiz ziyaret edebileceğin kiliseye girdiğinde etkileyici vitrayları ve İskoçya’nın en önemli şövalyelik nişanına adanmış Thistle Şapeli seni karşılayacak. Eğer fotoğraf çekmek veya rehberli tura katılmak istiyorsan kilisenin bağış talep ettiğini de belirtelim.

Princes Street

Edinburgh’nın ana alışveriş caddesi ve en hareketli noktalarından biri: Princes Street. Konumuysa oldukça etkileyici. New Town bölgesinde konumlanan caddenin bir yanında mağazalar, diğer tarafındaysa Edinburgh Kalesi ve Eski Şehir manzaralı Princes Street Bahçeleri yer alıyor.

Cadde üzerinde yürüyüş yaparken uluslararası markaların yanı sıra büyük mağazaları da görebilir, muhteşem bir atmosferde alışveriş yapabilirsin. Scott Anıtı ve Scottish National Gallery gibi önemli yapılar da Princes Street’e yakın bir konumda.

Princes Street Bahçeleri (Princes Street Gardens)

Princes Street Bahçeleri

Princes Street Bahçeleri, Eski Şehir ile Yeni Şehir’i birbirinden ayıran yemyeşil bir halk bahçesi. 1800’lerde Nor’Loch adındaki bataklığın kurutulmasıyla oluşmuş alan, günümüzde şehrin keşmekeşinden uzaklaşıp dinlenmek ve yaz aylarında çimlere uzanıp vakit geçirmek isteyenler tarafından rağbet görüyor.

İskoçya gezin kış aylarına denk geldiyse bahçelerde kurulan Noel pazarı ve Winter Wonderland etkinlikleriyle Noel ruhunu iliklerine kadar hissedebilirsin. Ayrıca bu eşsiz bahçelerde Ross Çeşmesi gibi pek çok görkemli heykel de bulunuyor.

Grassmarket

Canlı ve renkli atmosferiyle bilinen Grassmarket, Edinburgh Kalesi’nin gölgesinde yer alan tarihî bir bölge. Orta Çağ Dönemi’nde hayvan satışı ve halka açık infazların yapıldığı bir yerken günümüzde kahvecilerle, restoranlarla ve bağımsız dükkânlarla dolu bir meydan.

Grassmarket’e geldiğinde özellikle The Vennel merdivenlerinde kaleyi de kadraja alarak harika fotoğraflar çekebilirsin.

Scottish National Gallery

1859 yılından bu yana misafirlerini özenle ağırlayan İskoçya’nın ulusal sanat galerisi, Princes Street Bahçeleri’nin ortasında, The Mound tepesi üzerinde bulunuyor. Neoklasik tarzdaki binasında Rönesans’tan 20. yüzyılın başına kadar uzanan önemli bir sanat koleksiyonu sunuluyor.

Galerideki en dikkat çekici eserlerse zeminde ve birinci katta sergileniyor. Bu katlarda Raphael, Vermeer, Monet ve Van Gogh gibi dünya çapında ünlü sanatçıların çalışmalarını görebilirsin. Önemli İskoç sanatçıların eserleri de yine galerinin zengin koleksiyonunda yer alırken ana koleksiyonları görmek için herhangi bir ücret ödemene gerek yok.

Camera Obscura & World of Illusions

1835’te kurulan bu eğlence ve bilim merkezi Edinburgh Kalesi’nin hemen yanında, Royal Mile’ın en üst kısmında misafirlerini ağırlıyor. 5 katında da birbirinden renkli optik illüzyonlar, bulmacalar ve interaktif sergiler sunan merkez her yaş grubunu etkilemeyi başarıyor. Ayrıca en üst katta nostaljik bir deneyim yaşamak isteyenlere özel Viktorya Dönemi’nden kalma Camera Obscura gösterisi yer alıyor. Bu gösteride şehrin canlı ve hareketli görüntülerini 360 derece açıyla izleyebilirsin. Merkez yıl boyunca her gün açık ancak saatler mevsime ve döneme göre değişiklik gösterebiliyor. Ziyaret saatleri ve bilet fiyatları 2025 yılı için şöyle:

  • Easter Holiday (28 Mart-18 Nisan): Her gün 08.00-22.00 arası açık.
  • Genel sezonda 09.00-21.00 arasında hizmet veriyor.

