Şöyle küçük bir valiz hazırlayıp yollara düşseniz mesela… Kimi doğanın en güzel yüzünü gösterdiği noktada kendiliğinden oluşmuş kimi de insan elinin değdiği güzelliklere sahne olmuş parklarıyla ünlü şehirlere doğru çevirseniz rotanızı… Hafif bir müzik eşliğinde baştan sona doğayla aynı rüyada yer alsanız nasıl olur? Sizi o rüyanın içinden çıkarıp gerçek dünyanın en güzel ulusal parklarına davet ediyoruz. Birbirinden güzel atmosferleriyle kartpostal karelerini süsleyen o gösterişli parklarda izlerinizi bırakmak istiyorsanız sizin için seçtiklerimize mutlaka göz atın!
Jostedalsbreen Milli Parkı, Norveç
Avrupa Kıtası’nın en büyük buzulunda macera dolu bir deneyime ne dersiniz? 550 km2’lik devasa bir alana yayılan milli park, özellikle dağ sporları ve heyecan arayan gezginlerin en çok tercih ettiği duraklardan biri. İki gösterişli tepe arasından akan güçlü bir nehir hissi uyandıran ünlü park adeta cennetin dünya üzerinde unutulmuş mavi parçası gibi…

Göreme Milli Parkı, Türkiye
Bundan yaklaşık 60 milyon yıl öncesine uzanan bir hikayesi var Göreme’nin… Erciyes ve Hasandağı’nın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu tabakaları yağmur ve rüzgarın etkisiyle aşınmış. Ortaya çıkan bu muhteşem doğa harikaları ise Göreme Milli Parkı’nın en değerli taşlarını oluşturmuş. Şimdilerde güneşin ilk ışıklarıyla beraber parkta başlayan heyecanlı hayat, geceye doğru yerini bir tablo güzelliğine bırakıyor ve bulutların arasından yükselen renkli balonlar kadar mağara evlerden yansıyan ışıklar da milli parkın en ilgi çeken güzelliklerinden olmayı başarıyor.
Yellowstone Milli Parkı, Amerika Birleşik Devletleri
İdaho, Montana ve Wyoming eyaletlerinin kesiştiği noktada büyüleyici renkleriyle bir harikalar parkı Yellowstone… Ünlü Amerika Başkanı Ulysses S. Grant’ın imzasıyla ABD’nin ve dünyanın ilk ulusal parkı unvanına sahip olan ulusal park, aynı zamanda dünyanın en büyük ve en ihtişamlı gayzerine de ev sahipliği yapıyor. Esrarengiz karelerle ilgilenen fotoğraf tutkunlarındansanız 300’den fazla gayzer, 290’dan fazla da irili ufaklı şelalesiyle gerçek bir masal parkı olan Yellowstone’u mutlaka görmelisiniz.
Yosemite Ulusal Parkı, Amerika Birleşik Devletleri
1984 yılında Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne girerek güzelliğini taçlandıran Yosemite Milli Parkı, her yıl 4 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlıyor. Park içerisindeki güzellikler sadece bitki çeşitliliğiyle de kalmıyor vahşi yaşama da ev sahipliği yapan parkın, gerçek sahipleri için Kaliforniya’nın siyah ayıları diyebiliriz. Her an karşınıza çıkabilen geyikler, egzotik kuşlar ve sincaplarla dolu olan ulusal park, yaklaşık 3.082 km2’lik bir alana yayılıyor. Park içerisinde keyifli yürüyüşlere çıktığınız anda yüz yıllık ağaçların büyüklüğüne şaşırmamak ise imkansız. Yosemite içerisindeki görkemli şelaleler, büyük uçurumlar ve sıra dışı kayalıklar ise yolunuzu kesecek güzelliklerden sadece birkaçı…
Berchtesgaden Milli Parkı, Almanya
Dünya üzerindeki güzellikleriyle bakir kalmayı başarabilmiş ender bir doğal park Berchtesgaden… Almanya ile Avusturya arasında kalmış nefis manzaralarıyla ünlü olan parkın Nazi Almanya’sı döneminde Hitler’in karargahı olarak kullanıldığı biliniyor. Kar altındaki Alp vadilerinin kusursuzluğu sizi etkisi altına alırken Königssee Gölü’nün parka kattığı büyülü atmosferde kendinizi bir rüyanın içinde hissedebilirsiniz. Almanya’ya yolunuz düşerse bu küçük ve şirin parkı turlamadan dönmeyin!