Bilet fiyatları:

  • Yetişkin: 23,95 Sterlin,
  • Öğrenci: 20,95 Sterlin,
  • 60+ Yaş: 20,95 Sterlin,
  • 5-15 Yaş: 17,95 Sterlin,
  • 5 Yaş Altı: Ücretsiz.

Scott Anıtı (Scott Monument)

Viktorya dönemine ait Gotik bir yapı olan Scott Anıtı, İskoç yazar Sir Walter Scott’a adanmış. Princes Street Bahçeleri’nde görebileceğin bu anıt, dünyada bir yazara adanmış en büyük anıt olma ünvanının da sahibi. Konumu itibarıyla şehre hâkim bir noktada.

Anıta vardığında 287 basamaklı dar bir merdivenle anıtın tepesine tırmanarak panoramik şehir manzarasını keşfedebilirsin.

Kraliyet Yatı Britannia (Royal Yacht Britannia)

Kraliçe II. Elizabeth ve Kraliyet Ailesi’ne 40 yılı aşkın süre hizmet veren yat, kraliçe emekli olduğundan beri Leith limanındaki Ocean Terminal alışveriş merkezinde demirli hâlde. Emekliliğinden sonra ziyarete açılan yatın içindeki Kraliyet Daireleri, mürettebat kamaraları ve makine dairesi dâhil olmak üzere beş güverteyi gezebilirsin.

Yatın içinde keşif yaparken Kraliyet Ailesi’nin denizde nasıl yaşadığına dair bilgi edinebilir, bu yaşama dair yeni bir bakış açısı kazanabilirsin. Yata giriş saatleri ve ücretleriyse 2025 yılı için şöyle:

  • Ocak-Mart: 10.00-17.00 (son giriş 15.00)
  • Nisan-Eylül: 09.30-18.00 (son giriş 16.00)
  • Ekim: 09.30-17.30 (son giriş 15.30)
  • Kasım-Aralık: 10.00-17.00 (son giriş 15.00)

Bilet fiyatları:

  • Yetişkin: 21-23 Sterlin,
  • Öğrenci & Öğretmen: 16-18 Sterlin,
  • 5-17 Yaş: 10,50-11,50 Sterlin,
  • 5 yaş altı: Ücretsiz,
  • Aile (2 yetişkin+3 çocuk): 54-59 Sterlin.

İskoçya Parlamentosu

İspanyol mimar Enric Miralles tarafından tasarlanan ve özgünlüğüyle tartışmalara neden olan İskoçya Parlamento Binası, yıllardır adından söz ettiriyor. Enric Miralles binanın inşasında yaprak, tekne, insan silüeti gibi soyut metaforlar kullanmış ve bir kesim tarafından eleştirilmiş.

Royal Mile’ın sonunda, Holyrood Sarayı’nın karşısında konumlanan bina, misafirlerine modern mimarinin en dikkat çeken eserlerinden birini sunuyor. Parlamentoyu ücretsiz rehberli turlara katılarak daha yakından keşfedebilirsin. Hatta meclis tartışmalarını bile izleyebilirsin.

The Elephant House

Bu eşsiz kafe Harry Potter hayranları için oldukça önemli bir durak. Çünkü ünlü yazar J.K. Rowling Harry Potter serisinin ilk kitaplarını bu kafede yazmış. Kafe de artık The Elephant House “Harry Potter’ın Doğum Yeri” olarak biliniyor.

Yoğun bir turist ilgisiyle karşılaşan kafenin atmosferini tattığın zaman yazarın ilham kaynağını bulacağından eminiz. Özellikle tuvalet duvarlarında hayranlar tarafından yazılan notlar atmosferi bambaşka bir seviyeye taşıyor.

Not: Kafeye gitmeden önce açık olup olmadığını teyit etmende fayda var.

Kraliyet Botanik Bahçesi (Royal Botanic Garden Edinburgh)

Dünyanın önde gelen botanik bahçelerinden olan Kraliyet Botanik Bahçeleri, 1670’de kurulmuş. 10.000’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan bahçe, 70 dönümlük devasa bir alana yayılıyor. Bahçede Kaya Bahçesi, Çin Yamacı ve Viktorya Dönemi’nden kalan Palmiye Evi gibi farklı tematik bölümler mevcut. Bu görkemli bahçeyi ücretsiz şekilde gezebilirsin. Ancak seraları gezmek istiyorsan bilet alman gerekiyor.

Greyfriars Kirkyard

Greyfriars Kirkyard, dünyanın en ünlü mezarlıklarından. Karanlık hikâyelere sahip mezarlık atmosferiyle misafirlerini biraz ürkütüyor. Mezarlığa ismini veren olaysa hayli dokunaklı. Greyfriars Bobby isimli köpek, John Gray isimli bir polis memurunun yoldaşı. John vefat edince bu mezarlığa defnediliyor ve Bobby 14 yıl boyunca sahibinin mezarının başından bir an olsun ayrılmıyor. Hatta mezarlığın girişinde Bobby’nin bir heykeli bile var.

Eğer Harry Potter hayranıysan yazarın Voldemort, McGonagall gibi bazı karakterler için ilhamını mezarlıktaki bazı mezar taşlarından aldığını fark edebilirsin. Bu ürkütücü atmosfer hayalet turlarının popüler duraklarından.

Mary King’s Close

17. yüzyıldan kalma Mary King’s Close, Royal Mile binalarının altında yer alan gizli bir yer altı sokağı. Geçmişte veba salgını gibi zorlukların yaşandığı bu sokakları kostümlü rehberler eşliğinde dramatik bir atmosferde keşfedebilirsin. Bu turlar ziyaretçilerine şehrin gizemli ve karanlık geçmişine ilişkin ürkütücü ama bir o kadar da ilgi çekici bir deneyim vadediyor.

Giriş biletleri çok hızlı tükenebildiği için biletini önceden çevrim içi olarak almanı tavsiye ederiz.

The Scotch Whisky Experience

Viski sevenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken merkezlerden olan The Scotch Whisky Experience, Edinburgh Kalesi’nin yakınında konumlanıyor. Burada fıçı şeklindeki bir araçla yapılan tura katılarak İskoç viskisinin üretim sürecini bir rehber eşliğinde gözlemleyebilirsin. Burada ayrıca dünyanın en büyük İskoç viskisi koleksiyonu da yer alıyor. The Scotch Whisky Experience, ziyaretçilerine farklı bölgelerin viskilerini tatma ve aromalar arasındaki farklılıkları öğrenme imkânı da sunuyor.

Circus Lane

Şimdi sıra Edinburgh’nın en fotojenik noktasına geldi. Stockbridge bölgesinde yer alan bu sokak; Arnavut kaldırımlı yolu, çiçeklerle süslü şirin evleri ve St. Stephen’s Kilisesi’nin manzarasıyla masalsı bir atmosfer sunuyor.

Eskiden at ahırlarıyla dolu bir yerken günümüzde İskoçlar tarafından şehrin en güzel yerleşim yerlerinden biri hâline dönüştürülmüş. Edinburgh Otelleri listesinde Circus Lane’e yakın otelleri inceleyerek bu büyüleyici atmosfere birinci elden tanık olabilirsin.

Greyfriars Bobby Heykeli

Dünyanın en sadık köpeklerinden biri Greyfriars Bobby’nin anısına dikilen bu küçük bronz heykel, Greyfriars Kirkyard mezarlığının girişinde yer alıyor. Şehrin sevilen simgelerinden olan heykel aslında bir geleneğin de parçası. Turistler şans getirdiğine inanarak heykelin burnunu okşuyor fakat maalesef bu durum heykele zarar veriyor. Eğer heykeli görmeye gidersen mat heykelin sadece burnunun ucunun parlak olduğunu görebilirsin.

Scottish National Portrait Gallery

Yeni Şehir’deki Kraliçe Caddesi üzerinde yer alan galeride İskoçya tarihine nam salmış önemli kişilerin portreleri bulunuyor. Bu portreler üzerinden İskoçya tarihi ziyaretçilere anlatılıyor. Ayrıca galerinin çarpıcı kırmızı Neo-Gotik binası mimari açıdan görülmeye değer.

Galeriye girdiğin andan itibaren krallardan kraliçelere, şairlerden bilim insanlarına kadar ve hatta günümüzün ünlü İskoçlarına ait onlarca portreyi inceleyebilirsin. Bu büyüleyici galeriye girişlerse ücretsiz.

The Edinburgh Dungeon

İnteraktif bir tur olan The Edinburgh Dungeon, şehrin karanlık ve kanlı tarihini hem eğlendirerek hem biraz ürküterek sunuyor. The Edinburgh Dungeon’da canlı aktörler, özel efektler ve yer altı gezileri aracılığıyla William Wallace, seri katiller Burke & Hare ve cadı avı gibi olaylar canlandırılıyor. Bu özel tur özellikle gerilim ve tarih meraklıları için farklı bir deneyim vadediyor.

Çocukluk Müzesi (Museum of Childhood)

Dünyada çocukluk tarihine adanmış ilk müze olan Çocukluk Müzesi, Royal Mile üzerinde yer alıyor. Müze; farklı dönemlere ait oyuncaklar, oyunlar, kitaplar ve kostümlerden oluşan geniş bir koleksiyona ev sahipliği yaparken yalnızca çocuklara hitap etmiyor. Yetişkinlerin de nostaljik bir yolculuğa çıkabilecekleri Çocukluk Müzesi’ne giriş ücretsiz.

John Knox House

Royal Mile üzerinde konumlanan bu bina, Orta Çağ’ın en eski yapılarından. 1470’lere dayanan tarihiyle adından söz ettiren John Knox House, Protestan Reformu’nun lideri John Knox ile olan bağlantısı sebebiyle bu isimle anılıyor. Ancak kendisinin döneminde bu evde yaşayıp yaşamadığı hâlâ tartışma konusu. Oldukça iyi muhafaza edilmiş ev, ziyaretçilerine 16. yüzyılda Edinburgh’da yaşamın nasıl olduğuna dair önemli ipuçları veriyor.

The Writers’ Museum

Lady Stair’s Close’da yer alan müze, İskoçya’nın üç büyük edebiyat devine adanmış. Bu isimlerse Robert Burns, Sir Walter Scott ve Robert Louis Stevenson. Royal Mile yolu üzerinden ulaşabileceğin eşsiz müze, 17. yüzyıldan kalma bir binada hizmet veriyor ve zengin bir koleksiyona sahip. Bu koleksiyonda yazarların kişisel eşyaları, portreleri ve nadir el yazmaları sergileniyor. Girişi ücretsiz olan bu müzeyi eğer edebiyat meraklısıysan asla kaçırma, bizden söylemesi.

New College

Edinburgh sokakları ve yolları her adımında karşına bambaşka bir güzellik çıkarıyor. İşte bu güzelliklerden biri de New College. İskoçya’nın en köklü üniversitelerinden University of Edinburgh’un ilahiyat ve din çalışmaları burada sürdürülüyor.

The Mound tepesinde, Edinburgh Üniversitesi’nin bir parçası olan bu bina etkileyici Gotik mimarisine sahip. Avlusu halka açık olan bu yapı dünyaca ünlü, saygın bir akademi merkezi olarak da biliniyor. Fotoğraf çekilmek için popüler olan New College avlusu, şehir manzarasının tadını çıkarmak için de harika bir lokasyon.

Gladstone’s Land

17. yüzyıldan kalma Gladstone’s Land, National Trust for Scotland tarafından restore edilerek ziyarete açılmış. Royal Mile’ın Lawnmarket bölümünde yer alan yapı, ziyaretçilerini 400 yıl öncesine götürüyor. Gladstone’s Land, 400 yıl önce yaşamış varlıklı bir tüccarın hayatını bizzat evinde deneyimleme fırsatını misafirlerine sunuyor. Ayrıca o dönemin mobilyaları, dekore edilmiş tavanları ve zemin kattaki yeniden canlandırılmış dükkânıyla kendini âdeta zamanda yolculuk yapıyormuş gibi hissedebilirsin.

Orta Çağ’ın gizemli ruhunu, Harry Potter’ın büyüleyici dünyasını ve İskoçya’nın derin tarihini barındıran Edinburgh, her köşesinde sana farklı bir hikâye anlatmaya hazır. Görkemli kalesinden huzur dolu sokaklarına kadar bu şehir, bir seyahatten çok daha fazlasını, unutulmaz bir zaman yolculuğunu vadediyor. Bu rehberde senin için seçtiğimiz duraklar, Edinburgh’un ruhunu en iyi yansıtan rotalardan sadece birkaçı. Ancak bu büyülü şehri gerçekten hissetmek için sokaklarında kaybolman ve o eşsiz atmosferi soluman gerekiyor.

Eğer sen de hayallerindeki İskoçya seyahati için ilk adımı atmak ve planlarını profesyonel bir dokunuşla gerçekleştirmek istersen uygun seçeneklere göz atmak için Edinburgh Turları sayfasını inceleyebilirsin. Şimdiden iyi yolculuklar!

Önceki Yazı
Göynük

Göynük Gezilecek Yerler

Sonraki Yazı

İnegöl’de Gezilecek Yerler